İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2020/325 K.2022/393

T.C. KONYA BAM .. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: T.C.

Esas2020/325Karar2022/393Tarih15 Mart 2022Okuma9 dk · 1.843 kelime

KÜNYE

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/325
Karar No
2022/393
Karar tarihi
15 Mart 2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.843 kelime·9 dk okuma·29 bölüm

T.C. KONYA BAM .. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

.. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO

KARAR NO

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

BAŞKAN

ÜYE

ÜYE

KATİP

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 04/12/2019

NUMARASI

.... Esas .... Karar

İSTİNAF EDEN

DAVACI (MÜTEVEFFA)

: : : : :

DAVALI

VEKİLİ

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 15/03/2022

YAZIM TARİHİ : 16/03/2022

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile açılan ticari şirket davasında 04/12/2019 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirketin kurucu ortağı, kurucu müdürü ve ilk müdürler kurulu başkanı olduğunu, müvekkilinin zaman içerisinde şirket yönetiminden planlı ve sistematik bir şekilde fiilen uzaklaştırıldığını, müvekkilinin yokluğunda 19/11/2018 tarihinde müdürler kurulu toplantısı yapılarak 07/12/2018 tarihinde genel kurul yapılması yönünde karar alındığını, 07/12/2018 tarihli genel kurulda müvekkilinin haklı sebep olmamasına rağmen şirket müdürlüğünden uzaklaştırılıp azledildiğini, müvekkilinin halen davalı şirketin %38 oranına sahip ortağı olduğunu,

müvekkilinin 07/12/2018 tarihli genel kurul toplantısı tarihinde müdürlük sıfatının devam ettiğini, bu nedenle müvekkilinin bu davada taraf sıfatı ve husumet sıfatının bulunduğunu, müvekkilinin toplantı kararının alındığı tarihte müdürler kurulu başkanı görevinin devam ettiğini, diğer müdürlerin toplantıya çağrı yapmaya izin ve haklarının bulunmadığını, ayrıca mahkemeden de her hangi bir izin de almadan bu toplantıyı yaptıklarını, yapılan toplantıda müdürler kurulu başkanı olan müvekkilinin imzasının da bulunmadığını, bu nedenlerle yapılan toplatı yapılması için alınan kararın yok hükmünde olduğunu,

genel kurulun toplantıdan en az 15 gün önce toplantıya çağrılması gerektiğini, genel kurul için ticaret sicili gazetesinde 22/11/2018 tarihinde ilan yapıldığını, toplantı günü ile ilan günü arasında 14 gün süre olduğunu, bu nedenle genel kurul toplantısı çağrı ilanının kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu, 07/12/2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantı tutanağının müvekkilinden habersiz toplantı sonrasında değiştirildiğini, müvekkilinin müdürlükten azline ilişkin maddeye yaptığı muhalefeti tutanağa geçirmediklerini, müvekkilinin en büyük pay sahibi olmasına rağmen şirketten bilgi alma,

inceleme ve denetleme haklarının kullandırılmadığını, müvekkilinin Konya ...

Noterliği'nin 08/02/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bilgi alma ve inceleme hakkını 14/02/2019 tarihinde şirket merkezine giderek kullanacağını şirkete bildirmesine rağmen sözü geçen tarihte bilgi alma ve inceleme hakkınının şirket tarafından kullandırılmadığını, bu nedenlere genel kurul toplantı yapılması için alınan 19/11/2018 tarihli müdürler kurul kararlarının yok hükmünde/batıl olduğunun tespitine, 07/12/2018 tarihinde yapılan genel kurul kararlarının yok hükmünde/batıl olduğunun tespitine, 07/12/2018 tarihinde yapılan genel kurul kararlarının tamamının kanuna,

ana sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık nedenleriyle iptallerine, 07/12/2018 tarihinde alınan genel kurul kararlarının TTK 449. maddesi çerçevesinde yürütülmesinin geri bırakılmasına, davacı ...' ın dava sonuçlanana kadar şirket müdürü olarak kabul edilmesi ile şirket adına müşterek imzalardan birini atan müdür olarak belirlenmesine, ya da şirketin tüm ortaklarının müşterek atacakları imza ile temsil edilmesine, şirket müdürleri .... ve ....' ın şirket gayrimenkullerini devir ve gayrimenkuller üzerindeki sınırlı ayni hak tesis etme yetkilerinin dava sonuçlanıncaya kadar kaldırılmasına,

davacının bilgi alma ve inceleme hakkını kullanması amacıyla davalı şirketin son 10 yıla ilişkin ticari defterlerine, faaliyet raporlarına, bilanço, mizan, gelir tablolarına, demirbaş listelerine, genel kurul toplantı tutanakları ile hazirun cetvellerine tedbiren el konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin Nissan marka araçların yetkili bayii ve servis işi ile iştigal ettiğini, davacının %38, davacının kardeşi ....' ın %22, davacının yeğeni olan ...' ın %20 ve davacının oğlu olan ....' ın ise %20 oranında şirketin hissedarı olduklarını, davacının gerek müdür gerekse ortak olarak yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının diğer ortakların hak ve menfaatlerine aykırı hareket ettiğini, yapılan olağanüstü genel kurulda davacının müdürlükten azli ve yeniden seçilen müdürler ile ilgili olarak alınan kararlara olumlu oy kullandığını,

19/11/2018 tarihli 21 nolu kararın müdürler kurulu kararı olmayıp ortaklar kurulu kararı olduğunu, genel kurul kararı statüsünde olmayan ortaklar kurulu kararına butlan veya iptal davasının açılamayacağını, olumlu oy kullanan davacının iptal talebinde bulunma hakkının ve sıfatının bulunmadığını, 19/11/2018 tarih ve 21 nolu toplantı kararının 4 kişiden oluşan müdürler kurulunun çoğunluğunu oluşturan 3 müdür tarafından alındığından usul ve yasaya uygun olduğunu, 07/12/2018 tarihli olağanüstü genel kurul kararının yasada belirtilen butlan hallerini taşımadığını, TTK 447. maddesinde belirtilen butlan halleri olmadığı gibi,

TTK 445. maddesinde belirtilen iptal sebeplerinin de mevcut olmadığını, genel kurul toplantısına katılan, muhalefetini zapta geçirtmeyen ve karara olumlu oy kullanan davacının dava açma hak ve yetkisi (sıfatı) bulunmadığını, genel kurul çağrı usullerinin yasaya uygun olarak yapıldığını, davacının genel kurul toplantı tutanağının değiştirildiği iddialarının gerçeğe aykırı ve asılsız olduğunu,

davacının ihtiyati tedbir taleplerinin yerinde olmadığını ayrıca 02/03/2019 tarihli 25 nolu ortaklar kurulu kararı ile yasal olarak yılın ilk 3 ayı içerisinde yapılması zorunlu olan 2018 yılı olağan genel kurul toplantısının 30/03/2019 tarihinde yapılmasına karar verildiğini ve kararın davacıya iadeli taahhütlü mektup ile tebliğ edildiğini, tebliğe rağmen davacının olağan genel kurul toplantısına katılmadığını, hatta mahkemeden bu hususta tedbir kararı talebinde bulunduğu, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....davacı vekilince davalı aleyhine açılan bu davada; davalı şirketin 19/11/2018 tarihinde genel kurul toplantısı yapılması için alınan müdürler kurulu kararının ve 07/12/2018 tarihli genelkurul kararlarının yok hükmünde/batıl olduğunun tespiti, davalı şirketin 07/12/2018 tarihinde yapılan genel kurul kararlarının iptali talep edilmiş olup; dosyada toplanan deliller ve alınan bilirkişi heyet raporu ile tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin 07/09/2018 tarih ve 30 sıra nolu ortaklar kurulu kararı ile davacının müdürler kurulu başkanı olarak seçildiği,

ayrıca davacı dışında ...., ..... ve ....' ın da müdür sıfatına haiz oldukları anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı vekilince 19/11/2018 tarihli kararın ortaklar kurulu kararı olduğu ileri sürülmüş ise de. 22/11/2018 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 822. Sayfasında söz konusu karar müdürler kurulu olarak yayımlandığı anlaşıldığından mahkememizce 19/11/2018 tarihli kararın müdürler kurulu kararı olarak kabulü gerekmiştir.

Limited şirketlerde genel kurula çağrı TTK 617. maddesi gereğince kural olarak müdürler tarafından yapılır. Müdürler birden fazla olduğu takdirde genel kurul müdürler kurulu başkanı tarafından toplantıya çağrılır. (TTK. 624/2).

Bu anlamda davalı şirketin 19/11/2018 tarihli müdürler kurulu toplantısının davacı müdürler kurulu başkanının yokluğunda yapılması ve alınan kararda davacı müdürler kurulu başkanının imzasının bulunmaması sebebiyle genel kurulu toplantıya çağrı usulünde açıkça bir kanuna aykırılık olduğu düşünülebilecek olsa da; burada irdelenmesi gereken asıl mesele söz konusu çağrıdaki usulsüzlüğün 07/12/2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı ve toplantıda kararlar alınmasına etkilerinin ne olduğudur.

TTK nun 622. maddesinde limited şirketlerin genel kurul kararlarının butlanı ve iptalinde kıyas yolu ile anonim şirket genel kurul kararlarının butlanı ve iptaline ilişkin kuralların uygulanacağı hükmü mevcut olup. TTK 447. maddesinde de genel kurul kararlarının butlan sebepleri sayılmıştır.

Uyuşmazlık konuları açısından bakıldığında pay sahibi olan tüm ortakların genel kurul toplantısına katıldıkları ve kararların oy birliği ile alınmış olması karşısında butlan sebeplerinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. TTK nun 445. maddesinde iptal sebepleri ve iptal davası düzenlenmiştir.

TTK 446/2. maddesinde ise genel kurul toplantılarında çağrıdaki usulsüzlük bir iptal sebebi olarak sayılmış ise de; bu madde açısından değerlendirilecek esas husus çağrıdaki bu usulsüzlüğün kararların alınmasında etkisi olup olmadığıdır. Zira Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin pek çok emsal içtihatında belirtildiği üzere; çağrıdaki usulsüzlük tek başına bir iptal sebebi olarak kabul edilemez.

Davacının toplantıya usulüne uygun olarak çağrılmaması, davacının vekili vasıtasıyla toplantıya katılmasına ve kararların alınmasına engel bir durum oluşturmadığı anlaşılmıştır. Hatta genel kurulda tüm kararlar oy birliği ile alındığından, toplantıdaki çağrıdaki usulsüzlüğün sonuca bir etkisi olmadığı yönünde mahkememizde bir kanaat oluşturmuştur.

Açıklanan tüm bu nedenlerle davacının davasının ve tüm taleplerinin reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davacının davasının ve tüm taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Bir limited şirkette müdürler kurulunu toplantıya çağırma yetkisinin, müdürler kurulu başkanına ait olduğunu, müdürler kurulu başkanı dışındaki diğer müdürlerin, doğrudan müdürler kurulunu toplantıya çağıramayacağını, ancak başkandan müdürler kurulunu toplantıya çağırmasını, müdürler kurulu başkanı toplantıya çağırmazsa mahkemeden toplantı yapılması talebinde bulunabileceğini, 19.11.2018’de yapılan müdürler kurulu toplantısı için müdürler kurulu başkanı müvekkili .... tarafından yapılmış bir çağrı bulunmadığını,

ayrıca mahkemeden müdürler kurulu toplantısı yapılması yönünde alınmış bir karar olmadığı gibi müdürler kurulu başkanı müvekkili ....’ın 19.11.2018 tarihinde yapılan müdürler kurulu toplantısından haberi ve alınan kararların altında imzası olmadığını, genel kurul toplantısına yapılan çağrı ve ilanın hukuka aykırı olduğunun yerel mahkeme kararı ve bilirkişi raporu ile açıkça sübut bulduğunu, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yapılan çağrı ve ilan süresinin kanuna aykırı olduğunu, genel kurul toplantı çağrısının şirket internet sitesinde yayınlanmadığını, genel kurul toplantı çağrısının ana sözleşmeye aykırı olduğunu,

toplantı günü ile gündem ve ilanın ortaklara iadeli taahhütlü mektupla bildirilmediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, limited şirket müdürler kurulu kararının ve genel kurul kararlarının yokluk veya butlanının tespiti, olmadığı takdirde genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Dosya kapsamına göre davacının davalı şirketin ortağı olduğu, %38 hissesinin bulunduğu, davacı dışında şirketin 3 ortağı daha bulunduğu diğer ortakların davacının kardeşi, yeğeni ve oğlu olduğu, davacının davalı şirketin müdürler kurulu başkanı, diğer ortakların da şirket müdürleri oldukları, 19/11/2018 tarihinde davacı dışındaki diğer şirket müdürlerinin toplanarak 07/12/2018 tarihinde olağanüstü genel kurul yapılması kararı aldıkları, olağanüstü genel kurul gündeminin şirket müdürlerinin seçimi ve görev süresinin belirlenmesi, şirket ortaklarına huzur hakkı verilip verilmemesi konusunun görüşülmesi olarak belirlendiği,

07/12/2018 tarihinde yapılan olağan üstü genel kurulda davacının ve dava dışı ortak ....'ın vekille temsil edildikleri , dava dışı ortaklar .... ve ....'ın ise bizzat kendilerinin genel kurula katıldıkları, bu şekilde genel kurul toplantısına şirketin tüm ortaklarının katıldığı ve ortaklarca toplantının şekline ilişkin bir itirazda bulunulmadığı ve toplantının sonuna kadar da ayrılmadıkları, genel kurulda şirket müdürleri davacı ile dava dışı ....'ın şirket müdürlüğünden azledilmelerine, dava dışı ortaklar .... ve ....'ın şirket müdürlüklerine seçilmelerine oy birliğiyle karar verildiği,

ayrıca şirket müdürü ....'a aylık 10.000,00 TL huzur hakkı verilmesine davacı ortak vekili ....'in red oyuna karşılık diğer ortakların kabul oyuyla oy çokluğuyla karar verildiği anlaşılmıştır.

Davacı tarafça genel kurula çağrının usulsüz olduğu iddia edilmiş ve bu husus yokluk veya butlan ya da bir iptal sebebi olarak ileri sürülmüşse de, toplantıya şirketin tüm ortaklarının katıldığı ve ortaklarca toplantının şekline ilişkin bir itirazda bulunulmadığı ve toplantının sonuna kadar da ayrılmadıkları, bu durumda, 6102 sayılı TTK’nın 617/3. maddesinin yollamasıyla limited şirketler hakkında da uygulama kabiliyeti bulunan aynı Yasa’nın, “Çağrısız Genel Kurul” başlıklı 416. maddesindeki tüm şartlar somut olayda oluşmuş olup, çağrının usulsüz olduğundan söz edilemeyeceği bu sebeple ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 80,70 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 26,30 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına,

6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde; dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 15/03/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

A.Ç

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2020/325, K. 2022/393, 15 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Konya
  4. Bölge Adliye Mahkemesi
  5. .. Hukuk Dairesi
  6. Dosya No
  7. Karar No
  8. Türk Milleti Adına
  9. İstinaf Kararı
  10. Başkan
  11. Üye
  12. Üye
  13. Katip
  14. İncelenen Kararın
  15. Mahkemesi : Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi
  16. Tarihi : 04/12/2019
  17. Numarası
  18. İstinaf Eden
  19. Davacı (Müteveffa)
  20. Davalı
  21. Vekili
  22. Dava
  23. İstinaf Kararının
  24. Karar Tarihi : 15/03/2022
  25. Yazım Tarihi : 16/03/2022
  26. Dava
  27. Cevap
  28. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  29. İstinaf Sebepleri
  30. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  31. A.ç
  32. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/325
Karar No
2022/393
Tarih
15 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2020/325 K.2022/474
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/326 K.2022/226
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/326 K.2022/233
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2020/326 K.2022/389
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/326 K.2022/218
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/326 K.2022/136

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.