KÜNYE
T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/2282
- Karar no
- 2024/2418
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/09/2024
- Esas no
- 2023/1167
- Karar no
- 2024/827
- Davanın konusu
- Tespit
- İstinaf karar tarihi
- 04/12/2024
- Yazım tarihi
- 04/12/2024
Karar Metni
2.351 kelime·12 dk okuma·4 bölüm
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2024 tarih ve 2023/1167 Esas - 2024/827 sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ün Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil numarasına kayıtlı ...Anonim Şirketi'nin ortağı ve aynı zamanda da tek başına temsile yetkili yönetim kurulu üyesi olduğunu, sicildeki kayıtlara göre ... ile ...'ın şirketin %50'şer pay oranında ortakları olduğunu, şirketin son genel kurulunun 16/12/2020 tarihinde yapıldığını, yönetim kurulu üyeliklerine ... ile pay sahibi olmayan ...'in seçildiklerini, her iki yönetim kurulu üyesinin de şirketi münferiden temsile yetkilisi olduğunu, ...'ün yönetim kurulu üyesi, ...'in ise yönetim kurulu başkanı olarak görev dağılımı yapıldığını,
temsil yetkisinin 16/12/2023 tarihinde sona ereceğinin tescil ve ilan edildiğini, şirketin perde arkasında pay sahibi ve diğer ortak ...'ın kardeşi olan ... ile Alman Hukukuna göre evli olan ...'ün, ...'ın başka bir kadın ile ilişkisinin ortaya çıkmasından sonra aralarında anlaşmazlık doğduğunu, ... tarafından tehdit ve hakaretler alması sonucunda Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan uzaklaştırma kararı alındığını, Almanya'da şubesi bulunan ve Türkiye'den temin edilen işçileri Almanya'ya götürerek enerji ile ilgili taahhüt işleri yapan şirketin faal olduğunu ve cirosunun yüksek olduğunu, bu olaydan sonra müvekkili ...'ün,
şirketi tek başına temsile yetkili yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen yönetimden dışlandığını, şirkete erişiminin kapatıldığını, kar payı veya gelir ödemesinin de yapılmadığını, şirket mali müşaviri tarafından kendisine cevap verilmediğini, ısrarla yönetim kurulu üyeliğini bırakması ve şirket hisselerini devretmesi için baskı ve tehdit aldığını, yönetim kurulunun yetki süresinin az kalması nedeniyle genel kurula çağrı yapılması, bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılması,
haksız fillerin sona erdirilmesi için yönetim kurulu başkanı olan ... ile şirkete ... tarihinde Ankara 63. Noterliği'nden... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, ... ve şirket adına vekilleri tarafından 05/12/2023 tarihli cevabi ihtarname ile bilgi alma ve inceleme hakkının şirket merkezinde kullanılabileceğinin bildirildiğini,
ayrıca ...'e gönderilen mesajda yönetim kurulu toplantısının da 16/12/2023 saat 14:00'da şirket merkezinde yapılacağı bildirildiğinden iyiniyetli olarak müvekkilinin Antalya'dan geldiğini ve daha önce defter ve belgeleri inceleme konusunda yetki verdiğini bildirdiği mali müşavir ...'ın aynı binada bulunan ofisinde toplantı için hazır olduğunu, müvekkili ...'ün tek başına temsile yetkili yönetim kurul üyesi olmasına rağmen, şirketi yönetme ve bilgi edinme hakkının engellendiğini, taraflar arasındaki anlaşmazlıktan sonra 22/11/2023 tarihinde ...A.Ş.'nin ortağı ve müvekkil ...'ün eşi ...'ın kardeşi ... tarafından aynı adreste,
aynı faaliyet konusunda ...
A.Ş. adı altında ... sicil numarasıyla başka bir şirket kurulduğunu, bu şirketinde yönetim kurulu başkanlığına da ...'in getirildiğini, ...'in her iki şirkete de yönetim kurulu başkanı olarak müvekkilin ortak olduğu şirkete ait varlıkları ve ticari bağlantılarını bu şirkete aktardıklarını, şirkete ait aracı yakını adına devrettiğini, şirketin bankadaki paralarını çekerek zimmetine geçirdiğini, ...A.Ş. yönetim kurulu başkanı ve diğer ortağının şirket ile aynı faaliyet konusunda aynı adreste yeni bir şirket kurarak rekabet yasağını ihlal ettiklerini ve şirketin içini boşalttıklarını, başlangıçta ...A.Ş. ile aynı adreste kurulan ...
A.Ş.'nin daha sonra adres değişikliği yapılmış ise de bu adresin muvazaalı olarak değiştirildiğini halen mülkiyeti ...'e ait olan ...A.Ş.'nin işyerinde her iki şirket yönetiminin fiilen çalıştığını, ileride telafisi güç zararlarının gerçekleşmemesi için TMK'nun 427 ve devamı maddeleri uyarınca davalı ...A.Ş.'nin tüm işlemlerinin kayyım denetiminde gerçekleşmesi gerektiğini belirterek Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasına kayıtlı, ...A.Ş.'nin şirket ortağı ... ve yönetim kurulu başkanı ...'in haksız rekabet oluşturan eylem ve işlemleri nedeniyle TTK'nun 396. maddesi uyarınca haksız rekabetin tespitine,
şirketin zararı nedeniyle tazminat isteme hakları saklı kalmak kaydı ile ...
A.Ş. tarafından yapılan kazandırıcı işlemlerin ...A.Ş. adına yapılmış sayılmasına, üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin ...A.Ş.'ne ait olduğunun tespitine, haksız rekabetin men'ine, ...A.Ş. zararına işlemler yapılması, şirket mallarının, parasının ve müşteri portföyünün devri nedeniyle davacının ve şirketin zararının önlenmesi amacıyla TMK'nun 427 ve devamı maddeleri uyarınca ...
A.Ş.'ne yargılama süresince yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini ve yargılama masraf ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; tespit davası olarak açılan işbu davanın sonradan verilen dilekçe ile eda davasına da çevrilebilmesinin mümkün olmadığını, dava türünün ıslah ile değiştirilemeyeceği hususu da gözetilerek dava ehliyeti, hukuki yarar ve arabuluculuk dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının ortağı bulunduğu ...A.Ş.'nin kuruluşunda yönetim kurulu üyelerinin ... ve ... olarak belirlendiğini, ilk 3 yıl için her iki ortağın da münferiden temsile yetkili olduğunun ilan edildiğini,
takip eden dönemde 16/12/2020 tarihli genel kurul toplantısının gerçekleştirildiğini ve bu toplantı kapsamında mevcut yönetim kurulu üyelerinin yetkisinin 16/12/2023 tarihinde sona ereceğinin kararlaştırıldığını, dolayısıyla mevcut yönetimin en geç 16/12/2023 tarihinde bir yönetim kurulu toplantısı gerçekleştirmesi ve yeni yönetim kuruluna ilişkin esasların düzenlenmesi gerekmekte iken taraflar arasında vuku bulan uyuşmazlıklar sebebiyle sürecin sağlıklı olarak yürütülmesinin mümkün olmayacağını, genel kurul toplantısının yapılacağı 16/12/2023 tarihinde davacının şirket merkezine teşrif etmediğini,
onun yerine vekillerinin ve mali müşavirin katıldığını, ancak söz konusu kişilerin yasal olarak toplantıya katılmalarının mümkün olmaması nedeniyle toplantının başlatılamadığını ve herhangi bir karar alınamadığını, ...A.Ş.'nin kuruluşuna ilişkin olup dava dışı ... tarafından tek ortaklı olarak kurulan müvekkili ...
A.Ş. yönünden herhangi bir etkisinin bulunmadığını, kaldı ki her iki şirketin ticari faaliyetleri incelendiğinde görüleceği üzere davacının iddialarının aksine faaliyet konularının birebir aynı olmadığı gibi şirketlerin müşteri portföylerinin de birbirinden farklı olduğunu ve haksız rekabete sebebiyet verecek herhangi bir eylem bulunmadığını, bununla birlikte ...A.Ş.'ne ait şirket mallarının veya parasının da ...
A.Ş.'ne devredildiğine ilişkin davacı iddialarının soyut, gerçeğe aykırı ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu belirterek
gerek davacının dava ehliyeti bulunmaması ve vekillerinin de usule uygun yetkilendirilmemiş olması gerek davanın dava şartları yerine getirilmeksizin ikame edilmesi, gerekse haksız rekabet kavramının şartlarının oluşmaması sebebiyle açılan davanın reddini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "....Kural olarak bir hakkı dava etme yetkisi o hakkın sahibine ait olup, buna aktif husumet denilir. Bir hakkın kendisinden istenebilecek durumunda olan yani hakka uymakla yükümlü kişi ise borçlu kişi olup, buna da pasif husumet denilir. Bir davada gerek aktif ve gerekse pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı mahkemece öncelikle ve resen gözetilecek hususlardandır ve şayet husumet ehliyeti yok ise, dava bu sebep ile reddedilir.
Davacının davalıların haksız rekabet halinde olduğunu iddia ettiği şirketin dava dışı ...A.Ş. olduğu, dolayısıyla hakkın süjesinin bu şirket olduğu, bu hakkın bu şirketin yetkili organları eliyle kullanılması gerektiği, davacının eldeki davayı bu şirket adına değil, kendi adına açtığı, davalıların kendisi ile rekabet halinde olduklarına dair bir iddiada bulunmamasına göre şirket ortağı olarak dava açma hakkının bulunmadığı anlaşılmakla ..." gerekçesiyle Davacının aktif husumet ehliyetinin olmaması nedeniyle davanın REDDİNE karar verilmiştir.
İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Davanın, şirketi tek başına temsil yetkisi bulunan yönetim kurulu üyesi ... tarafından şirket adına ve şahsı adına açıldığını, aktif dava ehliyeti bulunduğunu, ...A.Ş.'nin ve ...
A.Ş.'nin vekili sıfatıyla davalarda vekalet görevi icra eden aynı avukatlar yönünden menfaat çatışması gerçekleştiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.5.2019 tarih 2017/12-2009 Esas 2019/587 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi menfaat çatışması durumu, mahkemece resen göz önünde bulundurulması gerekir iken açıklamalara rağmen mahkemece bu husus göz önünde bulundurulmadığını, karar duruşmasında, beyan için taraflarına süre verilmemesi savunma hakkının kısıtlanması ve adil yargılanma hakkının ihlali olup yasaya aykırı olduğunu, HMK 184, 185 ve 186 maddelerinde,
tahkikatın sona ermesi ve hüküm düzenlenmiş olup tahkikat hakimi tarafından dosya heyete tevdi edildikten sonra verilen duruşma gününde, HMK 114/d ve 115 madelerine göre, karar duruşmasında beyan için süre istenildiğinden, beyan için süre hakkında her hangi bir karar verilmeden, aktif husumet olmadığından davanın reddine dair yasa hükümlerine aykırı, eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkili ...'ün şirketin haklarını koruması için noter tarafından imza sirküsünün süresinin dolması nedeniyle avukat vekaleti düzenlenmediğini, mahkemenin bu konuda müvekkiline avukat tutması için yetki verilmesini,
...A.Ş.'ni temsile yetkili tek yönetim kurulu üyesi olarak, şirketin hak ve hukukunu koruyacak tek kişi sadece ... olduğundan, şirket adına dava açmakta aktif dava ehliyeti bulunduğunu, ...A.Ş.'nin %50 hissesi müvekili ...'e, %50 hissesi ...'a ait olduğunu, 22.11.2023 tarihinde ... tarafından tam hissedar olduğu, aynı faaliyet alanında iş yapmak üzere davalı ...A.Ş.
Kurulduğunu, hem bu davada hemde aynı mahkemede 2023/1166 esasında görülmekte olan davada, ısrarla TTK ve TMK daki şartların oluşması nedeniyle, şirkete yönetim kayyumu atanması istenmiş, şartları oluşmasına rağmen bu taleplerin mahkemece reddedildiğini, TTK m.396/2'ye göre, " Bu haklardan birinin seçilmesi birinci fıkra hükmüne aykırı harekette bulunan üyenin dışındaki üyelere aittir." kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için iş bu davanın şirket tarafından açılacağının kabul edilmesi halinde, önce TTK nun "Temsil Yetkisi" başlıklı 370, "Görevler ve Yetkiler" başlıklı 374 ve "Kararlar" başlıklı 390. maddelerine göre,
dava açılması hususunda yönetim kurulunun karar alması gerektiğini, müvekkilinin ortağı olduğu şirketin yönetim kurulu başkanı ... ile yeni kurulan şirket hakkında dava açılacağından, yeni kurulan şirketin tek hisse sahibi ve dava açacak şirketin diğer ortağı ... olması nedeniyle, dava açılması yönünde yönetim kurulu kararı alınması fiilen ve hukuken mümkün olmadığını, davacı şirkete karşı haksız eylemi gerçekleştiren kişilerin, ... ile ... olduğunu, hükmolunacak tazminatın şirkete verileceği öngörüldüğünden, sonuçları şirket lehine olmak üzere yönetici ortak olan müvekkili ...'ün,
aktif dava ehliyeti mevcut iken aksine gerekçe ile açılan davanın reddedilmesinin usül ve yasaya aykırı olduğunu, cevap dilekçesinde husumet itirazının yapılması üzerine cevaba cevap dilekçelerinde, husumet itirazının yerinde olmadığı belirtildikten sonra mahkemenin aksi görüşte ise müvekilinin mutat işleri yapmaya yetkili yönetim kurulu üyesi olduğu şirket adına davayı takip için vekil tutabileceği, bu husus için süre verilmesi talebinin ise usul ve yasaya aykırı şekilde kabul edilmeyerek davanın aktif husumet ehliyeti olmadığından davanın ret edildiğini belirterek; istinaf dilekçesinde açıklanan nedenlerle;
...A.Ş.'ni temsile yetkili yönetim kurulu üyesi olarak, şirketin hak ve hukukunu koruyacak tek kişi sadece ... olduğundan, şirket adına dava açmakta aktif dava ehliyeti bulunduğunu, talebin TTK'nın 396. maddesine uygun olduğundan, ilk derece mahkemesinin, usulden ret kararının kaldırılması, davanın esası hakkında toplanan delillere göre davanın kabulune, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasına kayıtlı, ...A.
Ş.'nin şirket ortağı ... ve yönetim kurulu başkanı ...'in haksız rekabet oluşturan eylem ve işlemleri nedeniyle, TTK m. 396 uyarınca, haksız rekabetin tespitine, şirketin zararı nedeniyle tazminat isteme hakkımız saklı kalmak kaydı ile ...
A.Ş. tarafından yapılan kazandırıcı işlemlerin ...A.Ş. adına yapılmış sayılmasına, üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin ...A.Ş.'ye ait olduğunun tespitine, haksız rekabetin men'ine, masraf ve vekalet ücretine hükmedilmesi talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstinafa cevap dilekçesindeki ve itirazlarının kabulü ile, işbu haksız ve mesnetsiz şekilde yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. HMK.114 maddesinde dava şartları düzenlenmiş olup HMK.114/1-d mad. Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması gerektiği belirtilmiştir. HMK.115 maddesinde "(1)Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. " denmektedir.
Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti; dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kabul edilmektedir.
Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir.
Taraf sıfatı bu anlamda, defi değil itiraz niteliğinde olup; taraflarca süreye ve davanın açılmasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği gibi taraflar ileri sürmemiş olsa bile mahkemece resen nazara alınmalıdır.
Dava, dava dışı... ile birlikte ortağı olduğu davacı şirketin, davalılar tarafından haksız rekabet yasağına aykırı davranılarak zarara uğradığından bahisle, haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, yapılan işlemlerin davacı şirket adına yapılmış sayılması talebine ilişkindir.
Davacının davayı kendi adına ve şirket adına açtığı, 6102 sayılı Kanun'un 54 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümleri gereği talepte bulunduğu, bu nitelikteki davanın, davalıların eylemlerinden zarar gördüğü iddia edilen davacı şirket tarafından açılması gerektiği, somut olayda haksız rekabet iddiaları bakımından, davalılarının yükümlü oldukları rekabet yasağına aykırı davrandıklarının ileri sürüldüğü,
bu hakkın davacı şirketin yetkili organları eliyle kullanılması gerektiği, davacının davalıların kendisi ile rekabet halinde olduklarına dair bir iddiada bulunmamasına göre şirket ortağı olarak dava açma hakkının bulunmadığı anlaşılmakla davanın davacı ortak yönünden aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi yerindedir. ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/4786 E-2019/6244 K ve 2018/4796 E 2019/7978 K sayılı ilamlarının da aynı yönde olduğu) Fakat davacının dava dilekçesinde davayı şirket adına da açtığı,
davanın taraflarından birinin de ...A.Ş olduğu görülmekle bu yönden şirket ortağı ...'ün şirketi münferiden temsile yetkili olduğu da görülmekle davacı şirket adına açılan davanın esasına girilmesi gerekirken hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle sonuç olarak HMK'nın 355. Maddesi uyarınca istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda istinaf eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yukarıda belirtilen yönlerden yerinde görüldüğünden HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince istinafa konu edilen yerel mahkeme kararın kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2282, K. 2024/2418, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama