KÜNYE
T.C. Konya Bam ... Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
- Mercii
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1577
- Karar No
- 2022/1307
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2022
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/06/2022
- Numarası
- ... Esas - ... Karar
- Davacılar
- 1 -... - ...
Karar Metni
731 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
2 -... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 12/10/2022
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 28/10/2022
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eldeki davanın öncelikle Konya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasıyla açıldığını ve dava devam ederken Konya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... E. ... K. Sayılı kararıyla mahkemece görevsizlik kararı verildiğini davanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi aşamasında 6102 sayılı kanunun 5/A maddesine göre tarafımızdan arabuluculuğa başvurulmuş ve arabuluculuk süreci tamamlanarak anlaşamama tutanağının düzenlendiğini, bu bağlamda dava şartı eksikliğinin bulunmadığını belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasının talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava tarihinden önce 19/12/2018 tarih ve 30630 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi uyarınca 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere; " Dava şartı olarak arabuluculuk" başlığı ile eklenen 5/A maddesi uyarınca; 6102 Sayılı TTK'nın 4. maddesinde ve diğer Kanunlarda belirtilen ticari davalarda, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
7155 Sayılı aynı Kanunun 23. maddesi hükmü ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa 4. bölümden sonra gelmek üzere;
"Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı eklenen 18/A maddesinin 2 inci fıkrasında da; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü yer almıştır.
Aynı Kanunun 26 ıncı maddesinin (1) inci fıkrası (a) bendi uyarınca, bu Kanunun 10, 20 ve 21 inci maddelerinin 01/01/2019 tarihinde, (b) bendinde 1 ila 9 uncu maddeleri ile geçici 1 inci maddesi, 18 ve 19. maddelerinin 01/6/2019 tarihinde, (c) bendinde diğer maddelerinin yayımı tarihinde, yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda; taraflar arasında yapılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için 21.10.2019 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine dava açıldığı, mahkemece 04.02.2020 tarihinde verilen görevsizlik kararı sonrası dosyanın Konya ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sırasına kaydedildiği ve davacılar vekili tarafından 18.02.2020 tarihinde dava şartı kapsamında arabulucuya başvurulduğu ve tarafların anlaşamadığına yönelik 11/03/2020 tarihli ilk ve son oturum tutanağının dosyaya ibraz edildiği anlaşılmıştır.
Taraflar tacir olup, davanın her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması nedeniyle TTK.'nun 4/1 maddesine göre nisbi ticari dava niteliği taşıdığı tartışmasız olduğu halde, davacı vekili tarafından dava açılmadan önce dava şartı arabulucuk kapsamında arabulucuya başvurulduğuna ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmediği, başka bir anlatımla arabulucuya başvurulmadığı,
görevsiz mahkemeye dava açılmış olsa bile davanın açılma tarihinin görevsiz mahkemeye başvurma tarihi olduğu ve her davanın açıldığı tarihteki hal ve koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği hususları göz önüne alındığında, ticari davanın arabulucuya başvurmadan açılması kanuna aykırı olduğundan ve ticari davalarda zorunlu hale getirilen arabuluculuk 6100 sayılı HMK'nin 115/son maddesi kapsamında sonradan tamamlanabilir bir dava şartı da olmadığından ilk derece mahkemesince,
dairemizin hükmün kaldırma kararında gösterilen sebeplerle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/1577, K. 2022/1307, 12 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama