İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARIİSTİNAF KARAR

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/1390 K.2025/1620

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Rücuen Tazminat) istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

Esas2025/1390Karar2025/1620Tarih25 Eylül 2025Okuma10 dk · 1.940 kelime

KÜNYE

T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
25 Eylül 2025
Esas no
2025/1390
Karar no
2025/1620
İncelenen kararın mahkemesi
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08/10/2024
Esas no
2023/1028
Karar no
2024/911
Davanın konusu
Tazminat (Rücuen Tazminat
İstinaf karar tarihi
25/09/2025
Yazım tarihi
25/09/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.940 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Rücuen Tazminat) istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davalılar ile müvekkili idare arasında ihale üzerine akdedilen sözleşme gereği hizmet alımı gerçekleştirildiğini, bu kapsamında dava dışı işçi ...'ın davalı yükleniciler tarafından çalıştırıldığını, işçinin 16/02/2019 tarihinde iş akdinin feshedilmesi sebebiyle müvekkili idare aleyhine işçilik alacaklarının tahsili amacıyla açılan davanın Kayseri 4. İş Mahkemesinin 2019/265 E. 2020/358 K. sayılı dosyasında hüküm altına alındığını, ilamın Kayseri Genel İcra Dairesinin ...

E. sayılı dosyasında takibe konulduğunu, müvekkili idare tarafından 30.426,59 TL.nin 08/11/2021 tarihinde icra dosyasına ödendiğini, söz konusu ödemeden davalı yüklenicilerin sorumlu olduğunu, dava dışı ...'ın çalıştığı dönemler ve şirketlerin 16.01.2006 - 30.04.2006 dönemi için ...Limited Şirketi ile müvekkili idare arasında 05.01.2006 tarihli sözleşme imzalandığını, 27.06.2006 - 25.07.2006 dönemi için ...

Limited Şirketi ile müvekkili idare arasında 27.06.2006 tarihli sözleşme imzalandığını, 27.07.2006 - 25.08.2006 dönemi için ... Limited Şirketi ile müvekkili idare arasında 27.07.2006 tarihli sözleşme imzalandığını, 01.11.2006 - 31.12.2006 dönemi için ...Limited Şirketi ile müvekkili idare arasında sözleşme imzalandığını, 01.01.2007 – 28.02.2007 dönemi için ... Limited Şirketi ile 29.12.2006 tarihli sözleşme imzalandığını, 01.03.2007 – 31.12.2007 dönemi için ...

Limited Şirketi ile 28.02.2007 tarihli sözleşme imzalandığını, 01.01.2008 – 31.12.2008 dönemi için ... Limited Şirketi ile 14.12.2007 tarihli sözleşme imzalandığını, 01.01.2009 – 31.12.2009 dönemi için ... Limited Şirketi ile 31.12.2008 tarihli sözleşme imzalandığını, 01.01.2010-31.12.2010 dönemi için ... Limited Şirketi ile 23.09.2009 tarihli sözleşme imzalandığını, 01.01.2011 – 31.12.2011 dönemi için ...

Limited Şirketi ile 27.12.2010 tarihli sözleşme imzalandığını, 01.01.2012 – 31.12.2013 dönemi için ... Ltd. Şti - ...Ltd. Şti. - ...Ltd. Şti. iş ortaklığı ile Müvekkili İdare arasında 21/12/2011 tarihli sözleşme imzalandığını, 01.01.2014 – 31.12.2015 dönemi için ... Ltd. Şti - ...Ltd. Şti iş ortaklığı ile Müvekkili İdare arasında 27.11.2013 tarihli sözleşme imzalandığını, 01.01.2016–15.03.2016 dönemi için ... Ltd.

Şti. ile Müvekkili İdare arasında 29.12.2015 tarihli sözleşme imzalandığını, 16.03.2016–31.05.2016 dönemi için ... Ltd. Şti - ...Ltd.Şti.'nin oluşturduğu ... iş ortaklığı ile Müvekkili İdare arasında 08.03.2016 tarihli sözleşme imzalandığını, 15.06.2016-31.07.2016 dönemi için ... Ltd. Şti ile ...Ltd. Şti.'nin oluşturduğu ... iş ortaklığı ile Müvekkil İdare arasında 13.06.2016 tarihli sözleşme imzalandığını, 01.08.2016–31.08.2016 dönemi için ... Ltd. Şirketi ve ...Ltd.

Şirketinin oluşturduğu... iş ortaklığı ile müvekkili İdare arasında 20.07.2016 tarihli sözleşme imzalandığını, 01.09.2016–31.10.2016 dönemi için ... Ltd. Şti ile ...Ltd. Şti. nin oluşturduğu ...iş ortaklığı ile Müvekkil İdare arasında 29.08.2016 tarihli sözleşme imzalandığını, 01.11.2016–31.08.2017 dönemi için ... Ltd. Şti - ...Ltd.

Şti'nin oluşturduğu ... iş ortaklığı ile Müvekkili İdare arasında 12.10.2016 tarihli sözleşme imzalandığını, 01.09.2017 - 31.10.2017 dönemi için ... Ltd. Şti - ...Ltd. Şti'nin oluşturduğu ... iş ortaklığı ile müvekkil idare arasında 22.08.2017 tarihli sözleşme imzalandığını, 01.11.2017 - 31.08.2018 dönemi için ... Ltd. Şti - ...Ltd. Şirketinin oluşturduğu ...

İş Ortaklığı ile Müvekkil İdare arasında 04.10.2017 tarihli sözleşme imzalandığını, 01.09.2018 -16.02.2019 dönemi için ...Limited Şirketi ile Müvekkil İdare arasında 28.06.2018 tarihli sözleşme imzalandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, söz konusu ödemenin ödeme tarihinden başlamak kaydıyla işleyecek faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında tahsiline karar verilmesini, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Dava dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği, davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...4857 sayılı yasanın 112. maddesi gereğince dava dışı işçinin hak ettiği 30.426,59-TL yıllık izin alacağı, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacağı davacı kurum tarafından ödenmiştir. 31/07/2024 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalar hükme esas alınarak açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

DAVANIN KABULÜNE, 1)3.801,98-TL'nin 08/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılar ...Ltd. Şti, ... Ltd. Şti'den ve ...Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2) 11.021,08-TL'nin 08/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılar ...Ltd. Şti ve ...Ltd.

Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3) 2.668,57-TL'nin 08/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılar ...Ltd. Şti ve ... Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4) 791,68-TL 'nin 08/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...Ltd.

Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 5) 1.476,61-TL 'nin 08/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,

6) 9.130,04-TL'nin 08/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 7) 316,83-TL'nin 08/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 8) 607,26-TL'nin 08/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 9) 612,54-TL'nin 08/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Kıdem tazminatı ödemesinden doğrudan ve tamamen davacının sorumlu olduğu mevzuat hükmü ile açıktır. bu yönüyle; bilirkişi raporundaki hesaplamanın kabulü mümkün olmayıp bilirkişi raporu esas alınarak verilen karar hukuka aykırı olduğunu, dava dışı işçi ...'a yapılan kıdem tazminatı ödemesinden davacının işvereni konumunda olan davacı bakanlığın sorumlu olduğu mevzuat hükmü ile açık olduğunu, dava dışı işçinin işvereninin davacı kamu kurumu olduğu sabit olmakla işbu hüküm ile açıkça ifade edildiği üzere; kıdem tazminatına ilişkin sorumluluk doğrudan ve tek başına asıl işveren konumundaki kamu kurum ve kuruluşuna ait olduğunu, bu yönüyle;

kıdem tazminatı talebinden doğrudan ve tamamen davacı sorumlu olduğundan, bilirkişi raporu'ndaki hesaplamanın kabulü mümkün olmayıp huzurdaki davanın reddi gerektiğini, hatalı bir inceleme yapılarak hakkaniyete aykırı hesaplamalar içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınması,

verilen hükmün hukuka aykırılığını açıkça ortaya koyduğunu, işbu sebeple hukuka aykırı kararın ortadan kaldırılarak haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi tarafından isabetli bir biçimde belirtildiği üzere, müvekkil şirket ile davacı arasında akdedilen sözleşme ve eki şartnamelerde, işçilik alacaklarından müvekkil şirketin sorumlu olduğu yönünde bir hüküm bulunmadığını, esasen müvekkil şirketin dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatından sorumlu olduğunu gösterir sözleşme düzenlemesi olduğu açıkça belirtildiğini,

nitekim dosya kapsamına sunulan ve Bilirkişi Raporu içeriğinde de yer verilen Hizmet Alımları Sözleşmesi ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesi ilgili maddeleri incelendiğinde, Yüklenicinin (Müvekkil Şirketin) çalışan personellerin çalıştıkları süre zarfında hak kazanmış olduğu aylık ücretlerinin ödenmesine ilişkin sorumluluğu olduğu, bundan başka bir sorumluluk düzenlemesi yer almadığı açıkça görüldüğünü, netice itibariyle.

Hizmeti Alımı Sözleşmesi ve ekleri şartnameler tahtında inceleme gerçekleştirdiğinde, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı ödemesinden müvekkil şirket sorumlu olmadığından, bu yönüyle huzurdaki davanın doğrudan reddi gerektiğini, ancak müvekkil şirket'e sorumluluk yükleyen herhangi bir düzenlemenin mevcut bulunmamasına rağmen ilk derece mahkemesi müvekkil şirket'in işçiye ödenen işçilik alacağından sorumlu olacağına dair hatalı bir hüküm kurduğunu,

yani aslen İlk Derece Mahkemesi taraflar arasında akdedilen Sözleşme ve Şartnamede Müvekkil Şirket'e sorumluluk yükleyen herhangi bir düzenleme bulunmadığına değinmesine karşın Müvekkil Şirket'in tacir olması gereği dava dışı işçinin haklarından sorumlu olabileceğini bilmesi gerektiğini ifade ettiğini, ancak Müvekkil Şirket'in tacir sıfatına haiz olması ile dava dışı işçinin işçilik özlük haklarından sorumluluk hususları arasında herhangi bağlantı bulunmadığını, nitekim bir husus iş hukukuna tabi, diğer husus ise ticaret hukukuna tabi olduğunu, hal böyle iken İlk Derece Mahkemesi'nin verdiği kararın gerçek hukuki sebebi anlaşılamadığını,

ilk derece mahkemesinin kendi kurduğu hükmün gerekçesini açıklarken dahi çelişki içinde olduğunu, ilk derece mahkemesi'nin müvekkil şirket'in işçilik alacakların sorumlu olacağına dair düzenleme mevcut olmadığına ilişkin değerlendirmesinin esas alınarak huzurdaki haksız davanın Müvekkil Şirket bakımından reddi gerektiğini, yanlış hukuki değerlendirmeler sonucun verilen hatalı hükmün ortadan kaldırılması gerektiğini,

müvekkil şirkete işçilik alacakları bakımından sorumluluk yükleyen herhangi bir düzenlemenin mevcut olmaması sonucunda müvekkil şirket'in dava konusu alacaklardan sorumluluğunun bulunmaması sebebiyle ilk derece mahkemesi tarafından verilen hukuka aykırı kararın ortadan kaldırılarak haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hiçbir şekilde davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla;

müvekkil şirketin, davacının yapmış olduğu kıdem tazminatı ödemesinden sadece kendi sözleşme süreci boyunca ve bu dönemdeki ücret miktarı üzerinden sorumlu olabileceği kabul edilmelidir. bu yönüyle bilirkişi raporundaki hesaplama tamamen hatalı olduğunu, dava dışı işçi, müvekkil şirket ile davacı arasındaki ihaleye istinaden çalışmalarını sürdürdüğünü, yalnızca bu süre zarfında belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışmıştır. bu kapsamda inceleme yapıldığında hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince, şirketlerin ödemeler konusunda kendi sözleşme süreleri ile sorumlu olduğunu,

bilirkişi raporu'nda; dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatından Müvekkil Şirket'in de sorumlu olacağının belirtildiği görüldüğünü, ancak yukarıda da yer verilen yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince, dava dışı işçinin müvekkil şirket nezdindeki çalışma süresi ve ücreti dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, bu yönüyle hiçbir şekilde davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkil şirket'in, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatından, yalnızca kendi sözleşme süreci boyunca ve bu dönemdeki ücret miktarı üzerinden sorumlu olabileceği kabul edilebileceğinden;

dava dışı işçinin müvekkil şirket nezdindeki çalışma süresi ve bu süredeki ücreti dikkate alınarak hesaplanması yapılması gerektiğini, yapılan hesaplama en başından itibaren hatalı olduğunu, eksik inceleme sonucu hazırlanan hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmış olması, ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hükmün hukuka aykırı mahiyette olmasına sebebiyet verdiğini, hiçbir şekilde davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil şirket'in sorumluluğunun bulunduğu kanaatinde olunsa dahi;

öncelikle hesaplamanın dava dışı işçinin müvekkil şirket nezdinde çalıştığı dönemdeki ücreti esas alınarak müvekkil şirket bakımından hesaplama yapılacak yeni bir bilirkişi raporu aldırılmasını ve daha sonra davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve haksız ve yersiz açılan davanın davanın reddine, mahkemenizin incelemesi sonuna kadar icranın geri bırakılabilmesi için tehiri icra talebimizin kabulüne, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Dava, işçi alacağından kaynaklı rücuen alacak talebine ilişkindir.

Yargılama aşamasında aldırılan bilirkişi raporu sonrasında Davalı ... Ltd. Şti. 1.476,61 TL alacak miktarı üzerinden dava açıldığı ve mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne kararı verildiği görülmüştür. Davalı ... Ltd. Şti. işbu kararı istinaf etttiğinden istinaf edilen karar miktarının/dava değerinin 1.476,61 TL olduğu anlaşılmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.”

İşbu dava 17/11/2023 tarihinde açılmış olup, dava tarihi itibariyle kesinlik (İstinaf edilebilme) sınırı 17.830,00 TL’dir.

Davalı ... Ltd. Şti. tarafından istinaf kanun yoluna konu edilen karara ilişkin dava değerinin ise 1.476,61 TL'ye ilişkin olduğu görülmüş olup HMK 341/2 maddesi gereğince hükmün verildiği tarih itibariyle miktar veya değeri 40.000,00 (kırkbin) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar kesin olduğundan, mahkemece her ne kadar ilgili istinaf başvuru dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmemiş ise de; aynı Kanun hükme ve 352. madde hükmü uyarınca, istinaf başvuru dilekçesinin miktar itibariyle kesin olan bir karara ilişkin olması sebebiyle Davalı ... Ltd. Şti. istinaf dilekçesinin/başvurusunun HMK 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

HMK 352/1-b maddesine göre kesin olan kararların istinafı halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk dairesince ön incelemede öncelikle gerekli karar verilir.

Açıklanan nedenlerle Davalı ... Ltd. Şti. istinaf ettiği karara ilişkin dava değerinin/miktarının kesinlik (istinaf edilebilme) sınırının altında olması nedeniyle kesin sayılan kararla ilgili işbu istinaf dilekçesinin/talebinin HMK 341/2 ve HMK 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı ... Ltd. Şti. vekilinin istinafa konu dava değerinin karar tarihi itibari ile kesinlik (istinaf edilebilme) sınırı kapsamında kaldığı anlaşıldığından, Davalı ... Ltd. Şti.nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 ve 352/1-b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,

2-İstinaf eden Davalı ... Ltd. Şti. peşin yatırdığı istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,

3-İstinaf başvurusunda bulunan işbu davalı tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvuru harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; HMK'nın 359.maddesi gereğince de karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 25/09/2025

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1390, K. 2025/1620, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1390
Karar No
2025/1620
Tarih
25 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/1391 K.2025/1142
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/1391 K.2025/1443
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2025/1392 K.2025/1732
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/1392 K.2025/1146
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/1393 K.2025/1440
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi E.2025/1396 K.2025/1633

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.