İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2026/90 K.2026/207

KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 08/07/2025 tarih ve 2023/618 E - 2025/632 K kararına karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

Esas2026/90Karar2026/207Tarih4 Şubat 2026Okuma12 dk · 2.450 kelime

KÜNYE

T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
4 Şubat 2026
Dosya no
2026/90
Karar no
2026/207
İncelenen kararın mahkemesi
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08/07/2025
Numarası
2023/618 E. - 2025/632 K.
Davanın konusu
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
04/02/2026
Karar yazım tarihi
04/02/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.450 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 08/07/2025 tarih ve 2023/618 E - 2025/632 K kararına karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin davalıya olan esas borcunun 2020 yılında arkadaşı ...'nin banka hesabına aktarılmak suretiyle aldığı 20.000 TL olduğunu, bu borç da müvekkilinin ve/veya aile bireyleri tarafından ödendiğini, 24.03.2023 tarihinde müvekkilinin ablasının eşi tarafından ...

Bankası aracılığıyla ... hesabına ' Kayınbiraderim ...'in ... hesabı üzerinden, tarafınızdan aldığı borcun, kalan son kısmının ödemesi' açıklamasıyla 24.000 TL aktarıldığını, bu açıklama, müvekkilinin davalıya borcu kalmadığını açık ve net bir şekilde ortaya koyduğunu, zira, davalı tarafından da bu açıklamaya hiçbir itiraz edilmediğini, tarafların Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturmada birlikte adları geçtiğini ve aralarında husumet olduğunu, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2022/42855 numaralı soruşturma kapsamında, dosyada ...Üniversitesine verdiği ifadesi bulunan davalı ...,

ifadesinde müvekkili için " benden 20.000 TL borç istedi, daha sonra 7.500 TL'sını gönderdi, geri kalanını vermeden ortadan kayboldu, ama elimde senedi var..." şeklinde beyanda bulunduğunu, dosya içerisinde yer alan ifadelerde de görüleceği üzere sürekli olarak müvekkilinin eline geçen bir 20.000 TL'nin varlığından söz edilemeyeceğini, davalı ... tarafından müvekkilinin aleyhine 01.06.2023 tarihinde Kayseri Genel İcra Dairesinin ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe dayanak olarak sunulan senet, alınan 20.000 TL' lik borca karşılık müvekkili tarafından boş olarak imzalandığını,

senedin üzerindeki yazılara bakıldığında üç farklı yazım olduğu açıkça görüleceğini, senet üzerindeki miktarın müvekkilinin bilgisi dışında ve kötü niyetli bir şekilde davalı tarafından sonradan doldurulduğunu, açıklanan bu nedenler müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; arabuluculuk görüşmesi yapılmadan açılan huzurdaki davanın usul eksikliği nedeniyle öncelikle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde yer alan 20.000,00 TL para gönderilmesi ve bunun 7.500,00 TL sini ödediği borç ile senetli borç aynı borç olmadığını, müvekkilinin öncesinde elden borç para verdiğini ve bu miktarın 50.000,00 TL olduğu için senet aldığını, bu senetteki 50.000,00 TL rakamla ve yazı ile bizzat kendisi yazdığını, müvekkilinin kendisinde para olmadığı için ... isimli arkadaşından emanet para istemiş ve bu arkadaşının hesabından 20.000,00 TL gönderildiğini,

daha sonra ifade verildiğinde davacı bu paranın 7.500,00 TL sini sonra kalan bu miktarın kalanını dava dilekçesinde belirtildiği şekilde ödediğini, 50.000,00 TL senetli borç ile 20.000,00 TL havale ve sonrasındaki borç farklı olup müvekkilinin ifadesinde ayrıca senetli alacağı olduğunu beyan etmiş ancak ifadeye senedim de var şeklinde kısaca yazıldığını, kambiyo senetleri temeldeki ilişkiden bağımsızdır olup senede karşı

senetle ispat zorunluluğu olduğunu, tarafın borçlu olduğunu ikrar ettiğini, savcılık soruşturma dosyasının soruşturma konusu dava konusu senetten farklı olup müvekkilinin beyanı davaya konu senetle ve senede konu alacak ile ilgili olmadığını, öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesini, davanın reddine, müvekkil lehine asıl alacak miktarının %20 sinden az olmamak üzeri icrainkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkeme kararında; "...Somut davada, davacı tarafından, davalıdan borç olarak alınan 20.000-TL karşılığında boş senedin imzalanarak davalıya verildiğini, alınan borç karşılığı 25.000-TL ödeneceğini, 24.000-TL' nin ablasının şirket hesabından davalıya gönderildiğini, borcun faiziyle ödendiğini ancak hakkında senede dayalı takip yapıldığınını, senedin sonradan davalı tarafından doldurulduğu,

davalının Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 2022/42855 soruşturma dosyasında "benden 20.000-TL borç istedi, daha sonra 7.500-TL' sini gönderdi, geri kalanı vermeden ortadan kayboldu, ama elimde senedi var..." şeklinde beyanda bulunarak müvekkilinin eline geçen 20.000-TL' nin varlığından söz edildiğini, beyan edilerek davalı tarafından yapılan icra takibine borçlu olunmadığının tespiti talep edilmiş, davalı tarafından ise, 20.000-TL gönderilen ve bunun 7.500 TL' sinin ödendiği beyan edilen borcun aynı borç olmadığı,

öncesinde davacıya 50.000-TL elden borç verildiğini ve senet alındığını, 20.000 TL olarak verilen borcun soruşturma dosyasında ifade verildiği zaman 7.500 TL 'sinin ödenmiş olduğunu, daha sonra ise kalan miktarın dava dilekçesinde belirtilen şekilde ödendiğini ancak 50.000-TL olarak verilen borcun ödenmediğini beyan etmiştir.

Davalının soruşturma dosyasında alınan ifadesinde, davacının 20.000-TL borç aldığı, 7.500-TL'sini ödediği, elinde senedinin olduğuna dair beyanı var ise de, senet bilgisi açıkça belirtilmediğinden ve davalı tarafça davacının iki kez borç aldığına dair beyanda bulunduğu gözetilerek işbu dosya yönünden davalının idari soruşturma dosyasında alınan beyanı Mahkeme dışı ikrar olarak kabul edilmemiştir.

Ancak davacı tarafça borcun ödendiği beyan edilerek 18/06/2021 tarihinde 5.500-TL ve 24/03/2023 tarihinde 24.000-TL gönderildiği anlaşılmaktadır.

Davacı tarafça işbu gönderilen paranın dava dışı senede mahsuben gönderildiği Mahkememizce kabul edilmiş ve davalı tarafa işbu gönderilen paranın dava konusu senet dışında başka bir borç için gönderildiği iddiası yönünden yemin hatırlatılmış, davalı tarafından yemin metni sunulmuş, ancak yemin için gerekli gider avansının davalı tarafından süresinde yatırılmamış olması nedeniyle yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenle davacının dava konusu senetten kaynaklı davalıya toplamda 29.500-TL ödeme yaptığı kanaatine varıldığından aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,davalının takipte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Davanın kısmen kabulü ile, davacının Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ...

Esas sayılı takip dosyasına dayanak 15/06/2020 düzenlenme tarihli, 20/07/2020 vade tarihli ve 50.000-TL bedelli senetten kaynaklı davalıya 29.500,00-TL borçlu olmadığının TESPİTİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle. İspat yükünün davacı tarafta iken ve senede karşı senetle ispat zorunluluğu mevcut iken ve yine yapıldığı iddia edilen ödemelerin senede ilişkin yapıldığına dair ispat yükünün davacı taraf üzerinde iken taraflarına yemin teklifine dayandıkları gerekçesiyle gerekçesiyle yemin teklifinde bulunmak için kesin süre verilmesinin yasa ve usule ispat yükümlülüğüne ilişkin usul hükümlerine aykırı olduğunu,

davacı tarafın yurt dışında olması ve ülkeye müvekkilinin beyanına göre yakalaması olması nedeniyle ülkeye giriş yapamaması nedeniyle taraflarına yemin teklifinde bulunmak için kesin süre verildikten sonra davacının yurt dışında olmasının kusuru müvekkiline yüklenerek yurt dışına yemin teklifi için gerekli yüklü miktarda masrafların müvekkiline yükletilmesi ve kesin süre verilmesi,

kesin sürede masrafların yatırılmadığı gerekçesiyle yemin teklifinde bulunulmamış sayılmasına ilişkin karar yasa ve usule aykırı olduğu gibi adil yargılanma ve hak arama özgürlüğüne ilişkin Anayasa hükümlerine de aykırı olduğunu, davalının yurt dışında olduğunu ve bunun külfetinin müvekkili davalıya yükletildiğini, yerel mahkemenin masrafın davalı tarafa yükletilmesine ve masraf yatırılmadığı gerekçesiyle yemin teklifinde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararın hatalı olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini,

huzurdaki dava ticari dava olması nedeniyle ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk görüşmesi yapılması yasal bir zorunluluk olup arabuluculuk görüşmesi yapılmadan açılan huzurdaki davanın usul eksikliği nedeniyle öncelikle arabuluculuk görüşmesi yapılmış ise arabuluculuk tutanağının aslının sunulması için bir haftalık kesin süre verilmesi ve sunulmadığı takdirde reddi gerektiğini, bu yönde itirazlarının değerlendirilmeden aksine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava dilekçesinde yer alan 20.000,00 TL para gönderilmesi ve bunun 7.500,00 TL sini ödediği borç ile senetli borcun aynı borç olmadığını,

müvekkilinin öncesinde elden borç para verdiğini ve bu miktarın 50.000,00 TL olduğu için senet aldığını, bu senetteki 50.000,00 TL rakamla ve yazı ile bizzat kendisinin yazdığını, savcılıktaki ifadenin eksik geçtiğini, müvekkilinin 20.000,00 TL borç para vermesi olayı davacının müvekkilini sık sık arayarak çok sıkışık olduğunu, ölüm kalım meselesi olduğunu söyleyerek acil borcu olmasına rağmen emanet para istediğini, müvekkilinin de kendisinde para olmadığı için ... isimli arkadaşından emanet para istediğini ve bu arkadaşının hesabından 20.000,00 TL gönderdiğini, yine elden yanına geldiğinde tekrar emanet para verdiğini,

daha sonra ifade verildiğinde davacı bu paranın 7.500,00 TL sini sonra kalan bu miktarın kalanını dava dilekçesinde belirtildiği şekilde ödediğini, 50.000,00 TL senetli borç ile 20.000,00 TL havale ve sonrasındaki borç farklı olup müvekkilinin ifadesinde ayrıca senetli alacağı olduğunu beyan ettiğini, ancak ifadeye senedi de var şeklinde kısaca yazıldığını, savcılık dosyasında soruşturma konusu farklı olduğu için müvekkilinin detaya girmediğini,

müvekkilinin davacıyı tanımışlığı tedavi gördüğü ...Fakültesinden kaynaklanmakta olup fakültede kanser tedavisi gören müvekkiline yardımcı olması nedeniyle müvekkilinin güvenini kazandığını ve müvekkilinin bu yüzden elinden geldiği kadar yardımcı olarak emanet para vererek bir nebze olarak iyilik altında kalmamaya çalışmış ancak daha sonra davacının herkesten emanet para alarak ödemediği ve bir çok kişiyi bu şekilde mağdur ettiğini öğrenmesi ve en sonunda acil para istemesi üzerine başkasından emanet para bulup göndermesine rağmen ödemeyip müvekkilini çok durumda bırakması üzerine tarafların arası bozulduğunu ve müvekkili elindeki daha önce

elden emanet verdiği paralara ilişkin senedi mecburen icraya koyduğunu, kambiyo senetlerinin temeldeki ilişkiden bağımsız olduğunu ve senede karşı senetle ispat zorunluluğu olduğunu, davacı tarafın borçlu olduğunu ikrar ettiğini, davacı tarafın senedi ödediğine dair aynı kuvvette vade ve miktarının belirtilerek ödediğine dair yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiğini, bunun dışındaki ispat vasıtalarına muvafakatlerinin olmadığını, bu halde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle. Müvekkilinin davalıya esas borcunun 2020 yılında arkadaşı ...'nin banka hesabına aktarılmak suretiyle aldığı 20.000 TL olduğunu, bu borcun da müvekkili ve aile bireyleri tarafından dekontları dava dilekçesinin ekinde sunulduğu üzere fazlasıyla ödendiğini, 24.03.2023 tarihinde müvekkilinin ablasının eşi tarafından ...

Bankası aracılığıyla ... hesabına ' Kayınbiraderim ...'in ... hesabı üzerinden, tarafınızdan aldığı borcun, kalan son kısmının ödemesi' açıklamasıyla 24.000 TL aktarıldığını, bu açıklamanın müvekkilinin davalıya borcu kalmadığını açık ve net bir şekilde ortaya koyduğunu, davalı tarafından da bu açıklamaya hiçbir itiraz yapılmadığını, davalı tarafından takibe dayanak olarak sunulan senedin, alınan 20.000 TL'lık borca karşılık müvekkili tarafından boş olarak imzalandığını, senedin üzerindeki yazılara bakıldığında üç farklı yazım olduğu açıkça görüldüğünü,

senet üzerindeki miktarın müvekkilinin bilgisi dışında ve kötü niyetli bir şekilde davalı tarafından sonradan doldurulduğunu, kendisine borcunu faiziyle ödeyen müvekkiline karşı takip başlatıldığını ve usulsüz tebligat yapılarak da takibin kesinleşmesinin sağlandığını, zira müvekkilinin 2021 yılından itibaren yurt dışında yaşamakta olup tebligat yapılan adresle hiç bir ilişkisinin bulunmadığını, zaten takipten de e-devlet üzerinden yaptığı kontroller neticesinde tesadüfen yeni haberdar olduğunu, davalı ...'ın ifadesinde müvekkilim için ' benden 20.000 TL borç istedi, daha sonra 7.500 TL'sını gönderdi, geri kalanını vermeden ortadan kayboldu,

ama elimde senedi var,.... ' şeklindeki beyanında da müvekkilinin tebligat yapılan adresle bağlantısının olmadığını bildiğinin ve kötü niyetli bir şekilde takip başlattığını, dava dilekçelerinin ekinde sundukları müvekkili ve davalı arasındaki whatsapp yazışma kayıtlarında davalı tarafın haksız olduğunun taraflarınca açıkça gösterildiğini, davalı tarafın bahaneler ileri sürerek yemin teklifinden kaçındığını, davalı taraf kendi haksızlığını müvekkilline kusur addetmeye çalışarak gölgelemeye çalıştığını beyan ederek davalının istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddine karar verilmesine,

vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa tahmiline, kötü niyetle istinafa başvuran karşı tarafın HMK Madde 351 uyarınca ve 329. madde gereğince giderlere ve cezaya mahkum edilmesine ;

karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.

Dava Kayseri Genel İcra Dairesi ... esas sayılı başlatılan takipten dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir.

Kayseri Genel İcra Dairesi ... esas sayılı İcra dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 50.000 TL meblağlı 15. 06.2020 tanzim 20.07.2020 vade tarihli senet dayanak yapılarak 50.000 asıl alacak 19.415,75 TL faiz olmak üzere toplam 69.415,75 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı görülmüştür.

Davacı davalıdan aldığı 20.000 TL karşılığı olarak bahse konu senedin düzenlendiğini bu senet borcunuda en son 24.03.2023 tarihinde ödediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.

Davalı ise takibe konu senedin bağımsız borç ikrarı içerdiğini, davacıya 20.000 TL borç verdiğini davacının bu borcunu 75000 TL ve 24.03.2023 tarihinde 24.000 TL olarak kendisine ödediğini takibe konu senedin 20.000 TL'lik borç için değil başka bir alacaktan dolayı düzenlendiğini beyan ederek davanın ve denet talep etmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı olup eldeki dava 05.07.2023 tarihinde açıldığından davalının bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Davalının ... Üniversitesinde tanık sıfatıyla verdiği 07.04.2023 tarihli ifadesi incelendiğinde; davacının kendisinden 20.000 TL borç istediğini, davcıya 20.000 TL borç verdiğini daha sonra davacıdan borcunu istediğini, davacının kendisine 7.500 TL'sını gönderdiğini, geri kalanını vermeden ortadan kaybolduğunu, ama kendisinde davacının düzenlediği senedin olduğu şeklinde beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

Bilindiği üzere ikrar, taraflardan birisinin, kendi aleyhine olarak ileri sürülen bir olayın doğru olduğunu mahkemeye beyan etmesi olarak tanımlanmakta olup, ikrar yazılı olabileceği gibi sözlü dahi olabilmektedir. İkrar, mülga 1086 sayılı HUMK'nın deliller bölümünde 236. maddede düzenlenmiş iken, 6100 sayılı HMK'nın "ispat ve deliller" bölümünde 188.maddesinde düzenlenmiştir.

HMK'nın 188/1 maddesinde “tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar,çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez” hükmü bulunmakta olup, bu hükme göre bir beyan ikrar sayıldığı takdirde o konuda artık yeni veya başka bir delile ihtiyaç kalmadan o olay ispat edilmiş kabul edilmek zorundadır. Bir davada bir tarafın iddia ettiği husus, karşı tarafça ikrar edilirse artık o husus çekişmeli olmaktan çıkar ve bu konuda ispat aranmaz.

Bu halde artık delile veya ispata ihtiyaç kalmaz. İkrar mahkeme içinde olabileceği gibi mahkeme dışı ikrar da mümkündür. İkrarın mahkeme dışında olması halinde bu makamın resmi bir makam olması gerekli ve zorunludur.

Davalının resmî bir makam olan ... Üniversitesi Komisyonu huzurundaki beyanı mahkeme dışı ikrar niteliğinde olup, düzenlenen ifade tutanağının yazılı olması nedeniyle HMK 199. maddesi kapsamında ödeme vakıasına ispata yarayan belge niteliğinde sayılacaktır.

Davalının takibe konu senedin davacıdan kendisinden aldığı 20.000 TL borç için düzenlediğini ikrar etmiş olmasına, davacı tarafça senet borcu için 29.500 TL ödeme yapıldığının sabit olmasına, ispat külfeti kendisinde bulunan davalı tarafça yemine ilişkin masrafların verilen kesin süre içerisinde yatırılmamış olmasına, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı olmasına,

eldeki davanın yasanın yürürlük tarihi olan 05.07.2023 tarihinden önce açılmış olunmasına göre ve karara karşı yalnızca davalı tarafça istinaf yasa yoluna baş vurulmuş olunmasına göre mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi usul veya saya uygun olup davalının yukarıda yazılı istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 md uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 08/07/2025 tarih ve 2023/618 E - 2025/632 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli olan 2.015,15-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 504,00 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 1.511,15 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,

3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/02/2026

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/90, K. 2026/207, 4 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İstinaf Sebepleri
  6. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/90
Karar No
2026/207
Tarih
4 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2026/91 K.2026/135
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2026/91 K.2026/368
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2026/91 K.2026/163
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/91 K.2026/118
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2026/91 K.2026/219
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2026/91 K.2026/284

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.