İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/870 K.2025/1790

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar…

Esas2025/870Karar2025/1790Tarih26 Eylül 2025Okuma12 dk · 2.331 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Esas No
2025/870
Karar No
2025/1790
Karar tarihi
26 Eylül 2025
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
... - ...
Dosya no
...
Karar no
...
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
13/02/2025
Numarası
... Esas ... Karar
Davacı
......
Vekili
Av...
Davalı
1- ...
Vekilleri
Av....
Davalı
2- ...
Vekili
Av...
Davalı
3- ......
Dava
Alacak
İstinaf karar tarihi
26/09/2025
İstinaf karar yazım tarihi
26/09/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.331 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davacının oğlu ......'a 05/10/2021 tarihinde ...... 'in kullandığı ...... plakalı aracı ile bisikletli ...... a çarptığını, ...... un olay yerinde vefat ettiğini, olay ile alakalı Köyceğiz Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile şüpheli ...... hakkında yargılamanın devam ettiğini, bu kazada ...... un herhangi bir kusurunun olmadığını, iş bu trafik kazasına karışan ...... plakalı aracın ...

AŞ. kapsamında sigortalı olduğunu, yaşanan trafik kazasında müteffa ...... un ileride sağlayacağı destekten annesinin mahrum kaldığını, ayrıca bir süre evladının ölümü nedeniyle hastanede pskolojik tedavi gördüğünü, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını bu sebeple iş bu davanın açıldığını, bu sebeple davacının destekten yoksun kaldığının kesin olarak belilrlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere 1.000 TL destekten yoksun kalma takzminatının ve 100.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özet olarak; söz konusu açılan davada davacı tarafça davalı sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe kapsamında olduğunu, sigortalının kusurlu olması halinde sorumluluğunun doğacağını ve iş bu davada sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, müteveffanın kusurlu olduğunu, müteveffanın müterafik kusuruna ilişkin ...... un kaza sırasında kask ve koruyucu kıyafet giymediğini, müteveffanın kaza tarihi itibariyle 5 yaşında olduğu için gelir getirici bir işte çalıştığının kabulünün mümkün olmadığını,

sigorta şirketinin ancak gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu, bu durumda tazminat miktarının en fazla zarar kadar olabileceğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu asıl alacağa ancak dava tirihinden itibaren yasal faize hüküm altına alınabileceğini, bu sebeplerle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Dava, tazminat isteminden ibarettir.

Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.

Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigortacı kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. Gün itibariyle temerrüde düşecektir.

Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.

Somut olayda davacı ...... davaya konu trafik kazası sonucunda ölen ......'un desteğinden yoksun kaldıklarını iddia ederek destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.

Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 20/09/2024 tarihli ATK raporu ile davaya konu trafik kazasının oluşumunda davalı araç sürücüsü ......'in % 25 oranında muris ......'un %75 oranında kusur olduğu tespit edilmiştir.

2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler, belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. Bu kapsamda davadan önce yapılan bir ödemenin bulunması halinde öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması gerekmektedir. Yapılan hesaplama neticesinde ortaya çıkan tutar ile yapılan ödemenin tutarı arasında aşırı nispetsizlik olması halinde ise bu sefer güncel verilere göre tazminat hesabı yapılması ve hesaplanan tutardan ödemenin güncellenmiş hali ile birlikte mahsup edilmesi gerekmektedir. (YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2017/256 E 2019/8940 K)

Somut olayda, davalı sigorta şirketi tarafından davacı ......'a 02/08/2022 tarihinde 79.000,00 TL tutarında ödeme yapılmıştır. Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 02/12/2024 tarihli bilirkişi raporu ile ödeme tarihi olan 02/08/2022 tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile davacıların gerçek zararları arasında aşırı fark olmadığı hatta sigorta tarafından fazla ödeme yapıldığı tespit edilmiştir.

Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 02/12/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.

Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )

Somut olayda, kazanın oluş şekli ve sonucu, davacının müteveffa ile olan bağı, tarafların kusur oranları, paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları, manevi tazminatın tatmin ve caydırıcılık fonksiyonu dikkate alınarak davacının manevi tazminat davasının davalılar ...... ve ... İnş. Ltd. Şti yönünden kısmen kabulüne, davalı ... A.Ş.'nin poliçesi kapsamında olmadığından bu davalı yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Davacının destekten yoksun kalma tazminat talebinin REDDİNE

Davacının davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının REDDİNE

25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ...... ve ... İnş Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin REDDİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 02.12.2024 tarihli hesap raporuna karşı itirazlarının ve yeniden rapor aldırılması taleplerinin yerel mahkemece haksız olarak reddedildiğini, eksik ve hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınması ve rapor gerekçe gösterilerek destekten yoksun kalma taleplerinin reddedilmesini kabul etmediklerini, müvekkilinin çocuk yaşta kaybettiği evladının manevi olarak karşılığının 25.000,00 TL olarak değerlendirilmesinin de kabul edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava, Destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı şekilde verilen karara karşı davacı vekilince destek tazminatı hesabına ve manevi tazminatın az taktir edildiğine yönelik olarak istinaf isteminde bulunulmuştur.

1-2025 asgari ücret verilerinin hesapta dikkate alınması gerektiği itirazında;

Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 111.maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece re'sen dikkate alınmalıdır.

Somut olay nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından davacıya davadan önce ödeme yapılmış, ibraname imzalanmıştır. Eldeki davada KTK'nın 111. maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmediği görülmektedir.

Bu durumda; maluliyet tazminatı hesabında öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre PMF 1931 yaşam tablosu esas alınarak hesaplanmalı, ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında KTK'nın 111. maddesinde belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Şayet ödenmesi gereken maluliyet tazminatı ile ödenmiş olan miktar arasında fahiş fark olduğu saptanırsa, davacı tarafından daha önce verilen ibranamenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilerek, rapor tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminat tutarından, davalı tarafından yapılan ödemelerin güncellenerek düşülmesi sonucunda oluşan duruma göre karar verilmesi gerekir.

Düzenlenen aktüreya raporunda bu kurala uyularak hesap yapıldığı, ödenmesi gereken maluliyet tazminatı ile ödenmiş olan miktar arasında fahiş fark olmadığı, destekten yoksun kalma zararının kalmadığı, Bu halde mahkemece hükme esas alınan raporun PMF'ye göre düzenlendiği anlaşılmakla somut olayda yeniden rapor alınmasının gerekmediği, bu halde doğru yaşam tablosuna göre hesap yapıldığı anlaşılmakla itiraz yersizdir.

2-Davacının Manevi Tazminat miktarına itirazlarının incelenmesinde;

Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, Manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir.

Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır.

Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.

Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.

Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinde ; "Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir" hükmü düzenlenmiş madde metninden de anlaşıldığı üzere, haksız eylem sonucu bedensel zarar görenin yakınları yararına manevi tazminata karar verilebilmesi için, zarar görenin yaralanmasının ağır bedensel zarar niteliğinde olması gerekmektedir. Ağır bedensel zarar, kanunda tanımlanmamış olup, yaralanmanın özelliğine ve yarattığı sonuçlara göre mahkemece takdir edilecektir.

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, Ceza Mahkemesinin kararı kusur durumu ve yukarıda açıklanan ilkeler, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile birlikte değerlendirildiğinde İDM'ince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlanının AZ OLDUĞU, somut olayın özelliklerine göre oğlu ......'un ölümü nedeniyle; davacı için 100.000,00 manevi tazminatın dosya içeriğine ve hakkaniyete uygun olacağı kanaatine varıldığından davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerekmiştir.

Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1-b.2. maddesi gereğince davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davacı vekilin istinaf başvurusunun KABULÜ ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle;

1-Davacının destekten yoksun kalma tazminat talebinin REDDİNE,

2-Davacının davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının REDDİNE,

3-100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ...... ve ... İnş Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,

İlk Derece Yargılaması Yönünden;

4-Peşin olarak alınan 427,60 TL harcın, alınması gereken 6.831,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.403,40 TL eksik harcın, davalılar ...... ve ... İnş. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,

5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı toplamı olan 855,20 TL harç giderinin davalılar ...... ve ... İnş. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan 11.233,06 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 11.121,85 TL yargılama giderinin davalılar ...... ve ... İnş. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

7-Davacının Manevi Tazminat davasında;

a-) Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden, AAÜT uyarınca, tayin ve taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ...... ve ... İnş. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

b-) Kendisini vekille temsil eden davalı ... A.Ş. için, AAÜT uyarınca, tayin ve taktir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş'ye verilmesine,

8-Maddi Tazminat davasında; davalı ... A.Ş. ve ... İnş. Ltd. Şti kendini vekille temsil ettiğinden, AAÜT uyarınca, tayin ve taktir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... İnş. Ltd. Şti.'ye verilmesine,

9-HMK'nın 297/1-ç maddesi uyarınca bakiye gider avansı bulunduğu takdirde kararın kesinleşmesi ve talep halinde taraflara iadesine,

İstinaf Yargılaması Yönünden;

10-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,

11-Davacı ...... tarafından 1.683,10 TL istinaf başvuru gideri, 495,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere yapılan toplam 2.178,10 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

12-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına

13-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 26/09/2025

... Başkan ... e-imzalı

... Üye ... e-imzalı

... Üye ... e-imzalı

... Katip ... e-imzalı

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/870, K. 2025/1790, 26 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/870
Karar No
2025/1790
Tarih
26 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/871 K.2025/809
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/871 K.2025/826
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/872 K.2025/842
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/873 K.2025/672
  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/873 K.2025/774
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/874 K.2025/666

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.