KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2019/17
- Karar No
- 2019/242
- Karar tarihi
- 15 Mart 2019
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ASLİYE ... TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... Esas- ... Karar
- Davacılar
- 1 -...
Karar Metni
1.547 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
2 -...
VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALILAR : 1 -... 2 -... 3 -...
VEKİLLERİ
Av. ... & Av. ...
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : ... YAZIM TARİHİ : ... Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya Asliye ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında ... tarihinde tesis edilen karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile aralarında ticarî ilişki olduğunu, davalı şirkete bir takım mal siparişi verdiklerini, mal bedellerinin elden, banka kanalı ile ve senetle tamamen ödendiğini, davalı şirket tarafından sipariş edilen malın teslim edilmediğini iddia ederek 30.150,00 TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili, davacıların kendilerine mal siparişi verdiğini, fiyatta anlaşıldığını ve malın davacılara teslim edildiğini, davacıların bir takım malın iadesi istemi sonucu, nakliyecinin işyeri önüne bırakıp gitmesi üzerine bir takım malın geri alındığını, fakat mal tesliminden üç ay sonra yapılan bu iadeyi kabul etmelerinin malın ayıplı olduğunun kabulü anlamında olmadığını, iade edilen bir takım malın nakliyesini yapan firmaya 1.500,00 TL nakliye bedeli ödediklerini, 20/06/2013 vadeli 7.000,00 TL bedelli ve 20/04/2013 vadeli 6.500,00 TL bedelli bonoların tahsil edilmeden iade edildiğini,
8.650,00 TL bedelli banka kanalı ile yapılan ödemeyi kabul ettiklerini, 20/03/2013 vadeli 7.000,00 TL bedelli bononun da taraflarınca tahsil edildiğini, söz konusu kabul etmiş oldukları tahsilatın, davacı tarafça iade edilmeyen malın bedeli ile iade edilen malın üç ay kullanım bedeli ve nakliye bedelinden mahsubu sonucu davacıların herhangi bir alacağının bulunmadığını ve teslim olgusunu da bizzat davacılar tarafından dosyaya sunulan ve taraflarınca düzenlenen teslimat fişi arkasında davacının el yazısı ile ''iade edilenler'' başlığı altında belirtilen mal listesi ile ispat ettiklerini belirterek davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, ''... davacıların davalılardan mal sipariş ettiklerini sipariş ettikleri mallar karşılığı davalılara 30.150,00 TL ödediklerini, malların teslim edilmediğini belirterek ödedikleri bedelin tahsilini talep ettikleri, davacılar her ne kadar malların teslim edilmediğini beyan etmişlerse de kendileri tarafından dosyaya teslimat fişinin sunulduğu,
teslim edilmeyen mallar nedeniyle malı teslim almayan kişinin teslimat fişi sunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı ayrıca teslimat fişinin arkasına bir kısım malların iade edildiğinin yazıldığı bu nedenle davalılar tarafından malların davacılara teslim edildiğinin kabulünün gerektiği, davalılar vekili her ne kadar 20/06/2013 vadeli 7.000,00 TL bedelli ve 20/04/2013 vadeli 6.500,00 TL bedelli senetlerin ödenmeden davacılara iade edildiğini iddia etmişse de bu senetlerin borçlu davacılar tarafından dosyaya sunulduğu, bu durumun senetlerin ödenmediğine karine teşkil edeceği, davalıların bunun aksini yazılı delille kanıtlayamadığı,
davalıların açıkça yemin deliline de dayanmadığı, davalıların davacılar tarafından iade edilen malları kabul ettiği davalıların iade edilen mallar için istediği kullanım bedelinin mahsup edilmesi gerektiği, ayrıca davalılar tarafından ödenen nakliye bedelinin de mahsup edilmesi gerektiği, bilirkişi raporuna göre davacıların ödediği bedelden bu bedeller düşüldükten sonra davacıların 17.525,00 TL talep edebilecekleri davalıların dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından dava tarihinden itibaren avans faizine hükmedilerek davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir...'' gerekçesi ile karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; faiz başlangıcının davalılara ödeme için verilen 7 gün süre geçtikten sonra temerrüt tarihi olan 15.11.2013 tarihi olması gerektiğini, bu hususun istinaf yoluyla düzeltilmesini, davalı tarafın göndermiş olduğu bir takım malın sondaj borusuna uymadığı için iade edildiğini, davalı tarafın bedelini aldığı halde müvekkilinin sipariş ettiği malın tamamını teslim etmediğini, davalıların teslim iddiasında bulunmalarına rağmen müvekkillerinin imzasını taşıyan bir belge sunmadıklarını, bu hususta fatura ve irsaliye ibraz etmediklerini,
davalı tarafın iddiaları ispat edilmediği halde mahkemece savunmaya itibar edilerek karar verildiğini, tanık beyanlarını kabul etmediklerini, üç aylık kullanımın da söz konusu olmadığı halde davalı tarafın kullanım bedeli hesaplanmasını talep ettiğini, yerel mahkemenin davalı tarafın bu taleplerini reddetmesi gerektiği halde kabul ettiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ödeme konusu 16.650,00 TL'sının kabulleri dahilinde olduğunu, diğer 20.04.2013 vadeli 6.500,00 TL ve 20.06.2013 vadeli 7.000,00 TL bedelli olmak üzere toplam 13.500,00 TL tutarında bedeli olan iki adet bononun ödenmeden iade edildiğini, ödenmeden iade edilen bonolar için davanın reddedilmesi gerektiğini, mal iadesinin ispat külfetinin davacıda olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; alım satım akdinden kaynaklanan satıcının temerrüdüne dayalı alacak istemine ilişkindir. Uyuşmazlık siparişe konu malın teslim edilip edilmediği ve 20/06/2013 vade tarihli 7.000,00 TL bedelli ve 20/04/2013 vade tarihli 6.500,00 TL bedelli senetlerin ödenmeden davacılara iade edilip edilmediği hususlarındadır.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere mal teslim fişlerinin içeriğindeki malın davacıya teslim edildiği, davacı ile davalının defter kayıtlarına göre alışverişlerinin bulunduğu, davacı vekili tarafından dosyaya teslimat fişinin sunulduğu,
teslim edilmeyen mal nedeniyle malı teslim almayan kişinin teslimat fişi sunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı ayrıca teslimat fişinin arkasına bir takım malın iade edildiğinin yazıldığı teslim alınmayan malın iadesinin de söz konusu olamayacağı, bu nedenle davalı şirket tarafından siparişe konu malın davacıya teslim edildiğinin kabulünün gerektiği, 2003 vadeli iki adet bononun borçlu davacının elinde olmasının bono bedellerinin ödendiğine karine teşkil ettiği, aksinin davalı yanca kanıtlanmasının gerektiği, davalının bonoların ödendiğini kanıtlayamadıkları,
davacının bir takım malı üç ay kullandıktan sonra davalıya iade ettiği bu nedenle yıpranma payını karşılaması gerektiği, ayrıca davalı tarafından ödenen nakliye bedelinin de mahsubunun gerektiği anlaşılmış ne var ki bilirkişi raporunda iade edilen 20 adet tij bedeli 15.000,00 TL, manevra başlığı bedeli 3.000,00 TL olmak üzere toplam 18.000,00 TL değerinde emtianın iade edildiği belirtilmesine rağmen aritmetik işlem sırasında iade edilen malların bedelinin 10.500,00 TL olarak yazıldığı anlaşıldığından davacı tarafça davalıya alım satım akdi gereğince ödediği anlaşılan 30.150,00 TL'den 18.000,00 TL iade edilen malların bedeli,
1.125,00 TL iade edilen malların üç aylık kullanım bedeli ve 1.000,00 TL nakliye bedeli olmak üzere toplam 20.125,00 TL'nin mahsubundan sonra geriye kalan 10.025,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulü ve davacı tarafın istinaf dilekçesinde belirttiği temerrüt tarihi nazara alınarak hükmedilen alacağa 15/11/2013 tarihinden itibaren T.C.M.B'nin kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı oranda faiz işletilmek suretiyle davalı .... Ltd. Şti' den alınarak davacı ....Ltd.
Şti' ye verilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda yapılan tespit ve gerekçeler nazara alındığında; davacı tarafın faizin başlangıç tarihine yönelik, davalı tarafın hükmedilen alacağın miktarına yönelik istinaf sebeplerinin hukuka uygun olduğu, buna yönelik istinaf taleplerinin kabulü, ayrıca davacı ...'ın davalılara karşı ve davacı şirketin davalılar ... ve ...'ya yönelik açtıkları davaların HMK'nın 114 maddesi gereğince re'sen değerlendirilmesi sonucu ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2019/17, K. 2019/242, 15 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama