KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Mart 2026
- Dosya no
- 2026/408 Esas
- Karar no
- 2026/416 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2025/641 Esas (Derdest Dava Dosyası
- Tarih
- 27/01/2026
- Dava
- Çek İptali
Karar Metni
615 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Somut olayda; çek üzerinde yapılan değişiklikler ve zamanaşımı olgusu birlikte değerlendirildiğinde, müvekkilinin elindeki çekin ileride kötü niyetli üçüncü kişilerce icra takibine konu edilerek haksız takipler yapılması ihtimali bulunduğunu, bu riskin bertaraf edilmesi amacıyla işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu beyanla çekin bankaya ibraz edilerek haksız ödemelere yol açmaması için, dava sonuçlanıncaya kadar çek hakkında ödemeden men (ödeme yasağı) kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; 6102 sayılı TTK'nın 818/s maddesi yollamasıyla çekler hakkında da uygulanması gereken iptale ilişkin aynı kanunun 757 ve devamı maddelerinde, iradesi dışında çek elinden çıkan kişinin başvurabileceği kanuni yollar ve mahkemece verilebilecek kararlar açıkça düzenlendiği, davacının çekte keşideci olarak bulunduğu, yasal hamili olduğuna dair herhangi bir bilgi veya belge sunulmadığı, ayrıca davacı tarafça çekin tahrif edildiği ve zamanaşımına uğradığının iddia edildiği, iptale ilişkin anılan kanun hükümlerinin "çekin irade dışında elden çıkma haline" ilişkin olduğu gerekçesi ile ödeme yasağı talebinin reddine karar verilmiş ve karara karşı talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
TALEP EDEN DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ. Yerel mahkemece, davacının çekin yasal hamili olduğuna dair belgeyi sunmadığı gerekçesiyle tedbir talebi reddedilmiş ise de davacı şirketin hem çekin keşidecisi hem de fiilen hamili konumunda olduğu, davacı şirket tarafından çek düzenlendiği ve lehtarın .... A.Ş. olarak gösterildiği, davacı şirket tarafından borcun ödenmesi sonrasında, lehtar şirket olan ....
A.Ş. tarafından çeke, “Teminat olarak alınan işbu çek 15.01.2022 tarihinde ... A.Ş.’ye makbuz mukabili iade edilmiştir.” ibaresi yazılarak kaşe ve imza tatbik edilmek suretiyle iade edildiği, dolayısıyla davacının çekin fiili hamili olduğu, davacının elinde bulunan çekin ileride kötü niyetli üçüncü kişilerce icra takibine konu edilerek haksız işlemler yapılma ihtimalinin bulunduğu, ödeme yasağı (ödemeden men) tedbirinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, çekin zayi olduğu iddiası ile iptali talebi ile açılan davada çekin bankaya ibrazında ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş, karara karşı talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.6102 Sayılı TTK'nın 818/1-s maddesinin atfı ile aynı kanunun 757/1 maddesi ile iradesi dışında çek elinden çıkan hamilin, çekin ödeme yeri veya hamilin yerleşim yerindeki mahkemeden muhatabın çekin ödemeden men edilmesine karar verilmesini talep edebileceği kabul edilmiştir.
Somut olayda; davacının çekin yetkili hamili değil keşidecisi olduğu, her ne kadar davacı taraf çekin bedelinin ödendiği ve teminat olarak verilen çekin geri alındığına dair istinaf sebebi ileri sürmüş ise de, çekin bedelinin ödenmesi ile geri alınmasının davacının keşideci sıfatını değiştirmeyeceği, davacıyı yetkili hamil yapmayacağı, bu minvalde Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2026/408, K. 2026/416, 2 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama