KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1625
- Karar No
- 2025/82
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2025
- T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ....
- Dosya no
- ....
- Karar no
- ....
- Başkan
- .... (.......
- Üye
- .... (.......
- Üye
- .... (.......
- Katip
- .... (.......
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 23/05/2024
- Numarası
- ....... Esas ....... Karar
- Davacılar
- 1- .......
Karar Metni
2.109 kelime·11 dk okuma·8 bölüm
2- ....... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .......
VEKİLLERİ
Av..... Av.....
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 10/02/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 10/02/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 25.03.2018 tarihinde Kamil Şeker idaresindeki
....... plakalı otomobilin ....... .......’ın sevk ve idaresindeki ....... plakalı araca çarpması
sonucu meydana gelen kazada ....... plakalı araç içeresinde yolcu olarak bulunan destek .......
.......’ın vefat ettiğini, ....... plakalı aracın davalı ....... Sigorta tarafından
sigortalı olduğunu, ....... plakalı aracın .... (.......) sigorta tarafından sigortalı olduğunu,
....... Sigorta Şirketinin sorumluluğuna gidilerek destekten yoksun kalma tazminatı
için Konya....Asliye Ticaret Mahkemesinin ....... esas ve ....... karar sayılı dosyasına dava
açıldığını, Konya Bölge Adliye Mahkemesinin 01.11.2022 tarih, ....... esas ve ....... karar sayılı ilamı ile talep artırım dilekçesinin ıslah dilekçesi, ıslah dilekçesinin ise ikinci ıslah dilekçesi
kabul edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak kararın kaldırıldığını, ....... için 61.063,15-
TL, ....... için 91.860,21-TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiğini, davalı ile
yapılan arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak
kaydıyla .......’nin vefatı nedeniyle baba ....... için 1,00 TL ve anne ....... için 1,00
TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüdün oluştuğu 05.06.2018 tarihinden itibaren
işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine
bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi ....... Esas ....... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle.
"Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirme neticesinde dosya kül halinde değerlendirildiğinde davacı taraflarca davalı sigorta şirketinden kızları ....... .......'ın vefatı nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunulduğu, kazaya karışan ve ölenin eşi ....... ....... adına kayıtlı olan ....... plaka sayılı otomobilin 16.03.2018 - 16.03.2019 başlangıç ve bitiş tarihli olarak düzenlenmiş olan ....... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalandığından davalı sigortalının sigortacı sıfatı sorumluluğunun bulunduğu,
davacıların sigorta şirketine yazılı başvurusuna rağmen zararlarının tazmin edilmemesi üzerine de iş bu ek davanın ikame edildiği, Konya Bölge Adliye Mahkemesinin 01.11.2022 tarih, ....... esas ve ....... karar sayılı ilamı , Mahkememizce aldırılan aktüerya raporu, Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ....... Esas ve .......
Karar sayılı dosyasında hüküm altına alınan tazminatların 30.11.2022 tarihinde ödendiğine dair davacı vekilinin 23.02.2024 tarihinde sunmuş olduğu beyan dilekçesi ekinde yer alan makbuzlar ve dosyadaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde ;davacı vekilinin talep artırım dilekçesi de nazara alınmak suretiyle açılan davanın kabulüne karar verilerek davacı ....... için 79.183,28 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine , davacı ....... için 127.893,36 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ,
ilk davanın açılış tarihi olan 05.06.2018 tarihinde davalı sigorta temerrüde düşmüş olduğundan bu tarihten itibaren işletilecek yasal faize hükmedilmiş ve ;
Davacı ....... yönünden açılan destekten yoksun kalma tazminatı talepli davanın davacılar vekilinin 30.04.2024 tarihli talep arttırım dilekçesi doğrultusunda KABULÜ İLE; davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihindeki poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak kayıt ve şartıyla 79.183,28 TL destekten yoksun kalma tazminatının 05/06/2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı ....... yönünden açılan destekten yoksun kalma tazminatı talepli davanın davacılar vekilinin 30.04.2024 tarihli talep arttırım dilekçesi doğrultusunda KABULÜ İLE; davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihindeki poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak kayıt ve şartıyla 127.893,36 TL destekten yoksun kalma tazminatının 05/06/2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine " şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin ancak poliçe teminatı ve mevcut ise sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, müteveffanın yolcu olmasının müvekkil şirketin sorumluluk sınırını etkileyemeyeceğini, kazada kusuru olan diğer araç sürücüsü, işleteni ve sigorta şirketinin sorumluluğunda olan tutarın müvekkil şirkete yüklenmesinin mümkün olmadığını, müvekkil şirketin sorumlu olmadığı tutarlar yönünden tazminata hükmedilmesinin hukuka açıkça aykırı olduğunu, mahkemece bu hususun değerlendirilirken hatalı değerlendirildiğini,
davacı dosyayı istinaf etmediğinden davacı yönünden dosyadaki mevcut raporlar ve kararın kesinleşmiş olup, işbu rapordaki hesaplama davacı usuli müktesep hak gereği yararlanamayacağını, aleyhe bozma yasağı ve usulü kazanılmış haklar gereği, müvekkil şirket yönünden özellikle geçmiş dönem, gelecek dönem, bilinen son asgari ücret gibi verilerin bozmadan önceki hüküm tarihine göre belirlenmesinin gerektiğini, müşterek müteselsil hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kendisinden beklenebilecek tüm özen ve yükümlülüklerine uygun davrandığını, kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığını,
müterafik kusur indirimi yapılmadığını, ağır kusur ile hatır taşımasının mevcut olduğunu, pay oranlarının hatalı belirlendiğini, huzurdaki davanın tek dava dilekçesiyle, aynı sebebe dayalı ve bir kişinin vefatına ilişkin olarak açıldığını, davanın kabul sebebinin tek olduğu gibi tüm davacıların davayı tek vekile takip ettiğini, tek duruşma, tek dilekçe ve tek dava mesaisi harcanarak davanın takip edildiğini, iki ayrı ilam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle Konya....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... Esas ....... Karar ve 23/05/2024 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma istemli tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen kabul kararı, davalı sigorta vekilince aşağıdaki yönlerden istinaf edilmiştir.
Her dava, kural olarak iki kısımdan; tespit ve eda kısımlarından oluşur. Davanın kısmi nitelikte olması halinde önceden açılan davada kesinleşen ilamın tespit kısmı, kalan kısım hakkında açılan ikinci davanın tespit kısmı için kesin hüküm oluşturur ve kuşkusuz bağlayıcıdır.
Öğreti ve yargısal uygulamada; kısmi davanın redle sonuçlanması halinde tüm alacak hakkında kesin hüküm oluşacağı kısmi dava kısmen kabul kısmen redle sonuçlanırsa her iki bölüm yönünden de kesin hüküm oluşacağı, kısmi dava tümüyle kabul edilirse de kararın tespit bölümünün açılan ek dava için kesin hüküm oluşturacağı kabul edilmiştir.
Eş söyleyişle; kısmi dava sonunda davalının borcu ödemeye mahkum edilmesi veya kısmi davanın tamamen veya kısmen reddine karar verilmiş olması halinde taraflar arasındaki borç ilişkisinin varlığı ya da yokluğu da tespit edilmiş olur ki bu tespit zorunlu olarak borç ilişkisinin tümünü kapsar. Bu nedenle kısmi dava sonunda verilen ve kesinleşen kararın tespite ilişkin bölümü sonradan açılan ek dava için kesin hüküm oluşturur.
Kısacası ikinci davaya bakan mahkeme, kısmi davanın davalının sorumluluğuna ilişkin bu tespit bölümüyle bağlıdır. Burada davalının haksızlığı olgusu artık tartışılamaz hale gelmiştir. Zira, kesin hüküm bulunan bir konuda mahkemenin bu yönün doğruluğunu yeniden araştırma ve inceleme konusu yapmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Bu yön kamu düzenine ilişkin olup mahkemeler ve Yargıtayca doğrudan doğruya (resen) göz önünde tutulmalıdır.
Kısmi dava sürerken ek davanın açılmış olması halinde davalı ilk itirazda bulunarak birleştirme istememişse kısmi dava ile ek dava birleştirilemez. Ancak, ek davaya bakan mahkeme kısmi davanın sonuçlanmasını bekletici sorun yapmalıdır. Çünkü, kısmi dava tamamen veya kısmen reddedilecek olursa bu karar ek dava için kesin hüküm teşkil edecek, kısmi dava tamamen kabul edilirse de kararın tespite ilişkin bölümü ek dava için kesin hüküm teşkil edecektir.
Açıklanan hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.1980 gün ve 1980/9-73 E. 1980/186 K., 02.06.1982 gün ve 1981/11-1130 Esas 1982/549 Karar ve 09.11.1988 gün ve 1988/15-572 Esas 1988/898 K. Sayılı; 2013/7-1728 E. 2015/1036 K. Sayılı kararlarında da açıkça vurgulanmıştır.
Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesinde "(1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. (2) (Mülga fıkra: 01/04/2015-6644 S.K./4. md) (3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez." hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, davacılar vekilinin HMK'nın 109. maddesine göre kısmi dava açtığı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmasa dahi, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olmadıkça ek dava olarak geri kalan kısmını da isteyebilecektir. (Aynı yönde Nitekim Yargıtay 17 HD nin 2019/4268 esas 2020/4300 karar sayılı ilamı)
Somut olaya gelince, davacı tarafından daha önce açılan Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin .......
Esas sayılı dosyada yargılama yapıldığı, yargılama sonucunda önceki Dairemiz kaldırma kararına göre 17/02/2022 tarihli ek aktüer raporuna göre PMF yaşam tablosu ve Progressif Rant sistemi baz alınarak davacı ....... için 118.861,40-TL; davacı ....... için 175.750,62-TL tazminatın usule uygun şekilde belirlendiği, ancak Mahkemece, davacı ....... için 90.436,87-TL, davacı ....... için 162.496-TL tazminata hükmedildiği, kararın davalı sigorta tarafından istinafı sonucunda Dairemizin .......
Esas, .......
Karar sayılı ilamı ile davalı istinafının kabulü ile kararın kesin olmak üzere kaldırılarak yeniden hüküm tesis edildiği, bu kaldırma kararında ikinci ıslahın geçersiz olduğu belirtilerek davacı ....... için 61.063,15-TL, davacı ....... için ise 91.860,21-TL'ye hükmedilerek kararın kesinleştirildiği, dolayısıyla tazminatını belirleyen Dairemiz hükmünün ve önceki kaldırma kararının tespit gerekçesi ve önceki kaldırma kararına göre PMF yaşam tablosu esas alınarak 17/02/2022 tarihli bilirkişi ek raporu ile davacı ....... için 118.861,40-TL;
davacı ....... için 175.750,62-TL tazminatın kesinleşmiş olup, işbu dosya için Mahkemenin anılan asıl dosyasının ve sözü edilen ek raporun kesin delil niteliğinde olduğu, bu haliyle davacı tarafın tazminatlarının davacı ....... için 118.861,40-TL; davacı ....... için 175.750,62-TL olması nedeniyle asıl davada Dairemiz kararı ile hükmedilen davacı ....... için 61.063,15-TL, davacı ....... için ise 91.860,21-TL'nin mahsubu ile, davacılar vekilinin eldeki dosyadaki ıslah dilekçesi de nazara alınarak,
ancak aradaki bakiye kısım olarak davacı ....... için 83.890,41-TL, davacı ....... için 57.798,25-TL istenebilecek olup, Mahkemece yazılı biçimde fazla olarak hüküm kurulmasında ve güncel asgari ücreti üzerinden yeniden aktüer hesabı yapılmasında yasal isabet bulunmadığından, buna yönelik davalı istinafının kabulü, sair itirazlarının reddi ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1-b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1625, K. 2025/82, 10 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama