KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2025
- Esas no
- 2025/1556
- Karar no
- 2025/1339
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- 2024/199 Esas Derdest
- Karar tarihi
- 15/05/2025
- Dava
- 6098 Sayılı TBK'nun 76/ Geçici Ödeme Talebi
- Karar yazım tarihi
- 08/07/2025
Karar Metni
969 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, davacılar istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi;
GEREKÇE
Uyuşmazlık 6098 Sayılı TBK'nun 76. maddesi gereğince ara karar niteliğinde geçici ödeme talebinin reddine karar verilmesinden kaynaklanmaktadır.
(I) Davacılar vekili 12/05/2025 tarihli dilekçesi ile TBK'nun 76. maddesi gereğince taraflarına geçici ödeme yapılmasını talep ederek müvekkilleri için şimdilik 200.000,00 TL geçici ödemenin davalılardan alınarak taraflarına verilmesini talep etmiştir. İDM'nce 15/05/2025 tarihli ara karar ile koşulları oluşmadığı gerekçesi ile geçici ödeme talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararın tebliği üzerine davacılar vekili davalılar olarak sadece gerçek kişileri göstermek suretiyle geçici ödeme talebinin reddi kararına karşı 21/05/2025 tarihli dilekçe ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dosya incelendiğinde davanın davalı gerçek kişiler dışında... Anonim şirketine karşıda açıldığı, ancak yargılama sırasında adı geçen şirket yönünden maddi tazminat bakımından davanın feragat edildiği gerekçesine dayanarak davalı gerçek kişiler yönünden davanın tefrik edilerek Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verildiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerinde Dairemizin 2024/550 E- 2024/509 K sayılı 27/02/2024 tarihli kesin kararı ile davaların birlikte görülmesi gerekçesi ile görevsizlik kararı kesin olarak kaldırılmıştır.
Somut olayda davalılar arasında... Anonim şirketi de bulunmakla birlikte dosya kapsamında göre adı geçen hakkında davadan feragat edildiğinden geçici ödeme talebinin sigorta dışındaki diğer davalı gerçek kişiler bakımından istendiği sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda Dairemizce istinaf incelemesi yapılmıştır.
(II) 6100 Sayılı HMK'nın 341.maddesinde ilk derece mahkemesinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedvir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği hüküm altına alınmıştır.
Maddenin gerekçesinde "ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz hakkındaki kararlara karşı da hükümde belirtilen hallerde istinaf yolu açılmıştır. Özellikle uygulamada geçici hukuki korumaların gittikçe önem kazanması,ilk derece mahkemelerince bu konuda verilen kararların önüne geçilmesi, gerek maddi gerekse hukuki yanlışlıkların düzeltilmesi amacıyla böyle bir hükme yer verilmiştir.
Bu yapılırken tüm geçici hukuki koruma kararları değil, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz bakımından istinaf denetimi kabul edilmiş, bunların dışında kalan delil tespiti... gibi geçici hukuki korumalar için bu imkan tanınmamıştır. Bununla birlikte özel kanunlarında ihityati tedbir veya ihtiyati haciz anlamında bir geçici hukuki koruma düzenlenmiş ise bunlara ilişkin kararlar hakkında da ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacze ilişkin kanun hükümleri uygulanmalıdır." denmiştir.
6098 Sayılı TBK'nun 76. Maddesinin başlığı "geçici ödemeler" şeklindedir. 1. Fıkraya göre zarar gören iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği taktirde hakim,istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir.
2. Fıkra gereğince; davalının yaptığı geçici ödemeler,hükmedilen tazminattan mahsup edilir. Tazminata hükmedilmezse hakim davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir'
Anılan düzenlemenin 1. Fıkrasının gerekçesi "zarar görenin iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunması ve ekonomik durumunun da gerektirmesi koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, hakime istem üzerine tazminat yükümlüsünün zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verme yetkisi tanınmıştır. Ancak fıkrada yapılan düzenleme ile "geçici ödeme kararı ile kesin hüküm sonucunun eda amaçlı bir ihtiyati tedbir aracılığıyla elde edilmesi amaçlanmamaktadır." şeklindedir.
6100 Sayılı HMK'nun 10. Kısım 1. Bölüm başlığı, "ihtiyati tedbir, 2. Bölüm başlığı ise "delil tespiti ve diğer geçici hukuki korumalar" şeklinde düzenlenmiştir. Delil tespitine ilişkin hükümlerden sonra "diğer geçici hukuki korumalar" başlıklı 406. maddesinin 2. Fıkrasına göre; ihtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlarda yer alan özel düzenlemeler saklıdır.
406. maddesinin gerekçesinde " bu maddede diğer geçici hukuki korumalar tek tek belirtilmek yerine ihtiyati tedbir ve delil tespiti dışında da geçici hukuki korumalar olabileceğine işaret edilmiştir." 2. Fıkranın gerekçesinde "diğer geçici hukuki korumaların bu kısımda düzenlenen geçici hukuki korumalar karşısındaki durumu açıklanmıştır... Bu bölümde düzenlenen ihtiyati tedbir ve delil tespiti dışında, diğer geçici hukuki korumalar kendi özel hükümlerine tabidir. Bu sebeple bu bölüm hükümlerinin doğrudan diğer geçici hukuki korumalara uygulanması mümkün değildir; ayrıca bu şekilde bir uygulama birçok sakıncayı içinde barındırmaktadır." denmek suretiyle açıkça 6100 Sayılı HMK'nun ihtiyati tedbir hükümlerinin diğer geçici hukuki korumalara uygulanmasının mümkün olmayacağı vurgulanmıştır.
Öte yandan geçici ödeme talebinde bulunulabilmesi için herhangi bir zaman kısıtlaması bulunmadığına göre yargılamanın her aşamasında talepte bulunulabileceği gibi reddedilmesi halinde yeniden istenebilir. Ortaya çıkan yeni delillerle zaten hükmedilen bir geçici ödemeye ek olarak yeniden bir geçici ödeme talebinde bulunulabilir.
Dairemizin 2019/467 E- 2019/367 K sayılı 01/03/2019 tarihli emsal kararı ve Yargıtay 10. HD'nin 2021/9901 E- 2021/14123 K sayılı " Bölge Adliye Mahkemesi Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair Karar" başlıklı kararına göre 6098 sayılı TBK'nun 76. maddesi kapsamında İDM'nce verilen kararlar ara karar niteliğinde olup, esas karar ile beraber istinafı kabil olduğundan esas kararın verilmesinden önce bu ara kararın istinafının kabil olmadığına işaret edilmiştir.
Tüm bu nedenlerle; 6098 Sayılı TBK'nun 76. maddesinde düzenlenen geçici ödeme kararı gerek koşulları gerek teminat bakımından ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Söz konusu düzenleme 6100 Sayılı HMK'nun 406. maddesi gereğince ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz dışında kendi özel kanununda düzenlenen geçici bir hukuki koruma tedbiri olup, gerek madde metninde gerekse 6100 Sayılı HMK'nun 341 maddesinde uyuşmazlığa konu karara karşı kanun yoluna başvurulabileceği açıkça gösterilmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/1556, K. 2025/1339, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama