KÜNYE
- Mercii
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/2007
- Karar No
- 2023/925
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2023
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma·23 bölüm
T.C. KONYA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ... KARAR NO : ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ...
NUMARASI
... Esas - ... Karar
DAVACI
...- (T.C. Kimlik No: ...) VEKİLİ : Av. ...
İSTİNAF EDEN DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 03/05/2023
YAZIM TARİHİ : 05/05/2023
Taraflar arasında görülen davada Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili, müvekkili aleyhine başlatılan Konya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibinden dolayı müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, takibe konu bonolar üzerindeki ciranta imzalarının da müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin bonolar üzerinde ismi geçen diğer kişilerle hiçbir bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20'den az olmamak kaydıyla davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacının yıllar sonra bu davayı açmasının kötüniyetinin göstergesi ve alacağı sürüncemede bırakmak amacına yönelik olduğunu, takip konusu senetteki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasının da gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "...İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Konya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapılan takip üzerine, düzenleyeni ..., lehtarı ... olan 20/10/2006 ödeme tarihli, 2.000 TL, 31/10/2006 ödeme tarihli, 2.100 TL ve 20/11/2006 ödeme tarihli, 2.000 TL. bedelli olan 3 adet bono nedeniyle davacının davalıya borcunun bulunmadığına yönelik mahkememizde menfi tespit davası açıldığı, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda; inceleme konusu senetlerde atılı 2. Ciro imzaları ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği anlaşılmakla davaya konu bonolar nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, davacının takip kesinleştikten 15 yıl sonra dava açmasının kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, takip konusu senetteki imzanın davacıya ait olmadığı hususunun gerçeği yansıtmadığını, atılan imzaların tek bir kişiye ait olup olmadığını, keşideci tarafından atılmış olup olmadığı hususunun da araştırılması gerektiğini, diğer taraftan keşidecinin, davacı ciranta ile bu senetten kaynaklı ticari ilişkisinin olup olmadığının da mahkemece araştırılması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bonodaki imzanın davacıya ait olmadığına ilişkin ATK raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş olmakla, davalı tarafça bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de, yeni bir rapor aldırılması yönünde talepte bulunulmadığı, davanın reddinin talep edildiği de anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından, davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
R.T
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/2007, K. 2023/925, 3 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama