KÜNYE
- Mercii
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1225
- Karar No
- 2022/2583
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2022
Karar Metni
1.100 kelime·6 dk okuma·22 bölüm
T.C. KONYA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ... KARAR NO : ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/03/2020
NUMARASI
... Esas ... Karar
DAVACI
... - (T.C Kimlik No: ... )
VEKİLİ
Av. ... - ...
İSTİNAF EDEN DAVALI : ...
VEKİLLERİ
Av. ... - ... Av. ... - ...
DAVA
Şirket Ortağı Olunmadığının Tespiti ve Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 30/12/2022
YAZIM TARİHİ : 03/01/2023
Davacı tarafından davalı şirket aleyhine Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak davasında ... tarihinde tesis edilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karara karşı davalı şirketin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine dava dosyasının dairemize geldiği anlaşılmakla üye hakimin görüşleri alındıktan sonra, dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ortak olarak davalı şirketten hisse senedi aldığını, davacıya ortak olduğu yıllar boyunca kar payı, faiz veya elde edilen gelirden herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının tüm birikimini davalı şirkete yatırdığını , bu nedenlerle davacının yatırdığı paranın şimdilik 50.000,00 TL'sinin işleyecek faiz ve kar payıyla birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davacının daha önceden Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas sayılı dosyası ile alacak davası açtığını, sözü geçen dosyanın müracaata bırakıldığını, yine davacının daha önceden Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile alacak davası açtığını, sözü geçen bu dosyanın ise işlemden kaldırıldığını, bu nedenlerle hak düşürücü ve zaman aşımı yönünden işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın ortaklık ikrarına dayalı ve ortaklık kar payının ödenmesi davası ise son 5 yıl içinde şirketin kar etmediğini, bu nedenle kar dağıtımı yapılmasının mümkün olmadığını, ayrıca ortak olmak amacıyla verilen paranın TTK maddeleri gereği geri istenemeyeceğini, bu nedenlerle davalı aleyhine ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Resmi Gazete' de 07/12/2019 tarihinde yürürlüğe giren Dijital Hizmet Vergisi İle Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun' nun 41. Maddesine eklenen geçici 4. Madde gereğince dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına,...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince 7194 sayılı yasanın 41. maddesiyle.
3332 sayılı yasaya eklenen geçici 4. madde uyarınca açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği halde gerekçe kısmında zamanaşımı ve hak düşürücü itirazlarının reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, “7194 sayılı kanunun 41. maddesinin açık hükmü nedeni ile davanın esasına girmek ve davalının zamanaşımı ve hak düşürücü süreye ilişkin itirazlarının inceleme konusu yapılması mümkün olmadığından, davalının zamanaşımı de’fi ve hak düşürücü itirazları konusunda karar verilmesine yer olmadığı” şeklinde hüküm tesis edilmesine,
bu talepleri kabul görmediği takdirde ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, BK 125. maddesinin son fıkrası uyarınca, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davalı şirkete ortak olmadığının tespiti, kar payı alınması maksadıyla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davaya konu ... A.Ş'nin ünvanının ... A.Ş. olarak değiştirildiği, bilahare ... A.Ş.'ye devredilmesi suretiyle birleştirilmesine ve tasfiyesiz infisahına karar verildiği ve unvanının ... A.Ş. olarak değiştiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması Ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler İle 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu Ve 3182 Sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Geçici Madde 4- (Ek:5/12/2019-7194/41 md.)31/12/2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç,
6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır.
Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez.
Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır, düzenlemesini içermektedir.
Öncelikle; yasal düzenlemenin taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi kapsayıp kapsamadığı ve davalı şirketin yasal düzenlemede belirtilen şirketlerden olup olmadığı yönünden delillerin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davalı şirketin yasal düzenlemede verilen 31/12/2014 tarihinden önce, BIST (İMKB) yönetim kurulunun 23/10/2012 tarihli toplantısında ortaklığın paylarının halka arz edilmeksizin 2.ulusal pazarda 23/11/2012 tarihinden itibaren işlem görmesine karar verildiği ve ... tarihinden itibaren işlem görmeye başladığı mevcut delillerden anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacı, yatırım maksadı ile davalı şirkete para verdiğini, verilen para karşılığında kendisine "ortaklık durum belgesi" ve hisse senetleri verildiğini istenmesine rağmen parasının iade edilmediğini, verdiği paranın faizi ile tahsilini, davalı ise;
davacı tarafından davalı şirkete para verilmişse şirkete ortak olmak maksadıyla verildiğini, kendisine verdiği para karşılığında nominal bedelli hisse senedi verildiğini, davacının şirket pay sahibi olarak şirket kayıtlarına kaydedildiğini, Anonim şirket olan davalının 6762 sayılı TK'nın 329 ve 405. maddelerindeki düzenleme gereğince kendi hisselerini temellük etmesinin ve bunun sonucu olarak yatırılan paranın iadesinin mümkün olmadığını, aksinin kabulü durumunda ise davanın süresinde açılmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Yukarıda yapılan açıklama ve tespitler nazara alındığında; taraflar arasında görülmekte olan davanın 05/12/2019 tarihinde 3332 sayılı yasaya eklenen geçici 4. madde kapsamında olduğu göz önünde bulundurulduğunda; Davalı tarafın zamanaşımı def’i ile hak düşürücü süreye ilişkin itirazlarının incelenmesi sonuca etkili olmadığından; ilk derece mahkemesinin, yasal düzenleme doğrultusunda açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik delilleri takdir ve değerlendirmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatiyle, davalı şirketin istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
D.A.Ç
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/1225, K. 2022/2583, 30 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama