KÜNYE
T. C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
- Dosya no
- 2023/566
- Karar no
- 2024/233
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/12/2022
- Numarası
- 2020/662 Esas, 2022/1025 Karar
- Davanın konusu
- Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 12.10.2020
- İstinaf kararının verildiği tarih
- 08.02.2024
- Yazıldığı tarih
- 08.02.2024
Karar Metni
1.676 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/662 Esas, 2022/1025 Karar sayılı ilamı davalı ... tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle inceleme aşamasında dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 19/05/2019 tarihinde saat 22.40 sularında ... İlçesi, ... Mahallesi, ...
Caddesi'nde yaya kaldırımında ablası ... ile birlikte yaya olarak bulunan müvekkil ...'ın, ... plakalı davalı ...'nın sevk ve idaresinde bulunan araç ile ... plakalı davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunup davalı ... adına kayıtlı aracın çarpışması sonucu oluşan trafik kazasında araçların yaya kaldırımına savrulması sonucu yıkılan istinat duvarı ile araç arasında sıkıştığını, trafik kazasına bağlı çok sayıda kemik kırılması ve iç organ yaralanmasının oluştuğunu, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek duyu ve organlardan birinin işlevini kaybetmesiyle ciddi sağlık problemlerinin meydana geldiğini,
meydana gelen kazada yaya olarak kaldırımda düzenli bir şekilde ilerleyen müvekkiline atfı yapılabilecek hiçbir kusurunun bulunmadığını, yalnızca fiziksel değil psikolojik olarak da oldukça yıpranan müvekkilinin henüz hayatının başında iken böyle bir olay yaşamasından ve etkilerinin ilerleyen yaşantısında da devam edecek olmasından dolayı manevi anlamda da olumsuz şekilde etkilendiğini, telafisi olmayan acı ve elemin bir nebze olsun hafifletilmesi amacıyla müvekkili lehine hükmedilecek maddi tazminatın yanında manevi tazminata da karar verilmesini istediklerini belirterek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla,
kaza sonrası müvekkilinde meydana gelen maluliyet sebebiyle 1.000,00-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin sorumluluğu açısından poliçe limitleriyle sınırlı olmak kaydıyla, kaza tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ....'nden müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılar ..., ... ve ....'nden müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ...vekili cevap dilekçesinde özetle.
19/05/2019 tarihinde davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile müvekkili araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarptığını, çarpışma sonucu araçların yaya kaldırımına savrulması ve yıkılan istinat duvarı ile araç arasında sıkışan davacı ...'ın yaralanması suretiyle dava konusu kaza meydana geldiğini, davacı tarafın davaya konu trafik kazası sonucu meydana gelen maluliyet nedeniyle 1.000,00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi ve 50.000,00-TL tutarındaki manevi tazminatın müvekkilleri ...,
.... ile birlikte diğer davalı taraflardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesi talebinde bulunulduğunu, bu kazada müvekkillerine atfedilecek kusurun bulunmadığını, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin müvekkilleri bakımından reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın iddialarının hiçbirini kabul etmediklerini belirterek kazanın oluşunda kusuru bulunmayan müvekkili ... ve müvekkil ... yönünden davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda. 19/05/2019 tarihinde davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı araç ile ... Bulvarı ...karşısındaki Komutanın Yeri isimli işyeri yanında bulunan çıkmaz sokaktan, ... Bulvarı ...Sokağı istikametine, sola dönmek istediği esnada yol üzerinde aracının sol ön kısımlarına ...Bulvarı istikametinden ...
Kavşağı istikametine seyreden davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla çarpması sonucu ve çarpışmanın etkisiyle yolun solunda bulunan istinat duvarına vurarak ve araçların savrulması neticesinde yaya kaldırımında yürümekte olan davacı ... çarpması neticesinde davacı yayanın yaralanmasıyla sonuçlanan dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda kazaya karışan ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nın kazanın meydana gelmesinde %80 (yüzde seksen) oranında ve ... plakalı araç sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu olduğu,
davacının ise kazaya etken kusurunun bulunmadığı, yine davacının zararın doğmasına veya artmasına sebep olan mütefarik kusurunun olmadığı, kaza nedeniyle davacının meydana gelen kemik (lomber vertebra lamina, çoklu kot) kırıkları, iç organ (akciğer kontüzyonu, pnömotoraks, karaciğer ilaserasyonu) yaralanması ve dalak laserasyonu ile splenektomi (dalağın cerrahi olarak çıkarılması) nedeniyle;
üç (3) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığının, tıbbi şifa süresinin 3 (üç) ay olduğunun, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %15 (yüzde on beş) olduğunun sağlık kurulu raporu ile tespit edildiği, bu nedenle benimsenen aktüer bilirkişi raporunda hesap edilen miktarda davacının sürekli iş gücü kaybına ilişkin maddi zararlarının ve ayrıca manevi zararının oluştuğu, kazaya karışan ... plakalı aracın maliki olması nedeniyle davalı ....'nin işleten sıfatı sorumlu olması ve davalı ...'ın sürücüsü olması,
yine davalı ...'nın kazaya karışan ... plaka sayılı araç sürücüsü olması nedeniyle haksız fiil hükümlerine göre meydana gelen zararlardan kaza sırasında sürücüsü olması nedeniyle haksız fiil hükümlerine göre meydana gelen zararlardan sorumluluğunun bulunduğu, yine davalı ....'nin kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihi itibarı ile ZMMS sigortacısı olmasından dolayı sorumluluğunun bulunduğu, davacının kaza tarihinde 17 yaşında olduğu, davacının 18 yaşından küçük olduğu, fiilen herhangi bir yerde çırak olarak çalıştığı ispatlanmadığı, başka bir anlatımla gelir getiren bir işte çalıştığı iddia ve usulünce ispat edilemediği,
davacının 18 yaşını ikmal edene kadar kazanç getiren herhangi bir işte çalışması söz konusu olamayacağı ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğinden davacının geçici iş göremezlik tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, yine, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu'nun 23/12/2020 tarihli cevabi yazısı ekinde uzlaştırma teklif formlarının incelenmesinde taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı da görüldüğünden davacının tazminat istemi konusunda bu yönüyle de engel bir durum bulunmamaktadır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesinde "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmünün yer aldığını,
bu husus dikkate alınmak suretiyle ret edilen talep yönünden vekalet ücretine hükmedilmiş ve davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 463.879,60-TL sürekli iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminatın davalı ...'nin ZMMS poliçesinin 360.000,00-TL sakatlık teminatı limiti ile sınırlı ve temerrüt tarihi olan 12/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması,
davalılar ... .'nin ise 463.879,60-TL'nın tamamından trafik kaza tarihi olan 19/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşulu ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 50.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ..., ....'nden trafik kaza tarihi olan 19/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı.... vekili süresinde sunmuş olduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın yasa ve usule aykırı olduğunu, mahalli mahkemece sigortalının kusur oranı nazara alınmadan müşterek ve müteselsil sorumluluğa hükmedildiğini, mahalli mahkeme kararının yasa ve usule aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru tespit edilmeden haksız yer e%100 kusur oranı üzerinden hüküm kurulduğunu, işbu mahalli mahkeme kararının yasa ve usule aykırı olduğunu,
işletenin sorumluluğunun kusur oranında olduğu için müvekkili şirket de meydana gelen zarardan kusura tekabül eden miktar ile ve poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, ancak mahalli mahkeme kararında kusur oranında sorumlu oldukları nazara alınmadan müşterek ve müteselsil sorumluluğa hükmedildiğini, bu nedenle mahalli mahkeme kararının da yasa ve usule aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda TRH-2010 ölüm tablosu kullanıldığını ve herhangi bir peşin değer formülü uygulanmadan aktüeryal olmayan hesaplama yapıldığını, kabul etmediklerini, tazminat hesaplamasında TRH 2010 tablosu ve 1,65 teknik faiz formülünün esas alınması gerektiğini,
davacı tarafın kaza tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olduğunu, ayrıca gelir getirici bir işte çalışmadığını, bu sebeple de Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre geçici iş göremezlik hesaplaması yapılmaması gerektiğini, bu sebeple de söz konusu tazminatın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının malul kalmasında emniyet kemerinin takılı olmamasının en önemli etken olduğunu,
başvurunun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla tazminat hesabında malul kalanın emniyet kemeri takmayarak malul kalmasında müterafik kusuru olması sebebiyle %25 indirim yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, bu nedenlerle tehir-i icra taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dairemizce, HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınmak suretiyle yapılan incelemede;
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde alınan raporlara göre davacının yaya olarak kaldırımda yürürken davalılardan ...ve ...'ın sürücüsü olduğu araçta karıştığı trafik kazası sonucu yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'nın %80 oranında diğer sürücü ...'ın %20 oranında kusurlu oldukları, her iki sürücü ve işleten ile birlikte sigorta şirketinin de davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, mahkemece bu yönde hüküm kurulduğu anlaşılmakla davalı Sigorta Şirketi'nin kusur oranında sorumlu olacaklarına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Yine ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda davacının 3 ayda iyileşeceği (geçici işgöremezlik süresi), ve %15 oranında sürekli maluliyetin bulunduğu belirtilmiş, raporun kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı anlaşılmıştır. Bu raporda belirlenen maluliyet oranlarına göre Aktüerya bilirkişi tarafından hazırlanan raporun Yargıtay kararlarına uygun şekilde TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %10 iskonto oranına göre hazırlandığı, mahkemece de bu rapor esas alınmak suretiyle hüküm kurulduğu görülmekle davalı sigorta şirketinin diğer istinaf sebeplerinin de yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle dairemizce istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince başvurunun esastan reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/566, K. 2024/233, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama