KÜNYE
T.C. Konya Bam ... Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
- Mercii
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/569
- Karar No
- 2022/1688
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2022
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/12/2020
- Numarası
- ... Esas - ... Karar
- Davacı
- ... - (T.C Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- İstinaf eden davalı
- ... Şti.
- Vekili
- Av. ... - ...
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 19/10/2022
- Yazım tarihi
- 31/10/2022
Karar Metni
1.336 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 22/12/2020 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı müvekkilinin faturaya dayalı olarak 9.645,000TL alacaklı olduğunu, faturanın davalıya tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalıya karşı Konya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmesi üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilinin alacağının düzenlenen fatura ile sabit olduğunu, davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacının tacir olup olmadığının araştırılarak görevli mahkemenin tespit edilmesini, davacının tacir olmaması halinde dosyanın usulden reddi ile görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, esasa ilişkin olarak da taraflar arasında herhangi bir akdi ilişkinin olmadığını, müvekkilinin davacının iddia ettiği gibi bir borcunun olmadığını, davacının taraflar arasındaki akdi ilişkiyi ve fatura içeriğini ispat etmesi gerektiğini, icra takibinin haksız ve mesnetsiz olduğunu beyanla davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Yapılan yargılama sonucunda; "... somut uyuşmazlıkta akdi ilişkinin davalı tarafından inkar edilmesi nedeniyle ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacının faturada belirtilen işin davalı yararına yapıldığını ispatla yükümlü olduğu, her iki tarafın ticari defterleri üzerinde muhasebeci bilirkişisi ...'e inceleme yaptırıldığı, bilirkişi tarafından, dosya kapsamına uygun olan ve mahkemece benimsenen gerekçeli ve denetlenebilir 09/09/2020 tarihli rapordan da anlaşılacağı üzere; her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış kapanış tasdiklerinin yine usule uygun ve süresinde yaptırıldığı,
defter kayıtlarının birbirini doğruladığı bu sebeple taraflar arasındaki uyuşmazlıkta delil niteliğini haiz olduğu, dava ve takip konusu ... seri numaralı 985,00TL bedelli ve ... seri numaralı 8.660,00TL bedelli iki adet faturanın davacının defter ve kayıtlarında davalı şirket borçlandırılmak suretiyle veresiye olarak kayıtlı olduğu ve faturaların ödendiğine ilişkin bir kayda rastlanmadığı, sözü edilen iki adet faturanın yine davalı şirketin defter ve kayıtlarında davacı şirket alacaklandırılmak suretiyle kayıtlı olduğunun anlaşıldığı,
davalı tarafından akdi ilişki inkar edilmiş olsa da davacının takibe koyduğu faturaların kendi defterlerinde borç olarak kayıtlı olduğu, bu sebeple, davacının, alacağını, davalının usulüne uygun tutulan defterleri ile kanıtladığının kabul edildiği, bu haliyle ispat yükünün davalıya geçtiği, davalının defterlerindeki cari hesapta davacıya borçlu olunan miktar her ne kadar 8.515,00TL olarak görülmekte ise de, davalının başta akdi ilişkiyi inkar etmiş olması ve ödemeye yönelik savunma ve delil ibrazında bulunmaması nedeniyle, davacının alacağının fatura bedelleri toplamı olan 9.645,00 TL tutarında olduğu kanaatine erişildiği,
eldeki dava yönünden takip konusu alacağın faturaya dayanması karşısında alacak belirlenebilir (likit) olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına karar verildiği..." gerekçesiyle; davanın kabulü ile; davalının Konya ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin; ödeme emrinde belirtildiği gibi aynen devamına, hükmolunan meblağın %20'sine tekabül eden 1.929,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin davacıya karşı borcunun olmadığını, aralarında herhangi bir akdi ilişkinin de bulunmadığını, ilişkiden bağımsız olarak yapılmak istenen tahsilatın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının, müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, yapılan takibe itiraz ettiklerini, akdi ilişkiyi ve fatura içeriğini davacı tarafın ispat etmesi gerektiğini, emsal yargıtay kararının da bu yönde olduğunu, dava ve takip konusu edilen faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini, bu konuda hiçbir araştırmanın yapılmadığını,
davacının gerek icra dosyasında gerek dava dosyasındaki miktar olarak talebi ve yatırdığı esas harç tutarının 9.645,00 TL olduğunu, fakat bilirkişi raporuna göre alacağının 8.515,00 TL olarak göründüğünü ve yerel mahkemenin sadece tarafların ticari defterleri üzerinde yaptığı incelemeye bakarak karar verdiğini, oysa ticari defterler arasında uyuşmazlık söz konusu olduğunu, HMK 222/3.
Maddesi gereğince bilirkişinin tespit ve değerlendirmelerinin kabul edilemeyeceğini belirterek. İtiraz taleplerinin kabulüne, Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı kararın kaldırılmasına, icranın geri bırakılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; faturaya dayalı ilamsız takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme ve dosyaya sunulan bilirkişi raporundan davaya konu iki adet faturanın her iki tarafın usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflar arasında açık cari hesap ilişkisi bulunduğu, buna göre davacının bakiye alacağının bilirkişi raporuyla 8.515,00 TL olarak hesaplandığı tespit edilmiştir.
Mahkemece "davalının defterlerindeki cari hesapta davacıya borçlu olunan miktar her ne kadar 8.515,00 TL olarak görülmekte ise de, davalının başta akdi ilişkiyi inkar ettiğinden ve ödemeye yönelik savunma ve delil ibrazında bulunmadığından,
davacının alacağının fatura bedelleri toplamı olan 9.645,00 TL tutarında olduğu kanaatine varıldığı..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının alacağı 8.515,00 TL olarak hesaplanmış olup, akdi ilişkinin inkarı, aralarında açık cari hesap ilişkisi bulunması nedeniyle düzenlenen faturaların tamamının ödenmediği ve davalının faturadaki alacağın tamamından sorumlu olacağı anlamına gelmez.
Şu halde davanın kısmen kabulü yerine tam olarak kabulüne karar verilmesi yerinde olmamıştır. Bu nedenle davalının bu hususlara ilişkin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması, eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/569, K. 2022/1688, 19 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama