İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1044 K.2024/2135

Av. ......

Esas2024/1044Karar2024/2135Tarih19 Kasım 2024Okuma11 dk · 2.187 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Esas No
2024/1044
Karar No
2024/2135
Karar tarihi
19 Kasım 2024
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
......
Dosya no
......
Karar no
......
Başkan
...... (.........
Üye
...... (.........
Üye
...... (.........
Katip
...... (.........
İncelenen kararın mahkemesi
Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
22/02/2024
Numarası
......... Esas ......... Karar
Davacı
.........
Vekilleri
Av. ......
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.187 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

Av. ......

DAVALI : **** **** **** ****

VEKİLLERİ :Av. ...... Av. ...... Av. ...... DAVA : Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 19/11/2024

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 19/11/2024

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. 05.07.2018 günü saat 11:39 sıralarında dava dışı sigortalı araç sürücüsü ......... idaresindeki ......... plaka sayılı otobüs ile ......... Caddesini takiben ......... Caddesi istikametinden gelip bölünmüş yol olan ......... Caddesine sağa dönüş yaparak giriş yaptığı sırada, aracının ön kısmı ile sağından, ......... Caddesi .........

Caddesi kavşak başından karşıya orta refüj istikametine annesi ile birlikte geçiş yapmakta olan müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, müvekkilinin ağır şekilde yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu, sürücü ......... hakkında, taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ......... Soruşturma ve .........

Karar sayılı dosyada şikâyet yokluğu nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, ......... Oto Nakliyat ve Petrol Ürünleri San. Tic. Ltd.

Şti. adına kayıtlı olan ......... plaka sayılı otobüs, 19.04.2018 - 19.04.2019 vade tarihli ve ......... nolu Karayollan Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalandığından, sigortacı sıfatı ile davalının sorumluluğa gidildiğini, müvekkilinin 06.09.2012 doğumlu olup kaza tarihinde ilkokulda öğrenim görmekte olduğunu, müvekkilinin yaralanmasına bağlı çalışma gücünün azaldığını ve malul kaldığını, müvekkilinin tedavi sürecinde bakıcıya muhtaç kaldığını, SGK tarafından karşılanmayan ve fatura edilemeyen kaçınılmaz tedavi giderlerinin oluştuğunu, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını,

sürekli iş göremezlik zararı olarak 117.870,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, bu tutarın gerçek maddi zararı karşılamaktan oldukça uzak olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle; fazlaya dair talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla;

iyileşme süresinde efor kaybı nedeni ile uğradığı maddi zararı, sürekli iş göremezliği nedeniyle uğradığı maddi zararı, tedavi ve iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı (her bir talep İçin 1,00 TL) olmak üzere şimdilik 4,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihinde geçerli kişi başı bakiye poliçe teminat limitleri ile sınırlı olarak temerrüdün oluştuğu 06.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, arabuluculuk faaliyeti ile açılan eldeki dava yönünden;

zorunlu olması nedeni ile Arabuluculuk faaliyeti İçin yapılan giderler, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması nedeni ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 16/2-c maddesi gereğince 1,080,00 TL maktu arabuluculuk faaliyeti vekalet ücreti, sarfına mecbur kalınacak yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle.

Davanın hiçbir şekilde kabulü anlamına gelmemekle birlikte; davacı tarafın maluliyet sebebiyle uğradığı zararını ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, davacıya 06/01/2021 tarihinde 117.870,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını ve müvekkili şirketin sorumluluğunun son bulduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe vadesi, teminat limitleri ve kusur oranları ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu,

davacı taleplerine konu geçici iş göremezlik ve sair tedavi masraflarından da SGK sorumlunda olduğunu, SGK tarafından davacıya peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının, herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorularak ödeme yapılması halinde ödenen miktarın tazminat bedelinden düşülmesi gerektiğini, bakıcı giderine ilişkin taleplerinin teminat dışı olduğunu, bu nedenlerle; davanın usulden ve esastan reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi ......... Esas ......... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle. "Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde. Konya Bölge Adliye Mahkemesi ....... Hukuk Dairesinin 23/10/2023 tarih ......... Esas ......

Karar sayılı ilamı gereği yargılamaya esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya raporu ile birlikte davacı vekilinin 24/04/2023 havale tarihli bedel artırım dilekçesi de nazara alınarak; davacının sürekli iş göremezliği nedeniyle uğradığı maddi zararı için 227.297,00 TL, Geçici iş göremezliği nedeniyle uğradığı maddi zararı için 2.901,82 TL, tedavi masrafları medeniyle oluşan maddi zararı için 8.500,00 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden ( sigorta limitleri dahilinde) taleple bağlı kalınarak 06.01.2021 tarihinden, itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Faiz başlangıcı taleple bağlı kalınarak ödeme tarihi kabul edilmiştir.

Davacı vekili her ne kadar bakıcı giderlerine ilişkin tazminat talebinde bulunmuş ise de; düzenlenen maluliyet raporuna göre iyileşme sürecinde bakıcıya ihtiyacı olmadığı tespit edildiğinden bu yöndeki taleplerin reddine karar verilmiştir.

Davacının arabuluculuk vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 16. Maddesinin akdi avukatlık ücretini konu aldığı ve müvekkilinin avukatına ödeyeceği asgari ücreti belirlediği anlaşılmakla ve bu maddede yer alan arabuluculuk vekalet ücretlerinin HMK 323. Madde kapsamında yargılama gideri olduğuna dair bir hüküm bulunmaması sebebiyle reddine karar vermek gerekmiş ve ;

DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;

Davacının sürekli iş göremezliği nedeniyle uğradığı maddi zararı için 227.297,00 TL, Geçici iş göremezliği nedeniyle uğradığı maddi zararı için 2.901,82 TL, tedavi masrafları medeniyle oluşan maddi zararı için 8.500,00 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden ( sigorta limitleri dahilinde) taleple bağlı kalınarak 06.01.2021 tarihinden, itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

Bakıcı giderlerine ilişkin taleplerin REDDİNE,

Arabuluculuk aşamasına ilişkin vekalet ücret taleplerinin REDDİNE," şeklinde hüküm kurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda PMF yaşam tablosu ve meslekte kazanma gücüne göre hesaplama yapılmasının Yargıtay yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu, bu doğrultuda hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ve kaza tarihinde geçerli olan özürlülük ölçütüne göre belirlenen maluliyet oranına göre yapılması gerektiğini, davacının 18 yaşından küçük olup, geçici iş göremezlik zararına hükmedilemeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere yeniden bir tazminat hesaplaması yapılması halinde bu hesapta asgari ücretin baz alınarak TRH 2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılmasının gerektiğini,

geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve diğer tüm tedavi giderlerinin tedavi teminatı kapsamında olduğundan ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli iş bu giderlerden davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, tüm bu nedenlere hukuka aykırı olarak verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve itirazları doğrultusunda yeniden hüküm tesis edilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizin ilamı ile verilen kaldırma ve gönderme kararı üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen karar, davalı sigorta tarafından istinaf edilmiştir.

Kaldırma kararına uygun olarak Anayasa mahkemesi kararları nedeniyle kaldırma kararında belirtilen, uygun yönetmeliğe göre düzenlenmiş maluliyet oranının ve buna göre önce KTK 111.

Madde kapsamında sigorta ödemesinin yetersiz olup olmadığı konusunda ve yetersizliğin de tespiti ile rapor tarihindeki güncel verilere göre PMF yaşam tablosu ve Progressif Rant sistemi baz alınarak tazminat miktarının belirlenmiş, sigorta ödemesinin güncellenerek tazminat miktarından mahsup edilmiş olmasına; ayrıca bakiye teminat limitinin ve artırım dilekçesinin de hükümde gözetilmiş bulunmasına;

sair itirazlara yönelik, Dairemizin önceki kaldırma kararında değerlendirilerek reddedilmiş olup yeniden incelenmesinin mümkün olmaması ile yeni itirazlar ileri sürülmesinin karşı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hakka aykırılık teşkil etmesine göre; aşağıdaki bent ile ayrıca incelenen hususlar dışında davalı vekilinin buna yönelen, yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

-Davalı tarafın geçici iş göremezliğin, tedavi giderlerinin teminat dışı olduğuna ilişkin yapılan istinaf incelemesinde;

01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır.

Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır.

Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,

1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,

2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,

3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,

Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.

Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.

Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki;

1-Bakıcı giderleri

2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)

3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.

Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez.

Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. (Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ)

Yine taraflar arasında düzenlenmiş olan 18/06/2016 tanzim tarihli Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez.

ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2020 TARİHLİ RESMİ GAZETDE YAYINLANA 17/07/2020 TARİHLİ VE 2019/40 E 2019/40 K SAYILI KARARINA GÖRE 6704 SAYILI KANUNU 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA " İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE GENEL ŞARTLARDA" İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.

Bu halde davalı tarafın geçici işgörmezlik, tedavi giderleri tazminatının teminat dışı olduğuna yönelik istinaf itirazları yerine değildir.

- Davalının faiz başlangıç tarihine dair itirazında;

Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.

Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir.

2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.

Ancak, davalının davadan önce temerrüde düşürüldüğü davacı tarafça ispatlanmaması, davalı sigortanın da başvuru yapıldığı hususunu kabul etmemiş olması, "belirsiz alacak" davası müessesesinin getirildiği 6100 Sayılı HMK ile birlikte 17. Hukuk Dairesinin süreklilik arz eden kararlarına göre de daha sonra ıslah yapılmış olması halinde dahi tüm tazminat miktarına kaza (veya dava) tarihinden itibaren faiz işletilmek gerektiğinden mahkemece isabetsiz şekilde dava ve ıslah tarihlerine göre ayrı ayrı faiz işletimesi usule uygun olmadığından davacı tarafın buna yönelik itirazları yerindedir.

Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.

Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir.

2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.

Ancak, davalının davadan önce temerrüde düşürüldüğü davacı tarafça ispatlanmaması, davalı sigortanın da başvuru yapıldığı hususunu kabul etmemiş olması, 6100 Sayılı HMK ile birlikte 17. Hukuk Dairesinin süreklilik arz eden kararlarına göre de daha sonra ıslah yapılmış olması halinde dahi tüm tazminat miktarına kaza (veya dava/temerrüt) tarihinden itibaren faiz işletilmek gerekmektedir. Bu sebeple, davacının ödeme tarihine göre faiz talebi de gözetilerek, daha önce başvuru tarihi ve gerekli süre de nazara alınarak oluşan temerrüt nedeniyle, faiz başlangıcının belirlenmesinde bir isabetsizlik olmamakla, bu konulara yönelik itirazların reddi gerekmiştir.

Bu halde, istinaf sebepleri ve kamu düzeni çerçevesinde, kararın usul ve yasaya uygun bulunmasına, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 16.305,51 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 4.076,38 TL nin mahsubu ile bakiye 12.229,13 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.19/11/2024

...... Başkan ......... e-imzalı ...... Üye ......... e-imzalı ...... Üye ......... e-imzalı ...... Katip ......... e-imzalı

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1044, K. 2024/2135, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalı : **** **** **** ****
  4. İstinaf Karar Tarihi : 19/11/2024
  5. İstinaf Karar Yazım Tarihi: 19/11/2024
  6. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  7. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  8. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1044
Karar No
2024/2135
Tarih
19 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1046 K.2024/2136
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2024/1046 K.2024/1558
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2024/1047 K.2024/1023
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/1048 K.2024/1857
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1048 K.2024/1081
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2024/1048 K.2024/1437

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.