KÜNYE
T.C. Konya Bam ... Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi İstinaf Eden
- Mercii
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/979
- Karar No
- 2022/1358
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2022
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 11/05/2022
- Numarası
- ... Esas
- Davacılar
- 1-... - (T.C Kimlik No: ...
- 2-... - (T.C Kimlik No
- ...
- 3-... - (T.C Kimlik No
- ...
- 4-... - (T.C Kimlik No
- ...
- Vekilleri
- Av. ... - ...
- Davalılar
- 1-... - (T.C Kimlik No: ...
- 2-... - (T.C Kimlik No
- ...
- Vekilleri
- Av. ... - ...
- Dava
- Ticari Şirket
- İstinaf kararının karar tarihi
- 23/09/2022
- Yazım tarihi
- 27/09/2022
Karar Metni
1.399 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Davacılar tarafından, davalılar aleyhine Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan ticari şirket davasında 11/05/2022 tarihinde tesis edilen karara karşı davalıların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu ...
A.Ş.'inde dava taraflarının hissedar olduklarını, şirketin sermayesinin en son 10.000.000,00TL'ye çıkarılarak şirket sermayesi beherinin 10,00 TL'den 1.000.000 adet paya ayrıldığını, bu paylardın 250.000 adedinin baba ...'a, 30.000 adedinin anne ...'a, 240.000 adedinin ...'a, 240.000 adedinin ...'a, 60.000 adedinin ...'a, 45.000 adedinin ...'a, 45.000 adedinin ...'a, 45.000 adedinin ...'a, 45.000 adedinin ...'a ait olduğunu, müvekkillerinin toplam paylarının 240.000 olup şirketin %24'ün oranında pay sahibi olduklarını,
250.000 adet pay sahibi olan baba ...'ın uhdesinde bulunan 10.000 adet payının ve 30.000 adet pay sahibi olan anne ...'ın tüm payları olan toplam 40.000 payın kötü niyetli olarak devredildiğini, devredilen paylardan müvekkillerinin hisseleri oranına düşen 11.250 payın müvekkilleri adna tescilinin gerektiğini belirterek, müvekkillerinin hak ve menfaatlerinin korunması için davalı torun ...'ın uhdesindeki dava dışı şirkete ait 11.250 adet payın satış ve devrinin önlenmesi için şirket kayıtlarına ve ticaret sicil kayıtlarına ihtiyati tedbir şerhi konulmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince 11/05/2022 tarihli ara karar ile; "...İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. HMK 390/3 maddesinde tedbir kararı verilebilmesi için haklılığın yaklaşık ispatı aranmıştır.
Talep konusu şirket paylarının devri halinde başka davaların ve çekişmelerin doğmasının kuvvetle muhtemel olması, tedbir talebine konu şirket paylarının eldeki davanın konusu olması ve yaklaşık ispat koşulunun sağlanması nedenleriyle, ihtiyati tedbir talebinin kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur." gerekçesiyle dava konusu şirket paylarının devir ve temlikinin önlenmesi ile ilgili ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile HMK nun 389–399. maddeleri gereğince takdiren teminatsız olarak Konya Ticaret Sicilinin ... sicil numarasında kayıtlı ...
A.Ş.’deki davalı ...'a ait 11.250 adet payın üçüncü kişilere gerek rızaen gerekse cebren devir ve temliklerinin tedbiren önlenmesine karar verilmiştir.
İTİRAZ
Davalılar vekili itiraz dilekçesinde özetle: davacı tarafından öne sürülen iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu, davayı açmakta haklılığını gösterir herhangi bir delil sunulamadığını, mahkeme tarafından "yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı" belirtilmişse de, davacının dava dilekçesinde iddialarına ilişkin yaklaşık ispat koşulunu sağlayacak herhangi bir delil bulunmadığını, tedbir kararına itirazlarının reddine karar verilmesi halinde ihtiyati tedbir kararının takdiren teminatsız olarak uygulanmasının müvekkilin muhtemel zararlarının karşılanmamasına neden olacağını, bu nedenle,
mahkemece tedbir kararının teminat karşılığında uygulaması gerektiğini, davacının ihtiyati tedbir talebindeki iddialarını ve müvekkilinin savunması dikkate alınmadan verilen ihtiyati tedbir kararını kabul etmediklerini beyanla verilen tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ.
İlk derece mahkemesince 01/06/2022 tarihli ara kararı ile özetle;'''....davacı tarafça dava konusu şirket hisselerinin muris muvazaası ve inançlı işlem sebepleriyle aidiyetinin tespit ve tescili talep edildiğinden şirket hisselerinin aynının ihtilaflı hale geldiği, Yargıtay'ın ve İstinaf Mahkemelerinin yerleşik uygulamasına göre, dava konusu ayna yönelik olup iddiaların ciddi görülmesi halinde; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden yaklaşık ispat koşulunun oluştuğunun kabul edildiği,
bununla birlikte yine emsal birçok yüksek yargı kararında durum ve koşulların gerektirmesi halinde teminatın ve ihtiyati tedbirin yeniden değerlendirilmesi, hatta kaldırılması mümkün olup ayna yönelik iddialarda dava başında teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmiş olmasında hukuka aykırı bir durumun bulunmadığının sıklıkla vurgulandığı, bu itibarla dosya içeriğindeki bilgi, belge ve taraf vekillerinin anlatımlara göre Mahkememiz tedbir kararının kaldırılmasını veya değiştirilmesini gerektirir bir durumun bu aşamada mevcut olmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla, itirazın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
(Aynı yönde Bkz. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2012/10726 E. 2012/9586 K., İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
1. Hukuk Dairesi
2022/824 E. 2022/675 K., Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2022/601 E. 2022/935 K. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi 2022/381 E. 2022/332 K., Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2020/1496 E. 2021/10 K.)" gerekçesiyle davalılar vekilinin ihtiyati tedbir kararına yönelik 26/05/2022 tarihli itirazının her iki davalı yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar istinaf istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde davacı tarafından öne sürülen iddialar gerçeğe aykırı olduğunu, dava açmakta haklılığını gösterir herhangi bir delil sunulamadığını, davalılardan ...'a yönelik davada, inançlı işlem iddiasının zamanaşımına uğradığının açık olduğunu, davacı, inançlı işlem iddiasına ilişkin bir yazılı delil de sunamadığını, aynı şekilde davacı müvekkillerden ...'a yönelik muvazaa iddiasına ilişkin herhangi bir delil sunamadığını, söz konusu ihtiyati tedbir kararının takdiren teminatsız olarak uygulanması,
müvekkillerin muhtemel zararlarının karşılanmamasına neden olacağını, bu nedenle tedbir kararının teminat karşılığında uygulanmasının düşünülmesi gerektiğini, müvekkillerinin söz konusu tedbir kararından dolayı ciddi şekilde mağduriyeti söz konusu olduğunu, böylesine önemli sonuçlara sebep olan tedbir kararının hiçbir delil olmaksızın ve teminatsız şekilde verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle davacıların tedbir taleplerinin öncelikle tümden reddine karar verilmesini aksi takdirde teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmesinin değerlendirilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
390.maddesinde; (1) İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.
(2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
392.maddesinde; İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez. " hükümleri bulunmaktadır.
Somut olayda ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmamakla birlikte teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi yerinde değildir. HMK'nın 392.maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Mahkeme, teminat alınmama gerekçesini açıklamamıştır. Bu sebeple davalıların istinaf taleplerinin kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava değerinin %20 si oranında teminatla ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair HMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
A.Ç
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/979, K. 2022/1358, 23 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama