KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/371
- Karar No
- 2025/477
- Karar tarihi
- 21 Mart 2025
- T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- .....
- Dosya no
- .....
- Karar no
- .....
- Başkan
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Katip
- ..... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/11/2024
- Numarası
- ... Esas ... Karar
- Davacı
- .....
- Vekilleri
- Av......- Av.....
- Davalı
- .....
- Dava
- Kayıt ve kabul
- İstinaf karar tarihi
- 21/03/2025
- İstinaf karar yazım tarihi
- 24/03/2025
Karar Metni
1.409 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili 04/08/2023 tarihli dilekçesiyle; davacının davalı müflis şirketten alacaklı olduğunu, davalı şirketin ise iflasına karar verilip iflas masasının oluşturulduğunu, alacaklarının iflas masasına bildirilmesine rağmen alacak taleplerinin kabul edilmediğini beyan ederek, davalı müflis şirketten iflas tarihi itibariyle 1.824.843,54 TL olan alacaklarının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı müflis şirketi temsilen iflas idaresi adına iflas müdürlüğü, duruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Somut olayda ; Davanın, yukarıda yazılı Yargıtay emsal içtihadında belirtildiği üzere görevli ve yetkili mahkemesinde, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, davanın esas yönünden incelenmesi gerekmiştir.
Davalı müflis şirketi temsilen iflas idare memuru seçilememiş ise de, Yargıtay HGK’nun 01/03/2022 gün ve 2019/11-617 E. 2022/235 K. sayılı emsal içtihadı gereğince, iflas dairesinin (müdürlüğünün) iflas idaresinden sorumlu olduğu sonucuna varılarak tebligatlar iflas idaresi adına iflas müdürlüğüne yapılmıştır.
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/04/2022 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile davalı müflis ........ Müh. Nak. İnş. Pet. Otom. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin iflasına, iflasın 27/04/2022 tarihi itibariyle açılmasına karar verildiği ve kararın da 09/02/2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan mali müşavir bilirkişinin 11/02/2024 tarihli raporuna göre, her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı şirketin kendi ticari defterlerine göre ve 27/04/2022 iflas tarihi itibariyle davalı müflis şirkete 1.877.050,99 TL. borçlu olduğu, müflisin ticari defterlerine göre de müflisin davacı şirketten iflas tarihi itibariyle 3.850.003,57 TL. alacaklı olduğu belirlenmiştir.
Davacının bizzat kendi ticari defterlerine göre davalı müflis şirkete borçlu olduğu, ispat yükünün davacı tarafta olup kendi ticari defterlerinin davacı aleyhine delil teşkil ettiği, davacının alacağını ispat edemediği belirlendiğinden, davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde davacının davasının ispat edilememesi nedeniyle reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, rapordaki gibi depozito ve teminatlar hesabının müflisin alacağının kabul edilmesinin açıkça müflisin sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, ayrıca müflisin iflas tarihinden önce yapılan iş ve işlemlerine dair müvekkili şirket tarafından bir takım faturaların kesildiğini, müflis adına ödemeler yapıldığını, borcun doğum tarihine bakılarak bu bedellerin iflas masasına kaydı hususunda esas alınması gerektiğinin belirtilmesine rağmen bu yönde inceleme yapılmadığını beyan ederek Yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222. maddesi;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmünü amirdir.
Yine belirtilmelidir ki; HUMK daki ve HMK daki yazılı belge ile (ki belge kişinin kendi aleyhine olarak kendisi tarafından düzenlenir) ispat ilkesinin yegâne istisnasının tacirlerin basireti ilkesinin sonucu olan ticari defterler olduğunu asla nazardan kaçırılmamalıdır.
Tacir basiretlidir, defterlerinde sadece ve sadece gerçekler yazılıdır. Defter delilini delil yapan; tacirle ilgili basiret ilkesidir. Basiret ilkesi olmasaydı, defter delili olarak bir delil bulunmayacaktı. Tacir basiretlidir, tacir basireti gereği her işi gibi defterlerini de yasalara göre tutacaktır. Silahların denkliği ilkesi önemli bir ilkedir, ticari defterler hasmın defterlerine hasretme durumu hariç, her iki tacirin de ticari işletmesi ile ilgili davalarda delil olabilir.
Yine HMK nın 222 ve devamı maddelerine göre defterlerin sahibine delil olabilmesi için uyuşmazlığın ticari işten kaynaklanması, uyuşmazlığın tacirler arasında çıkmış olması, ticari defterlerdeki kayıtların birbirini doğrulaması, ticari defterlerin kanuna uygun tutulmuş olması gerekir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunun; "Üçüncü Kişinin Belgeyi İbraz Etmemesi" başlıklı 221. Maddesinde,
"(1) Mahkeme, üçüncü kişi veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin ibrazını emreder.
(2) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek; belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise bunun sebebini delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır. Mahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.
(3) Belgeyi ibraz zorunda olanlar, tanıklıktan çekinmeye ilişkin hükümlere göre, belgeyi ibrazdan veya bu konudaki tanıklıktan çekinebilirler. Belgeyi ibraz veya bu konuda tanıklık yapmak zorunda olanlar hakkında, tanıklara ilişkin hükümler uygulanır"
Sıra cetveline itiraz davalarında dava açma süresi, görev ve yetki 2004 sayılı Kanun'un 235. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre dava açma süresinin ilandan itibaren başlayacağı belirtildikten sonra, ayrıca 2004 sayılı Kanun'un 223/3. maddesi hükmünün saklı olduğu belirtilmiştir.
Saklı tutulan hükme göre, iflas masasına müracaat eden alacaklılar tebligatı kabule elverişli adres gösterir, yazı ve tebligat masrafları için avans yatırmışlarsa sıra cetveline itiraz davası açma süresi bu alacaklılar hakkında sıra cetvelinin kendilerine tebliğinden itibaren başlar. Davanın onbeş gün içinde açılması gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınır.
2004 sayılı Kanun'un 235/1. maddesine göre sıra cetveline itiraz davası iflas kararı veren ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir ticaret mahkemesinde açılabilir. Görevin belirlenmesinde dava değerinin önemi olmadığı gibi, buradaki mahkemenin yetkisi de kamu düzenine ilişkindir.
Dava, "Kayıt ve Kabul" davasıdır.
Somut olayda; Davanın, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/04/2022 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile davalı müflis ........ Müh. Nak. İnş. Pet. Otom. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin iflasına, iflasın 27/04/2022 tarihi itibariyle açılmasına karar verildiği ve kararın da 09/02/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan mali müşavir bilirkişinin 11/02/2024 tarihli raporuna göre, her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı şirketin kendi ticari defterlerine göre ve 27/04/2022 iflas tarihi itibariyle davalı müflis şirkete 1.877.050,99 TL. borçlu olduğu, müflisin ticari defterlerine göre de müflisin davacı şirketten iflas tarihi itibariyle 3.850.003,57 TL. alacaklı olduğu belirlenmiştir.
Davacının bizzat kendi ticari defterlerine göre davalı müflis şirkete borçlu olduğu, ispat yükünün davacı tarafta olup kendi ticari defterlerinin davacı aleyhine delil teşkil ettiği, davacının alacağını ispat edemediği belirlendiğinden, davacının davasının reddine karar verilmesi doğrudur.
Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/371, K. 2025/477, 21 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama