KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Mart 2021
- Dosya no
- 2021/455
- Karar no
- 2021/416
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/09/2020
- Esas no
- 2019/276
- Karar no
- 2020/344
- Mahkemesi
- İZMİR 5.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/02/2019
- Esas no
- 2017/572
- Karar no
- 2019/75
- Davanın konusu
- Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Gerekçeli karar tarihi
- 04/03/2021
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının merci tayini yoluyla giderilmesi İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı, murisi ... adına ... 'ndan işletme kredisi kullandığını, iş bu krediyi kullandığında kendisine hayat sigortası yapıldığının beyan edildiğini, ancak bu sigorta poliçesinin hayat sigortası olmadığının daha sonra söylendiğini, hayat sigortası yapılmamasının davalının sorumluluğunda olduğunu, öldüğü güne kadar ve sonrasında ödediği 94.694,00 TL 'nin iadesi gerektiğini iddia ederek davalarının kabulü ile 10.000,00 TL 'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile vefat tarihi olan 8.4.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince, somut olayda bankacılık işlemine dayanılmış bulunduğundan uyuşmazlığın çözüm yeri ticaret mahkemeleri olduğu, HMK'nun 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili bulunduğundan ve mahkemece re'sen göz önünde tutulması gerektiğinden karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
Dosyanın gönderildiği İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince de, davacıların murislerinin Basit Usul Mükellef olduğunun belirtildiği, davaya konu kredi hesabının şahıs olarak kullanıldığı, murisin yaptığı bankacılık işlemlerinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yapıldığına dair bir emareye rastlanılmadığı, somut olayda murisin Bakanlar Kurulunca kararname ile belirlenen işletme hesabına göre defter tutan ve yıllık gayri safi hasılat sınırına ulaşmadığı görülmekle murisin tacir olmadığı,
davalının tacir olmasının da tek başına uyuşmazlığı ticari bir dava niteliğine getirmeyeceği, uyuşmazlığın TTK'nun 4.maddesinde sayılan uyuşmazlıklar arasında yer almadığı, davanın ticaret mahkemelerinde bakılacağına ilişkin açık bir yasa hükmünün de bulunmadığı, bu itibarla davanın; ticari bir dava olmadığı gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
Somut olayda.
Davacı, dava dilekçesinde davalı olarak husumet yönelttiği davalı ...nin kefaletiyle murislerinin bankadan kredi çektiğini, sigorta sözleşmesinin bir yıl süreli olup yenilenmemesinden davalının sorumlu olduğunu belirterek ödediği kredi bedellerini davalı kooperatifden talep etmiş, 10.4.2018 tarihli dilekçe ile her ne kadar dava davalı kooperatif aleyhine açılmış ise de hayat sigortası yapılmaması, yapılmışsa yenilenmemesi yenilendi ise aksine bilgi verilmesinden kredinin çekildiği ... bankası'nın sorumlu olduğu belirtilerek husumet adı geçen bankaya yöneltilmiştir.
Dosya arasında bulunan belge ve bilginin incelenmesinde, davacıların murisi ...'ün şoförler ve otomobilciler odasına kayıtlı esnaf olduğu, basit usulde minübüs ve dolmuş ile yapılan taşımacılık işinde vergi mükellefi olduğu, tacir olmadığı anlaşılmıştır. 6.6.2017 tarihli ilgili banka yazı cevabı ile kredi sözleşmesinin işletme kredisine ilişkin olduğu bildirilmiştir.Krediye bağlı sigorta poliçesi ise kobi acil destek poliçesi olarak düzenlenmiştir.
Uyuşmazlık kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup izaha göre TTK'nun 4. maddesinde düzenlenen her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanan iş olmadığı gibi aynı madde de sayılan ticari işlerden de değildir.
Açıklanan nedenlerle, yargı yeri olarak İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/455, K. 2021/416, 4 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama