KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2022
- Dosya no
- 2022/549
- Karar no
- 2022/710
- İncelenen kararın mahkemesi
- MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/12/2021
- Esas no
- 2021/1726
- Karar no
- 2021/1344
- Mahkemesi
- BODRUM 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/11/2021
- Esas no
- 2019/295
- Karar no
- 2021/349
- Davanın konusu
- Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
- Gerekçeli karar tarihi
- 4.2.2022
Karar Metni
641 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Bodrum 1.Asliye Hukuk Mahkemesi(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) ile Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir. Bodrum 1.Asliye Hukuk Mahkemesi(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) ile Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi arasında HSK'nun 7.7.2021 tarihli 608 sayılı kararı ilgi tutularak karşılıklı olarak görevsizlik/gönderme kararları verilmiş, yargı yerinin belirlenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir.
TTK'nun 1472.maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır.
TTK'nun 1472.maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır.
Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir.
Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir.17.01.1972 tarih ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği;
sigortacının, sigorta ettirenin bütün defilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44. maddesine (TBK m.52) de dayanabileceği;doğal olarak sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.
Diğer taraftan, 3 Temmuz 1944 tarihli ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.03.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. sayılı kararına göre de "Sigortacının sigorta poliçesinden münbais olmayıp kanundan aldığı bir salâhiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği dâvada hukuk mahkemesine başvurması gerekir." şeklindedir.
Somut olayda. Davacı, dava dışı sigortalısına ödediği tazminatın rücuen davalıdan tahsili için eldeki davayı açmıştır. Dava dışı sigortalı ile davalı arasında akdi ilişki bulunmamaktadır. Dava sigorta poliçesinden kaynaklanmadığından, rücu davası olduğundan zarar gören ile davalı arasındaki ilişkiye bakılması gerekir.
Zarar gören ile zarar veren arasında akdi ilişki bulunmadığından, haksız fiile dayalı uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesince (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) görüp sonuçlandırılması gerekir. HSK'nun 7.7.2021 tarih 608 sayılı kararı ile Ticaret Mahkemeleri kurulması ile mevcut Ticaret Mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlenmesine ilişkin karar verilmiştir. HSK kararında, derdest dava dosyalarına hangi mahkemenin bakacağı konusunda açıklık bulunmamaktadır.
Ancak anılan kararın 1.9.2021 tarihinden itibaren uygulanacağı belirtilmiştir. Uyuşmazlık konusunu teşkil eden her hukuki olay meydana geldiği tarihteki yasal düzenlemelere tabidir. Bu durumda 1.9.2021 tarihinden önce açılan ve derdest olan dava dosyaları hakkında davanın görüldüğü mahkemesince görevsizlik ya da gönderme kararı verilmesi doğru görülmemiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/11-10 Esas 2019/401 Karar)
Açıklanan nedenlerle, Bodrum 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/549, K. 2022/710, 4 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama