KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
- Mercii
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1253
- Karar No
- 2022/1057
- Karar tarihi
- 28 Temmuz 2022
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen ara kararın mahkemesi
- KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 20.12.2021
- Numarası
- ... Esas
- Davacı
- —
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 28/07/2022
Karar Metni
778 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 28/07/2022
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı HMK'nın 353.maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP, DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında "2021 Yılı Çerezlik Ayçekirdeği Üretim Sözleşmesi" tanzim edildiğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıya 1779 dekar arazide üretimde kullanmak üzere nakdi ve ayni avans yardımlarında bulunduğunu, davalı sözleşme uyarınca hasat ettiği ürünleri müvekkili şirkete teslim etmediğini, müvekkil şirketinin sözleşme uyarınca üretim yapılması amacıyla davalıya verdiği ayni ve nakdi yardımlarının tahsili için icra takibine başvurduğunu, davalı haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini,
icra takibine konu ayni ve nakdi yardımlar vadesi gelmiş alacaklar olduğunu ve bu alacaklar bakımından ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu, bu sebeple müvekkilinin sözleşme uyarınca davalıya yaptığı ayni ve nakdi yardımlarının toplam bedeli ve icra takip değeri olan 1.054.438,87 TL için davalının taşınır ve taşınmaz malları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, davanın kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2021 tarihli ara kararı ile; "...Mahkememizce yapılan değerlendirmede; taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü özellikle taraflar arasında düzenlendiği iddia edilen eser sözleşmesi gereğince tarafların edimlerini yerine getirip getirmedikleri, getirmiş ise getirilme oranlarının ve talep edilen alacağın miktarları ve muaccel olup olmadığının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden şartları bulunmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir...." gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalıya ödenen nakdi avanslara ilişkin dekontların ve ayni yardımlara ilişkin tohum teslim tutanaklarının dosyada mevcut olup, bunların ödendiğinin açıkça ispat edildiğini, yine sözleşme uyarınca ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, ayçekirdeği üretim sözleşmesinden kaynaklanan alacağın takibi için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali, talep ise ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.
İİK'nın 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır.
İhtiyati haciz HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haciz şartları ve etkileri ise İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir.
İİK'nın 257. maddesi "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyati haciz ettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa ;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir.
Gerek birinci, gerek ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.
Maddenin birinci fıkrasına göre, ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır.Rehinle temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacize gerek yoktur. Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.
Somut olayda; İİK'nın 257/1. maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığı, alacağın varlığı ve miktarının belli olmadığı, alacağın miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği, bu bağlamda ihtiyati hacze yönelik yaklaşık ispat koşulların gerçekleşmediği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/1253, K. 2022/1057, 28 Temmuz 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama