KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2024
- Esas no
- 2022/2529
- Karar no
- 2024/424
- İncelenen kararın mahkemesi
- Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas no
- 2021/268
- Karar no
- 2022/726
- Karar tarihi
- 05/07/2022
- Dava
- Menfi Tespit
- Karar yazım tarihi
- 28/02/2024
Karar Metni
979 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İstem
Davacı, aleyhine Kumluca İcra Müdürlüğünün 2019/2652 E. sayılı dosyası icra takibi açıldığını, takibe karşı, Kumluca İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/ 84 E. sayılı dosyası ile yetkiye ve borca itiraz davası açtığını, davanın, 2020/ 31 K. sayılı ilam ile kabul ile sonuçlandığını, icra takibinin yetkili Fethiye İcra Müdürlüğüne gönderildiğini 2021/3115 E. sayılı icra dosya numarasını aldığını, ... İli, ... İlçesi, ...
Köyünde çiftçilik yaptığını, davalının zirai ilaç ve malzeme sattığını, davalıdan serasında kullanmak üzere malzeme aldığını, kendisine senet imzalattıklarını, serasında yetiştirdiği domatesleri sattıkça borcunu yatırdığını, son ödemesini 02.08.2018 tarihinde yaptığını, senedini istediğini, senedin yanlarında olmadığını söylediklerini, kendisinin de borcunun bittiğine dair yazı vermelerini söylediğini,
dilekçe ekinde sunduğu son ödemesini gösteren makbuzunun üzerine “2017 yılı ve 02.08.2018 tarihi itibariyle borcu yoktur” yazarak kendisine verildiğini ileri sürerek Fethiye İcra Müdürlüğünün 2021/3115 E. Sayılı dosyasından ve takibin dayanağı senetten borçlu olmadığının tespitini, ödeme halinde, tüm ferileri ve yargılama giderleri ile birlikte istirdadını, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacının, müvekkili ile aralarındaki hukuki ilişkiyi kabul ettiğini ve mal bedeline istinaden bono verdiğini beyan ettiğini, bu durumda davayı ispat yükünün kendisine düştüğünü, çek ve senet ile borç altına giren kimsenin borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmek yükümlülüğü altına girdiğini, borçlunun sunmuş olduğu belgenin takibe konu bonoyla alakalı olduğuna ilişkin hiçbir ibare bulunmadığını ancak borçlunun kötü niyetli olarak, bu belgeyi sunarak, bono ile ilişkilendirmek istediğini, ayrıca, davacı tarafından sunulan belgede "02.08.2018 tarihi itibariyle" ibaresi yer almakta olup bononun vadesinin 01.10.2018 tarihi olduğu gözetildiğinde davacının bu iddiasının hukuki dayanaktan uzak olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi, "Davanın KABULÜ ile 1-Davacı borçlunun Fethiye İcra Müdürlüğünün 2021/3115 Esas sayılı takip dosyasından borçlu olmadığının TESPİTİNE, Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine," karar vermiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN
Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, davacının borcun ödendiğini ve buna ilişkin belge sunduğunu beyan etmişse de borçlunun sunmuş olduğu belgede takibe konu bonoyla alakalı hiçbir ibare bulunmadığını, akabinde ispat külfeti kendisinde olan davacının müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesini talep ettiğini ve yerel mahkemece ticari defterlerin incelenmesi yönünde karar verildiğini, defalarca ticari defterlerin incelenmesi yönünde ara karardan dönülmesi tarafınca talep edilmişse de iş bu talebinin reddedildiğini ve ticari defterler sunulmadığı için müvekkili aleyhine hüküm tesis edildiğini,
işbu karar hukuki dayanaktan uzak ve hatalı olup emsal Yargıtay içtihatlarınca da kaldırılması gerektiğini, Yargıtay ilamları gereğince dava konusu bono hakkında müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda, takip konusu bononun müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olmaması veya defterlere göre davalının davacıdan alacaklı olduğu anlaşılmasa dahi kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi gereği davacının iddiasını senede karşı senetle ispat gereği yazılı delille ispatlamak durumunda olduğunu, tesis edilen gerekçede salt davacı tarafça sunulan makbuzların oluşturduğu hukuki ve vicdani kanaat esas alındığını,
davacının davasını ispatlayamadığı halde, davasının kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olup anılan nedenlerle, istinafa konu hükmün kaldırılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık bonoya dayalı olarak yapılan icra takibinde, borçlu tarafça açılan menfi tespit davasına ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak kambiyo senetleri soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu nedenle kambiyo senedi uyarınca açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşer.
Davacı taraf borçlu olmadığının ispatına yönelik olarak makbuz sunmuş olup sunulan makbuzun menfi tespit davasına konu borcun dayanağı olan bonodaki alacağı kapsayıp kapsamadığının belirlenerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmektedir. Anılan makbuzda "2017 yılı ve 02.08.2018 tarihi itibariyle borcu yoktur." ibaresi yazılı olup makbuzun altı davalı alacaklı tarafından imzalanmıştır. Davaya konu bononun keşide tarihi 01.06.2018, vade tarihi ise 01.10.2018 tarihidir. Buna göre makbuzun düzenleme tarihi itibariyle davaya konu bono borcu doğmuş ancak henüz muaccel olmamıştır.
Davacı tarafça sunulan makbuz içeriğinden, vadesi gelmeyen borçların ibra kapsamı dışında tutulmadığı ortada olduğundan vadesi gelmiş veya gelmemiş olsun, makbuz tarihinde taraflar arasındaki tüm borçlardan kaynaklı olarak davacının borcunun sona erdiğinin kabulü gerekmektedir. Bu durumda mahkemece sonuç olarak davanın kabulüne karar verilmesi isabetli ise de anlatılan gerekçeler yerine yazılı gerekçelere dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Anlatılan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı "gerekçe" itibariyle usul ve yasaya aykırı olduğundan davalının istinaf başvurusunun değinilen yöne ilişkin olarak kabulüne, HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın açıklanan gerekçelere dayalı olarak reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/2529, K. 2024/424, 28 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama