İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1555 K.2024/1091

Taraflar arasında görülen davada Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas -...... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili ile katılma yolu ile asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve…

Esas2023/1555Karar2024/1091Tarih27 Mayıs 2024Okuma13 dk · 2.653 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi İstinaf Eden Asıl Ve Birleşen

Esas No
2023/1555
Karar No
2024/1091
Karar tarihi
27 Mayıs 2024
Dosya no
2
Karar no
2
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
18/02/2022
Numarası
2 Esas - Karar
Davada davacı
—
Vekili
Av. ...- [1
Davada davalı
... - (T.C. Kimlik No: ...
Vekili
Av. ... -
Birleşen dava
Konya .. ATM'nin ... E. -.. K.
Asıl ve birleşen dava
Menfi Tespit ve İstirdat
İstinaf kararının karar tarihi
27/05/2024
Yazım tarihi
28/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.653 kelime·13 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas -...... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili ile katılma yolu ile asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

ASIL VE BİRLEŞEN DAVA

Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkili şirketin yetkili hamil olduğu toplam 14 adet müşteri çekinin, müşterilerle yapılan ticarete istinaden alacaklı olarak teslim alındığını ve çeklerin müvekkili şirket çalışanı ....yedinde bulunduğu sırada Kağıthane/İstanbul bölgesinde çalındığını, tüm aramalara rağmen bulunamadığını, müvekkili şirketin lehtarı ve yetkili hamili olduğu çalıntı olan ve iptali istenilen davalının yedinde bulunan 3 adet çek ile ilgili olarak çeklerin kötüniyetli olarak ele geçirilip sahte kaşe ve imzalarla piyasaya sürüldüğünü, çalıntı çek nedeniyle müvekkili şirketin ağır mağduriyet yaşadığını,

borçlu olmadığı halde borçluymuş gibi haksız icra takipleriyle karşı karşıya kaldığını ileri sürerek, çalıntı ve sahte cirolarla içeriği sahte hale getirilen müvekkilinin cirosunun ve imzasının bulunmadığı çekten ötürü borçlu olmadıklarının tespitine, çeki kötüniyetle iktisap eden davalı hamilden çeklerin ve ödenen çek bedellerinin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Asıl ve birleşen davada davalı vekili, dava konusu çek ile ilgili Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, dava dışı diğer borçlularca dosya alacağının ödendiğini ve dosyanın infaz edildiğini, dolayısıyla davacının infaz olan bir dosyada borçlu olmadığının tespiti için dava açmasında hukuki yararı bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, "...Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalı aleyhine İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası açmıştır. Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporları dikkate alındığında "Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu çek arka yüzde 1. ciro bölümünde atılı imza ile .... ve ....'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarını bildirir kanaat raporudur" şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.

Mahkememizce yapılan tespitler, değerlendirilen deliller ve bilirkişi raporları dikkate alındığında davalı yan iyiniyetli 3. Kişi olduğunu savunmuşsa da, imza inkarı senet metninden kaynaklanan mutlak defi olduğundan ve herkese karşı ileri sürülebildiğinden itibar edilmemiş olup asıl dosya bakımından Konya ..

İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına Garanti Bankası.... seri nolu 30/01/2017 keşide tarihli, 35.000,00 TL meblağlı çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına TEB Adapazarı Şubesi ...... seri nolu 28/02/2017 keşide tarihli, 15.000,00 TL meblağlı çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Konya .. İcra Müdürlüğü'nün....

Esas sayılı dosyasına HalkBank Karadeniz Ereğli Şubesine ait... seri nolu 28/02/2017 keşide tarihli, 4.800,00 TL meblağlı çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, birleşen dosya bakımından (Konya .. ATM'nin .... esas sayılı dosyası) Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına Garanti Bankası Bolu Şubesi ... seri nolu 28/02/2017 keşide tarihli, 35.000,00 TL meblağlı çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Konya ..

İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına Garanti Bankası Kastamonu Şubesi ....seri nolu 30/03/2017 keşide tarihli, 5.000,00 TL meblağlı çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine dair..." asıl dava bakımından. Konya .. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına, Garanti Bankası ... seri nolu, 30/01/2017 keşide tarihli, 35.000,00 TL meblağlı çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,

Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına, TEB Adapazarı Şubesi .... seri nolu, 28/02/2017 keşide tarihli, 15.000,00 TL meblağlı çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Konya.. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına, HalkBank Karadeniz Ereğli Şubesine ait .... seri nolu, 28/02/2017 keşide tarihli, 4.800,00 TL meblağlı çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, birleşen dava bakımından; Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına Garanti Bankası Bolu Şubesi ... seri nolu 28/02/2017 keşide tarihli, 35.000,00 TL meblağlı çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,

Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına Garanti Bankası Kastamonu Şubesi .... seri nolu 30/03/2017 keşide tarihli, 5.000,00 TL meblağlı çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Asıl ve birleşen davada davacı vekili, mahkemece dava konusu çekler yönünden müvekkilinin davalıya borcunun olmadığına karar verildiğini ancak, istirdat istemi yönünden karar verilmediğini, müvekkilinin haciz tehdidi altında ödeme yaptığını belirtmesine rağmen mahkemece istirdada karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının bu yönüyle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Katılma yoluyla istinaf eden asıl ve birleşen davada davalı vekili, davacı taraf her ne kadar davaya konu çeklerin icra takibine konulduktan sonra icra tehdidi altında kalarak ödeme yapıldığını belirtmesine rağmen mahkemece istirdat talebi yönünden karar verilmediğini beyan etmiş ise de, davaya ve icra takibine konulan çeklerin davacı tarafından ödenmediğini, dosya alacağının dava dışı borçlulardan tahsil edildiğini, bu nedenle davacının istirdat talebinin yersiz olduğunu, davacının infaz olan dosyalarla ilgili borçlu olmadığının tespiti için dava açmasında hukuki yararının bulunmadığını,

davacının istirdat talebi olmasına rağmen mahkemece bu yönde bir hüküm kurulmadığını, davacının istirdat talebine yönelik davasını ispat edemediğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Asıl ve birleşen dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı tarafça asıl davada. Davacı şirketin yetkili hamili olduğu toplam 14 adet müşteri çekinin, müşterilerle yapılan ticarete istinaden alacaklı olarak teslim alındığı ve çeklerin davacı şirket çalışanı yedinde bulunduğu sırada Kağıthane/ İstanbul bölgesinde çalınmış olup, çeklerin tüm aramalara rağmen bulunamadığı, çalınan 14 adet çek arasında işbu davaya konu edilen. Konya. İcra Müdürlüğü'nün ....

E. sayılı dosyasıyla icra takibine ait Garanti Bankası Bolu Şubesinin ....seri nolu, 30.01.2017 keşide tarihli 35.000,00 TL tutarlı, keşidecisi “........ Adi Ortaklığı” olan çek, Halkbankası Karadeniz Ereğli/Zonguldak Şubesine ait 4.800,00 TL bedelli, 28.02.2017 keşide tarihli, ... seri numaralı, keşidecisi ....... Ist. Sis. Ltd. Şti.” olan çek ile TEB Bankası Adapazarı Şubesine ait 15.000,00 TL bedelli, 28.02.2017 keşide tarihli, ..... seri numaralı, keşidecisi ..... Paz.

Tic. Ve San. Ltd. Şti. olan çek de bulunduğu,

İşbu çeklerden keşidecisi ...Adi Ortaklığı olan Garanti Bankası Bolu Şubesine ait, ..... numaralı, 30.01.2017 tarihli 35.000,00 TL meblağlı çekin .... tarafından bankaya ibraz edildiği, banka tarafından çek üzerinde Bakırköy ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....

E. sayılı dosyası ile ödeme yasağı kararı bulunduğundan bahisle çekin iade edildiği, bu hususun çekin arka yüzüne muhatap banka tarafından yazıldığı, işbu çekin bankaya ibrazından sonra son yetkili hamil olan ....'in çekten doğan alacağını davalıya temlik ettiği, davalı tarafından Konya ..İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyasıyla, çek ilişkisi içerisinde adı geçen keşideciler;....-...-.....'e, lehtar davacı şirkete, ...'a, .... End. Mam. San. ve Tic. Ltd.

Şti.'ne, ....aleyhine söz konusu çekten ötürü 14.02.2017 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, ödeme emri henüz tebliğ edilmeden dosyanın infaz nedeniyle kapandığı, Halkbankası Karadeniz Ereğli/ Zonguldak Şubesine ait 4.800,00 TL bedelli, 28.02.2017 keşide tarihli .... seri numaralı çek ile TEB Bankası Adapazarı Şubesine ait 15.000,00 TL bedelli, 28.02.2017 keşide tarihli,....seri numaralı çeklerin de davalı tarafından Konya'da icra takibine konu edildiği ve bu dosyaların da tahsil edilerek kapandığının taraflarınca bilindiği,

davacı şirketin yetkili hamili olduğu çeklerin çalınmış olması nedeniyle iptallerine karar verilmesi için Bakırköy ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. sayılı dosyasıyla iptal davası açılmış olup, açılan davanın derdest olduğu ve çekleri çalan sahte kaşe ve cirolarla piyasaya süren kişilerin tespit edilerek haklarında kamu davası açılması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına .... soruşturma sayılı dosyayla şikayette bulunulduğu,

Garanti Bankası Bolu Şubesine ait, ....numaralı, 30.01.2017 tarihli 35.000,00TL meblağlı çek incelendiğinde keşidecisinin “..... Yapı Malzemeleri..... Ortaklığı” olduğu, çekin davacı ... Ve...... Paz. Ve Tic. Ltd.

Şti. emrühavalesine düzenlendiği, çek keşidecisi tarafından davacı şirket lehine düzenlenip verildikten sonra davacı şirket uhdesinde bulunurken çalındığı, çeki çalan şahıslarca kütüniyetli olarak sahte kaşe ve imzalarla tedavüle çıkarıldığı ve neticesinde bankaya ibraz edilerek tahsil edilmeye çalışıldığı, davacının bu çekin lehtarı olmasına rağmen çek arkasındaki davacıya ait görülen kaşenin sahte olup, imzanın da davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, diğer iki çekte de çekte sadece keşideci ile lehtar olan davacı şirket olduğu, çek çalındıktan sonra ele geçiren şahıslar tarafından sahte cirolar yapılarak piyasaya sürüldüğü,

çalıntı çek nedeniyle davacının ağır mağduriyet yaşadığı, borçlu olmadığı halde borçlu gibi haksız icra takipleri ile karşılaştığı, takibe konu edilen çeklerin keşidecilerin icra tehdidi altında olması nedeniyle yaptıkları ödemelerle tahsil edildiği, davacının dava konusu çeklerden ötürü keşidecilerden olan haklı alacağının sekteye uğradığı iddia edilerek, dava konusu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile çeki elinde bulunduran davalının iktisapta ağır kusurunun bulunması nedeniyle çeklerin ve yapılan üç adet icra takibiyle icra tehdidi ile tahsil edilen çek bedellerinin istirdadına karar verilmesi,

Birleşen davada da, benzer iddialarla, birleşen davaya konu Garanti Bankası Bolu Şubesinin .... seri nolu, 28.02.2017 keşide tarihli 35.000,00 TL tutarlı, keşidecisi ....... Adi Ortaklığı olan çek ile, Garanti Bankası Kastamonu Şubesine ait, 5.000,00 TL bedelli, 30.03.2017 keşide tarihli, 0012605 seri numaralı, keşidecisi...... Taah. Sarı, Ve Tic. Ltd. Şti. olan çekler yönünden de borçlu olmadığının tespiti ile çeki elinde bulunduran davalının iktisapta ağır kusuru bulunması nedeniyle çekin ve icra takibiyle icra tehdidi altında tahsil edilen çek bedelinin istirdadına karar verilmesinin talep edildiği,

Davalı tarafça, asıl ve birleşen davada, dava konusu çekler ile ilgili olarak başlatılan icra takipleri sonrası dava dışı diğer borçlularca dosya alacağının ödenerek infazen kapatıldığı, davacının infaz olan bir dosyada borçlu olmadığının tespiti için dava açmasında hukuki yararının bulunmadığı, çeki ciro yoluyla devralan iyi niyetli meşru hamil olduğu savunulmuştur.

6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiştir. Bu hak adil yargılanma hakkının da en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.

Adil yargılanma hakkı da Anayasanın 36/1. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararları ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasa'nın 141/3. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir.

6100 sayılı HMK'nın 297. maddesinde mahkeme kararlarında bulunması gereken hususlar sayılmıştır. Kanun'un 297/1-c maddesi gereğince karar "tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri" içermeli, 297/2 maddesi gereğince de hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

Yargıtay HGK'nun 2010/1-86 E.-2010/108 K., 2014/2-1121 E.-2016/635 K., 2014/9-1137 E.-2016/994 K., 2013/21-1791 Esas, 2013/1676 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, mahkeme kararının gerekçesi o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir.

Tarafların o dava yönünden hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve kanun yolu denetiminin yapılabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün bulunması zorunludur.

Anayasanın 141/3 maddesi ve HMK'nun 297. maddesi bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir. Kararın gerekçesinin yeterli açıklıkta ve denetime elverişli olmaması ayrıca, kendi içerisinde çelişkiler barındırması yukarıda açıklanan ve Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensibine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair anayasa ve yasa hükümlerine de açıkça aykırıdır.

Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın istirdat davası olduğu da belirtilmesine rağmen istirdat talebi hususunda olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmadan asıl ve birleşen davada davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi anılan anayasal ve yasal ilkeler ile HMK'nın 297. maddesine aykırı olduğundan yerinde görülmemiştir.

Ayrıca, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2012/19-1827 E-, 2013/802 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için, davacının bu davayı açmakta veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte bir çıkarının bulunması gerektiğine ilişkin ilke anlamına gelir. Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalı ve davacı mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır (Arslan, Ramazan; Aktaran: Hanağası, Emel: Davada Menfaat, Ankara 2009, Önsöz VII).

Öte yandan, bu yararın, "hukuki ve meşru", "doğrudan ve kişisel", "doğmuş ve güncel" olması da gerekir (Hanağası, a.g.e., s.135).

Dava açarken menfaatin (hukuki yararın) bulunması gerekmesi dava şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şart, dava konusuna ilişkin genel dava şartlarından biri olup, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve esas hakkında hüküm verilebilmesi için varlığı gerekli olduğundan olumlu dava şartları arasında sayılmaktadır. Bu nedenle, menfaate; davanın dinlenebilmesi (mesmu olması, kabule şayan olması) şartı da denilmektedir (Hanağası, a.g.e., s.19-21).

Aynı görüş, Hukuk Genel Kurulu'nun 24.11.1982 gün ve 1982/7-1874 E.-914 K.; 05.06.1996 gün ve 1996/18-337 E.-542 K.; 05.02.1997 gün ve 1997/18-797 E.-53 K.; 11.03.1998 gün ve 1998/8-176 E.-217 K.; 20.10.1999 gün ve 1999/14-840 E.-859 K.; 10.11.1999 gün ve 1999/1-937 E.-946 K.; 30.05.2001 gün ve 2001/14-443 E.-458 K.; 29.05.2002 gün ve 2002/2-401 E.-451 K.; 17.03.2010 gün ve 2010/3-119 E.- 159 K.; 31.03.2010 gün ve 2010/11-143 E.-196 K.; 10.10.2012 gün ve 2012/19-477 E sayılı kararlarında da benimsenmiştir.

Bir davada, menfaat (hukuki yarar) ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olacağı her türlü duraksamadan uzaktır.

Bu ilkeden hareketle, bir davada hukuki menfaatin bulunup bulunmadığı konusu mahkemece; tarafların dava dosyasına sunduğu deliller, olay veya olgular çerçevesinde (kural olarak davanın açıldığı tarihe göre), kendiliğinden ve yargılamanın her aşamasında gözetilmelidir. Bu sayede, haksız davalar açmak suretiyle, dava hakkının kötüye kullanılmasına karşı bir güvence de sağlanmış olmaktadır.

Bu durum karşısında, davacı tarafça asıl ve birleşen dava dilekçelerinde dahi, lehtar olduğu çeklere ilişkin borcun keşideciler tarafından ödendiği belirtildiğinden, asıl ve birleşen davaya konu her bir icra takibi nedeniyle menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dava şartı olan ve re'sen nazara alınması gereken işbu husus göz önünde bulundurulmaksızın hüküm tesisi cihetine gidilmesi de yerinde görülmemiştir.

Öte yandan, TTK'nın 792. maddesinde ''(1) Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiş olup, mahkemece anılan hüküm kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken ciro imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı,

imza inkarının senet metninden kaynaklanan mutlak def'i olduğundan herkese karşı ileri sürülebileceğinden bahisle yazılı gerekçe ile hüküm tesisi de yerinde görülmediğinden, asıl ve birleşen davada davacı vekili ile katılma yolu ile asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Asıl ve birleşen davada davacı vekili ile katılma yolu ile asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/02/2022 tarih, .... Esas-.... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3- İstinaf başvurusunda bulunan asıl ve birleşen davada davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde asıl ve birleşen davada davacıya iadesine,

4- İstinaf başvurusunda bulunan asıl ve birleşen davada davalı tarafından yatırılan 1.618,95 TL istinaf karar harcının talep halinde asıl ve birleşen davada davalıya iadesine,

5- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

6- İstinaf başvurusunda bulunanlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

7- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/05/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1555, K. 2024/1091, 27 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Asıl Ve Birleşen Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1555
Karar No
2024/1091
Tarih
27 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1556 K.2024/1071
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1563 K.2024/676
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1571 K.2024/926
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2023/1574 K.2024/358
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1575 K.2024/925
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1577 K.2024/927

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.