KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- Esas no
- 2024/150
- Karar no
- 2025/2453
- İncelenen kararın mahkemesi
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas no
- 2021/31
- Karar no
- 2022/789
- Karar tarihi
- 04/10/2022 - (Ek karar:06/12/2023
- Dava
- Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 15/01/2021
- Karar yazım tarihi
- 25/12/2025
Karar Metni
1.184 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İstem
Davacı kurum, davalı şirketlerden ihale ile hizmet satın aldığını, davalı şirketlerin çalıştırdığı dava dışı işçi ....'ün iş akdinin sona ermesi üzerine dava dışı işçiye 24.193,36 TL kıdem tazminatı,185,03 TL damga vergisi, 7.348,11 TL Toplu İş Sözleşmesi farkı, 56,20 TL damga vergisi olmak üzere 31.782,70 TL ödemek zorunda kaldıklarını ileri sürerek 31.782,70 TL' nin ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince;
"1-Davanın KABULÜNE;
-863,47 TL’ nin .... ŞTİ.’ Den,
-2.930,85 TL’ nin .... ŞTİ.’ Den,
-6.409,69 TL’ nin ..... ŞTİ.’ Den,
-7.065,60 TL’ nin ..... ŞTİ.’ Den,
-6.060,93 TL’ nin .... ŞTİ.’ Den,
-7.754,74 TL’ nin ..... ŞTİ.-..... ŞTİ.’ Den,
-697,42 TL’ nin ..... ŞTİ.nden,
-02.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE," karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi 06.12.2023 tarihli ek kararında; "1-.... ŞİRKETİ yönünden DAVANIN REDDİNE,
2-Davalı ... Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ne göre 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı .. Şirketi'ne VERİLMESİNE," karar vermiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN
Davacı istinaf talebinde bulunmuştur.
BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde, Kurumları ile .... Şirketi ile hiçbir dönem tek başına sözleşme yapılmadığını, bilirkişi raporunda .... Şirketi için 01.01.2012-31.12.2013 tarihli dönemi için yapılan hesaplamanın iş ortaklığını oluşturan şirketler için geçerli olduğunu, bu nedenle sadece anılan şirketin sorumlu tutulduğu hüküm fıkrasında eksiklik olduğunu ve mahkemenin hatalı bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurduğunu, açıklanan nedenlerle, gerekçeli kararın hüküm kısmında yer alan "6.060,93 TL 'nin .... Şti. Den tahsiline" ilişkin fıkrasının "6.090,93 TL nin ....Şirketi , .... Şirketi , .... Şirketi den müştereken ve müteselsilen tahsiline" şeklinde olması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava hizmet alım sözleşmesi kapsamında rücuan alacak istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi uyarınca istinaf incelemesi tarafların bildirdiği istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılmıştır.
4857 Sayılı İş Kanununun 2/6. Maddesinde, "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerin sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanunudan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır.
Kural olarak her yüklenici çalıştırdığı işçinin işçilik haklarından kendi çalıştırdığı dönemle sorumludur. Aynı işin devamı niteliğinde idareye bağlı yerlerde hizmet verip dava dışı işçiyi çalıştıran diğer firmalar içinde sözleşme hükümleri ve yasal düzenlemeler çerçevesinde idareyi sorumlu tutmak mümkün değildir. Buna göre davacı kurum davalı firmaların işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden işçilik alacaklarını davalılardan isteme hakkına sahiptir.
BK.nun 167. Maddesinin dava konusu olayda uygulanması mümkün değildir. Zira sözleşme ve ihale dokümanında sorumluluk belirlenmiş olup dava dışı işçiyi çalıştıran şirketlerin aralarında müteselsil sorumluluğu gerektirir hukuki veya fiili irtibat bulunmamaktadır.
Bu açıklamalara göre işçinin, işçilik alacakları için İş Mahkemesi'ne açtığı dava da, idarenin sorumlu tutulması İş Kanununun dan kaynaklanan bir zorunluluktur. Davacı tarafından ödenen kısmın rücuen tahsiline ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakılması gerekir. Sözleşmede ve sözleşmenin eki şartnamelerde tarafların sorumluluklarına dair hüküm bulunması halinde bu hükmün uygulanması gerekli olup sözleşmede ve eki şartnamelerde sorumluluğa ilişkin hüküm bulunmaması halinde ise davalı işverenlerin dava dışı işçinin kendi yanlarında çalıştığı döneme isabet eden miktarın yarısından sorumlu olduklarının kabulü gerekir.
Dava konusu olayda da taraflar arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi mevcut olup dava, asıl işveren davacı idarenin, davalı şirket tarafından çalıştırılan işçinin açmış olduğu dava sonrasında ödemek zorunda kaldığı miktarın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında düzenlenen tip sözleşmenin ve genel şartnamenin 4.1.2002 tarihli Kamu İhale Kanunu'na dayanılarak çıkarılan ve Resmi Gazetede 4.3.2009 tarihinde yayınlanan Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği'nin 13/2. Maddesi kapsamında düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda düzenlenen tip sözleşmenin 4.1.2.
Ve 7. Maddesi ile 22 ve 23. Maddeler uyarınca atıf yapılan hizmet işleri genel şartnamesinin 38. Maddesinde yer alan hükümlerin, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 17/12/2015 gün ve 2014/40999 E., 2015/37113 K. Sayılı ve yine aynı dairenin 7.3.2016 tarih, 2016/3565 E. 2016/6795 K. Sayılı,13.3.2017 tarih 2017/2269 E. 2017/3064 K. Ve 22.2.2018 tarih 2016/4404 E. 2018/2376 K. Sayılı emsal içtihatlarında belirtildiği üzere davalı alt işverenlerin dava dışı işçiye ait tazminat ve alacaklardan dava dışı işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden miktarın tamamından sorumlu olduklarına dair açık hükümler içerdiği,
bu bağlamda davalıların da dava dışı işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden miktarın tamamından sorumlu olduklarının kabulü gerekmektedir. Nitekim yukarıda belirtilen genel şartnamenin 38/7.
Maddesinde yer alan hüküm uyarınca dava dışı işçiyi çalıştıran şirketin işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden miktarın tamamından sorumlu kılınmasına dair dairemizce verilen karar tarafların temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 18.10.2018 gün, 2018/4205 E. Ve 2018/9719 K. sayılı kararı ile onanmış bulunmaktadır.
Dava konusu uyuşmazlıkta ilk derece mahkemesince davalı şirketlerin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemlerle sınırlı olarak ödenen işçilik alacağının tamamından sorumlu tutulmuş olması yerinde ise de; dava dosyasına sunulmuş olan 01.01.2012-31.12.2013 tarihlerindeki döneme ait hizmet alım sözleşmesini davacının, davalılar .... Şirketi, .... Şirketi, .... Şirketi iş ortaklığıyla imzaladığı anlaşılmıştır.
O halde 01.01.2012-31.12.2013 tarihleri dönemi için bilirkişi raporunda hesaplanan 6.060,97 TL işçilik alacağından sözleşmeyi imzalayan iş ortakları olan davalılar ... Şirketi, .... Şirketi, ... Şirketi birlikte ve müteselsilen sorumlu olacağından mahkemece aksi yönde verilmiş olan karar ve 06.12.2023 tarihli ek karar usul ve yasaya aykırıdır.
Anlatılan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı değinilen yöne ilişkin olarak usul ve yasaya aykırı olduğundan davacının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/150, K. 2025/2453, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama