İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2026/623 K.2026/981

2- ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : ........ VEKİLİ : Av.....

Esas2026/623Karar2026/981Tarih6 Mayıs 2026Okuma9 dk · 1.745 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Esas No
2026/623
Karar No
2026/981
Karar tarihi
6 Mayıs 2026
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
... - ...
Dosya no
...
Karar no
...
Başkan
..... (...
Üye
..... (...
Üye
..... (...
Katip
..... (...
İncelenen kararın mahkemesi
Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
23/10/2025
Numarası
... Esas ... Karar
Davacılar
1- ........
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.745 kelime·9 dk okuma·8 bölüm

2- ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : ........ VEKİLİ : Av.....

DAVA

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 06/05/2026

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 06/05/2026

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkillerinin çocuğu ........'nun 26/05/2024 tarihinde ........'un kullandığı araçla geçirdiği tek taraflı trafik kazasında hayatını kaybettiğini, söz konusu kazada davalı sigorta şirketinin sigortalı aracın sürücüsü ........'un asli ve tam kusurlu bulunduğunu, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı ve Adli Tıp Raporlarına göre ........'nun ölüm sebebinin davaya konu trafik kazası olduğunu, bu nedenle ...

Asliye Ceza Mahkemesince kamu davası açıldığını, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketinin sigortalısı olması nedeniyle sigorta şirketine başvurulduğunu, ancak herhangi bir sonucun alınamadığını, müvekkillerinin evlatlarını kaybettikleri için maddi ve manevi zarara uğradığını, bu nedenle sigorta şirketi aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiklerini, ancak davacılara hiçbir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk süresinde herhangi bir anlaşmanın sağlanamadığını, izah olunan nedenlerle fazlaya ilişkin talep, dava, ıslah ve bedel artırım taleplerinin saklı kalması kaydıyla;

trafik kazasında oğullarını kaybeden müvekkillerinin, belirsiz alacak davası kapsamında destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının davalı sigorta şirketinden haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 26.05.2024 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; 26/05/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkil sigorta şirketine ait ........ plakalı araçla bir kaza meydana geldiği, yolcu ........'nun yaralandığı, kazaya dair ATK'dan kusur raporu alınmasını, kazanın oluşumunda müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müteveffanın ölümü ile trafik kazası arasında illiyet bağının bağı olup olmadığının tespit edilmesini, eksik evrak nedeniyle yapılan başvurunun zamanında yapılmadığını ve temerrüte düşülmediğini, savcılıktan soruşma ve kovuşturma dosyasının celbi ve uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitini, davanın haksız ve mesnetsiz olduğu iddiası ile davanın reddi ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında sigortalı araç sürücüsü ........'un tam kusurlu olduğu, davalının kazaya karışan aracın ZMM sigortacısı olduğu, anılan yasal düzenlemelere istinaden davalının oluşan zarardan sorumlu olduğu, kaza neticesinde destek ........'nun öldüğü, davacılar ile ........ arasında desteklik ilişkisinin mevcut olduğu, ölüm nedeniyle davacıların bu destekten mahrum kaldığı anlaşıldığından davacının davasının taleple bağlı kalınarak kabulüne karar vermek gerekmiştir.

6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz."

Yargıtay 4. HD’nin 29/09/2021 gün ve 2021/14429 E. 2021/5729 K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz."

Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, 13/06/2023 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.

6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmemesine rağmen, trafik kazalarında arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı konusunda farklı yargı kararları olması nedeniyle hakkaniyet gereği, bu giderlerin yargılama gideri olarak değerlendirilerek kabul/ret oranına göre taraflara yükletilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve ;

Davacıların Davasının Kısmen Kabulü İle;

616.580,70 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 26/07/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan tahsili ile davacı ........'ya ödenmesine,

583.114,24 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 26/07/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan tahsili ile davacı ........'ya ödenmesine,

fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE" şeklinde hüküm kurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, yılın son ayın olması sebebiyle hesabın yeni belirlenecek asgari ücret üzerinden hesap edilmesinin gerektiğini, PMF yaşam tablosu esas alınarak yapılan hesaplamanın Yargıtay kararlarına ve hukuka aykırı olduğunu, TRH yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, müteveffanın gelirinin düşük öngörülmüş olup, asgari ücretten daha yüksek olduğunu, hesaplamalarda her iki müvekkil için hesaplanan tazminat miktarının düşük hesaplandığını,

gerekçeli kararın gerekçe kısmında müterafik kusur indirimi yapılamayacağı şeklinde ifade edilmesine karşın hükmün kısmında yüzde 20 oranında indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, yine gerekçeli kararın gerekçe kısmında müterafik kusur nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır denilmesine rağmen hüküm fıkrasında davalı şirket lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, tüm bu nedenlerle Konya ....

Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/10/2025 tarihli ve ... Esas ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına bozulmasına veya düzeltilerek onanmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Kaldırma ve gönderme kararı üzerine Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen kararın davacılar ve davalı vekilince istinafı üzerine yapılan inceleme sonunda (kesinleşen davalının istinafının yapılmamış sayılması ek kararı gözetilerek);

10.04.1992 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasını öngörmektedir. Kısa kararda hükmedilen bir yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmamış olmasının ya da gerekçeli karar içeriğinde kabul edildiği bildirilen bir talebin hüküm fıkrasında yer almamasının, çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir.

Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İBK'nın bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır.

Öyle ki İBK ile bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde başka bir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın "salt bu nedenle bozulması gerektiğine" işaret edilmiştir.

Diğer taraftan 1086 sayılı HUMK'nun 381-389. maddelerinde (6100 sayılı HMK'nun 294-297. maddeleri), hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HUMK’nun 388. maddesinde (HMK'nun 297/II maddesi); hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır.

Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur.

Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunması gerektiği açıktır.(YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2015/1275 ESAS, 2017/1958 KARAR sayılı ilamı)

Anlatılan ilke ve düzenlemeler kapsamında mahkemenin gerekçeli kararının gerekçe kısmında emniyet kemeri nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmayacağı açıklanmış iken kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm kısmında hesaplanan tazminatlardan yüzde yirmi müterafik kusur indirimi yapılarak açık çelişki oluşturulduğu, neticeten gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratıldığı görülmektedir.

Mahkemece, yukarıda anlatıldığı biçimde gerekçe kısmı ile hüküm kısmında çelişki yaratıldığından, önceki kaldırma kararında müterafik kusura ilişkin ayrıntılı araştırma ve değerlendirme yapılıp karar yerinde tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden, kamu düzeni nedeniyle davacı tarafın istinafının kabulü ile bu sebeple kararın kaldırılması ve mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir.

KABULE GÖRE DE

ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2010 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 17/07/2020 TARİHLİ VE 2019/40 ESAS, 2019/40 SAYILI KARARINA GÖRE VE YİNE ANAYASA MAHKEMESİNİN 14/02/2023 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 2021/82 ESAS ,2022/167 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,

YİNE DANIŞTAY 8.DAİRESİNİN 2022/786 ESAS 2025/6004 KARARI İLE YİNE DANIŞTAY 8. DAİRESİNİN 2022/772 ESAS 2025/4513 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,

DAİREMİZCE HER İKİ ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARI VE SONRASI DANIŞTAY DAİRESİNİN İPTAL KARARLARI GEREĞİNCE ZARAR GÖREN MAĞDURLARIN MALULİYETLERİNİN ÖZÜRLÜLÜK ÖLÇÜTÜ YÖNETMELİĞİ İLE ERİŞKİNLER İÇİN ENGELLİLİK YÖNETMELİĞİNİN UYGULAMA YÖNETMELİĞİNİN UYGULANMA İMKANI OLMAYACAĞINDAN BAHİSLE ÇALIŞMA GÜCÜ VE MESLEKTE KAZANMA GÜCÜ KAYBI ORANI TESPİT İŞLEMLERİYÖNETMELİĞİNE GÖRE BELİRLENMESİNE YÖNELİK DAİREMİZİN 2024/1471 VE 2024/1331 ESAS SAYILI DOSYALARINDA BUNA YÖNELİK VERİLEN DİRENME KARARLARIMIZIN YARGITAY HUKUK GENEL KURULU'NUN 08/04/2016 TARİHLİ 2025/488 ESAS 2026/223 KARAR VE 2025/489 ESAS VE 2026/224 SAYILI DOSYALARIYLA BOZULMAKLA VERİLEN, BU BOZMA KARARLARI ESAS ALINARAK, DAİREMİZİN YERLEŞİK UYGULAMASINDAN DÖNÜLMEK SURETİYLE BU ÇERÇEVEDE;

Buna göre, her ne kadar kaldırma kararında PMF yaşam tablosu esas alınması gerektiği belirtilmiş ise de sözü edilen gerekçe ile Dairemizin uygulamasından dönülmesi nedeniyle Mahkemenin ilk kararından önce alınan 31/01/2025 tarihli aktüer raporundaki TRH yaşam tablosunun esas alındığı tazminat hesabı gözetilerek teminat limitleri ve garame hesabı da nazara alınarak hüküm kurulması gerekmektedir.

Öte yandan, kaldırma kararına göre ihtiyari dava arkadaşlığı kapsamında birden fazla davacı için ayrı ayrı kabul-red durumuna göre taraflar lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin ve ayrıca açıkça usule aykırı biçimde mahkeme hükmünün sekizinci bendinde yazılı şekilde hükmedilen, usulde olmayan vekaletin paylaştırılması şeklindeki kararda da isabet bulunmamaktadır.

Anlatılan sebep ve gerekçelerle, tüm dosya kapsamı ve davanın niteliği nazara alınarak davacı tarafın istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının HMK.nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

2-Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf eden davacılar tarafından yatırılan, başvurma harcı dışında kalan, istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine,

4-İstinaf eden davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların İlk Derece Mahkemesi tarafından verilecek nihai kararda hüküm altına alınmasına,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK m.353 uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.

06/05/2026

..... Başkan ... e-imzalı

..... Üye ... e-imzalı

..... Üye ... e-imzalı

..... Katip ... e-imzalı

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/623, K. 2026/981, 6 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. İstinaf Karar Tarihi : 06/05/2026
  5. İstinaf Karar Yazım Tarihi: 06/05/2026
  6. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  7. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  8. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Kabule Göre De
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/623
Karar No
2026/981
Tarih
6 Mayıs 2026

İlgili Kararlar

  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/624 K.2026/540
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2026/624 K.2026/982
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2026/625 K.2026/608
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2026/626 K.2026/623
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2026/627 K.2026/744
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2026/627 K.2026/696

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.