KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2737
- Karar No
- 2026/301
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ... - ...
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Katip
- ..... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 11/09/2025
- Numarası
- ... Esas ... Karar
- Davacı
- ........
- Vekili
- Av.....
- Davalı
- (İFLAS NEDENİYLE) ........
- Vekili
- Av.....
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 26/02/2026
- İstinaf karar yazım tarihi
- 26/02/2026
Karar Metni
1.946 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Konya'da çikolata ve şekerleme üretimi yaptığını, davalı ile büyük miktarlı alışverişler yaptığını, bu alışverişin devamı sırasında davalı taraf konkordato talebinde bulunduğunu, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
E. sayılı dosyası ile 29.01.2021 tarihinde 3 ay süre İle geçici konkordato mühleti verildiğini,07.01.2022 tarihinde 1 yıl süre ile kesin konkordato mühleti verildiğini,22.06.2023 tarihli karar ile de konkordatonun tasdik edildiğini, Konkordatonun tasdik edilmesinden önceki döneme ilişkin olarak müvekkili şirketin 528.069,52 TL alacağı bulunduğunu, bu alacağa dayalı olarak her hangi bir yasal işlem yapılmadığını, Konkordato kapsamında ödeneceğini düşündüklerini, Konkordatonun tasdik edilmesinden sonra da müvekkili tarafından davalı şirkete ürün satılıp teslim edildiğini, satışlar sebebi ile.
20/06/2022 tarih, ........ nolu, 828.216,00 TL bedelli, 21/06/2022 tarih, ........ nolu, 897.177,60 TL bedelli, 24/08/2022 tarih, ........ nolu, 126.000,00 TL bedelli, 19/11/2022 tarih, ........ nolu, 202.500,00 TL bedelli, 20/02/2023 tarih, ........ nolu, 948.000,00 TL bedelli, 20/02/2023 tarih, ........ nolu, 530.620,00 TL bedelli, 20/02/2023 tarih, ........ nolu, 792.160,00 TL bedelli, 26/05/2023 tarih, ........ nolu, 44.616,00 TL bedelli, 30/05/2023 tarih, ........ nolu, 44.616,00 TL bedelli toplam 4.413.905,60 TL fatura tanzim edildiğini,
davalı tarafça 31.05.2023 tarihinde 44.616,00 TL ve 23.06.2023 tarihinde 71.636,50 TL iade faturası kesildiğini, bu satışlardan sonra davalı tarafın yapmış olduğu ödemeler ve iade faturaları düşüldükten sonra müvekkilinin bakiye 485.283,44 TL alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için davalının konkordato komiserlerine mail yazıldığını ve sonuç alınamadığını, Konya ....icra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile alacağın tahsili amaçlı icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça borca ve yetkiye itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, arabuluculuğa başvuru yapıldığını anlaşma sağlanamadığını, davacının ticari ikametgahının Konya olduğundan Konya İcra Müdürlükleri bu olayda yetkili olduğunu, bu nedenlerle; fazlaya dair her türlü hakları saklı tutularak; davalımn Konya ....İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 485.283,44 TL lik kısım yönünden iptali ile takibin 485.283,44 TL asıl alacak üzerinden devamını; davalının tamamen kötü niyetli olarak itiraz etmesi sebebi ile % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini; yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; yetkili icra dairesinin; genel olarak borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi olduğunu, yetkili mahkeme borçlunun yerleşim yeri Büyükçekmece olduğundan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili aleyhine, davacı tarafından, konkordato mühleti dışında kalan fatura borçlarının ödenmediği gerekçesiyle Konya .... İcra Müdürlüğü ...
E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığından haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin konkordato planı dışındaki borçlarını eksiksiz yerine getirdiğini, davacı tarafından kesilen faturalardaki ürünlerin tam olarak teslim edilmediğini, müvekkiline teslimi sağlanmayan ürünlerin bedeli fatura bedellerinden düşülerek ödeme yapıldığını, bu nedenlerle;
davanın öncelikle usulden reddini, haksız ve kötü niyetli olan itirazın iptali isteminin ve icra inkar tazminatı talebinin reddi ile davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesinin kararı ile. "Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde. Davalı takibe ilişkin borca itirazda bulunmuş ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin varlığına dair herhangi bir uyuşmazlık bulunmayıp bu durumda davacı ticari defterlerinde kayıtlı bulunan bedelin ödendiğine dair ispat külfeti davalı - borçlu üzerindedir.
Yargılama safhasında davalı borcun ödendiğine dair herhangi bir delil sunmamış olup, davalı defterlerinden dahi davacının alacaklı olduğu tespit edildiğinden ve dosya muhtevası itibariyle davacının usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerinin aksini gösterir herhangi bir delil sunulmadığından davacının, davalıdan 485.283,44 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmış olup, vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir.
Alacak likit ve muayyen olduğundan kabul edilen miktar üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 97.056,68 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Davanın KABULÜ İLE; Davaya konu Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptali ile, takibin; 485.283,44 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, Kabul edilen miktar üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 97.056,68 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı taraf ticari defterlerini açıkça hukuka aykırı tutmuş olup müvekkili üzerinden haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, 20/02/2023 tarihinde düzenlenen faturaların 01/12/2023 tarihinde ticari defter kayıtlarına işlendiğinin iddia edildiğini, 3 adet faturanın 10 ay boyunca ticari deftere işlenmemesi davacı tarafın bu hususta ticari defterleri usulüne uygun tutmadığı ve bedelin haksız olarak talep edildiğini açığa çıkarttığını, bu hususlara dikkat edilmeden oluşturulan bilirkişi raporunun kabul edilebilir olmadığını,
bu açık muvazaaya rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin kararın yerinde olmadığını açığa çıkarttığını, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, haksız ve kötüniyetli bedelin tahsili isteminin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Mahkemece 05/12/2024 tarihinde verilen kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine, dairemizin 14/03/2025 tarih ve ... E.-... K. Sayılı kararı ile;
"İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline karar verilmiş ise de; eldeki dava açıldıktan sonra Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle öncelikle mahkemece iflas kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak ve davacı alacaklıya İİK’nun 245 ve 255/2 madde gereğince davayı takip konusunda aldığı belge varsa sunması için süre verilmesi, sunulduğu takdirde davanın esasının incelenmesi, sunulmadığı takdirde davanın iflas idaresine ihbarı ile taraf teşkilinin sağlanması ve iflas idaresinin huzuru ile davaya devam edilerek davanın esasının incelenmesi ve hükmün iflas idaresi lehine veya aleyhine kurulması gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isebetli görülmemiştir. (Bkz. aynı yönde YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2014/18025 ESAS, 2017/483 KARAR; YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2014/5130 ESAS, 2016/10218 KARAR sayılı ilamları)" gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş olup,
Mahkemece, kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde yazılı olduğu şekilde karar verildiği görülmüştür.
Davalı ........ Tic. Ltd. Şti.'nin, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.-... K. Sayılı kararı 27/03/2024 tarihinde İflasına karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, davanın iflas idaresine yöneltildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 194. maddesi uyarınca açılan bu dava kayıt kabule dönüşecektir.
İşin esasına yönelik yapılan incelemede;
İlk derece mahkemesince, dairemiz kaldırma kararı öncesinde, davacı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinden inceleme yapan mali müşavir bilirkişinden alınan 16/05/2024 tarihli raporda; davacı yana ait incelenen 2022 ve 2023 yılı ticari defter-belgeleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davacının 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı yanın takibe konu etmiş olduğu 4.413.905,60 TL toplam fatura bedelinden 601.535,94 TL alacağı nedeniyle 06.10.2023 tarihinde takip başlattığı;
takip tarihi itibariyle, davacı defterlerinde kayıtlı olan takibe konu faturalar toplamının 2.143.125,60 TL olduğu, takip tarihi itibariyle davalı şirketin 1.257.427,04 TL alacaklı olarak göründüğü; takibe konu 20.02.2023 tarihli 2.270.780,00 TL bedelindeki toplam 3 adet faturanın takip tarihinden sonra 01.12.2023 tarihinde defter kayıtlarına intikalinden sonra dava tarihi itibariyle 1.013.352,96 TL davacı şirketin alacaklı hale (takip tarihinden sonra) geldiği görüş ve kanaatinin bildirildiği,
Müflis şirket ticari defter ve kayıtları üzerinden incelemenin yapıldığı, 05/11/2024 tarihli Ek Raporda; uyuşmazlığın, icra takibine konu 20/03/2023 düzenleme tarihli 3 adet faturadan kaynaklandığı, bu faturaların davacının ticari defter kayıtlarına 01/12/2023 tarihinde (icra takip tarihinden sonra) kaydedildiği, Ancak, 3 adet faturanın davalı müflis şirketi defterlerine 20/02/2023 tarihinde kaydedilmiş olduğu, uyuşmazlık konusu faturaların kayıtlara geçmesi ile davalının davacıya toplam 2.243.279,99 TL borçlu bulunduğu, davacı kayıtlarına göre 23/06/2023 tarihi itibariyle davacının davalıya 1.257.427,04 TL borçlu olduğu,
buna göre davalının davacıya 2.171.643,99 - 1.257.427,04 = 914.216,45 TL borçlu bulunduğu, takip dayanağı faturalar toplamının 4.413.905,60 TL olduğu ve bu faturalardan kalan bakiye olan 601.535,94 TL için takip başlatıldığı üzere davalı kayıtlarının kabulü halinde dahi davacının takip tarihi itibariyle 601.535,94 TL alacaklı olduğu, görüşünün bildirildiği görülmüştür.
Taraf ticari defter ve kayıtları üzerinden inceleme yapılan bilirkişi raporları çerçevesinde; davacı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre müflis şirketten 1.013352,96 TL alacaklı olduğu, salt fatura düzenlenmesinin alacağın ispata yeterli olmadığı,
fatura içeriğindeki malların da karşı taraf teslim edildiğinin usulünce kanıtlanması gerektiği, Ancak, müflis şirket ticari defter ve kayıtları üzerinden yapılan incelemeye göre her ne kadar 20/02/2023 tarihli 3 adet fatura davacı ticari defterlerine icra takibinden sonra kaydedilmiş ise de bu faturaların müflis şirketin ticari defterlerine düzenleme tarihi olan 20/02/2023 tarihinde kaydedildiği, fatura bedellerinin ödendiğinin ispat külfetinin davalı müflis şirket üzerinde olduğu, buna ilişkin geçerli ödeme belgesi sunulamadığı,
netice olarak aleyhine delil teşkil eden kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davalı müflis şirketin davacı şirkete takip tarihi itibariyle 914.216,45 TL borçlu olduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla ilk derece mahkemesince, dava konusu edilen 485.283,44 TL yönünden kabul kararı verilmesinde bir yanlışlık bulunmamakta ise de; dava, İİK'nun 194. maddesi uyarınca kayıt kabule dönüşeceğinden, davacı alacağının iflas sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, itirazın iptaline şeklinde karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca kayıt kabul davasında icra inkar tazminatına hükmedilemeyecek ise de, buna yönelik davalının açık istinafı olmadığından, icra inkar tazminatı da, sıra cetveline kaydına karar verilen miktara eklenmiştir.
Açıklanan sebeple, 6100 sayılı HMK'nın 297/2.maddesi uyarınca kamu düzeni nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1/b.2 maddesi gereğince esas hakkında yeniden hüküm kurularak, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2737, K. 2026/301, 26 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama