KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1386
- Karar No
- 2024/2488
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2024
- T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 18/04/2024
- Numarası
- Esas Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1-
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
2.233 kelime·11 dk okuma·9 bölüm
Av Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3-
VEKİLİ : Av.
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 16/12/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:16/12/2024
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
08/12/2018 tarihinde müvekkili ......'ın sürücü ............'ın sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ...... plakalı araç ile Fetih Caddesi'ni takiben Ankara Caddesi istikametinde seyir halindeyken sürücü ............'ın sevk ve idaresindeki ...... plakalı aracın çarpışması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin trafik kazası nedeniyle ağır bir tedavi süreci yaşamak zorunda kaldığını ve sürekli iş göremez durumda olduğunu, bahsi geçen kaza ile ilgili olarak Konya ..
Ağır Ceza Mahkemesinin .... E., .... K. ( ..... E., .....
K. ) sayılı dosyası ile yapılan yargılamada ............'ın ceza aldığını, Adli Tıp kusur bilirkişi raporunda dava dışı ...... plakalı araç sürücüsü ............'ın tali, ...... plakalı araç sürücüsü davalı ............'ın asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin kaza tarihinde 30 yaşında olduğunu, bu sebeplerle trafik kazasında meydana gelen bedensel zarar nedeniyle müvekkili lehine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri,
100,00-TL bakıcı ihtiyacı gideri ve 100,00-TL ekonomik geleceğin sarsılması olmak üzere toplam 500,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalı sigorta şirketi ile diğer davalı ............'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 50.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalı .....
Bakanlığı ile diğer davalı ............'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da bu beyanlarını tekrarlamıştır.
Davalı ..... Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı tarafın maddi tazminat açısından bakanlıklarından talebinin olmaması sebebi ile bu hususta açıklama yapılmadığını, davacı tarafın müvekkilinden manevi tazminat talebinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu olay neticesinde tutulan kaza tespit tutanağında ............'ın meydana gelen kaza neticesinde kusurunun bulunmadığını, davalı ............'ın çok yüksek oranda alkollü şekilde araç kullanarak,
trafik kurallarına riayet etmeyerek meydana gelen kazaya asli ve tam kusuru ile sebep olduğunu, olay sebebi ile polis memurunun şehit olduğunu, kaza neticesinde idarenin zarar gördüğünü, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunun hukuk mahkemesini bağlamayacağını, davacı tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının çok fahiş olduğunu, manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, bu sebeplerle davalı ............'ın asli ve tam kusurlu olması, olay sebebi ile idarenin mağduriyetinin doğmuş olması sebebi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kazaya karışan ...... plaka sayılı aracın müvekkil sigorta şirketi nezdinde........numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 23/05/2018-2019 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, aktüer ....... tarafından yapılan hesaplamaya göre başvuru sahibinin maluliyetinden kaynaklı zararının 75.360,25 TL, %25 hatır, %25 müterafik kusur indirimi düşüldükten sonra 37.680,12-TL tazminat tutarının 26/08/2019 tarihinde davacıya ödendiğini, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, ödenecek başkaca bir tutar bulunmadığını, davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatlarının mahsubunun gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ............'a usulüne uygun tebligat yapılmış, ancak davaya cevap vermemiş, davalı ............ vekili duruşmadaki beyanlarında davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi ..... Esas ..... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle. "Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir.Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli, manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.
Davacının işbu kaza nedeniyle zarar gördüğü gerçektir, kaza nedeniyle davacı manevi olarak elem ve ızdırap duymuştur.
Yukarıda açıklanan ilkeler konulduktan sonra, dosyamızda olayın şartları, tarafların kazadaki kusur durumu, maluliyet oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının alkollü araç kullanan sürücünün aracına binmesi ve aracına bindiği sürücünün soruşturma aşamasındaki beyanına göre emniyet kemeri takmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı için 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği yönünde mahkememizde kanaat oluşmuş ve ;
Davacının talep ettiği maddi tazminatın konusu kalmadığından konusu kalmayan maddi tazminatın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Davacının talep ettiği manevi tazminatın KISMEN KABULÜ ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..... Bakanlığı ile davalı ............'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ...... Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen kaza sebebiyle idarenin bir kusurunun bulunmadığını, ............'ın bir polis memuru olduğunu, ifadesinden de anlaşılacağı üzere anons gelmesi sebebiyle olay yerine intikal ederken aracın çakarlarını açtığını, kavşağı kontrol ederek kavşağa girdiğini, davalı ............'ın ise çok yüksek oranda alkollü şekilde araç kullanarak,
trafik kurallarına riayet etmeyerek meydana gelen kazaya asli ve tam kusuru ile sebep olduğunu, davacı tarafın davalı .......'ın sevk ve idaresinde bulunan araca, .......'ın alkollü olduğunu bilerek kendi rızası ile bindiğini, olay anında kendisinin de alkollü olup, emniyet kemerinin de takılı olmadığını, ilk derece mahkemesinin.... Esas ..... Karar sayılı 16/03/2023 tarihli kararı ile davacı lehine 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmişken, kararın Konya BAM ..
Hukuk dairesinin .... Esas.... Karar sayılı 13/07/2023 tarihli kararı ile kaldırılmasından sonra yapılan yargılama neticesinde hükmedilen manevi tazminat miktarının artırılarak davacı lehine 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin de usule ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin .....
Esas....Karar sayılı 18/04/2024 tarihli kararının kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dairemizin ilamı ile verilen kaldırma ve gönderme kararı üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen kararın davalı ..... Bakanlığı vekilince istinafı üzerine yapılan inceleme sonunda;
Aşağıda belirtilen husus dışında, kaldırma kararında belirtilen biçimde araştırma yapılarak kusur yönünden çelişkileri gideren Karayolları Fen Heyeti'nden alınan rapora göre davalı ............'ın tamamen kusurlu, diğer davalı araç işleteni sıfatında ..... Bakanlığı kamyonet sürücüsünün kusursuz olduğu sabit olmakla; sair itirazların Dairemizin önceki kaldırma kararında değerlendirilerek reddedilmiş olup yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına davalı vekilinin buna yönelen, yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak;
- Davalı ..... Bakanlığı vekilinin kusura ve sorumluluğa yönelik itirazlarında;
Müteselsil sorumluluk, Kanundan doğan müteselsil borçluluğun bir türü olup aynı zararın oluşumunda rolü olan birden fazla kimsenin tazminatın tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu ve zarar görenin dilediği sorumludan tazminatın tamamını veya bir kısmını talep edebileceği sorumluluk türüdür.
Zarar gören, zararın tamamını veya bir kısmını dilediği sorumlu veya sorumlulardan talep edebilir.
Bu husus HGK'nın 24.6.1983 tarih 1981/9-533 Esas 1983/724 Karar sayılı kararı ile "Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK.'nun 61.maddesi ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen maddesi uyarınca ve aynı Yasanın 163.maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir.
Ancak, aynı Yasanın 141.maddesi gereğince teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanma hakkı sadece zarara uğrayanın, daha geniş bir deyim ile alacaklınındır. Zarara uğrayan (alacaklı), bu hakkını kullanmadıkça, yani müteselsilen tahsil isteğinde bulunmadıkça, mahkeme re'sen onun yararına teselsül kuralını uygulayamaz. Çünkü Hakim istek ile bağlı olup, istek dışı karar veremez. HMK 26.maddesi buna engeldir" şeklinde kabul edilmiştir.
Birden fazla kimseyi müteselsil sorumlu tutmak isteyen zarar gören, bu kimselere karşı dava açarken bu niyetini göstermesi, dava dilekçesinden müteselsil sorumlu tutmak istediği kişiyi göstermesi gerekir. Hakim tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı olup teselsülden yararlanma hakkı zarar görene ait olduğundan zarar gören bu hakkı kullanmadıkça mahkeme onun yararına teselsül kuralını kendiliğinden uygulayamaz.
Müteselsil sorumluluk, (zincirleme sorumluluk, birlikte sorumluluk) sorumluluk hukukunda önemli bir yeri bulunmaktadır.
Müteselsil sorumluluk, aynı zararın oluşmasında rolü olan ancak zararın hangi kısmından sorumlu olduğu tespit edilemeyen birden fazla kimsenin, niteliği itibariyle bölünmeye elverişli başka bir deyişle çoğunlukla para ediminden oluşan tazminat ediminin tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu, alacaklı zarar görenin de dilediği sorumludan edimin tamamını veya bir kısmını talep yetkisine sahip olduğu, sorumlulardan biri ödeme yaptığı oranda diğerlerinin de sorumluluktan kurtulduğu bir birlikte sorumluluk türüdür.
Sorumlulukta müteselsillik ilkesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda yer verilmiştir. Müteselsil sorumluluk gerek zarardan sorumlu olanların zarar görene karşı sorumluluğunda gerekse zarardan sorumluların birbirlerine rücu ilişkisinde bazı ilkeler getirmiştir. İşte bu ilkeleri bir bütün olarak müteselsil sorumluluk ilkesi olarak kavramlaştırılmıştır.
Birden çok kişinin aynı zarara birlikte sebep olmalarından doğan zarar aynı sebebe dayanan zarardır. Müteselsil sorumluluğu doğuran “aynı sebep” veya “birlikte sebep” kusur olabileceği gibi sözleşme veya kanundan doğabilir.
Müteselsil sorumluluk zarar görene karşı zarardan sorumlu olanların sorumluluğunun kapsamı ve niteliği yönünden kendine has ilkeler getirmiştir. Normal şartlarda bir zarar birden fazla kişinin fiili ve sorumluluğu ile doğuyorsa o kişilerin sorumluluğu kendi fiillerine yada kusurlarına isabet eden zarar miktarından sorumlu olmalarıdır. Ancak haksız fiilden zarar görenin zararını en kısa, en kolay yoldan tazminini sağlamak amacı ile müteselsillik ile kendine has sorumluluk ilkeleri benimsenmiştir.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.
Yine 6098 sayılı TBK'nun 61. maddesinde "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır.
Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. (YARGITAY17. Hukuk Dairesi 2016/7214 E, 2019/2775K-2016/7805 E,2019/3209 K )
Bu bilgiler ışığında somut olayı incelediğimizde; en son kusur raporları arasındaki çelişkiyi de gideren ayrıntılı, gerekçeli, somut olaya ve delillere uygun Karayolları Fen Bilirkişi Heyet Raporuna göre meydana gelen kazada davalı sürücü .......'nin tamamen kusurlu olup, davalı .....
Bakanlığı'nın işletenliğini üstlendiği aracın sürücüsünün ise kusursuz olduğu sabit olmakla, kusursuz olan taraf aleyhine sorumluluk yoluna gidilmesi yukarıda anlatılan müteselsil sorumluluk ilkeleri gereğince mümkün bulunmadığından davalı ..... Bakanlığı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken onun da müteselsil sorumlu olarak kabulü açıkça usul ve yasaya aykırı bulunup, bu sebeple davalı .....
Bakanlığı vekilinin istinafının kabulü ile kararın kaldırılarak aşağıdaki şekilde yeniden hüküm tesisi gerekli olmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1386, K. 2024/2488, 16 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama