İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2026/406 K.2026/376

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla dosya incelendi;

Esas2026/406Karar2026/376Tarih12 Şubat 2026Okuma12 dk · 2.318 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Şubat 2026
Esas no
2026/406
Karar no
2026/376
İncelenen dosyanın mahkemesi
İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2025/391 Esas (Derdest
Karar tarihi
20/06/2025
Dava
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Karar yazım tarihi
12/02/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.318 kelime·12 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla dosya incelendi;

GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ

DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;

26/11/2019 tarihinde davalı ...'in kullandığı ... plakalı araç ile ... Bulvarında seyir halinde iken ... nolu Sokağın Kavşağına gelindiğinde ... Sokak istikametinden gelip...

Sokak istikametine yürüyen davacı yaya ...'a aracın önü ile çarptığı, yaralı olarak yerde yatarken bu seferde davalı ...'ın idaresindeki ... plakalı aracı ile üzerinden geçtiğini, olay ile ilgili olarak davalılar ... ve ... hakkında 26.ASCM'nin 2023/500 Esas sayılı dosyasından açılan davanın devam ettiğini, İzmir ATK tarafından düzenlenen 25/12/2024 tarihli raporunda müvekkilleri ...'da kaza nedeniyle genel beden ve kafa travması,

kafa içi yaralanma, çoklu kemik kırıkları oluştuğu, yaralanma ile ilgili olarak duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu ve iyileşme olanağı bulunmayan hastalığa neden olduğunun belirlendiğini, davacıya İzmir 2.SHM'nin 2019/2082 E - 2020/697 K sayılı kararı ile vasi atandığını, davacı müvekkilinde sürekli ve geçici maluliyet oluştuğunu ileri sürerek adı geçen davacı bakımından belirsiz alacak davacı niteliğinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.000,00 TL sürekli, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik 2.000,00 TL tedavi, 250,00 TL bakıcı gideri,

250,00 TL yol gideri olmak üzere toplam 6.500,00 TL maddi tazminatın davalılar ..., ..., ... ve ...'den 26/11/2019 tarihinde, davalı ... A.Ş bakımından poliçede gösterilen teminat limitleri dahilinde temerrüt tarihi olan 04/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte

Davacı ... için 5.000.000,00 TL, davacı eş ... için 2.000.000,00 TL, ...'ın çocukları ..., ..., ..., ...., ..., ...'ın her biri için 500.000,00 TL (8X500.000,00 TL=4.000.000,00) TL genel toplamda 11.000.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili aynı dilekçede adli yardım talebinde bulunduktan sonra davalı gerçek kişiler adına kayıtlı taşınır taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacaklar üzerine özellikle davaya konu kazaya sebebiyet veren araçlar olan ... ve ... plakalı araçlar üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir.

DAVALI CEVABININ ÖZETİ

Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle;

Manevi tazminatın bölünemeyeceğinden kısmi dava olarak açılamayacağını, zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, zorunlu dava arkadaşlığı olduğu halde ... aleyhine dava açılmadığını, usulden reddi gerektiğini, ayrıca bu sigorta şirketinin davanın ihbarını talep ettiklerini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, kusur değerlendirilmesinin yapılması gerektiğini, asli kusurlu olanın.... soyadlı şahıslara ait olduğunun ceza mahkemesinde tespit edildiğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını savunarak maddi ve manevi tazminat taleplerini kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ....ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle;

Zarar görenin zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükümlülüğü altında bulunduğunu, zorunlu dava arkadaşlığı bulunmasına rağmen ...ya dava açılmadığından bu sürenin reddi gerektiğini, davacının iyileşme süreci tamamlanmadığından dava açılamayacağını, zamanaşımı itirazları bulunduğunu, kusur iddiasını kabul etmediklerini, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.

DELİLLER

Kaza tespit tutanağı, Ceza dosyası, kusur raporu, vesayet kararı tüm dosya kapsamı.

İDM KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince Yapılan Yargılamanın Özeti;

1-İDM'nce davacıların ihtiyati haciz talebinde bulunması üzerine 12/05/2025 tarihli ara karar ile İzmir 26.ASCM'nin 2023/500 Esas sayılı dava dosyası, ATK Şube Müdürlüğünün 25/12/2024 tarihli raporunun incelenmesi sonucunda, dava konusu zararın haksız fiilden kaynaklandığından haksız fiilin gerçekleştiği tarihte muaccel hale geldiğini, dava dilekçesinde 11.000,00 TL manevi tazminat, belirsiz alacak davası niteliğinde 13.000,00 TL maddi tazminat istendiğini, 2004 Sayılı İİK'nun 257.maddesi gereğince manevi tazminat bakımından ihtiyati haciz isteğinin haklı bulunduğu,

mal varlıkları yönünden herhangi bir sınırlama yoluna gidilmesinin gerekmediği gerekçesi ile davalılar ...,....., ... ve ...'in 5.000.000,00 TL borç ve masrafa yeter miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine 2004 Sayılı İİK'nun 257 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyati haciz konulmasına, davacıların adli yardımdan yararlanıyor olmaları nedeniyle teminat alınmasına yer olmadığını, 2004 Sayılı İİK'nun 261.maddesi ile kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde icra dairesine infaz için başvurulmaması halinde kendiliğinden kalkmış sayılacağına itiraz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.

2-İhtiyati haciz kararı davalı ...'a 27/05/2025 tarihinde bizzat, ...'a 24/05/2025 tarihinde aynı konutta yakını imzasına tebliğ edilmiştir. Buna karşılık davalı ...'e çıkarılan tebligat tanınmadığından 24/05/2025 tarihinde iade edilmiştir.

3-Davalı ... vekili 22/05/2025 tarihinde süresinde yapmış olduğu, itiraz dilekçesinde: kazada kesin bir kusur raporu bulunmadığını, ceza davasının derdest olduğunu, ihtiyati haczin yasal koşullarının bulunmadığını, müvekkilinin 2.000.000,00 TL değerindeki aracının haczedildiğini, diğer davalılara ati 5 araç ve bir tanesi 20 dönüm civarında 4 taşınmazın haczedildiğini, davalılar arasında müteselsil sorumluluk mevcut olduğu düşünüldüğünde gerek müvekkili gerekse diğer davalılardan elde edilen teminatın alacağı karşıladığını, bu nedenle öncelikle ihtiyati haczin kaldırılmasını aksi kanaat olması halinde müvekkilinin en azından banka hesaplarındaki haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalılar.... ve.... vekilinin 30/05/2025 tarihli süresinde yapmış olduğu, itiraz dilekçesinde. İhtiyati haciz şartlarını oluşmadığını, yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığını, mahkemede aksi kanaat oluşması halinde her ne kadar müvekkillerinin taşınır ve taşınmazlarına haciz konulmuş ise de,..... İlçesi... Mahallesi ... Ada ..., ... Ada ..., ... Ada ..., ... Ada ..., ... Ada ..., ... Ada ..., ... Ada ...

Parsellerin haklı çıkması halinde dava değerini karşılayacak miktarda olduğunu, bu taşınmazların piyasa değerine ilişkin yaptırdıklarını tespitte toplam 147.500,00 TL olduğunun ortaya çıktığını, her ne kadar 5.000.000,00 TL üzerinden haciz kararı verilmiş ise de;

taşınmazların değerinin alacaklının talebinin fazlaca üstünde olduğundan yalnızca taşınmazlar yönünden ihtiyati haciz kararın verilmesinin yeterli olacağını ileri sürerek müvekkillerinin banka hesapların ve araçlarına konulmuş olan hacizlerin kaldırılmasını talep etme zorunluluğunun doğduğunu, zira haciz konulan araçlar ile geçimini sağladıklarını, ileri sürerek öncelikle ihtiyati haczin kaldırılmasını, olmadığı takdirde banka hesaplarındaki ihtiyati haciz kararı ve araçlar üzerindeki ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini, taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.

4-İDM'nce 20/06/2025 tarihinde yapılan soruşturma inceleme sonucunda, alacağın rehine teminat altına alınmamış olması, ceza dosyası ve bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi sonucu yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, itirazların haklı görülmediğini, dayanılan itiraz sebeplerinin 2004 Sayılı İİK'nun 265.maddesinde sayılan sebeplerden olmadığını, aşkın haciz itirazının icra müdürlüğüne karşı sürülmesi halinde verilecek karar ile icra hukuk mahkemesine şikayet yoluna gidilmesinin mümkün olduğu gerekçeleri ile reddetmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde özetle;

Manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereğince kısmi ve belirsiz alacak davası olarak açılamayacağının, usulden reddi gerektiğini, İDM'nin kararının gerekçesiz olduğunu, kaza nedeniyle kesin rapor bulunmadığını, ceza dosyasının derdest olup kesinleşmediğini, ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşmadığını, kendi araçları ile diğer davalıların araç ve taşınmazlarında haczedilmesi karşısında en azından banka hesaplarındaki haczin kaldırılması gerektiğini, 2004 Sayılı İİK'nun 257/2.fıkrasının koşullarının oluşmadığını ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulüne, İDM'nin 20/06/2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati haczi kaldırılmasına, aksi halde banka hesapları üzerindeki ihtiyati haczin kaldırılmasını istemiştir.

Davalı .... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;

İhtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli şartların oluşmadığını, yaklaşık ispat koşullarının sağlanmadığını, itiraz dilekçesinde belirttiği taşınmazların güncel piyasa değerinin 147.500,00 TL olduğunu, 5.000.000,00 TL için verilen ihtiyati haciz kararından daha fazla değerde bulunduğundan yalnızca taşınmazlar yönünden ihtiyati haciz kararının verilmesinin yeterli olacağını,

müvekkilinin ticaret ile uğraştığından ihtiyati haciz konulan araçlar ile geçimini sağladığını ve yine banka hesaplarına konulan haciz nedeniyle iş yapmasının imkansız hale geleceğini ileri sürerek istinaf başvurularının kabulüne 20/06/2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına, ihtiyati haczin kaldırılmasına, aksi halde müvekkillerinin banka hesaplarındaki ihtiyati haciz ile araçları üzerindeki ihtiyati haczin kaldırılmasına, taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir.

İSTİNAFA CEVAP

Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini savunmuştur. Diğer davalılar vekilinin istinaf başvurusuna cevap verip vermediği dosya kapsamından anlaşılamamıştır.

GEREKÇ E

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan bedensel yaralanma nedeniyle maddi ve manevi davası ile birlikte istenen ve verilen ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmesinden kaynaklanmaktadır.

İDM'nce davalıların süresinde yapmış olduğu itirazların yukarıda özetlenen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.

6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; aynı Kanunun 357. maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.

Bilindiği üzere uyuşmazlık bir miktar para alacağına ilişkin ise 2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz; uyuşmazlığın dava konusu hakkında olması halinde 6100 Sayılı HMK'nun 389. vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbire ilişkin geçici hukuki koruma kararı verilmesi istenebileceği açıktır. İstem, tazminata (para alacağı) yöneliktir.

2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati hacize karar verebilmek için bir alacağın varlığı ve bu alacağın muaccel olup olmadığı önem taşımaktadır.

Somut olayda. 26/11/2019 tarihinde davalı ...'in kullandığı ... plakalı araç ile ... Bulvarında seyir halinde iken... nolu Sokağın Kavşağına gelindiğinde ...Sokak istikametinden gelip...

Sokak istikametine yürüyen davacı yaya ...'a aracın önü ile çarptığı, yaralı olarak yerde yatarken bu seferde davalı ...'ın idaresindeki ... plakalı aracı ile üzerinden geçtiğini, bu kazayla davacı ...'ın İzmir ATK tarafından düzenlenen 25/12/2024 tarihli raporunda müvekkilleri ...'da kaza nedeniyle genel beden ve kafa travması,

kafa içi yaralanma, çoklu kemik kırıkları oluştuğu, yaralanma ile ilgili olarak duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu ve iyileşme olanağı bulunmayan hastalığa neden olduğunun belirlendiğini bu şekilde meydana gelen haksız eyleme dayanıldığına göre, alacağının 6098 Sayılı TBK 117. maddesi gereğince olay tarihinde muaccel hale geldiği açıktır.

Sadece, kusur durumu ve davacıların zararının tazminine yönelik tazminat miktarı çekişmeli olup, davacıların alacaklarını İzmir ATK Şube Müdürlüğünün 25/12/2024 tarihli adli raporu,vesayet kararı,bilirkişi raporu ve İzmir 26.AsCM'nin 2023/500 Esas sayılı ceza davası ile bu aşamada yaklaşık olarak ispat ettikleri anlaşılmaktadır.

Manevi tazminat isteminde zararın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince kısmi ve belirsiz alacak davası olarak açılmaya elverişli değildir.

Bu sebeple davacıların manevi zararlarına karşılık ihtiyati haciz taleplerinin tamamının tek kalemde istenebileceğinden göz önünde tutularak ihtiyati haciz talebinin kabulü, hacizde ölçülülük ilkesi gereğince kısmen kabul-kısmen reddi veya reddine karar verilmiş olması ileride hükmedilecek olan manevi tazminat istemi için 6100 Sayılı HMK'nun 36/1-b bendi gereğince davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamış olması niteliğinde görülemez.

Diğer bir anlatımla ihtiyati hacizde verilen karar ne olursa olsun buna bağlı olmaksızın nihai kararda 22/06/1966 tarihli 7/7 sayılı İBK'da göz önünde tutularak manevi tazminatın hüküm altına alınması mümkündür.

Özetle;İDM'nce ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.

Davacılar vekili 6.500,00 TL maddi tazminat ile 11.000,00 TL manevi tazminat talep ederken ihtiyati haciz talebinde davalı ..., ...., ... ve.... adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine özellikle kazaya sebebiyet veren araçlar olan ... ve ... plakalı araçlar üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.

İDM'nce 12/05/2025 tarihli kararında 5.000.000,00 TL dava değeri ile sınırlı olarak adı geçenlerin taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir.

Davalı .... vekili, kendi aracı üzerindeki haciz ile diğer davalılara ait olan 5 araç ve 4 taşınmaz üzerindeki haczi gerekçe göstererek bunların alacağı yeter derecede karşıladığını ileri sürerek ihtiyati haczin tamamen kaldırılmasını, talebinin reddine karar verilmesi halinde banka hesapları üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini, diğer davalılar ise (haciz konusu olup olmadığı belirtilmemekle birlikte) itiraz dilekçesinde belirttiği 8 taşınmazın aldıkları rapora göre 147.500.000,00 TL değerinde olduğunu bu sebeple alacaklının talebini fazlaca karşıladığını ileri sürerek öncelikle ihtiyati haczin kaldırılması olmadığı takdirde banka ve araçlara konulan hacizlerin kaldırılmasını, taşınmazlara ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.

Bilindiği üzere;2004 Sayılı İİK 261/son fıkrası gereğince icra dairesinde takip talebi verilerek asıl takip başlatılmadığı sürece infazla ilgili şikayetlerde görev ihtiyati haczi veren mahkemeye aittir.(Yargıtay 12.HD'nin 2021/12136 E sayılı kararı)

Davacılar vekilinin ihtiyati hacizde ölçülülük ilkesine aykırı şekilde ihtiyati haciz talep ettiği buna karşılık İDM'nin aynı şekilde hacizde ölçülülük ilkesine aykırı biçimde ihtiyati haciz kararı verildiği ve ihtiyati hacze itirazlar bu ilke gereğince yerinde olduğu halde İDM'nce dosya içeriğine uymayacak şekilde aşkın hacze karşı şikayet yoluna gidilebileceği, reddi halinde İcra Hukuk Mahkemesine başvurulabileceği gerekçeleriyle davalıların itirazının tümünün reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.

Tüm dosya içeriğine göre;

1-Davalılar .... vekili ve... ile ....i vekillerinin ihtiyati haciz kararının esasına yönelik istinaf itirazlarının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.fıkra (b-1) bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,

2-Adı geçen davalılar vekillerinin ihtiyati hacizde ölçülülük ilkesi gereğince yapmış oldukları istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.fıkra (b-2) bendi gereğince ayrı ayrı kabulüne,

İDM'nin ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin 20/06/2025 tarihli kararının hacizde ölçülülük ilkesi bakımından kaldırılmasına, ihtiyati hacize itiraz bakımından yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle;

a)Davalı .... ve.... vekilinin 30/05/2025 tarihli itiraz dilekçesinde gösterilen şekilde adı geçenlerin banka hesapları ile (konulmuşsa trafik kazasına karışan ... plakalı araç dışında kalan diğer) araçlara konulan ihtiyati haciz ile davalı ... vekilinin 22/05/2025 tarihli itiraz dilekçesinde gösterilen şekilde banka hesaplarına koyulan ihtiyati haciz bakımından itirazlarının ayrı ayrı kabulüne, diğer itirazlarının reddine,

b)İDM'nin 12/05/2025 tarihli kararıyla davalı .... ve....'nin banka hesapları ile (konulmuşsa trafik kazasına karışan ... plakalı araç dışında kalan diğer) araçlara konulan ihtiyati haciz ile davalı ....'ın banka hesaplarına koyulan ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalılar ... vekili ve ... ile ... vekillerinin ihtiyati haciz kararının esasına yönelik istinaf itirazlarının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.fıkra (b-1) bendi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Adı geçen davalılar vekillerinin ihtiyati hacizde ölçülülük ilkesi gereğince yapmış oldukları istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.fıkra (b-2) bendi gereğince AYRI AYRI KABULÜNE,

3-İlk Derece Mahkemesi olan İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin 20/06/2025 tarihli kararının hacizde ölçülülük ilkesi bakımından KALDIRILMASINA,

4- İhtiyati hacize itiraz bakımından yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle;

a)Davalı .... ve ... vekilinin 30/05/2025 tarihli itiraz dilekçesinde gösterilen şekilde adı geçenlerin banka hesapları ile (konulmuşsa trafik kazasına karışan ... plakalı araç dışında kalan diğer) araçlara konulan ihtiyati haciz ile davalı .... vekilinin 22/05/2025 tarihli itiraz dilekçesinde gösterilen şekilde banka hesaplarına koyulan ihtiyati haciz bakımından itirazlarının AYRI AYRI KABULÜNE, diğer itirazlarının REDDİNE,

b)İDM'nin 12/05/2025 tarihli kararıyla davalı.... ve ....'nin banka hesapları ile (konulmuşsa trafik kazasına karışan ... plakalı araç dışında kalan diğer) araçlara konulan ihtiyati haciz ile davalı ....'ın banka hesaplarına koyulan ihtiyati hacizlerin KALDIRILMASINA

c)Kararın derdest olan dava dosyası üzerinden taraflara bildirilmesine,

ç)Davalı ... tarafından peşin yatırılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının ve gider avansının talep halinde yatırana iadesine,

d)Davalı ... tarafından peşin yatırılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının ve gider avansının talep halinde yatırana iadesine,

5- Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yerine getirilmesine,

İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 12/02/2026 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-f) bendi ve 2004 Sayılı İİK'nun 265/Son fıkrası gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2026/406, K. 2026/376, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereğidüşünüldü
  4. Davacı İsteminin Özeti
  5. Davalı Cevabının Özeti
  6. Deliller
  7. İdm Kararının Özeti
  8. İstinaf Nedenleri
  9. İstinafa Cevap
  10. Gerekç E
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/406
Karar No
2026/376
Tarih
12 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2026/407 K.2026/396
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2026/407 K.2026/482
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2026/408 K.2026/416
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2026/409 K.2026/367
  • Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/409 K.2026/49
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2026/410 K.2026/386

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.