KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1453
- Karar No
- 2024/1516
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ...
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (......
- Üye
- ... (......
- Üye
- ... (......
- Katip
- ... (......
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/03/2023
- Numarası
- ...... Esas - ...... Karar
- Davacı
- ...... İNŞAAT MOBİLYA GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...... ANONİM ŞİRKETİ -
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 19/12/2024
Karar Metni
2.996 kelime·15 dk okuma·5 bölüm
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 20/12/2024
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıya ait şantiyelere PVC doğrama, Alüminyum korkuluk, ısı cam imalatı gibi ürünlerin satışını ve imalatını yaptığını, yapılan işlerle ilgili olarak 20.009,16 TL bedelli 04/11/2020 tarihli ...... nolu ve 136.419,58 TL bedelli 18/01/2021 tarihli ...... nolu fatura düzenlendiğini, fatura bedellerinin 66.419,00 TL'lik kısmının davalı tarafından ödenmediğini, davalı hakkında Konya....İcra Müdürlüğü'nün ...... E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin Konya ili Selçuklu ilçesinde özel öğretim kurumu işletmecisi olduğunu, davacı taraf ile karşılıklı olarak sözlü mutabakata varılarak müvekkilinin mobilya ve çeşitli iş ve işlemlerinin yerine getirilmesi konusunda anlaştıklarını, iş bedelinin yarısının avans olarak davacıya ödendiğini, kalan kısmının ise aşamalarda ödendiğini ve müvekkilinin davacıya borcunun kalmadığını, teamüller gereğince hiçbir firmanın iş bedelinin yarısını peşin almadan işe başlamadığını, faturanın başlı başına bir alacağın doğduğunun ispatı olmadığını,
bu nedenle davacı tarafın faturaya konu edinen edimlerin ifasını tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini ispat etmek zorunda olduğunu, müvekkilinin ödemeleri banka yoluyla yaptığını, faturaya konu malların teslim edildiğini irsaliyeli faturalar ile davacının ispatlaması gerektiğini, böyle bir işin yapılmadığını, davacının işini tam ve eksiksiz yapmadığını, ödeme emrinin içeriğinde belirtilen 20.009,16 TL'lik ödemenin, davacı tarafın hesabına gönderildiğini, aynı faturanın muhtevasının ikinci faturanın da muhtevasında yer aldığını savunarak, davanın reddini ve %20 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;"... tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde:
04/11/2020 Tarih ve ......
Seri numaralı ve 20.009,16 TL Tutarlı Fatura Yönüyle: Takip konusu faturanın gerek davacı gerekse de davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, BA/BS formlarının verildiği, 02/02/2022 Tarihli Bilirkişi Raporuna göre gerek davacının gerekse de davalının ticari defter ve belgelerinde icra takibine konu bu faturanın aynı tarihli banka kaydı ile ödenmesi sebebiyle takip tarihi itibariyle bu fatura yönünden davacının herhangi bir alacağı olmadığı anlaşılmakla bu fatura yönüyle açmış olduğu davasının reddine karar verilmiş, yukarıda detayı verilen T.C.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 25/10/2018 Tarih ve 2017/1408 Esas-2018/1699 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak tacir olan davacının kendi defter ve belgelerine göre alacaklı olmadığı halde davalı hakkında icra takibine geçmesinde kötüniyetli olduğuna kanaat edilmekle T.C. Konya.... İcra Müdürlüğünün ......
Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ile yukarıda ifade edilen fatura miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 4.001,83 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
18/01/2021 Tarih ve ...... Seri Numaralı 46.409,84 TL Bedelli Fatura Yönüyle: Takip konusu faturanın davacının ticari defterlerinde yer aldığı, BS formunun ilgili vergi dairesine bildirildiği lakin davalının ticari defterlerinde yer almadığı ve davalı tarafından herhangi bir BA formu bildirilmediği, yukarıda detayı verilen T.C.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/07/2014 Tarih ve 2014/6421 Esas-2014/12936 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak faturaya konu malın veya hizmetin davalıya teslim edildiği hususundaki ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, .Mahkememizin 28/04/2022 Tarihli duruşmasının 4 nolu ara kararı gereğince verilen kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından faturaya konu ürünlerin/hizmetin teslim edilerek montajının yapıldığı adrese ilişkin bilgileri verdiği, dilekçe ekinde keşfin icrası esnasında mukayeseye esas olmak üzere montaj edilen ürünlere ilişkin fotoğrafları da eklediği, ilgili ticaret mahkemesine talimat yazıldığı,
keşif yapılacak adresin gerek davacı gerekse de davalı tarafından bilindiği, T.C. Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat dosyasında 16/09/2022 tarihinde keşfin yapılmaya çalışıldığı ancak kapının açılmaması sebebiyle icra edilemediği taşınmazın davalı şirketi temsile yetkili kişi ve tek ortağı olan ... Kızı ......
TC Kimlik numaralı .....'a ait olması ve davalı vekilinin hazır bulunduğu keşif esnasında "keşif mahallinin davalı ile alakası olmadığı şeklindeki inkarı" karşısında 4721 Sayılı Kanunun 2. Maddesi ile 6100 Sayılı Kanunun 291/2 maddesi gereğince dosya içerisinde yer alan montaja ilişkin fotoğraflar ve sair deliller de nazara alınarak davacının ...... seri numaralı 18/01/2021 Tarihli ve 46.409,84 TL bedelli fatura yönüyle ürünlerin ve hizmetin teslim ve ifa edildiği kabul edildiği, yukarıda detayı verilen T.C.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12/09/2012 Tarih ve 2011/6050 Esas-2012/13127 Karar sayılı ilamı gereğince ödemeye ilişkin ispat yükü gereğince dosya içerisinde bu fatura yönüyle herhangi bir ödeme belgesi bulunmaması ve tarafların ticari defter ve belgelerinde de bu fatura yönüyle herhangi bir ödeme olmadığının rapor edilmesi nazara alınarak davalının cevap dilekçesinde yasal süre içerisinde yemin deliline dayandığı anlaşılmakla 1 nolu ara karar gereğince ...... seri numaralı fatura yönüyle takibe dayanak 46.409,84 TL tutar yönüyle borcunun olmadığına/ödendiğine yönelik 6100 Sayılı Kanunun 225 ve devamı maddeleri gereğince yemin hakkının
hatırlatıldığı, davalının yemin deliline dayanması üzerine Mahkememizin 14/02/2023 Tarihli duruşmasında davacı şirket yetkilisi tarafından "Faturaların mükerrer olmadığı, ürün ve hizmetin kısım kısım ifa edilmesi sebebiyle ifa edilen kısımlara yönelik olarak ayrı ayrı faturalandırılma yapıldığı ve ...... seri numaralı fatura yönüyle takibe dayanak 46.409,84 TL tutar yönüyle herhangi bir ödeme yapılmadığı" hususunda yeminin eda edildiği, yukarıda detayı verilen T.C.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 17/01/2022 Tarih ve 2021/166 Esas-2022/294 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak yeminin kesin delil olması ve davalının bu fatura yönüyle ödemeyi ispat edememesi karşısında davacının davasının bu fatura yönüyle kabulüne, T.C. Konya.... İcra Müdürlüğünün ......
Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından asıl alacak yönünden yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 18/01/2021 Tarih ve ...... seri numaralı fatura yönüyle takibe dayanak 46.409,84 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiştir. Yukarıda detayı verilen T.C.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14/12/2020 Tarih ve 2020/2658 Esas-2020/5857 Karar sayılı ilamı da emsal alındığında tarafların tacir olması, dava konusu alacağın fatura alacağı olması dolayısıyla likit olması, davalı/borçlunun takibe itirazın haksız olması nazara alınarak T.C. Konya.... İcra Müdürlüğünün ......
Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen asıl borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 9.281,98 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
c.Davacının Takip Öncesi Faiz Talebi Açısından Yapılan Değerlendirmede: Her ne kadar davacı tarafından dava konusu faturalara takip öncesi faiz talep edilmiş ise de yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 18/09/2018 Tarih ve 2017/3266 Esas-2018/4228 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davalı/borçlunun icra takibinden önce 6098 Sayılı TBK'nın 117.
Maddesi çerçevesinde temerrüde düşürüldüğünün davacı tarafından dosyadaki mevcut delil durumuna göre ispat olunamadığı görülmekle asıl alacağa 08/03/2021 tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmasına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilerek .... " gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile. Konya.... İcra Müdürlüğünün ......
Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından asıl alacak yönünden yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 18/01/2021 tarih ve ...... seri numaralı fatura yönüyle takibe dayanak 46.409,84 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa 08/03/2021 tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmasına, davacının fazlaya ilişkin talebinin diğer taleplerinin reddine, davalı (borçlunun) 18/01/2021 Tarih ve ...... seri numaralı fatura takibe itirazında haksız olduğu anlaşılmakla 2004 Sayılı Kanunun 67/2.
Maddesi gereğince. Konya.... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen asıl borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 9.281,98 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 04/11/2020 tarih ve ...... Seri numaralı ve 20.009,16 TL tutarlı fatura yönüyle davacı(alacaklının) takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılmakla 2004 Sayılı Kanunun 67/2. Maddesi gereğince.
Konya.... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ile yukarıda ifade edilen fatura miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 4.001,83 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Takip talebinde 04/11/2020-18/01/2021 tarihli iki ayrı faturaya dayanılmışsa da cari hesap bulunduğunu, davalının ödemesinin kısmen de olsa bulunduğunu, cari hesaba ilişkin bakiye alacağı müvekkilinin 66.419,00 TL kadar icra takibi yaptığını, ancak davalının ve müvekkilin ticari defterinde 20.009,16 TL lik faturanın ödenmiş göründüğünü, müvekkilinin de yemin sırasında bu faturanın ödenmiş olduğunu beyan ettiğini, oysa müvekkilinin ticari defterinde görüldüğü üzere müvekkilin alacağının 66.419,00 TL olduğunu, bu miktardan daha fazlasının müvekkilinin ticari defterinde göründüğünü,
18/01/2021 tarihli faturaya ilişkin müvekkilinin 66.419,00 TL alacağı bulunduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Davacının akdi ilişkiyi ve fatura içeriğindeki malları müvekkiline teslim ettiğini ispatlaması gerektiğini, davacı tarafın hem hizmetini yerine getirmemesi hem de ticari defter kaydının bulunmaması nedeniyle müvekkiline faturanın teslim edilmediğini, bilirkişi raporunda aleni bir şekilde faturanın irsaliye niteliğinde olmadığının yazılmasına rağmen yerel mahkemenin davacı taraf açısından ediminin ifasını tamamlamış kabul etmesinin izahtan yoksun olduğunu, yerel mahkeme tarafından .....'ın somut dava açısından 3. kişi konumunda olduğunu gözardı ederek tarafların keşfe katlanma yükümlülüğü kapsamında karar verildiğini, HMK m. 291/3 "Keşif,
üçüncü kişi için uygun olan zamanda yapılır.
Keşif zamanı ve yeri üçüncü kişiye bildirilir." uyarınca keşif icra edilmeden eksik ve hatalı karar verildiğini, faturaya konu malzemelerin şehirlerarası yolculukta taşındığından faturaya konu ürünler için faturasız, irsaliyesiz yola çıkmasının mümkün olmadığını, irsaliyesinin bulunmasının zorunlu olduğunu, davacının ...... seri numaralı fatura bedelinin ödendiğini bilmesine rağmen tekrar takibe konu etmesinin kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, ödeme emrinin içeriğinde belirtilen 20.009,16 TL'lik ödemenin davacı tarafın hesabına gönderildiğini, aynı faturanın muhtevasının; ikinci faturanın da muhtevasında yer aldığını belirterek,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedeli alacağı için düzenlenen fatura uyarınca yapılan ilamsız takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından davalıya karşı 04/11/2020 tarih ve ...... seri numaralı ve 20.009,16 TL tutarlı fatura için ve ...... seri numaralı 18/01/2021 Tarihli 136.419,58 TL bedelli faturanın 46.409,84 TL'lik kısmı yönüyle 66.019,00 TL asıl alacak ve 2.015,68 TL işlemiş faiz toplamı 68.434,68 TL'nin tahsili için ilamsız takip yapıldığı, davalının takibe itiraz etmesi üzerine duran takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir. Faturanın tebliğ edilmiş olması da faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini göstermez.
Faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunan kişi, faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin (mal teslimi, hizmet ifası vs.) ifa edildiğini ispatla mükelleftir.
Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmamakla birlikte faturanın kabul edilerek ticari deftere kaydedilmiş olması ve faturayla ilgili olarak Vergi Dairesi'ne BA-BS bildirimi verilmesi faturaya konu malın teslim edildiğine veya hizmetin gerçekleştirildiğine karine teşkil etmektedir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3).
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Eldeki davada.
İlk derece mahkemesince tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor aldırılmış olup, Mali Müşavir bilirkişinin dosyaya sunduğu 02/02/2022 tarihli raporda, davacının 2020 yılı ticari defterlerindeki kayıtların kapanış tasdiki yapıldıktan sonra da devam ettiği, ticari defterlerin mevcut haliyle usulüne uygun tutulmadığı, ancak 2020 yılı devir rakamlarının 2021 yılı açılış fişiyle birbirini teyit ettiği; davalının ticari defterlerinin ise usulüne uygun tutulduğu,
davacının ticari defterlerinde takibe konu faturaların her ikisi de kayıtlı ise de, davalının ticari defterlerinde ...... seri numaralı 136.419,58 TL'lik faturanın kayıtlı olmadığı, bu faturayla ilgili davalı tarafça Vergi Dairesine BA formu verilmediği, her iki tarafın ticari defterlerinde ...... seri numaralı 20.009,16 TL bedelli faturanın ödendiğinin kayıtlı olduğu bildirilmiştir.
Bu itibarla, ticari defterlerden ödendiği anlaşılan ...... seri numaralı 20.009,16 TL bedelli fatura yönüyle davanın reddi kararı doğru olmuştur.
Öte yandan, davacının ticari defterlerinin kendisi lehine delil olarak kabulü için davalının usulüne uygun şekilde düzenlenmiş ticari defterlerindeki kayıtlarla uyumlu olması gerektiği, her ne kadar 136.419,58 TL tutarlı fatura davacının ticari defterlerinde kayıtlı ise de; davalının ticari defterlerinde bu faturanın kayıtlı olmadığı, ayrıca davalının bu faturayla ilgili Vergi Dairesine BA formu da vermediği anlaşılmıştır. Ayrıca, bu fatura ile talep edilen bedel yönüyle ise davalı taraf sözleşme ilişkisini ve faturaya konu malların teslim edildiğini kabul etmemektedir.
Eser sözleşmesiyle bir eser meydana getirmeyi üstlenen yüklenici, üstlendiği bu edimi iş sahibinin haklı menfaatlerine gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek ve meydana getirilen eseri teslim etmek, iş sahibi de eserin teslimi ile muaccel olan iş bedelini ödemek borcu altındadır.
Kural olarak eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Sözleşmenin kurulması için yazılı şekil şartı yok ise de; davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde, talep miktarı da dikkate alınarak, yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir.
6100 sayılı HMK 200. maddeye göre, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibin beşyüz Türk lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibin beşyüz Türk lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.
Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan, yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ikrar, yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir. Tüm bu delillerle de sözleşme ilişkisi ispatlanmış değilse HMK 200. maddedeki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. Açık muvafakat olmazsa tanıkla sözleşme ilişkisi ispatlanamaz.
Ancak bunun da istisnası olan HMK 202. maddeye göre, senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.
Bu halde, yazılı delil başlangıcı bulunması halinde davacı taraf sözleşme ilişkisini tanıkla ispat edilemeyecektir.
Somut olayda, davalı taraf 136.419,58 TL tutarlı fatura konu sözleşme ilişkisini ve işin teslimi inkar ettiğinden, ispat yükü üzerinde olan davacının faturaya konu mallar yönüyle sözleşme ilişkisini yazılı ve kesin delillerle ispat edememiş olup, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca, eser sözleşmesine konu olduğu iddia edilen işlerin yapılmış halde yerinde mevcut olduğunun yapılan delil tespiti veya keşif ile saptanmış olması da eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğunu ispatlamaz. Bu işler yerinde mevcut olsa bile ispat yükü yine de yüklenicide olup iş sahibi bu işleri başkasına yaptırdığını ve başka bir eser sözleşmesinin konusu olduğunu ispatlamakla yükümlü değildir.
Bu nedenle mahkemece dava dışı üçüncü kişi olan .....'ın davalı tarafça bildirilen ve üçüncü kişi adına kayıtlı adreste keşif sırasında adresin hazır edilmediğinden bahisle faturaya konu malların davalı şirkete tesliminin yapıldığının kabulü doğru olmamıştır. Bu itibarla 136.419,58 TL tutarlı faturadan kaynaklı bakiye 46.409,84 TL talep yönüyle de davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1.maddesi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yapılan hatanın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 Maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, ...... seri numaralı 20.009,16 TL bedelli fatura yönüyle davacı (alacaklının) takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılmakla 2004 Sayılı Kanunun 67/2.
Maddesi gereğince fatura miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 4.001,83 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 18/01/2021 Tarih ve ...... seri numaralı fatura yönünden davacının takipte haksız ve kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/1453, K. 2024/1516, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama