KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1908
- Karar No
- 2025/2668
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2025
- T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ... - ...
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ...... (...
- Üye
- ...... (...
- Üye
- ...... (...
- Katip
- ...... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 26/06/2025
- Numarası
- ... Esas ... Karar
- Davacı
- .........
- Vekili
- Av......
- Davalılar
- 1- .........
- Vekili
- Av......
Karar Metni
2.859 kelime·14 dk okuma·7 bölüm
2- ......... VEKİLİ : Av......
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 09/12/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 09/12/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı .........'ın maliki ve sürücüsü olduğu, diğer davalı .........A.Ş.'ye ......... poliçe numarası ile sigortalı bulunan ......... plakalı araç, 22/01/2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdiğini, davacı araç şoförü ........., ......... plakalı araç çekicisi ve ......... plakalı yarı römorkun (dorse) sağ şeritte seyir halinde ilerletirken, ......... isimli ......... araç maliki ve sürücüsü (Fiat Egea marka) hızı ve takip mesafesini korumaması ve alkollü olması nedeniyle davacı aracına hızla arkadan çarptığını,
olay neticesinde Trafik Polisleri tarafından Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı düzenlendiğini, bu tutanak doğrultusunda.
"Bu kazanın oluşumunda her iki araç sürücüsünün beyanları uyuşmaması ve kaza yeri inceleme araştırmalar sonucunda herhangi bir kazaya ait iz emare delillerin araç yoğunluğundan yol üzerinde dağılmış olması tanık ve kamera görüntülerinin olmaması nedeniyle kaza ile ilgili herhangi bir kusur dağılımı yapılamamıştır." şeklinde kusur oranları belirlenemediğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller" başlıklı 84'üncü maddesinde "arkadan çarpma" bir asli kusur sebebi olarak düzenlendiğini,
ayrıca aynı kanunun 56/c: " Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar." hükmüne yer verildiğini, yine 2918 Sayılı KTK'ya göre alkollü araç kullanmakta bir kusur sebebi olduğunu, kazanın oluşumu sonrası sigorta şirketine başvuru yapıldığın ve dönüş alınamadığını, davacıya ait araçta meydana gelen hasar onarım bedeli öncelikle sigorta şirketi tarafından ödenmediğini ve davacı aracını kendi imkanlarıyla tamir ettirmek zorunda kaldığını, sonrasında ise davacı hesabına onarım masrafına yetmeyecek miktarda 22.825,00 TL ödeme yapıldığını,
bu miktarın dosyanın bilirkişiye tevdi ve karar aşamasında mahsubunu talep ettiklerini, davacı aracını ticari amaçla kullandığı için onarım süresi boyunca kazanç kaybına uğradığını, davacı aracının 22/01/2024 tarihi baz alındığında aylık getirisinin 125.000,00 / 150.000,00 TL arasında, yargılama neticesinde hükmedilecek tazminatın tahsilinin sağlanabilmesi ve davacının alacaklarının teminat alınması amacıyla davalı .........'ın menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyati haczine karar verilmesini belirterek,
fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00 TL hasar onarım bedeli ve 100 TL değer kaybı alacağının kaza tarihinden itibaren (sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketini poliçe limitleri kapsamında sorumlu tutarak) müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL araç mahrumiyet bedeli ve şimdilik 100 TL kazanç kaybı alacağının kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte yalnızca davalı .........'dan tahsiline k arar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .........A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ......... plakalı araç davacı şirket nezdinde ......... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 11/09/2023-11/09/2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 200.000,00 TL olduğunu, davacıya hasar onarım bedeli olarak 22.825 TL ödendiğini, tazminata hükmedilmesi halinde ödenen tutarın poliçe limitinden tenzili gerektiğini, poliçe limitini bildirmeleri davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını,
davacı taraf usulüne uygun başvuru yapmadığından öncelikle davanın usulden reddini talep ettiklerini, hasar onarım bedeli gerek ekspertiz raporu gerekse faturalarla tespit edilebilecek nitelikte olduğunu, madde metninden de anlaşılacağı üzere, belirsiz alacak davasının açılabilmesi,
dava değerinin davanın açıldığı tarihte davacı tarafça belirlenebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde mümkün olduğunu, işbu dava konusu miktar davacı tarafça belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğu müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davacıya.
20/03/2024 tarihinde 20.750 TL, 21/03/2024 tarihinde 2.075 TL olmak üzere toplam 22.825 TL ödendiğini, dava konusu kaza kapsamında zararın karşılanmış olması sebebiyle davanın reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, araç hasarı talebine ilişkin başvuru sahibinin tanzim ettirdiği fatura, eksper raporu ve delil tespiti sonuçlarının kabul etmediklerini, fahiş hesaplamanın yer aldığı,
herhangi bir amortismanın mahsup edilmediği ve iskonto uygulanmadan hesaplamanın yapıldığı fatura, eksper raporu ve delil tespiti sonuçlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, davalı şirket anlaşmalı olduğu onarım merkezinde davacının aracının zararını giderebilecekken sigorta şirketinin bu hakkını kullanamadığını, Genel Şartların B.2.
Tazminat Ve Giderlerin Ödenmesi maddesi 2.2. bendinde yedek parçalara, sigortacı yedek parça tedarik iskonto uygulaması olarak en az %32 oranında, aksi halde genel sektör uygulaması olarak en az %20 iskonto uygulanması gerektiğini, poliçede sigorta bedeline KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerektiğini, araç kilometresi yüksek ise veya daha önce benzer hasarlara maruz kaldı ise değer kaybından söz edilemeyeceğini, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde,
böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluğu da bulunmadığını, davacının talep etmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu, davanın sigortalı .........'a ihbarına, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ......... davaya cevap dilekçesi sunmamıştır, vekili duruşmalarda alınan beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Mahkememizce Adli Trafik Bilirkişisi ile Makine Mühendisi Bilirkişiden dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak rapor alınmış, 07/04/2025 tarihli raporda sonuç olarak; ......... plaka sayılı otomobilin sürücüsü .........' ın: 2918 Sayılı KTK' nun 48.mad.
(Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır.) trafik kuralını ve 56/c maddesinde açıklanan trafik kuralları ile bu kurallara karşılı gelen aynı kanunun trafik kazalarında sürücü asli kusurlarından sayılan 84/d (Arkadan Çarpma) trafik kuralını da ihlal ettiği, ......... plaka sayılı çekicinin ve ......... plakalı yarı römorkun şoförü .........'ın kural ihlalinin bulunmadığı, ......... plakalı araçta meydana gelen hasar miktarının kaza tarihinde KDV dahil 49800,00 TL olduğu, davacıya 20-21/03/2024 tarihinde hasar miktarı olarak 2.2825,00 TL ödendiği,
bakiye miktarın 49.800-22.825 = 26.975,00 TL olduğu, bakiye miktarın poliçe kapsamında olduğu, ......... plakalı araçta meydana gelen ticari kazanç zararının kaza tarihinde 38.500,00 TL olduğu, kusur oranına göre talep edilecek miktarın %100 X 38.500,00 = 38.500,00 TL olduğu, ......... plakalı araçta değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının olmadığı belirtilmiştir.
Davacı vekili 03/06/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Buna göre talep ettiğimiz hasar onarım bedeli 100 TL talebimizi 26.875 TL artırarak bilirkişi raporu doğrultusunda 26.975 TL'ye, 100 TL kazanç kaybı talebini de 38.400 TL arttırarak 38.500 TL'ye çıkarttıklarını,
Faiz başlangıcı açısından yapılan değerlendirmede; uyuşmazlığın haksız eylemden kaynaklandığı, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerektiği, bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabul edileceği, 07/05/2024 tarihinde temerrüde düştüğü Mahkememizce kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; 22/01/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının maddi tazminat talebin de bulunduğu Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporları ile bedel artırım dilekçesi bir arada değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
Araç hasar tazminatı yönünden 26.975,00 TL ile kazanç kaybı 38.500,00 TL olmak üzere toplam 65.475,00 TL maddi tazminatın, davalı ......... yönünden kaza tarihi olan 22/01/2024 tarihinden itibaren, diğer davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 07/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi ve araç değer kaybı tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı .........A.Ş. vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde kazanç kaybı bedeli talebinden müvekkili şirketin hariç tutulduğunu ve yalnızca davalı .........'dan tahsilinin talep edildiğini, buna rağmen mahkeme tarafından müvekkili şirketin kazanç kaybından sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, dosyada kazanın meydana geliş şeklini net bir şekilde gösterecek belgenin bulunmadığını, sürücülerden hangisinin kusurlu olduğunun kesin olarak tespit edilemediği durumda kusurun yarı yarıya paylaştırılması gerektiğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek kriterlerden yoksun olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ......... vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; her ne kadar müvekkilinin alkollü olduğu dosya kapsamındaki bilgilerden sabit olsa da kazanın nedeni alkol değilse o kişinin zararlı sonuçtan sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin alkol düzeyi görüşünü ve bilincini kötü etkileyebilecek düzeyde olmadığı gibi kazanın gerçekleştiği mevsimin kış olup vaktin gece vakti olduğunu ve yolların ıslak olduğunu, hem dosyada hem de bilirkişi raporunda davacının kusurunun belirlenmesine olanak verecek yeterli delil bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun zararların neye göre hesaplandığı, hangi verilere ve kaynaklara dayandığı gibi bilgilerden yoksun olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava, trafik kazasından kaynaklı araç hasarı nedeniyle onarım, araç değer kaybı, araç mahrumiyet ve kazanç kaybı bedelleri istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı şekilde verilen karara karşı davalılarca istinaf isteminde bulunulmuştur. 1-Davalıların Kusura itirazının değerlendirilmesinde;
Dava konusu kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında; "sürücü .........' ın sevk ve idaresindeki ......... plakalı otomobili ile Çevre Yolu Bursa istikametinden, Eskişehir istikametinde 3 şeritli yolun en sol şeridinde seyir halindeyken belirtilen mevkiye geldiğinde aracının sağ ön far kısımları ile sürücü .........' ın beyanına göre sevk ve idaresindeki ......... plakalı çekiciye bağlı ......... plakalı yarı römorkun sol arka kısımlarına çarpması sonucu trafik kazasının meydana geldiğinin anlatıldığı, sürücü beyanlarının uyuşmaması,
kazaya ait herhangi bir iz ve emareye , tanık ve kamera kaydına ulaşılamaması nedeniyle kusur dağılımı yapılamadığınn belirtildiği, Sürücü .........' ın 0.81 promil alkollü olduğunun, sürücü .........' ın alkolsüz olduğunun tespit edildiği," bildirildiği,
Mahkemece adli trafik bilirkişi ve makine mühendisinden alınan 07/04/2025 tarihli raporda; kazanın Karayolunun bölünmüş yol olduğu ve yolun şerit çizgileriyle işaretlediği, her bir yönün de 3 şeritli olduğu, Kaza yerinde düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı incelendiğinde, ......... plaka sayılı otomobilin orta refüje yakın sol şeritte, sağ ön kısmı hasarlı olarak, ......... plaka sayılı çekici ve bağlı ......... plaka sayılı yarı römorkun ise sağ şeritte ve römorkun sağ arka kısmı hasarlı olarak gösterildiği,
Araçların hasarlı yerleri ve tespit tutanağında geçen sürücü beyanları da dikkate alındığında, kazanın arkadan çarpma ile meydana geldiğinin anlaşılabildiği, farklı bir beyan veya tespitinde bulunmadığı, davalı sürücünün asli kusurlarından sayılan 2918 sayılı KTK'nın 84/d (Arkadan Çarpma) trafik kuralını da ihlal ettiği, ......... plaka sayılı çekicinin ve ......... plakalı yarı römorkun şoförü .........'ın kural ihlalinin bulunmadığı, görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Kaza tespit tutanağında, kusur dağılımı yapılamamış ise de; araçların hasar aldığı kısımlar sabit olup, buna göre mahkemece kusur yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunun, açıklayıcı ve denetime elveriş olduğu, yukarıda belirtilen nedenle kaza tespit tutanağı ile arasında çelişki bulunmadığı, davalı sürücünün 0,81 promil alkollü olduğu sabit olmakla birlikte, bunun kazadaki kusur dağılımına tesiri olmadığı, kazanın davalı sürücünün aracının sağ ön kısmı ile davacıya ait çekiciye takılı römorkun, sol arka tarafına çarpması şeklinde oluştuğu, bu itibarla 07/04/2025 tarihli raporun hükme esas alınmasında bir yanlışlık olmadığı kanaatine varıldığından, itirazların reddi gerekmiştir.
2-Davalı .........'ın hesaba itirazında;
Davalılar gerçek zarardan sorumludur. Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2. el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği, tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği, hasar bedelinin piyasa rayiç değeri belirlenmek suretiyle davacının gerçek zararı tespit edildiği, 07/04/2025 tarihli raporun, hasarla uyumlu olduğu, yargıtay içtihatlarına göre hazırlandığı,
Kazanç kaybına ilişkin, davacının aracının çekici olduğu ve hasar gören römorkun ticari nitelikte kullanıldığı dosya kapsamıyla sabittir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacının aracın onarım süresince çalışamaması sebebiyle kazanç kaybının ne kadar olacağı, günlük yapılması gereken zorunlu giderlerin ve günlük net kazancın ne kadar olduğu konusunda kazanç kaybı hesaplanmıştır.
Bilirkişi raporunda, Konya Ticaret Odası ve Konya Şöfor Nakliye ve Otomobilciler Esnaf Odasınından celp edilen kayıtlara göre davacının yapmak zorunda olduğu amortisman, yakıt gibi zorunlu giderler dışında günlük net kazancının ne kadar olacağı, aracın kaza sonucu oluşan hasarlarının davacı talebiyle bağlı kalınmadan ne kadar sürede onarılacağı ve onarım süresince meydana gelen toplam kazanç kaybının ne olacağı hususlarında denetime elverişli şekilde belirlenmiş olduğu anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiştir.
3-Davalı sigortanın kazanç kaybından sorumlu olmadığı itirazında;
Davalı trafik sigortacısı sadece doğrudan zararlardan sorumlu olup, Davacı tarafın talep ettiği kazanç kaybının, kazadan doğan doğrudan zarar olmadığı ve zorunlu trafik sigortacısı olan davalının bu zarar kaleminden sorumlu olmadığı, mahkemece davalı sigortanın kazanç kaybından da sorumlu tutulmasının doğru olmadığı anlaşılmakla, itirazın kabulü gerekmiştir.
Bu nedenle davalı ......... vekilinin istinaf başvurusun reddine, davalı .........A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1/b.2 maddesi gereğince esas hakkında yeniden hüküm kurularak, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1908, K. 2025/2668, 9 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama