KÜNYE
T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Dosya no
- 2025/1170
- Karar no
- 2025/1317
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/03/2025
- Numarası
- 2024/610 E. 2025/224 K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 25/06/2025
- Karar yazım tarihi
- 25/06/2025
Karar Metni
2.804 kelime·14 dk okuma·4 bölüm
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 10/03/2025 tarih ve 2024/610 E - 2025/224 K kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 01/01/2020 tarihinde "Hizmet Alımlar Sözleşmesi" başlıklı iki adet sözleşme akdedildiğini, birinci sözleşme hükümlerine göre; müvekkili şirketin, davalı şirketin ...
Şubesi'nde kullandığı 21 adet "..." marka hemodiyaliz makinesine ikinci sözleşme ile de yine davalı şirketin kullandığı 39 adet "..." marka hemodiyaliz makinesine ayda bir defa olmak üzere periyodik bakım hizmeti sağlayacağının, davalı şirket ise bu hizmet karşılığında kullanılan parça hariç her bir makina için aylık 85,00-TL + KDV hizmet bedeli ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin sözleşme ile üstlendiği edimini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve cari yıl içerisinde faturalarını aylık olarak düzenleyerek davalı şirkete gönderdiğini, davalı şirketin hiçbir zaman düzenli ödeme yapmadığını,
daha sonrada müvekkili şirkete önceden hiçbir bildirimde bulunmadan, makine bakımına giden müvekkili şirket yetkilisine şifahi olarak sözleşmenin feshedildiği bildirdiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin, "D-Bakım Ücreti ve Ödeme" başlıklı bölümünün 6. maddesinin "İdare toplamda beş fatura üst üste ödemediği takdirde sözleşme fesh olup bir yıllık sözleşme bedelini yükleniciye ödemeyi taahhüt eder." hükmüne amir olduğunu, aynı sözleşmenin "G-Sözleşmenin Süresi - Feshi - Yenilenmesi - Devri" başlıklı bölümünün 1. maddesinin "Sözleşme, sözleşmede belirtilen tarihler arasında geçerlidir.
Bu süre bitiminde fesh edilmezse, takiben bir sonraki yıl için yenilenmiş sayılır." hükmünü. 3. maddesinin de "İdare sözleşme bitim tarihinden önce sözleşmeyi fesh ederse bir yıllık bakım ve onarım ücretini yükleniciye ödemeyi kabul eder." hükmünü amir olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan bu hükümlerden hareketle davalı şirket aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, söz konusu takipte davalı şirketten KDV hariç 1 yıllık bakım bedeli olan 61.200,00-TL'nın tahsilinin talep edildiğini, davalı borçlunun haksız ve yersiz itirazı üzerine söz konusu takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek öncelikle yetki itirazının kaldırılmasını ve gereği yargılamanın yapılarak davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça işbu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin merkezinin Kütahya İli'nde olduğundan yetkili mahkemenin Kayseri Asliye Ticaret Mahkemeleri değil; Kütahya Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça dava dilekçesinde sözleşmenin fesholunduğunun ikrar edildiğini, ifaya ekli cezai şartın istenebilmesi için taraflar arasındaki sözleşmenin ayakta yani feshedilmemiş olması gerektiğini, davaya konu sözleşmenin fesholunduğunun beyan edilmiş olması nedeniyle davacının ifaya cezai şart isteyebilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davacının işbu davayı açmakta haksız olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkeme kararında; "...Mevcut delillere göre Kütahya’daki
şirket merkeziyle ilgili sözleşme kapsamında davacının davalıdan 39.780,00-TL dönme cezası talep etmekte haklı olduğu görüş ve kanaatine varılmakla davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının kısmen iptali ile 39.780,00-TL asıl alacak üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına, takip tarihinden tahsil tarihine kadar takipteki talepte bağlı kalınarak 39.780,00-TL asıl alacağı yasal faiz işletilmesine, davalının
...’daki şubesiyle ilgili olan faturalardan üst üste 5 adetinin ödenmemiş olma şartının
gerçekleşmediği dikkate alınarak
davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Eldek davada, davacı icra inkar tazminatı, davalı ise kötü niyet tazminatı talep etmektedir.
İİK'nn 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir".
Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir.
Takibe konu edilen alacak taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerin içeriğinden, taraflar arasındaki icra takiplerinden, tarafların ticari defter ve kayıtlardan ve faturalardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen 39.780,00-TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının icra takibinde kötü niyetli olduğuna ilişkin delil bulunmadığı dikkate alındığında koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Davanın Kısmen kabulüne, kısmen reddine,
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının kısmen iptali ile 39.780,00-TL asıl alacak üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına, Takip tarihinden tahsil tarihine kadar takipteki talepte bağlı kalınarak 39.780,00-TL asıl alacağı yasal faiz işletilmesine,
3-Davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin REDDİNE,
İtirazın iptaline karar verilen 39.780,00-TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Koşulları bulunmadığından davalının kötüniyet tazminat isteminin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı taraflarca yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunun BAM bozma ilamına uygun olmadığını, bilirkişinin hangi ceza türünün söz konusu olduğunu tartışmadan davacının dilediği bedeli otomatikman dönme cezası olarak nitelendirdiğini, oysa dosya kapsamı incelendiğinde davacı tarafın sözleşmeyi feshettiğini beyan etmesi halinde ifaya ekli ceza şart a dayanmalarının mümkün olmadığını, yine BAM kararında davacı tarafın hizmetinin sürdürüp sürdürmediği ve ödenmeyen faturalara ilişkin sonradan yapılan ödemeleri itirazsız ve çekincesiz kabul edip etmediği,
bu kabulün bir feshi veya cezai şartı bertaraf edip etmediği gibi hususlara açıklık getirilmesi gerektiğinin belirtildiğini, bilirkişi raporunda bu konuda da somut bir değerlendirme yapılmadığından rapordaki incelemenin yetersiz ve BAM talimatından uzak olduğunu, ödeme dekontları ve ticari defter kayıtlarının incelenmediğini, bu nedenle denetime elverişli olmadığı gibi gerçeğe de uygun düşmediğini, somut olayda davacı tarafın Kayseri Genel İcra Dairesinin ...
E sayılı dosyasında başlatığı takip sonucunda davalı adına düzenlenen toplam on adet faturanın tamamını tahsil ettiğini, bu tahsilatla birlikte sözleşmede cezai şartın doğumuna bağlanan beş fatura üst üste ödenmeme koşulunun fiilen ortadan kalktığını, ödenmeyen bir hizmet bedelinin kalmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmek üzere dosyanın ilk Derece Mahkemesine iadesine, masraf ve Avukatlık Ücretlerinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Dosya kapsamında yer alan icra takip dosyasına sunulmuş takip talebinden açıkça anlaşılacağı üzere; dava konusu icra takibinde asıl alacağa istenen faiz yıllık TTK.1530.Madde temerrüt faizi olduğunu, hükmün bu kısmının tahsisi için yerel mahkemeye yapmış oldukları başvurunun, 08.04.2025 tarihli ara karar ile reddedildiğini, ara kararda talebin reddine ilişkin gerekçe olarak icra dairesi tarafından hazırlanan ödeme emrinde 'alacağın tahsili tarihine kadar %9 faizi' yazdığı hüküm tesis edilirken ödeme emrinde yazılı faiz oran ve türünün dikkate alındığının belirtildiğini,
dosya kapsamında yer alan icra dosyası içerisindeki ödeme emri incelendiğinde de alacak kalemlerinin yer aldığı kısımda alacak miktarı için istenen faiz oranının TTK.1530.Madde temerrüt faizi olduğunu ancak her nasılsa oranın %9 olarak yazdığının anlaşıldığını, ödeme emrinde maddi bir hata olduğunun aşikar olduğunu, bu nedenle asıl alacağa TTK.1530.Madde temerrüt faizi uygulanması yönünde karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduklarını, bu nedenle yapılacak istinaf incelemesinde asıl alacağa TTK.1530.Madde temerrüt faizi uygulanması yönünde karar verilmesini talep etiğini, ayrıca hükmün,
dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda kurulduğunu, Kayseri BAM 6.HD.
06/05/2024 tarih 2024/966 esas 2024/1092 karar sayılı ilamında; iki şube için iki farklı sözleşme olduğu ödenmeyen faturalarla ilgili olarak her iki şube için ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerektiğinin belirtildiğini ve raporun bu doğrultuda düzenlenerek müvekkilinin alacağı ile ilgili olarak sadece Kütahya şubesi için alacak hesaplandığını, ancak her ne kadar iki farklı şube için iki farklı sözleşme akdedilmiş ise de;
her iki sözleşmenin de tarafı davalı şirket olduğunu, şubelerin ayrı birer tüzel kişiliğe haiz olmadığını, faturaların tamamının davalı şirket adına ve davalı şirketin vergi numarasına düzenlediğinin dikkate alındığında ihlal koşulunun her iki sözleşme içinde oluştuğu kanaatinde olduklarını, her iki sözleşme için ayrı ayrı değerlendirme yapmak şubelerin ayrı birer tüzel kişiliğe haiz olduğunun kabulü anlamına gelecek ve bu durum hukuka aykırılık oluşturacağını,
bu nedenle hükmün kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini ve uygulanacak faizin TTK.1530.Madde temerrüt faizi olarak hüküm kurulmasını talep ettiklerini beyan ederek istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak asıl alacağa TTK.1530. Madde temerrüt faizi işletilmesine, ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dava, taraflar arasındaki iki ayrı hizmet sözleşmesi gereği takibe konu 10 adet faturanın ödenmemesi nedeniyle sözleşmenin D.6.maddesi gereği "idare toplamda 5 adet fatura üst üste ödenmediği takdirde sözleşme fesh olup bir yıllık sözleşme bedelinin ödenmesi" taahhüdüne dayalı takibe vaki itirazın iptali istemidir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası incelendiğinde davacı tarafça davalı aleyhine 30.10.2020 tarihinde 61.200 TL "taraflar arasında imzalanan 01.01.2020 tarihli sözleşmelerde kararlaştırılan fesih bedelinin tahsili için ilamsız takip başlatıldığı takip dayanağı olarak "taraflar arasında imzalanan 01.01.2020 tarihli sözleşmelerde kararlaştırılan fesih bedellerinin tahsili talebidir. (39 cihaz için aylık 85,00 TL'den 12 aylık tutar olan 39.780,00.-TL) (21 cihaz için aylık 85,00 TL'den 12 aylık tutar olan 21.420,00.-TL) 61.200,00 TL olarak gösterildiği görülmüştür.
Davacı taraflar arasında 01.01.2020 tarihli 2 adet hizmet alım sözleşmesi imzalandığını davalı şirketin düzenli ödeme yapmadığını ve kendisini bildirim yapmadan şifahi olarak sözleşmeyi fesih ettiğini, D-Bakım Ücreti ve Ödeme başlıklı bölümünün 6.maddesi ve 3. Maddesi uyaranıca davalı şirket aleyhine KDV hariç 1 yıllık bakım bedeli olan 61.200,00.-TL'nin tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını beyan etmiştir.
Davalı davacının cezai şart talep edemeyeceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasında akdedilen 01.01.2020 tarihli hizmet alım sözleşmesi incelendiğinde ; D-Bakım Ücreti ve Ödeme başlıklı bölümünün 6.maddesi ; 'İdare toplamda beş fatura üst üste ödemediği takdirde sözleşme fesh olup bir yıllık sözleşme bedelini yükleniciye ödemeyi taahhüt eder.'"
"g-Sözleşmenin Süresi - Feshi - Yenilenmesi" başlıklı Devri başlıklı bölümünün 1.maddesi "Sözleşme, sözleşmede belirtilen tarihler arasında geçerlidir. Bu süre bitiminde fesh edilmezse, takiben bir sonraki yıl için yenilenmiş sayılır.
3. Maddesi; " İdare sözleşme bitim tarihinden önce sözleşmeyi feshederse bir yıllık bakım ve onarım ücretini yükleniciye ödemeyi kabul eder.
H- Sözleşmenin yürürlük süresi başlıklı madde "iş bu sözleşme 01.01.2020-010.01.2021 tarihleri arasında geçerlidir " şeklindedir.
Davacı 30/10/2020 tarihi itibari ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı Dosyasında takip başlatmış olup dava dilekçesinde ayda bir kez periyodik bakım yapılacağı bunun karşılığı 85,00 *KDV hizmet bedeli ödeneceği, davalının düzenli ödeme yapmadığını ve şifai olarak sözleşmeyi sona erdirdiğini ileri sürmüştür.
Davacı eldeki davada sözleşmenin 6. ve 3. Maddesi uyarınca davalı şirket aleyhine kdv hariç 1 yıllık bakım bedelini talep etmiş olup somut olayda davacı davalının taraflar arasında akdedilen 01.01.2020 tarihli hizmet alım sözleşmesinin 6.maddesinde belirtilen şekilde toplamda beş fatura üst üste ödemediğini yada davalının sözleşmeyi haksız şekilde fesih ettiğini ispat külfeti altındadır.
Davacı dava dilekçesinde davalının düzenli ödeme yapmadığını ileri sürmüş buna karşılık davalı yargılama aşamasında ödeme savunmasında bulunmamış istinaf aşamasında ödeme savunmasında bulunmuştar.
6102 sayılı TTK'nun 18/3. Maddesi; Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." şeklinde olup davacının dosyaya fesihe dair yazılı delil sunmadığı ancak davalının cevap dilekçesinde "davacının feshi ikrar ettiğini" beyan ederek fesih olgusunu kabul ettiği görülmüştür.
6098 sayılı TBK 179. Maddesi; "Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.
Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir." şeklindedir.
Dairemiz Kaldırma kararı sonrası aldırılan 09.02.2025 tarihli raporda; Davacı tarafça davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davacının ... şube için 02.04. 2020, 14.04.2020, 30.04.2020, 24.05.2020, 30.06.2020, 31.07.2020 tarihi faturalarım ödenmediği Kütahya ...şubesi yönünden 01.04.2020, 30.04.2020, 24.05.2020,29.6.2020 tarihi faturaların ödenmediğinden bahisle takipte bulunduğunun belirtildiği görülmüştür.
Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde davalı tarafça ödeme yapılarak esasın kapatıldığı görülmüştür.Bu durumda davalı tarafça ...şube için 5 adet faturanın ödenmediği ispat edilmiş olup davacının bu doğrultuda ... şube için bir yıllık alacağını talep edebileceği sabittir.
Davalı tarafça ... Şubesi için 4 adet faturanın ödenmediği de ispat edilmiş olup bu durum sözleşmenin 6. Maddesindeki koşul gerçekleşmediğinden davacının bu doğrultuda Kütahya şubesi için bir yıllık alacağını bu madde kapsamında talep edemeyeceği davacının sözleşmenin haksız şekilde fesih edildiği yönünde dosya yazılı delil sunmadığı görülmekle mahkemece bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmüştür.
Davacının dava tarihi öncesi faiz talep edebilmesi için 6098 sayılıl TBK 117 maddesi uyarınca davalıyı usulüne uygun şekilde temerrüde düşürmesi gerekmektedir. Davacının dosyaya bu yönde deliller sunmadığı görülmüş olunup mahkemece takip tarihi öncesi faize hükm edilmemesi yerinde olduğu gibi takip sonrası talep doğrultusunda yazılı şekilde faize hükm etmesi usul ve yasaya uygun görülmüştür.
Davacının takip yaparken açıkça kötü niyetli olduğuna dair dosyada delil bulunmadığından mahkemece reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatının reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmüştür.
Davacının talep ettiği alacağın likit olmaması ve yargılamayı gerektirmesi nedeni ile kabul edilen kısım yönünden icra inkar tazminat şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davalının bu yöndeki istinaf talebinin kabulüne karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının bu yönden HMK 353/1-b-2 md uyarınca düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir. (Yargıtay 3. HD 2023/2083 Esas 2023/3832 Karar)
Açıklamalar ışığında davacının istinaf talebinin reddine, davalının istinaf talebinin yukarıda belirtilen hususyönünden kabulüne karar verilerek düzeltilmek suretiyle yeniden aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1170, K. 2025/1317, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama