KÜNYE
- Mercii
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/688
- Karar No
- 2022/2191
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2022
Karar Metni
711 kelime·4 dk okuma·21 bölüm
T.C. KONYA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ... KARAR NO : ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/12/2020
NUMARASI
... Esas ... Karar
İSTİNAF EDEN
DAVACILAR : 1- ... 2- ... (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVALI : ...
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 19/12/2022
YAZIM TARİHİ : 21/12/2022
Davacılar tarafından davalı aleyhine Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 15/12/2020 tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı davacıların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkilleri aleyhine başlattığı Konya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine konu 06/09/2016 tanzim tarihli 440.000,00 TL bedelli senedin, araç satış sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, takip konusu senedin kambiyo vasfını yitirdiğini belirterek; müvekkilleri davacıların davalıya söz konusu icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, takip bedelinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu bonoya ilişkin olarak müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğundan davacının itirazlarının müvekkili açısından hiçbir hüküm ifade etmediğini, davacının davasında haksız olduğunu belirterek; davanın usulden, aksi durumda ise esastan reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince davacı tarafından 17/06/2020 tarihinde dava açıldığı, davadan önce arabulucuya başvurulmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit davalarını hukuki ilişkinin yokluğunun tespiti için açtıklarını, davanın davalı için alacak davası şeklinde nitelendirilmesinin adil yargılama ilkesine aykırı olduğunu, menfi tespit davasının bir alacak ya da tazminata konu olmadığı, parasal bir edim talebi içeren eda davası niteliği taşımadığı için, dava şartı arabuluculuğun bu davada uygulanmadığını belirterek istinaf talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan takipte, takip konusu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.05.2021 tarih, 2020/6050 E- 2021/4519 K, 13.04.2021 tarih, 2020/6032 E-2021/3614 K, 20.04.2021 tarih, 2020/6031 E-2021/3835 K. saylı ilamlarında da belirtildiği üzere, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir.
Madde metni herhangi bir tereddüde ve yanlış anlamaya yer vermeyecek şekilde açık yazılmıştır. TTK'ya bu maddenin eklenmesini sağlayan 7155 sayılı Kanun'un genel gerekçesinin bu konuyla ilgili kısmı ve madde için özel olarak yazılan gerekçe de bu açık anlamı desteklemektedir.
Hal böyle iken, menfi tespit davalarının ticari bir dava olduğu için TTK'nın 5/A maddesi kapsamına alınması ve böyle bir davayı açmak isteyen kişinin önce arabulucuya başvurmaya zorlanması, kanuna aykırı olduğu gibi ticari davalarda arabuluculuğa başvuruyu dava şartı olarak öngören madde hükmünün amaçsal yorumundan da yasa koyucunun bilinçli olarak menfi tespit davalarını arabuluculuk dava şartına tabi tutmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığı ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığı hususu dikkate alınarak işin esasının incelenmesi gerekirken mahkemece anılan husus nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca kaldırılmasına dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır M.Y.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/688, K. 2022/2191, 19 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama