İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1660 K.2024/381

Av.

Esas2023/1660Karar2024/381Tarih12 Şubat 2024Okuma11 dk · 2.225 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Esas No
2023/1660
Karar No
2024/381
Karar tarihi
12 Şubat 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
—
Dosya no
—
Karar no
—
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
27/09/2023
Numarası
Esas - Karar
İstinaf eden davacı
—
Vekili
Av.
Davalı
—
Vekilleri
Av.
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.225 kelime·11 dk okuma·10 bölüm

Av.

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 12/02/2024

YAZIM TARİHİ : 14/02/2024

Taraflar arasında görülen davada Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirketin Türkmenistan ülkesinde faaliyet gösteren... unvanlı şirketten 72.221,05 ABD doları karşılığında üre (karbamid) alımı konusunda anlaştığını ve yurt dışındaki satıcı firmaya gönderilmesi gereken bedelin 66.021,05 ABD dolarının, satıcı işbu şirketin isteği ile müvekkili tarafından davalı şirkete ödenmesine rağmen yurt dışındaki şirketin satım konusu üre (karbamid) teslimini gerçekleştirmediğini, yapılan ödemeleri de iade etmediğini, bu konuda yapılan yazışmaların sonuçsuz kaldığını, yurt dışındaki satıcı şirketin edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle,

davalı şirketten ödemenin iadesi istenilmesine rağmen iade edilmediğini, bu nedenle davalı aleyhine takip başlatıldığını ancak, davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava dışı firmanın, yapılamayan teslime ilişkin ödemeyi iade etme borcu kapsamında müvekkiline takip yapılmasının mümkün olmadığını zira müvekkil şirketin 3. kişi konumunda olduğunu, davacı şirketin... isimli firma ile ticari ilişkileri sonucu bildirmiş olduğu hesaba ödeme yaptığını, bu ödemenin havale edenin talimatıyla doğrudan bir havale olduğunu, havale alıcısının müvekkiline alacağını tahsil yetkisi verdiğini ve bu yetkinin geri alınmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, "...Somut olayda ; davacı şirket tarafından, dava dışı 3. kişi ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle, 3. kişiye yapılması gereken ödemenin, 3. kişinin isteği ile davalıya yapılması ve 3. kişinin de edimlerini yerine getirmemesi üzerine, davacı tarafından davalıya yapılan ödemenin davalıdan geri alınması istenilmektedir.

Davacı ile davalı arasındaki ilişki havale ilişkisi olup, dava dışı mal satan şirket havaleci (havale eden), davacı havale ödeyicisi ve davalı ise havale alan durumundadır.

Davacı tarafından davalıya, dava dışı 3. kişinin isteği ile havale yapıldığı sabittir. Her ne kadar davacı tarafından, davalı havale alıcısına yapılan ödemenin iadesi istenilmiş ise de; davacı havale ödeyicisinin, bu havaleyi (ödemeyi) kabul etmesi ve davalı havale alıcısına ödemeyi yapması karşısında, 6098 s. TBK'nin 559 ve 557. maddeleri gereğince, davacının davalıya yaptığı ödemeleri geri isteyemeyeceği ve özellikle havale eden ile kendi arasındaki ilişkiden doğan (ürün/emtia tesliminin yapılmamış olması gibi) savunmaları davalıya karşı ileri süremeyeceği anlaşıldığından, davacının davasının ispat edilememesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı tarafından fer'i nitelikte tazminat talep edilmiş ise de; davacının takibi haksız olmakla birlikte, takibin kötüniyetli olarak yapıldığı davalı tarafından ispat edilemediğinden ve iyiniyet karine olarak mevcut olduğundan, davalı tarafın 2004 s. İİK'nin 67/2. maddesi gereğince şartları oluşmayan fer'i nitelikteki tazminat talebinin de reddine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle, davacının davasının ispat edilememesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, müvekkilinin, dava konusu ödemeyi havale amacıyla değil, dava dışı firma ile olan ilişkisi kapsamında dava dışı firmanın talimatıyla yaptığını, dava dışı firma ile müvekkili arasında ticari mal satışından kaynaklı ilişki bulunduğunu, bu ilişkinin dayanağının ise 30/04/2022 tarihli sözleşmeye dayandığını, ilgili sözleşme kapsamında dava dışı firma tarafından müvekkiline 13/06/2022 ve ... numaralı fatura tanzim edilerek gönderildiğini,

dosya kapsamındaki belgelerde müvekkili tarafından davalı tarafa yapılan ödemelerde yer alan açıklama kısmı incelendiğinde ödemenin 13/06/2022 ve .... numaralı faturaya istinaden yapıldığının görüleceğini, müvekkilinin davalı firmaya yapmış olduğu ödemeyi dava dışı firmanın davalı tarafa olan borcundan haberdar olmaksızın yine dava dışı firmanın talimatıyla yaptığını, müvekkilinin dava konusu ödemeyi kendi borcuna istinaden yaptığını, ödemelerin açıklama kısmında da bu durumu fatura tarih ve numarasını belirterek gösterdiğini, mahkemece,

davalının müvekkilinin ticari ilişki içerisinde bulunduğu... isimli firma ile gerçekten bir ticari ilişkisinin bulunup bulunmadığı, böyle bir ticari ilişki var ise bundan kaynaklı alacağının olup olmadığı, müvekkile ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunup bulunmadığı hususlarının değerlendirilmesi için tarafların bilanço alış ve bilanço satış formlarının ilgi vergi dairelerinden celbi, söz konusu evraklar göz önünde bulundurularak ve ticaret hukukunda uzman bir mali müşavir bir hukukçu bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılması ve rapor tanzim ettirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğini,

gereken delil araştırması yapılmadığı gibi bu hususta yetersiz bir gerekçe ile taraflarınca talep edilen ikinci sürenin de reddedildiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı tarafça, dava dışı şirket ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle ürün satın alındığı, satım bedelinin takip ve dava konusu miktarının, dava dışı şirketin talebi üzerine davalı şirketin hesabına yatırıldığı, dava dışı şirket tarafından ürün teslimi yapılmadığından davalıdan yatırılan bedelin iadesinin talep edildiği ancak, davalı tarafından iade edilmemesi nedeniyle aleyhine takip başlatıldığı iddia edilmiş, davalı tarafından ise, dava dışı şirket ile aralarındaki hukuki ilişki nedeniyle dava dışı şirketten alacaklı oldukları ve dava dışı şirketin alacağını davacı şirket aracılığıyla ödediği, davacının yatırılan paranın iadesini isteyemeyeceği savunulmuştur.

Mahkemece yapılan yargılama sırasında yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, kısa kararda kötüniyet tazminatı talebine ilişkin hüküm kurulmamasına rağmen gerekçeli kararda ve hüküm fıkrasında kötüniyet tazminatı yönünden değerlendirme yapılıp hüküm kurulması, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye sebebiyet verdiği ve HMK'nın 297. maddesine aykırı olduğundan yerinde görülmemiştir.

İşin esasının incelenmesi halinde ise; 6098 sayılı TBK'nın 555. maddesinde ''Havale, havale edenin, kendi hesabına, para, kıymetli evrak ya da diğer bir mislî eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlemdir.'' hükmü,

TBK'nın 556. maddesinde '' Havale, havale edenin havale alıcısına olan borcunun ifası amacıyla yapılıyorsa, bu borç ancak havale ödeyicisinin borcu ifa etmesiyle sona erer.

Havaleyi kabul etmiş olan havale alıcısı, havale ödeyicisine başvurarak havalede belirlenen süre içinde alacağını elde edememişse, bu alacağı, havale edene karşı yeniden ileri sürebilir.

Alacaklı olan havale alıcısı, havaleyi kabul etmek istemezse, durumu borçlu olan havale edene gecikmeksizin bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğan zararı gidermekle yükümlü olur.'' hükmü,

Aynı Yasa'nın 557. maddesinde '' Havale ödeyicisi, çekince belirtmeksizin havaleyi kabul ettiğini havale alıcısına bildirirse, ifa ile yükümlü olur ve ona karşı, ancak aralarındaki ilişkiden veya havalenin içeriğinden doğan savunmaları ileri sürebilir; havale eden ile kendi arasındaki ilişkiden doğan savunmaları ileri süremez.

Havale ödeyicisi, havale edene borçlu ise, borcu havale alıcısına ifa etmesi, havale edene yapacağı ifaya oranla daha fazla yük getirmiyorsa, borcu havale alıcısına ifa etmekle yükümlüdür. Bu durumda, havale eden ile aralarında aksi kararlaştırılmamışsa havale ödeyicisinin, ifadan önce havaleyi kabul ettiğini havale alıcısına açıklamasına gerek yoktur. '' hükmü,

Yine TBK'nın 559. maddesinde de ''Havale eden, havale alıcısına verdiği yetkiyi her zaman geri alabilir. Ancak, havale alıcısının yararına, özellikle onun alacağını elde etmesi amacıyla verdiği yetkiyi geri alamaz.

Havale ödeyicisi, havale alıcısına havaleyi kabul ettiğini açıklamadığı sürece havale eden, ona verdiği yetkiyi geri alabilir.

Havale edenin iflası hâlinde, henüz kabul edilmemiş olan havale kendiliğinden sona erer.'' hükümleri yer almaktadır.

Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, Öncelikle, davacı tarafça delillerinin toplanılmadığı ve mahkemece eksik inceleme yapıldığı iddia edilmiş olmakla yapılan incelemede, 26.9.2022 tarihli tensip zaptı ile taraflara delillerini ibraz etmek üzere tensip zaptının tebliği tarihinden itibaren 2 hafta süre verilmesine karar verildiği tensip zaptının davacı vekiline 02.10.2022 tarihinde tebliğ edildiği,

24.11.2022 tarihli ön inceleme tensip tutanağının 30.11.2022 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği ve tebliğden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde delillerin ibraz edilmesinin ihtar edildiği, davacı tarafça 14.12.2022 tarihli delil listesi ibraz edildiği,

Ön inceleme celsesinin 10.05.2023 tarihinde yapıldığı, anılan celsede, 4 nolu ara kararla ''Davalının dava dışı .... unvanlı firmadan alacaklı olup olmadığı, bu dava içesinde davacı ile davalı arasında ihtilaflı olmadığından, davalı tarafın ticari defterlerinde dava dışı bu şirketten alacaklı olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına usul ekonomisi gereğince yer olmadığına'',

5 nolu ara kararla ''Davacı vekiline dosyaya sunmuş oldukları yabancı dildeki belgelerin tercümesini herhangi bir yeminli tercüme bürosuna yaptırarak tercümelerini dosyamıza sunmaları ve isterlerse tercüme masraflarına ilişkin belgelerin yargılama gideri olarak dosyamıza ibraz etmeleri için 1 ay süre verilmesine,''

9 nolu ara kararla ''Davacı vekiline isterlerse tanık listesi sunmaları ve her bir tanıklarının hangi konuda dinletmek istediklerini ayrıntılı olarak bildirmeleri için 1 hafta kesin süre verilmesine, aksi takdirde tanık dinletmekten vazgeçilmiş sayılacağının kendilerine ihtarına (ihtarat yapıldı)'' karar verildiği,

Davacı vekili karar celsesinde '' Bizim tanığımız .... olup, sunmuş olduğumuz delil listesinin 2. maddesinde bahsedilen mail yazışmaları davalı şirket çalışanı.... ile yapılmıştır. Bu yazışmalar konusunda kendisinin tanık olarak dinlenilmesini isteriz. Ancak kendisinin ayrıntılı kimlik bilgisine ulaşamadık. Ayrıntılı kimlik bilgisinin davalı şirketten tespit edilerek bu şahsın yazışma içeriği konusunda dinlenilmesini istiyoruz.

Bu yazışma davacı şirketin ticari ilişki içerisinde bulunduğu yurtdışındaki... şirketi ile davalı şirket arasında yapılan mail yazışması olup yurtdışındaki bu şirket davalı şirkete mail göndererek davacı müvekkil şirkete olan yükümlülüklerini yerine getiremediklerinden davacı şirketin davalı şirkete yaptığı ödemenin davacı şirkete iadesi isteğini içermektedir. Tercümesi istenilen yabancı dildeki belgeler Rusça, Türmenistan Türkçesi ve İngilizce dillerine aittir.

Yeni tercümana verebildik. Bu tercümesini sunmak istediğimiz belgelerde 3 husus vardır. Bunlardan bir tanesi Türmenistan şirketi ile davacı şirket arasındaki sözleşme, diğeri az önce bahsettiğimiz davalı şirket çalışanı ....'e hitaben gönderilen mail, üçüncüsü de yurtdışındaki şirketin kendilerine yapılacak ödemeyi davalı şirkete yapılması isteğini içeren yazışmalardır. Tercümeler yapıldığında bu hususlar ortaya çıkacaktır'' şeklinde,

Davalı vekilinin ''Karşı tarafın geçen celse verilen kesin süre içerisinde tanık listesi sunmaması nedeniyle tanık deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmalarına karar verilmesini isteriz. Karşı tarafın beyanlarındaki aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz'' şeklinde beyanda bulunduğu,

Mahkemece de ''Davacı tarafın geçen celse kesin süre içerisinde adres olmasa dahi isim bildirilmek suretiyle tanık listesi ibraz etmemesi ve ayrıca davacı tarafın dinletmek istediği tanığın dinlenmesinin esasa etkili görülmemesi nedeniyle davacı tarafın tanık dinletme talebinin reddine'',

''Davacı tarafın tercümelerini sunmak istediği belgelerin içeriğini açıklaması ve bu içeriklerin tercümesinin beklenilmesinin esasa etkili görülmemesi, yaklaşık 4 aylık süreç içerisinde bu tercümelerin de sunulmamış olması nedeniyle davacı tarafa tercüme sunması için yeniden süre verilmesine yer olmadığına karar verildi'' şeklinde kurulan ara kararlar sonrası davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Ancak, mahkemece davacı tarafa, yabancı dildeki delillerin tercümesi için gerekli gider de belirtilmek sureti ile ihtarlı ara karar kurularak delillerin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılması, dava dosyasının mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2023 tarih, ... Esas- ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

4- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

5- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

6- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/02/2024 tarihinde oy çokluğu ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan . Üye . Üye . Katip . e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır (muhalif)

MUHALEFET ŞERHİ

Dava, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Her ne kadar Dairenin çoğunluk görüşü kapsamında işin esasının incelenmesine de karar verilmiş ve yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın ve gerekçenin de kendi içerisinde uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir.

Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm veya gerekçe başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır.

İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.

Her ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetim yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise, düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilir ise de, somut olayda,

mahkemece kısa kararda kötüniyet tazminatı talebine ilişkin hüküm kurulmamasına rağmen gerekçeli kararda ve hüküm fıkrasında kötüniyet tazminatına karar verilmesi kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturduğundan, ortada hukuki ve maddi vakıa denetimine elverişli bir hüküm bulunmamaktadır. Yargıtay 11. HD'nin 2017/2982 E-2019/256 K. , 2017/520 E-2018/7023 K. sayılı ilamları da bu doğrultudadır.

Bu nedenle, ilk derece mahkemesince verilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğundan, işin esası incelenmeksizin kararın HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca re'sen kaldırılmasına ve kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin istinaf istemlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın heyetin aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.

Üye · e-imzalıdır

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1660, K. 2024/381, 12 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. İstinaf Kararının
  5. Karar Tarihi : 12/02/2024
  6. Yazım Tarihi : 14/02/2024
  7. Dava
  8. Cevap
  9. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  10. İstinaf Sebepleri
  11. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  12. Muhalefet Şerhi
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1660
Karar No
2024/381
Tarih
12 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1663 K.2024/382
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1664 K.2024/383
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1667 K.2024/384
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/1668 K.2024/365
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2023/1670 K.2024/185
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1671 K.2024/385

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.