İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2020/1307 K.2020/1345

4. Hukuk Dairesi

Esas2020/1307Karar2020/1345Tarih20 Ekim 2020Okuma9 dk · 1.781 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1307
Karar No
2020/1345
Karar tarihi
20 Ekim 2020
T.C. KONYA BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
... - ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.781 kelime·9 dk okuma·15 bölüm

4. Hukuk Dairesi

DOSYA NO : ... KARAR NO : ...

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : ...

NUMARASI

... Esas - ... Karar

DAVACI :...

VEKİLİ

Av. ... - ...

DAVALILAR

1-... ÖZEL GÜVENLİK, DANIŞMANLIK, EĞİTİM, ALARM CİHAZLARI VE SİSTEMLERİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... 2-... ÖZEL GÜVENLİK DAN. EĞT. ALARM CİHAZLARI VE SİS. TİC. LTD. ŞTİ. -... ÖZEL GÜVENLİK HİZ. LTD. ŞTİ.- ... GÜVENLİK SİS. ÖZEL GÜV. TİC. LTD. ŞTİ. İŞ ORTAKLIKLARI ...

VEKİLİ

Av. ... - ...

DAVANIN KONUSU

Tazminat (Rücuen Tazminat) İSTİNAF KARAR TARİHİ : ...

İSTİNAF KARARI YAZIM

TARİHİ : ...

Taraflar arasındaki davada Konya ... Asliye Hukuk Mahkemesi ve Konya ... ASLİYE Ticaret Mahkemesinin ayrı ayrı görevsizlik kararı vermesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi:

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili kurumun 233 sayılı KHK uyarınca kurulmuş bir kamu iktisadi teşebbüsü olduğunu, bina ve eklentilerinin güvenliğinin sağlanmasının ihale yöntemiyle özel güvenlik şirketlerinden satın alındığını, özel güvenlik hizmetinde, ihale edilen her bir yüklenici firmanın ihale konusu hizmeti yürütmek üzere çalıştıracağı işçileri kendilerinin belirlediğini, firmalarla yapılan sözleşmeler gereği işe alma ve işten çıkarma yetkileri ile bundan doğacak sorumluluğun bu firmalara ait bulunduğunu, işin doğası gereği ihale makamı olan müvekkil kurumun hizmet alımı için ihaleye çıkarak,

söz konusu güvenlik işini ihale usulü gereği en uygun teklifi veren firmaya bıraktığını, bu firmanın da kendi çalıştırdığı işçileri ile bu hizmeti verdiğini, kendi işçileri açısından doğacak sorumlulukların da bu firma tarafından yerine getirilmesi gerektiğinin açık olduğunu, dava dışı ... adlı güvenlik işçisinin müvekkili kurumun güvenlik işlerini üstlenen davalı şirketlerin bünyesinde 13.01.2012-19.12.2014 ile 26.12.2014-04.05.2017 tarihleri arasında çalıştığını ve 04.05.2017 tarihinde çalıştığı iş yerinin tasfiyesi nedeniyle yüklenici firmaya iadesinin yapıldığını,

bunun üzerine ...'in çalışmış olduğu 5 yıl 2 ay 29 günlük hizmetinin karşılığı olarak 91,92 TL damga vergisi de dahil olmak üzere toplam 12.110,67 TL kıdem tazminatının kendisine müvekkili kurum tarafından ödendiğini, dava dışı ...'in müvekkili idare bünyesinde ihale ile güvenlik hizmetlerinde bulunan davalı şirketler bünyesinde çalışan bir işçi olduğunu, söz konusu şirketler ile müvekkili kurum arasında imzalanan sözleşme ve şartnamelerin ilgili maddeleri,

4875 sayılı İş Kanunun 2/6. maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 162-168 maddeleri uyarınca müvekkili kurum tarafından ...'e ödenen bedelin davalı şirketler tarafından müvekkili kuruma ödenmesi gerektiğini, müvekkili kurumun ihale yapan bir kamu kuruluşu olması ve ...'in müvekkili kurumun değil de davalı şirketlerin işçisi olduğunu,

müvekkili kurum tarafından ödenen miktarın davalılardan tahsili gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla müvekkili kurum tarafından ödenen 12.110,67 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketlerden ilgili dönemlere ilişkin sorumlulukları oranında tahsilini talep ve dava etmiştir.

Konya ... Asliye Hukuk Mahkemesince; gerek davacının ve gerekse de davalıların tacir olduğu, dava konusu uyuşmazlığın da tacirler arası hizmet alım sözleşmesinden kaynaklan rücu alacağı istemine ilişkin olup tarafların ticari işletmesi ile ilgili olduğu, davanın nispi ticari dava olup TTK.nun 4. maddesi kapsamında kaldığı, bu tür davalara bakma görevinin aynı kanunun 5/2. maddesi gereğince Asliye Ticaret Mahkemesinin görevine girdiği,

6102 Sayılı TTK.nun 6335 Sayılı Kanunu'nun 2. maddesi ile değişik 5/3 maddesi gereğince Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup usûl hükümlerinin uygulanacağı, görev hususunun HMK.nun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı olup devam eden 115/1 maddesi doğrultusunda mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmak zorunda olduğu davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

Konya ... ASLİYE Ticaret Mahkemesince; "Huzurdaki davada Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir. Nitekim Konya BAM 6. Hukuk Dairesinin ... E., ... K. Sayılı ve 13/02/2020 tarihli ilamında da belirtildiği üzere ... Ofisi Genel Müdürlüğü tacir olmadığından dolayı davada Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir.

Bahsi geçen kararda. "Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı) 5/3 fıkrası gereğince dava tarihi olan 10/01/2017 itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, somut olayda uyuşmazlık, dava dışı üçüncü şahsa ödenen kıdem tazminatının davalı alt işverenden rücuen tahsiline ilişkin olduğu, davacı ...

Ofisi Genel Müdürlüğü tacir olmadığı gibi eldeki davada Türk Ticaret Kanununda düzenlenen mutlak ticari davalardan değildir (Yargıtay H.G.K 2014/15-301 Esas 2015/2659 Karar 18/11/2015 tarihli ilamı). Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta Borçlar Kanunun ve sözleşme hukuku esas alınarak uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre genel mahkemelerde çözümlenmesi gerekmektedir.

Dosyamızdaki uyuşmazlıkta taraflar işçi ve işveren olmadığı gibi uyuşmazlığın kaynağı da iş sözleşmesi değildir.

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24/06/2015 tarih, 2014/13-19 Esas, 2015/1743 Karar, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 28/03/2006 tarih, 2006/3653 Esas, 2006/3082 Karar, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 24/12/2007 tarih, 2007/40700 Esas, 2007/38544 Karar, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 10/05/2018 tarih, 2016/23239 Esas 2018/5727 Karar sayılı içtihatları da bu yöndedir." Şeklinde davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna vurgu yapılmıştır.

6100 sayılı HMK'nın 1.maddesinde: Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir” hükmüne yer verilmiştir. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 S.Y. ile değişik 6102 sayılı TTK. nun 5.maddesinin 3.fıkrası değiştirilmiş ve "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmü getirilmiştir.

Bu düzenleme ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılmış ihtisas mahkemesi haline getirilmiştir. Diğer yandan 6102 Sayılı TTK.nun 4/1.

Maddesinde "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ..."denilmek suretiyle bu maddede sayılan taraflar tacir olmasa veya ticari işletmeye ilişkin olmasa da ticaret mahkemelerinde bakılacak davalar sayılmıştır.

Somut uyuşmazlıkta Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olmadığından dolayı davanın usulden reddi gerekmiş, davada daha evvel Konya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E., ... K. Sayılı ve 18/09/2018 tarihli ilamı ile görevsizlik kararı verilmiş ve bu karar kesinleştiğinden dolayı aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir. Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.

Dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 16/1. maddesinde, "Ticaret şirketleriyle amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler, kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet İl Özel İdaresi, Belediye ve Köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılır" hükmüne yer verilmiştir.

Bu madde hükmünde sözü edilen kurum ve kuruluşların, "kamu iktisadi kuruluşu" ve "kamu iktisadi teşebbüsü" olduğu kabul edilmektedir. 233 sayılı KHK'nin 2/1. maddesinde, kamu iktisadi teşebbüsleri deyiminin, yukarıda anıldığı gibi iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşunun ortak adı olduğu ifade edilmiştir. Tüzel kişiliğe sahip olarak kurulan (KHK 233 md.4/1) bu teşebbüsler 233 sayılı KHK ile saklı tutulan konular dışında özel hukuk hükümlerine tabidir (K.H.K.

233 md. 4/2). Bunlar belli ölçüde olsa da mali açıdan özerk kuruluşlar olup, Genel Muhasebe Kanunu, Devlet İhale Kanunu ve Sayıştay'ın denetimine bağlı değildir (K.H.K. 233 m.4/3). Kamu iktisadi teşebbüsünün tacir sıfatını kazanması için iki şarttan birinin yerine getirilmesi yeterlidir. Buna göre, 1- Kuruluş Kanunları uyarınca özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya 2- Ticari şekilde işletilmek üzere kurulmak gerekir.

233 sayılı KHK, 6102 sayılı TTK'nın 16/1. maddesine uygun düzenlemeler içermektedir. 233 sayılı KHK'nin 4/2. maddesine göre kamu iktisadi teşebbüsleri, 233 sayılı KHK'de belirtilen konular dışında özel hukuk hükümlerine bağlıdır. Bir kamu iktisadi teşebbüsünün tacir sayılabilmesi için ticari şekilde işletilmek üzere kurulması da yeterlidir.

Zira, TTK'nın 16/1. maddesi iki şartı birlikte aramamakta kendi kuruluş kanunları (anastatüleri) gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek cümlesinden sonra "veya" eki getirilerek "ticari şekilde işletilmek üzere kurulan" kurum ve kuruluşların da tacir sayılacağını belirtmektedir. Öğretide baskın görüş de bu doğrultudadır.

(Bkz.Ali Bozer "Sosyal Sigortalar Kurumunun Tacir Sıfatı" Batıder, 1962, C.l, S.4 sh:576, Karayalçın, Ticari İşletme sh:209, Naci Kınacıoğlu, Necdet Özdemir Türk Ticaret Hukuku Başlangıç Hükümleri 5. Bası Ank.1984, Öcal, Akar, TTK.18/l maddesinin uygulanması hakkında bazı Düşünceler, Esader, 1975 S.l Sh:238, Prof.Dr.Sabih Arkan, Ticari İşletme Hukuku 4. Baskı Sh:118 vd. Yrd. Doç. Dr. H. Ercüment Erdem, KİT'lerin Tacir sıfatı 1992 sh. 49-53 vd.)

Ticari işletme, 6102 sayılı TTK'nın 11/1. maddesinde, "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan, faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir." şeklinde tanımlanmıştır.

233 sayılı KHK'nın 2/3. maddesinde kamu iktisadi kuruluşları tarif edilirken, kendilerine verilen görev ve kamu hizmetlerini, ekonomik ve sosyal gereklere uygun olarak verimlilik ilkesi doğrultusunda yürütecekleri açıklanmıştır. Kamu iktisadi kuruluşları, tekel mahiyetinde hizmet üretmek ve pazarlamak amacıyla (KHK md.2/3) kuruldukları için üretim ve pazarlama faaliyetleri sırasında kâr elde edecekleri açıktır.

Nitekim, 233 sayılı KHK'nın 35/3. maddesinde "Bakanlar Kurulu'nca tespit olunan fiyatlar maliyetlerin altında bulunduğu takdirde, zarar ile birlikte, mahrum kalınan kâr ait olduğu veya ait olduğu yılı izleyen yılın genel bütçesine konulacak ödenekle karşılanır. Mahrum kalınan kâr miktarı, mal ve hizmetin satış maliyeti üzerinden % .... kâr payı tahakkuk ettirilerek belirlenir" hükmüne yer verilmiştir.

Bu kamu iktisadi kuruluşlarının hususi hukuk hükümlerine tabi olacakları hükmü yanında, bunların iktisadi devlet teşebbüsleri gibi mal ve hizmet pazarlarken sosyal amaç yanında verimlilik ilkesi doğrultusunda kâr amaçladıkları açıktır.

Bu durumda hizmet ve faaliyet sırasında ticari şirketlerin amacı olan verimlilik ilkesi doğrultusunda çalışan, işlerinin hacim ve mahiyeti itibariyle ticari muhasebe tutan, ticari müessese şeklinde çalışan kamu iktisadi kuruluşlarının bu faaliyetleri nedeniyle tacir sayılmaları gerekir. Nitekim Yargıtay 4. HD'nin 26.09.1983 tarih ve 7696 E., 7552 K. sayılı kararında bu teşebbüsler tacir sayılmıştır.

Somut olayda, davalı ... Ofisi'nin 11.12.1984 tarih ve 18602 sayılı Resmi Gazete 'de yayımlanan anastatüsünün ''Hukuki Bünye'' başlıklı 3. maddesinde; "1-Bu Anastatü ile teşkil olunan ... Ofisi, tüzel kişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesiyle sınırlı bir İktisadi Devlet Teşekkülü'dür. 2-Teşekkül, K.H.K. ve bu Anastatü hükümleri saklı kalmak üzere özel hukuk hükümlerine tâbidir. 3-Teşekkül Genel Muhasebe Kanunu ile Devlet İhale Kanunu hükümlerine ve Sayıştay’ın denetimine tabi değildir.'' hükmünün yer aldığı görülmektedir.

233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2/1. maddesi uyarınca ise "teşebbüs" olarak adlandırılan Kamu İktisadi Kuruluşları, aynı Kararname'nin 4/2. maddesi uyarınca söz konusu kanun hükmünde kararname ile saklı tutulan haller dışında özel hukuk hükümlerine tabidir.

Bir bağlamda, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 16/1.maddesi uyarınca, kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar tacir sayılır.(Y. 23. HD, T.16.12.2015, E. 2015/2944, K. 2015/8193. 23. HD. T. 6.6.2016 E. 2015/6339, K. 2016/3432. 23. HD. T. 30.11.2015, E. 2015/914, K. 2015/7710. 23. HD. T.

9.10.2015, E. 2014/9112, K. 2015/6437. 23. HD. T. 8.6.2015, E. 2014/6970, K. 2015/4391. 23. HD. T. 23.5.2014, E. 2014/945, K. 2014/4018 vb.)

O halde, tarafların tacir olduğu/sayılıdığı, davaya konu alacağın her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olduğu, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nin 4/1. madde hükmü uyarınca davanın nispi ticari dava olduğu, bu sebeple taraflar arasındaki uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla, Konya ... ASLİYE Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21. ve 22. maddeleri gereğince Konya ... ASLİYE Ticaret Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, Dosyanın yargı yeri olarak belirlenen Konya ... ASLİYE Ticaret Mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK’nın 362/1-c maddesi gereğince KESİN olarak ... tarihinde oy birliği ile karar verildi.

... Başkan ...

... Üye ...

... Üye ...

... Katip ...

H.A. ¸"Bu evrak 5070 sayılı kanun hükümlerine uygun olarak ELEKTRONİK İMZA ile imzalanmıştır."

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/1307, K. 2020/1345, 20 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. İstinaf Kararı
  5. Başkan : ... (...)
  6. Üye : ... (...)
  7. Üye : ... (...)
  8. Katip : ... (...)
  9. İncelenen Kararın
  10. Mahkemesi : Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi
  11. Numarası
  12. Vekili
  13. Davalılar
  14. Vekili
  15. Davanın Konusu
  16. İstinaf Kararı Yazım
  17. Gereği Görüşülüp Düşünüldü
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1307
Karar No
2020/1345
Tarih
20 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2020/1307 K.2020/1056
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2020/1308 K.2020/89
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2020/1308 K.2020/1366
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2020/1309 K.2020/1147
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2020/1311 K.2020/1154
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/1315 K.2020/97

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.