KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1187
- Karar No
- 2024/1823
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 05/03/2024
- Numarası
- Esas Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1-
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.753 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 17/10/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 17/10/2024
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.10.2017 tarihinde müvekkilinin yaya olarak olarak yürürken davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı ve davalı ....'ın sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile çarpması nedeniyle meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruda herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı ile arabuluculuk görüşmesinde de anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin yaralanması nedeniyle şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek değişken reeskont faiz oranı ile tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazada sigortalının kusurunun bulunmadığını, davacının maluliyetinin adli tıp kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesinin kararı ile; "...Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükmü, bilirkişi raporları ve Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatları çerçevesinde somut olayımız değerlendirildiğinde.
06/10/2017 tarihinde meydana gelen kazada kaza tarihi itibariyle davacının yaşı, kazanın meydana gelmesinde ve zararın artmasındaki kusuru, kaza sebebiyle her ne kadar kalıcı bir maluliyeti bulunmasa da 3 aylık uzun tedavi süreci, geçirmiş olduğu cerrahi müdahaleler, bu sürecin davacı üzerinde yaratacağı travma ve psikolojik etki,
tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile paranın satın alma gücü de bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı lehine takdir edilecek 10.000,00 TL manevi tazminatın davacı için zenginleşme ve davalı için de yıkım olmayacağına kanaat edilmekle davacının manevi tazminat davasının tam kabulüne karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur.
Davacı.....'ın davasının KISMEN KABULÜ İLE;
(a) Davacının 06/10/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı sürekli iş göremezlik maddi zararı olmadığından bu alacak kalemi yönüyle açmış olduğu davasının REDDİNE,
(b) Davacının 06/10/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle tıbbi tedavi süresince mahrum kaldığı 577,24 TL geçici iş göremezlik maddi zararının DAVALI....SİGORTA A.Ş(kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No:....) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Sağlık/Tedavi Limiti: 330.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 22/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALI ....'dan kaza tarihi olan 06/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, davacının bu alacak kalemi yönüyle fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
(c) Davacının 06/10/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 266,63 TL bakıcı gideri maddi zararının DAVALI... SİGORTA A.Ş(kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: ....) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Sağlık/Tedavi Limiti: 330.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 22/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALI ....'dan kaza tarihi olan 06/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, davacının bu alacak kalemi yönüyle fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
(ç) Davacının 06/10/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 300,00 TL SGK tarafından karşılanmayan, zorunlu, belgeye bağlanamayan tedavi gideri maddi zararının DAVALI... SİGORTA A.Ş(kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: ...) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Sağlık/Tedavi Limiti: 330.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 22/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALI ....'dan kaza tarihi olan 06/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, davacının bu alacak kalemi yönüyle fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
(d) Davacının 06/10/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 10.000,00 TL manevi zararının DAVALI ....'dan kaza tarihi olan 06/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı .... vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının, davaya konu olayda asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusursuz olup davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın hukuka ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin gerçekleşen olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, aslen davacının olaya sebebiyet vermiş olduğunun gerek dosya kapsamında gerekse Konya 1.Asliye Ceza Mahkemesinde açılan kamu davasında açıkça ortada olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olmayan bir şekilde takdir edilmiş olması nedeniyle manevi tazminata yönelik kararın kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava; yaralanmalı trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-Maddi tazminat yönünden yapılan incelemede :
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun "İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar" başlığı altında düzenlenen 341. Maddesinde; "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
(2) Miktar veya değeri 28.250 TL'yi (mahkeme karar tarihi itibariyle) geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.
(3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.
(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü 28.250 Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz" denilmektedir.
İstinafa konu edilen talep istinaf karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı ( 28.250 TL) altına kaldığından, istinaf başvuru dilekçesinin reddine,
2-Kusur itirazının incelenmesinde:
06/10/2017 tarihli Kaza Tespit Tutanağında dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davalı sürücüye atfı mümkün bir kusur olmadığı rapor edilmiştir.
Konya .. Asliye Ceza Mahkemesinin .... Esas sayılı ceza kovuşturmasında alınan 13/09/2019 Tarihli Adli Trafik Bilirkişi Kusur Raporunda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davalı sürücüye atfı mümkün bir kusur olmadığı rapor edilmiştir.
Konya .. Asliye Ceza Mahkemesinin .... Esas sayılı ceza kovuşturmasında alınan 30/01/2019 Tarihli ve 14/08/2020 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesinin Kusur Raporlarında dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının asli kusurlu olduğu, davalı sürücünün ise tali kusurlu olduğu rapor edilmiştir.
Mahkemece aldırılan 11/02/2022 Tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesinin Kusur Raporunda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının %75 oranında asli kusurlu olduğu, davalı sürücünün ise %25 oranında tali kusurlu olduğu rapor edilmiştir.
Mahkemece aldırılan 12/07/2022 Tarihli Karayolları Fen Heyeti Kusur Raporunda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davalı sürücüye atfı mümkün bir kusur olmadığı rapor edilmiştir.
Mahkemece (7) Kişiden Teşekkül Ettirilen Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Heyetinden rapor aldırılmış , davacının %85 oranında asli kusurlu olduğu, davalı sürücünün ise %15 oranında tali kusurlu olduğu netleşmiş olup itirazın reddi gerekmiştir.
3-Manevi tazminat miktarına ilişkin itirazın incelenmesinde:
Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, Manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir.
Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır.
Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinde ; "Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir" hükmü düzenlenmiş madde metninden de anlaşıldığı üzere, haksız eylem sonucu bedensel zarar görenin yakınları yararına manevi tazminata karar verilebilmesi için, zarar görenin yaralanmasının ağır bedensel zarar niteliğinde olması gerekmektedir. Ağır bedensel zarar, kanunda tanımlanmamış olup, yaralanmanın özelliğine ve yarattığı sonuçlara göre mahkemece takdir edilecektir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, Ceza Mahkemesinin kararı kusur durumu ve yukarıda açıklanan ilkeler, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile birlikte değerlendirildiğinde İDM'ince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlanının Yerinde OLDUĞU anlaşılmıştır.
Bu karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden başvurunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1187, K. 2024/1823, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama