KÜNYE
T.C. Konya Bam 4. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi
- Mercii
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3607
- Karar No
- 2024/3839
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
Karar Metni
1.352 kelime·7 dk okuma·18 bölüm
4. Hukuk Dairesi
DOSYA NO
KARAR NO
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17.07.2024
NUMARASI
Esas - Karar DAVACI : ...
VEKİLİ
Av. ... - [
DAVANIN KONUSU
Zayi Belgesi Verilmesi
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 19.09.2024
İSTİNAF KARARI YAZIM
TARİHİ : 17.10.2024
Davacı tarafından hasımsız olarak açılan "Zayi Belgesi Verilmesi" talebine ilişkin davada Konya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi ve Konya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi ayrı ayrı dosyanın yanlış tevzii edilmiş olması sebebiyle gönderme kararı vermiş olamakla görevli mahkemenin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Yetkilisi bulunduğu şirket olan ...'nin ortaklar pay defteri ve genel kurul karar defterinin bir arada bulunmuş olduğu karar defterinin tüm arama çabalarına rağmen bulunamadığını ve 24.05.2024 tarihinden itibaren şirketin karar defterinin kayıp durumda olduğunu, Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyası ile zayi belgesi verilmesi için şirket tarafından başvuru yapıldığını, iligli dosyada 04.06.2024 tarihinde hüküm kurulduğunu, kararda davacı şirketin kendi kusuruna dayanan adi şekilde karar defterinin kaybedilmesine karşın talep olunan zayi belgesi isteminin TTK m. 82'de sayılan hallerin yokluğu nedeniyle reddedildiğini, yeni defter açılışının yapılabilmesi için noterlik kurumunun defterin kaybolduğuna dair ya zayi belgesi yahut kendi kusuru ile deferin kaybedildiğinin tespiti ve zayi belgesi muafiyetleri hariç defterin açılmasında kısıtlılık yoktur şerhi ile noterlik defter açılmasına dair ek karar aramakta olduğunu,
defter açılışına başkaca bir yol bulunmadığını, her geçen gün şirketin devir, genel kurul karar, sermaye arttırımı vs. diğer ticari işlerinin beklemekte olduğu ve şirketin zarara uğraması muhtemel hallere değinilerek mümkün olan en kısa sürede dava dosyasında kendi kusuru ile defterin kaybedildiğinin tespiti ve zayi belgesi muafiyetleri hariç defterin açılmasında kısıtlılık yoktur şerhi ile noterlik defter açılmasına dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Konya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi 01/07/2024 tarih ve ...... E-K sayılı kararıyla;
Somut olayın değerlendirilmesinde; davacı vekilinin dilekçesinde "Ek Karar" talep ettiği anlaşılmakla; ek karar da önceki esas hakkındaki kararı veren mahkemeden istenebileceğinden tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumuna göre ilk kararı veren mahkemeye dosyanın gönderilmesine karar verilmesi gerektiğinden bahisle mahkemeye tevzii edilen dosyanın Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, esasın bu şekilde kapatılmasına kesin olarak karar verilmiştir.
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 17/07/2024 tarih ve ....... E-K sayılı kararıyla;
Mahkemenin 04/06/2024 tarih ve ........ E-K sayılı kararı ile zayi belgesi verilmesi istemli açılan davanın reddine karar verildiği, akabinde davacı vekilinin ek karar verilmesi talepli dilekçesi ile karar defterinin kaybedildiğinin tespiti ve zayi belgesi muafiyetleri hariç defterin açılmasında kısıtlılık yoktur şerhi ile noterlik defter açılmasına dair karar verilmesinin talep edildiği, Mahkemenin 12/06/2024 tarihli ek kararı ile bu talebin de reddine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildiği, bu şekilde mahkemece dava dosyasından el çekildiği,
Bundan sonra davacı vekilinin yeni bir dava dilekçesi düzenleyerek gerekli harç ve gider avanslarını yatırmak suretiyle dava açma yoluna gittiği ve bunun neticesinde de yeni açılan bu davanın Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı esasına kaydedildiği, kaydedilen bu yeni dava hakkında Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince gönderme kararı verildiği,
Davacının talebinin mahkeme dosyasında verilen ek karar ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere neticeye bağlanması, verilen ek karara karşı istinaf yoluna başvurulmaksızın davacının yeni bir dava dilekçesi düzenleyerek gerekli harç ve gider avanslarını yatırmak suretiyle dava açma yoluna gitmesi karşısında, davacının talebinin yeni bir davada değerlendirilmesini istediğinde tereddüt bulunmadığı, UYAP tevzi sisteminde puanlama yöntemi dikkate alınarak dava dosyalarının Mahkemelere tevzi edildiği,
ek karar ile neticeye bağlandığı halde talebin yeniden dava yoluyla Mahkeme önüne getirilmesi halinde dosya hangi Mahkemeye tevzi edilmiş ise o Mahkemece olumlu veya olumsuz yönde bir takdir ve değerlendirme yapılmasının gerektiği, aksinin kabulü halinde Mahkemeler arasında iş dağılımı yönünden eşitsizlik ve adaletsizliğin ortaya çıkacağı, açıklanan bu nedenler ile dava dosyasına Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından dava dosyasının görevli ve yetkili Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesine geri gönderilmesine,
her iki mahkeme tarafından verilmiş karşılıklı gönderme kararı bulunduğundan dosyanın görevli mahkemenin belirlenmesi açısından resen Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre: Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir (HMK md.1) 6100 sayılı HMK'nın Yargı yeri belirlenmesini gerektirir sebepler kenar başlıklı 21.maddesinin 1/c madde ve fıkrası uyarınca iki mahkeme de görevsizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse yargı yeri belirlenmesi gerekmektedir. Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür (HMK md.294/1).
5235 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin beşinci fıkrası; "...İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. Özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.
Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır..." düzenlemesini içermekte olup bu düzenlemede verilen yetkiye istinaden HSK 1. Dairesinin 25.11.2021 tarihli ve 1235 sayılı kararı ile; "..Asliye ticaret mahkemesinin kurulmadığı veya yargı çevresinin bu mahkemelerin bulunduğu mahallere bağlanmadığı yerlerde, bu dava ve işlere bakacak asliye hukuk mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede ticaret davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması,
gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, ticaret davalarında iş dağılımı bakımından üç veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir.
Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye hukuk mahkemesinin hangi dairelerinin iş ve aile gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından ticaret davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir.
.." denilerek devamında ticari uyuşmazlıklardan kaynaklanan davalara bakacak asliye hukuk mahkemeleri, daire sayılarına göre belirlenmiştir.
Yukarıya metni alınan 5235 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre yapılan düzenlemenin, mahkemelerin görevine ilişkin değil daireler arasındaki iş dağılımının belirlenmesine ilişkin olduğu açıkça belirtilmiştir.
Yargı yeri belirlenmesini gerektiren sebepler 6100 sayılı HMK'nın 21. maddesinde sayılmış olup, maddeye göre, aşağıdaki hâllerde, davaya bakacak mahkemenin tayini için yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulur:
a) Davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin davaya bakmasına herhangi bir engel çıkarsa,
b) İki mahkeme arasında yargı çevrelerinin sınırlarının belirlenmesi konusunda bir tereddüt ortaya çıkarsa,
c) İki mahkeme de görevsizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse,
ç) Kesin yetki hâllerinde, iki mahkeme de yetkisizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse” şeklinde düzenlenmiştir.
Bu sebeple, açılan davada tevzinin yanlış yapılması durumunda dosya kendisine tevzi edilen mahkeme bu durumu tespit ederek dosyanın doğru daireye tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna iadesine/gönderilmesine karar verecektir. Dosya kendisine yanlış tevzi edilen mahkemenin vereceği karar, teknik anlamda bir görevsizlik kararı olmayıp gönderme kararı niteliğindedir
Olumsuz göre uyuşmazlığı çıkaran Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin gönderme kararı ile Konya 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsizlik/gönderme kararı yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında teknik olarak "görevsizlik kararı" niteliğinde olmayıp "gönderme" kararı niteliğindedir.
Bu çerçevede Konya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi ile Konya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ihtilaf değerlendirildiğinde, mezkur mahkemeler arasında gerçek anlamda bir görev veya teknik anlamda bir iş bölümü ilişkisi olmayıp, "iş dağılımı" ilişkisi bulunduğu anlaşıldığından, burada merci tayini yoluyla davaya bakacak görevli mahkemenin belirlenmesine olanak ve gerek bulunmamaktadır.
Sorunun Bölge Adliye Mahkemeleri ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 199/2 maddesindeki "dava ve işlerin tevziinden kaynaklanan uyuşmazlıkların başvuru üzerine, Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı tarafından tevzi kriterleri esas alınarak karara bağlanır" hükmü uyarınca 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22.maddesi gereğince yargı yeri belirlenmesine yer olmadığına,
Konya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi ile Konya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki iş dağılımının Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanınca belirlenmesi gerektiğinden dosyanın bu çerçevede işlem tesis edilmesini teminen yargı yeri belirlenmesini talep eden Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan incelem neticesinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak karar vermek gerekmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/3607, K. 2024/3839, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama