İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/650 K.2024/595

Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/124 Esas, 2022/992 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili, davalı ... Limited Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi…

Esas2024/650Karar2024/595Tarih1 Nisan 2024Okuma13 dk · 2.611 kelime

KÜNYE

T. C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
1 Nisan 2024
Dosya no
2024/650
Karar no
2024/595
İncelenen kararın mahkemesi
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/12/2022
Numarası
2021/124 Esas, 2022/992 Karar
Dava
Trafik Kazasından Kaynaklanan Manevi Tazminat
Dava tarihi
16.02.2021
İstinaf kararının verildiği tarih
01.04.2024
Yazıldığı tarih
01.04.2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.611 kelime·13 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/124 Esas, 2022/992 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili, davalı ... Limited Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti: Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; ...'un ... tarihinde davalılardan ...

Limited Şirketi adına kayıtlı olan sürücüsü ... olan ... plakalı aracın tam kusurlu olarak yapmış olduğu trafik kazası sonucu 14/11/2020 tarihinde vefat ettiğini, kaza ile ilgili olarak Hatay CBS'nin 2020/21484 soruşturma nolu dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini, konu ile ilgili arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak sonuç alınamadığını, müvekkillerinden ... ve ...'in oğlu olan diğer müvekkillerinin kardeşi olan murisin vefat ettiğinde 52 yaşında olduğunu ileri sürerek her bir müvekkili için ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak müvekkillerine verilmesine,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin idaresindeki kamyon ile sağ sinyal vererek sağ şeride geçmesi esnasında müteveffanın söz konusu kamyonu görmesine rağmen yavaşlamaması ve takip mesafesini koruyamaması nedeniyle işbu mezkur kazanın meydana geldiğini, müteveffanın kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmadığını, toplam 400.000,00 TL manevi tazminat talebinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kazaya karışan aracın ...A.Ş.nezdinde genişletilmiş kasko sigorta poliçesi bulunduğunu savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı...A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmadığını, ceza dava dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı...Ltd. Şti. vekili, cevap dilekçesinde özetle; Zarar görenin ağır kusurunun müvekkili şirketle aralarındaki uygun illiyet bağını kestiğini, ceza dava dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, müvekkilinin işveren olarak kendisine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirdiğinden meydana gelen zararla müvekkili şirketin özün yükümlülüğü arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını davanın müvekkili yönünden reddi gerektiğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığını savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda. Davacının davasının kısmen kabul, kısmen red ve reddi ile. Davacıların davalı ... A.Ş.'ye karşı açmış olduğu manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine, davacı ... tarafından davalı ... ve ... Ltd. Şti.i'ne karşı açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Ltd.

Şti.i'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... mirasçılarına verilmesine, alacağa olay tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ...tarafından davalı ... ve ... Ltd. Şti.ne karşı açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Ltd.

Şti.i'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, alacağa olay tarihi olan... tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ...tarafından davalı ... ve ... Ltd. Şti.i'ne karşı açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Ltd.

Şti.i'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, alacağa olay tarihi olan ...tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... tarafından davalı ... ve ... Ltd. Şti.i'ne karşı açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Ltd.

Şti.i'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, alacağa olay tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verildiği görülmüştür.

Taraflarca İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: A-) Davacılar vekili, süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle.

Davacılardan ... ve ...'in oğlu olan ve ... ve ...'ün kardeşi muris ...'un diğer davacılar çocukları adına açmış oldukları manevi tazminat davasında toplanan tüm delillere göre murisin kusursuz olduğunun sabit olduğunu, davalılardan ...'ün %100 kusurlu olduğunun sabit hale geldiğini, murisin kaza tarihi itibarı ile 52 yaşında olduğu elim bir kaza sonucu düpedüz katledildiği gerçeğinden hareketle açılan tazminat davasında mahkemece anne ve baba için 40.000,00-TL kardeşler için 20.000,00-er TL manevi tazminata hükmedildiğini, manevi tazminat davasının bir zenginleşme nedeni değilse de, caydırıcılık unsuruna ağırlık verilmesi gerektiğini,

davalı ...'ün ilgili suçu işlediğinin ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğunu, bu eylem sonucu murisin ve dolayısı ile davacıların iş, aile ve sosyal yaşamında ağır bir şekilde olumsuzluklara yol açtığını ve bu nedenlerle davacıların psikolojik tedavi gördüğünün ispatlandığını, bu durumda ihlal edilen hakkın niteliği, olayın oluş ve gelişim şekli göz önüne alındığında, hükmedilen tazminat miktarının az olmakla birlikte bu miktarın gelişen hukukta aranan caydırıcılık unsurunu da taşımaktan yoksun olduğunu, bu nedenlerle;

daha yüksek miktar tazminatın takdir edilmesi gerekirken düşük miktarlı manevi tazminata hükmedilmesinin yanlış olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

B-) Davalı ... Limited Şirketi vekili, süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle.

İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hakimin dosyada bulunan bilirkişi raporları ile bağlı olmayıp yapılan kusur değerlendirmesi ile karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme dosyasında bulunan tüm bilirkişi raporlarının, mağdurun eyleminin Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliğinde belirtilen kurallara uyup uymadığı yönünden değerlendirilmeksizin araç sürücüsü ...'ün asli kusurlu olduğu ön kabulü ile hazırlandığını, dosyada bulunan delillerin tümünün objektif bir şekilde göz önünde bulundurulduğunda kazanın meydana gelmesinde karşı tarafın da etkisinin bulunduğunun açık bir şekilde görüleceğini,

gerek Adli Tıp Kurumu gerekse de İTÜ Trafik bölümü tarafından düzenlenen raporda sürücü ...'ün mezkur kazada asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, bu kanaate dayanak gerekçelerin akla ve mantığa uyar şekilde açıklanmadığını, adeta kaza tespit tutanağının bir kopyası olacak şekilde düzenlendiğini, karşı tarafın kazadaki etkisi göz ardı edilerek denetime elverişli olmayan bilirkişi raporları ile kusur tespitinin adeta bilirkişi marifetine bırakıldığını, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olduğunu,

ne kadar eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler nedeniyle dosyada bulunan bilirkişi raporlarına itiraz etmişlerse de, yeniden görevlendirilen hiçbir kurumun itiraz sebeplerini dikkate almadan bir öncekinin aynısı olacak şekilde rapor düzenlemekle yetindiğini, bu haliyle ise dosyaya akla, mantığa, gerçeğe uygun olmayan raporlar geldiğini, kaza sonrası çekilen fotoğraflar incelendiğinde diğer sürücü ...'un aracında bulunan hasarın, aracının arka kısmında olduğunu, bunun da aracın, sollanılmak üzere olmasına rağmen hızının arttırılmış olması sebebiyle, müvekkili sürücüsünden önde olduğunu gösterdiğini,

bilirkişi raporlarında yazılı olduğu şekilde sürücü ... tarafından güvenli mesafe katedilmeden ...'un bulunduğu şeride girilmiş olsaydı, hasarın ...'un aracının sol ön kısmında ve göçük halinde bulunması gerekeceğini, müvekkili davalı işverenin, kendisine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirdiğinden meydana gelen zararla müvekkili şirketin özen yükümlülüğü arasında uygun illiyet bağı bulunmayıp davanın davalı şirket açısından reddi gerektiğini, davacı yanın, müvekkillerinin kaza sebebiyle acı ve ızdırap duyduğundan bahisle fahiş miktarda manevi tazminat talep ettiğini, davacının manevi tazminat talebinin günümüz şartlarına,

tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına uygun olmadığını, manevi tazminatın, gerek yasal hükümler gerek Yargıtay'ın yerleşik içtihatları göz önüne alındığında bir zenginleşme aracı olmadığını, zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerektiğini, davalı ... ve müvekkili şirket lehine hükmedilen vekalet ücreti miktarının da hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin değerlendirilerek incelemeye alınabilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması zorunludur. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi gerekir. Bu şartlar kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır.

İstinaf talebine konu eldeki dosya kapsamı incelendiğinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davacılar vekili ve davalı ... Ltd. Şti. vekilince yapılan istinaf başvurularının ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu, inceleme aşamasına geçilmesi gerektiği tespit edilmiştir.

Bu aşamada belirtilmesi gereken önemli bir husus şudur; davalı ... vekili tarafından istinaf süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmasına rağmen istinaf harçlarının yatırılmadığı tespit edilerek eksik istinaf harçlarının tamamlanması için muhtıra davalı vekiline 28/01/2023 tarihinde tebliğ edilmiştir.

Akabinde muhtırada belirtilen sürede eksik istinaf harçlarının tamamlanmadığı tespit edilerek ilk derece mahkemesinin 28/02/2024 tarihli ek kararıyla davalı ...'ün istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davalı ...'ün istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair 28/02/2024 tarihli ek karar davalı vekiline 04/03/2024 tarihinde tebliğ edilmiş, bu ek karara karşı herhangi bir istinaf başvurusu yapılmamıştır.

Bu nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf itirazları bakımından istinaf incelemesi yapılmasına yer olmadığı anlaşılmıştır.

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin, incelemesini kamu düzenine ilişkin hususlar hariç olmak üzere istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapması gerektiği hususu düzenlenmiştir. HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince davacılar vekili ve davalı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar ile bağlı kalınarak ilk derece mahkemesine ait dava dosyası esas bakımından incelendiğinde;

İstinaf incelemesine konu dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istemlerinden kaynaklanmaktadır.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Davanın kısmen kabulü ile davacı ... ve davacı muris ... için 40.000,00'er TL, davacılar ... ve ...için 20.000,00'er TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, hükmedilen tazminatlara olay tarihi olan... tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine, davacıların davalı ... A.Ş.'ye karşı açmış olduğu manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine, dair karar verilmiştir.

6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 56/2. fıkrası gereğince ölüm halinde ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.

Trafik kazasında sürücünün kusurlu olması halinde zarar gören zararını 6098 sayılı TBK'nun 49. maddesi uyarınca sürücüden (somut olayımızda davalı ...) isteyebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesinin bir kişinin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zararına sebep olması halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi bu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Aynı Kanun md. 3 uyarınca aracın maliki işleten sayıldığından araç malikinden (somut olayımızda davalı ... Ltd. Şti.) de zararın tazmini talep edilebilir. Dolayısıyla somut olayda davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'nin hukuki sorumluluğu söz konusudur.

Somut olayda; davalı sürücü ...'ün, 09/11/2020 günü saat 14:00 sularında, sevk ve idaresindeki ...plakalı kamyonla Antakya-Belen istikametine seyrettiği yolun olay yeri kesiminde, önündeki aracı geçtikten sonra tekrar sağ şeride yönelirken, aracının sağ ön teker ve jant kısımlarıyla sağ şeritte seyreden davacıların yakını sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı otomobilin sol yan kısımlarının çarpışmasıyla sağ tarafa savrulan bu otomobilin, yol kenarında bekleyen dava dışı yaya ...'na çarpıp yoldışı kalarak boş tarlaya savrulduğu dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.

Davalı sürücü ...; sevk ve idaresindeki kamyonla olay yeri kesimde, önündeki aracı geçtikten sonra tekrar sağ şeride girmeden önce aracı geçmek için kullandığı şeritte güvenli bir mesafe katetmesi gerekirken, anılan hususların aksine, girdiği şeritte güvenli mesafe gitmeden hemen sağ şeride yönelmesiyle aracının sağ ön teker ve jant kısımlarıyla sağ şeritte seyreden sürücü ... idaresindeki sol yan kısımlarının çarpıştığı otomobilin dengesini kaybederek savrulduğu sağ taraf yol kenarında bekleyen dava dışı yayaya çarparak yoldışından boş tarlaya düşmesiyle neticelenen olayda, %100(yüzdeyüz) oranında kusurludur.

Davacıların yakını sürücü...; sağ şeridini takiben seyrettiği yolun olay yeri kesiminde, önündeki aracı geçtikten sonra sağ tarafa yönelen davalı sürücü... idaresindeki kamyonun sağ ön teker ve jant kısımlarıyla idaresindeki otomobilin sol yan kısımlarının çarpışmasıyla savrulduğu sağ taraf yol kenarında bekleyen dava dışı yayaya çarpıp boş tarlaya düşmesiyle neticelenen olayda, kusursuzdur.

Dosya kapsamı ve mahkemece Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden alınan ... tarihli kusur raporu ile İTÜ Trafik Kürsüsü öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 25/10/2022 tarihli kusur raporuyla uyumlu olacak şekilde ilk derece mahkemesince yukarıdaki kusur durumunun kabul edilmesi doğru olup davalı...Ltd. Şti. vekilinin kusur durumu ve oranı ayrıca illiyet bağının kesildiği bakımından yaptığı istinaf itirazları yerinde bulunmamıştır. Davalı sürücünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunması nedeniyle müteselsil sorumluluk esasları çerçevesinde davacıların zararlarının tamamını kusurlu davalı sürücüden ve onun kusurlu eylemlerinden sorumlu araç malikinden talep etme hakları vardır.

Davacılar, kazada ölen ...'un anne, baba ve kardeşleridir. 6098 sayılı TBK 56/2. fıkrası gereğince manevi tazminat istenmesinde ölenin her bir yakınının ayrı ayrı manevi tazminat isteme hakkı mevcut olduğu gibi bu hak mirasçılık sıfatına da bağlanmamıştır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E:2019/1346, K:2020/4083 sayılı kararı)

6098 sayılı TBK'nun 117/1. fıkrası gereğince muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer ancak 2. fıkra gereğince haksız fiilde fiilin işlendiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Bu itibarla olay tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.

6098 sayılı TBK'nun 56 maddesi gereğince; hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.

O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İBK gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.

Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, ölenin olay tarihindeki yaşı, davalı sürücünün tam kusurlu olması, davacılar ile ölenin yakınlıklarının derecesi, davacıların duymuş olduğu elem, üzüntü ve yıpranmanın giderilmesi ayrıca gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğinden, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi göz önünde bulundurulduğunda,

hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacılar yönünden hükmedilen manevi tazminat miktarlarının uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmış dolayısıyla da tarafların manevi tazminat miktarları bakımından yaptığı istinaf itirazlarının haklı olmadığı değerlendirilmiştir.

Davalılar ... ile ... Ltd. Şti. aleyhine açılan manevi tazminat talepli davanın kısmen ret sebebi her iki davalı bakımından aynıdır. Dolayısıyla davacıların kısmen reddedilen manevi tazminat talepleri bakımından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT md. 3/2 uyarınca ret sebebi ortak olan davalılar ... ile ... Ltd. Şti. lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olup aksi yöndeki davalı ...Ltd. Şti. vekilinin istinaf itirazının yerinde olmadığı ve reddedilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesinde belirtilen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasındaki kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda istinaf incelemesi sırasında istinaf talebinin esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu durum istinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek haller kapsamında yer almaktadır.

Bu haliyle; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu vakıa ve hukuki değerlendirmede kanuna aykırılığın bulunmadığı, davanın kısmen kabulüne yönelik ilk derece mahkemesinin verdiği kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacılar vekili ile davalı ...Ltd. Şti. vekilince yapılan istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

(Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)

1-) Davacılar ile davalı ...Ltd. Şti.nin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-) a-) Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacılardan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 247,70 TL harcın davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına,

b-) Alınması gereken 8.197,20 TL istinaf karar harcından davalı ... Ltd. Şti.den peşin alınan 2.049,30 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 6.147,90 TL harcın davalı ... Ltd. Şti.den alınarak Hazineye irat kaydına,

3-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

4-) Davacılar ile davalı ...Ltd. Şti tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

5-) Davacılar ile davalı ...Ltd. Şti. tarafından istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatıranlara İADESİNE,

6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b-1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - a maddesi uyarınca uyuşmazlık miktarı itibariyle Yargıtay'da temyiz yolu kapalı (kesin) olmak üzere oybirliği ile karar verildi.01/04/2024

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/650, K. 2024/595, 1 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/650
Karar No
2024/595
Tarih
1 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/651 K.2024/738
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/657 K.2024/635
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2024/665 K.2024/396
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2024/667 K.2024/523
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2024/669 K.2024/382
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2024/670 K.2024/376

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.