KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1540
- Karar No
- 2024/2683
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2024
- T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ......
- Dosya no
- ......
- Karar no
- ......
- Başkan
- ...... (.........
- Üye
- ...... (.........
- Üye
- ...... (.........
- Katip
- ...... (.........
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 01/02/2024
- Numarası
- ......... Esas ......... Karar
- Davacı
- ......... A.Ş
- Vekili
- Av. ......
- Davalı
- ......... VE TİC. LTD ŞTİ
- Vekili
- Av.......
- Dava
- İtirazın İptali
- İstinaf karar tarihi
- 31/12/2024
- İstinaf karar yazım tarihi
- 31/12/2024
Karar Metni
2.261 kelime·11 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;Davacı Şirket ile dava dışı ......... Sanayi ve Tic. A.Ş. arasında ............... Poliçe Numaralı, 01/01/2020 başlangıç tarihli, Nakliyat Abonman Blok Poliçesi imzalanmış olduğunu, davacı şirketin sigortalısı ......... San. Ve Tic. A.Ş. Firması'nın, Macaristan'da yerleşik ......... ......... Elektronik Kft.
İsimli firmadan muhtelif elektronik malzeme (sigorta) cinsi emtia satın almış olduğunu, emtianın, 08.07.2020 tarihinde ......... - ......... plakalı araçlara yüklenmiş ve karayoluyla Türkiye'ye sevk edildiğini, 12.08.2020 tarihinde ......... - ......... Nakliyat Ltd. Şti.
Firması çalışanı tarafından yapılan kontrolde emtiada ıslak/ezik/yırtık hasarları olduğunun tespit edilmiş olduğunu, CMR üzerine hasar notu düşülerek teslim alınmış emtianın, ......... - ......... plakalı araca aktarıldığı ve sigortalı firma tesislerine sevk edildiğini, 14.08.2020 tarihinde sigortalı firmaya ait Samandıra Lojistik Depoya yapılan tahliye esnasında, emtianın kontrol edildiğini, lojistik depo personeli tarafından "Uygunsuz Ürün Tespit Formu" düzenlendiğini ve 10 palet emtianın ıslak/hasarlı olduğuna dair not ekleyerek teslim alındığını, emtiada oluşan ıslaklık hasarının,
......... - ......... plakalı araçla Macaristan'dan Türkiye'ye yapılan sevkiyat esnasında nakliye aracının brandasının delik, eski veya deformasyonuna bağlı olarak araç içerisine yağmur suyu girmesi nedeniyle meydana gelmiş olduğunun tespit edildiğini, söz konusu sevkiyat kapsamındaki sigortalanmış toplam 2.598 adet emtianın tamamının ıslak/hasarlı olduğunun bildirildiğini, meydana gelen hasarın tespiti amacıyla ekspertiz incelemesi yaptırıldığını;
bu rapor doğrultusunda 21.246,59-€ olarak hesaplanmış olduğunu, yapılan hesaplama neticesinde, davacı Şirket tarafından 08.02.2021 tarihinde 21.246,59-€ zarar ödemesinin yapılmış olduğunu, ödemenin akabinde, tanzim edilen tutanaklara göre olayda kusuru ve ihmali bulunan davalı Şirket'e uyuşmazlık dışı sigortalıya yapılan tazminat ödemesinin Davacı Şirkete ödenmesinin, aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtaren bildirildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle müvekkili tarafından Davalı aleyhine.
21.246,59-€ alacağın tahsili amacıyla Konya.... İcra Dairesi .........
E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibi ise borçlunun hukuka aykırı ve mesnetsiz itirazları sonucunda durdurulduğunu, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile davalı/borçlunun haksız ve kötüniyetli borca ve faize itirazlarının iptaline, davalı/borçlu aleyhine %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin davaya cevap dilekçesinde özetle.
Hasar tarihinin 12.08.2020 olup davanın 18.11.2021'de açılmış olduğunu, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra açılmış olduğunu, bu nedenle zamanaşımı itirazlarının olduğunu, Davacı Şirket'in halefiyetini ispatlaması gerektiğini, Davacı Şirket'in sadece hasarı ödemiş olması veya ödeme dekontunu dosyaya sunmuş olması ispatını hesaplayamacağını, , hasar tazminatının ödendiğine ilişkin banka dekontunu veya muhasebe kayıtlarını mahkemeye sunmasının gerektiğini, aynı zamanda sigorta poliçesinin görülmediği için teminat kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığının da tetkik edilemediğini,
dava konusu taşımanın Macaristan'dan İngiltere'ye karayolu ile yapıldığını, bu nedenle dava konusu olaya CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanmasının gerektiğini, talep konusu yapılan alacak bedelinin dahi nasıl oluşturulduğunu, mal faturası, birim fiyatı, toplam fiyat ve ıslanan malın adedi ile toplam bedelinin ne olduğunun belli olmadığını, Davacı Şirket'in öncelikle taşınan ve hasar gören malın bedelini ispatlamasının gerektiğini, bu durumda Davacı Şirket'in kaç kg malının ıslandığını, ıslanan malların faturasını, fiyatlarını, ağırlığını dosyaya sunmakla yükümlü olduğunu, Davalı Şirketin sigortacısı ekspertiz incelemesi yaptırdığını,
ekspertiz raporuna göre; yükün karayolu ile taşımasının yapılmış ve Macaristan'dan Gebze'de alıcı adresine teslim edilmiş olduğunu, ......... .........'in antreposuna boşaltılmış olduğunu, yükün Gebze'den Sancaktepe'ye sevkiyatının alıcı firma yetkililerince yapılmış olduğunu, karton kutu içerisinde her kutuda 36 adet kontaktörün olduğunu, kutuların palet üzerinde olduğunu, davacının iddiasının aksine emtiaların tamamının değil de bazılarında hasar olduğunu, bu hasarın da ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, bu nedenlerle husumet ve zamanaşımı itirazlarının kabulüne, haksız,
yasal dayanağı olmayan ve müvekkilimizin kusuru bulunmayan fahiş talep ve faiz tutarını havi davanın esastan reddine, haksız ve mesnetsiz ihtiyati haciz ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddi ile davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi ......... Esas ......... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle. "Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacı tarafça dosyaya hasara ilişkin fotoğraflar, ekspertiz raporu, ibraname, ihtarname dikkate alınarak Mahkememizce aldırılan olan bilirkişi kök raporu ve ek raporunda; dosya içeriği üzerinde yapılan incelemelerde dava konusu ürünlerin yoğun ıslanma ve nem sonucu erime, yırtılma, formunu yitirme şeklinde hasar gördüğü,
ürünlerin kullanılamayacak durumda olduğu bu nedenle ürünlerin kendinden beklenen faydayı sağlamayacağı, dava konusu ürünlerin ambalajlı ve streç sargılı olmasına rağmen aşırı yoğunlukta ıslanma ve neme maruz kalmasının uzun süre boyunca ıslanmaya maruz kalması halinde olacağı, bu durumun taşıma esnasında olmasının kuvvet ve muhtemel olduğu, mahkemeniz dosyası mündericatına göre, kötü ambalaj ve istif hatasının bulunmadığının belirtildiği, T.C.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2021/1478 Esas, 2023/2051 Karar sayılı ilamı ve T.C.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/10123 esas, 2015/13746 karar sayılı ilamı dikkate alınarak, dava konusu olayda hasarın sebebinin istifleme hatası olduğu, taşıma konusu emtianın hasarlı olarak araçlara yüklendiği iddiasının kanıtlanamadığı, taşıma esnasında meydana gelen hasardan davalının göre %100 sorumlu olduğu, zarar gören taşınan malların sovtaj değeri yönünden alınan ek bilirkişi raporu doğrultusunda sovtaj tutara yönünden ve sovtaj bedelinin indirilmesi gerektiği kanaatine varılarak,
03/03/2023 tarihli bilirkişi kök raporunun davacının sigorta hukuku kapsamında davalıdan talep edebileceği sovtaj bedeli düşülmüş emtia hasarı hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulü ile ;
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ......... esas sayılı takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile 16.019,33 EURO asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının EURO cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek döviz faiz üzerinden TAKİBİN DEVAMINA, Alacak likit olmadığından, kabulüne karar verilen alacakla ilgili davacının İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca talep ettiği icra inkâr tazminatı isteminin reddine" şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu uluslararası Karayolu ile yapılan bir taşıma olup CMR konvaksiyonu hükümleri uygulanması gerektiğini, dosyada alınan bilirkişi raporlarında bilirkişiler tazminat hesabını sigorta hukukuna ve taşıma hukukuna göre ayrı ayrı hesaplama yapmışlar ve yerel mahkeme uygulanacak hukukun sigorta hukuku olduğuna kanaat getirerek hatalı, hukuki mesnetten yoksun bir karar verdiğini, taşıyıcının azami sorumluluğu TTK 882 1-2.
Md. Hükümlerinin uygulanması gerektiğini, hasarı ve kusuru kabul etmemekle birlikte müvekkil şirketin sorumluluğu CMR 23 md. Gereğince kg başına 8,33 SDR'yi aşamayacağını, hasarın taşıma esnasında meydana geldiği kanaati sadece tahmine dayalı olduğunu, müvekkilce dorsenin bakımının düzenli yapıldığını, hasar ihbarı süresininde yapılmadığını, kötü ambalaj ve istif hatasından nakliyecinin sorumlu olmadığını, bilirkişiler tarafından göndericinin bu konudaki sorumluluğunun incelenmediğini, fahiş faiz taleplerinin reddinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile usul ve yasaya aykırı Konya....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2024 tarihli ......... Esas ve ......... Karar sayılı usul ve yasaya aykırı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesine, usul ve yasaya aykırı Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2024 tarihli ......... Esas ve .........
Karar sayılı usul ve yasaya aykırı kararının istinaf incelemesinde itirazları doğrultusunda düzeltilerek karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kök bilirkişi raporunda hasar gören emtialar bakımından ayrıca sovtaj bedeli indirilmesi gerektiği görüşünün hatalı olduğunu, müvekkil sigorta şirketi tarafından poliçe teminatları doğrultusunda %10 ilave bedel üzerinden hasar bedeli hesaplanarak muafiyet tenzili ile sigortalısına hasar tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, dava dışı sigortalının logosunu ve tasarımını taşıyan sigortalı emtiaların genel dolaşım içerisinde kullanılması sigortalının marka değerine zarar vereceğinden sigortalı tarafından emtialar imha edilmiş,
imha raporunun da hasar dosyası içerisinde yer aldığını, bu kapsamda hasar gören emtia bedeline %10 nispetinde sovtaj bedeli indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, yerel mahkeme tarafından davanın kısmen kabulü kısmen reddine karar verilmesi hatılı ve bu hükmün kaldırılması gerekmekle beraber yerel mahkeme yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tayininde de hata yapıldığını, yanlış hesaplama yapıldığını, vekalet ücretine hükmedilirken döviz cinsi ile ikame olunan davalarda karar tarihindeki kurun esas alınması gerektiğini, tüm bu nedenlerle Konya....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... Esas ......... Karar sayılı 01/02/2024 tarihli kararının bozulmasına, istinaf incelemesi ile dosyanın esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Mahkemece verilen karar taraflarca istinaf edilmiştir.
Dava, TTK 1472. Maddesine göre halefiyete dayalı Uluslararası Karayolu Taşıması kapsamında ortaya çıkan zararın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptalidir.
Somut olaya uygulanması gereken ve ülkemizin de 02.12.1994 tarihli ve 94/6322 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katıldığı 04.01.1995 tarihli ve 22161 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi gereğince kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması, hâllerinde oluşan hasarlardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Ne var ki, ambalajın hatalı olması veya yükleme ve boşaltmanın hatalı yapılması hâllerinde bile taşıyıcının, malın emniyetle taşınmasını sağlamak üzere gereken her türlü tedbiri alması, anılan işlemlere nezaret etmesi, varsa hatalı ambalaja, yüklemeye ve boşaltmaya karşı çıkması, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) dürüstlük kuralına işaret eden 2. maddesi gereği olduğu gibi 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6762 sayılı TTK) 20. maddesi gereğince, basiretli bir taşıyıcıdan beklenen davranışı göstermeli ve durumu gönderene veya alıcıya bildirerek gereken uyarıda bulunmalıdır. Buna ek olarak taşıyıcının ayrıca taşımadan kaynaklanan kusuru var ise bu da dikkate alınmalıdır. Bu durumda yükleyen ile taşıyan emtianın alıcısına karşı birlikte sorumlu olacaklardır.
Dosya kapsamındaki uyuşmazlığın, dava dışı sigortalının mallarının davalılar tarafından Türkiye'den almanyaya karayolu ile taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle oluştuğu, bu noktada, dava konusu emtianın taşıma sırasında uğradığı hasarın miktarının, davalıların bu hasardan sorumlu olup olmadığının, sorumlu ise davacının rücuen talep edebileceği tazminat oranının, davacının sigortalısının kusurunun bulunup bulunmadığının, yapılan ödemenin sigorta poliçeleri kapsamında kalıp kalmadığının dosya kapsamında tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Ancak dosya kapsamında, dava konusu uyuşmazlığın Uluslararası CMR Konvansiyonu hükümleri de tartışılarak çözülmesi ve bu kapsamda, davalı tarafça dava konusu emtianın davacı tarafından yüklendiği, ambalajın davacının sigortalısı tarafından yapıldığı bu nedenle sorumluluk bulunmadığı yönündeki savunmasının, hasarın taşıyıcının kendi fena hareketinin veya kasdi fena hareketine denk tutulan kusurundan meydana gelip gelmediği hususunun, tazminat sorumluluğunun sınırlı olup olmadığının, davacı tarafça yapılan ödemenin sigorta poliçesi kapsamında yapılıp yapılmadığının ve davacının bu tazminatı rücuen talep edip edemeyeceğinin de incelenip belirlenmesi gerekmektedir.
Diğer yandan dosya kapsamında mahkemece alınan raporlan uyuşmazlığı çözecek nitelikte olmadığı görülmüştür.
Bu halde tarafların tüm itirazlarını karşılar ve içinde en az bir CMR uzmanının ve nitelikli ticaret hukuku hesap bilirkişisinin yer aldığı kuruldan, gerek sorumluluğun ve miktarının tayini konusunda dosyadaki tüm belgelerin ve delillerin değerlendirildiği, ayrıntılı, gerekçeli, olaya ilişkin önem arz eden maddi vakıaların ayrıntılı olarak değerlendirildiği, buna ilişkin önceki raporların da değerlendirilerek çelişki oluşması halinde bunların da giderildiği, taraf itirazlarını da karşılayacak biçimde rapor alınmalı ve tüm kanıtlar değerlendirilecerek soncuna göre karar verilmelidir.
Keza; dava, taşıma rizikolarına karşı sigortalı emteanın uğradığı hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Hem zarar miktarı hem de sorumluluk sınırı açısından CMR Konvansiyonunun 25. maddesi hükmü uygulanmalıdır. Anılan madde hükmü uyarınca zarar ve ziyan vukuunda taşıyıcı, malların 23. madde 1, 2 ve 4. paragraf gereğince tespit edilen değerine göre hesaplanmış kıymetten düşme karşılığı olan bedeli öder.
Ancak tazminat, mallar kısmi hasara uğramış ise, eksilen kısım için ödenmesi gereken miktarı geçemez. Somut olayda da taşınan emtianın kısmi hasara uğraması söz konusu olduğundan, mahkemece hükmedilecek tazminat miktarı hesaplanırken CMR Konvansiyonunun 25. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak ekspertiz raporunda yer alan zarar kalemlerinin ayrı,ayrı değerlendirilmesi suretiyle hangi kalemlerin bu madde kapsamında tazminin istenilebileceğinin belirlenmesi gerekirken soyut biçimde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Öte yandan Taraflar arasındaki uyuşmazlığa uygulanması gereken CMR’nin 27/1.maddesinde davalı taşıyıcının ödemekle yükümlü olduğu tazminat için ödeyeceği temerrüt faizinin başlangıç tarihinin ödeme isteğinin yazılı olarak, taşımacıya gönderildiği tarihten, böyle bir istekte bulunulmamış ise, temerrüdün dava açıldığı tarihten itibaren başlayacağının belirtilmesi karşısında, davalı taşıyanın temerrüt tarihinin anılan hüküm uyarınca ,davalı sigortacının ise hangi tarihte temerrüte düşürüldüğü belirlenerek tespit edilmesi gerekirken, faiz başlangıcına halefiyet tarihinin esas alınması doğru görülmemiştir. (Bkz. Aynı yönde Yargıtay 11 Hd nin 2009/11075 esas 2011/10704 karar sayılı ilamı)
Ne varki; CMR Konvansiyonunun 27. maddesi uyarınca, bu konvansiyona tabi taşımalarla ilgili tazminat taleplerine uygulanacak faiz oranının yıllık %5 olarak kabul edilmiş ise de, bu hüküm yabancı para üzerinden talep edilen tazminat bakımından uygulama alanı bulmakta olup, TL cinsi alacaklarda ulusal hukukta geçerli olan faiz oranlarının uygulanacağı yerleşik yargı uygulamasıyla kabul edilmektedir.
Yukarıda yapılan genel açıklamalar ışığında, istinafa konu ilk derece mahkemesinin dosyası incelendiğinde, yukarıda belirtilen ve esasa etki eden hususlarda delillerin eksik toplandığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararının duruşma yapılmaksızın kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1540, K. 2024/2683, 31 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama