KÜNYE
T.C. Konya Bam ... Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
- Mercii
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/197
- Karar No
- 2023/528
- Karar tarihi
- 10 Mart 2023
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- ...
- Numarası
- ...
- İstinaf eden davacı
- ... - (T.C. Kimlik No: -...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 10/03/2023
- Yazım tarihi
- 15/03/2023
Karar Metni
1.233 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında ... ara karar tarihinde tesis edilen karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... ve ... 'ın münferiden temsile yetkili kurucu müdürü olduğunu, yetkili olduğu işletmeleri ile davalı şirket arasında 21/05/2022 tarihinde bayilik sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin fiyatlar - ödeme ve sair mali hükümler başlıklı 6. maddesinin E bendi ve 7. maddesinin C bendine göre müvekkilin verdiği 4.000 adet ... siparişi dolayısı ile avans olarak davalıya toplamda 110.000 TL nakit ödeme yapıldığını ve toplam 1.290.000,00 TL olacak şekilde çeklerin verildiğini, ancak davalının sipariş edilen malları teslim etmediği gibi müvekkilinin verdiği çekleri de iade etmediğini,
şimdilik 30/12/2022 tarihli 240.000 TL bedelli ... seri numaralı çeki dava konusu ettiklerini, sözleşme konusu diğer çeklere ve nakit olarak ödenen paralara dair dava açma haklarını saklı tuttuklarını, davalının edimini ifa etmemesi üzerine tarafların geçmişe dönük olarak 21/05/2022 tarihli bayilik sözleşmesini ve dolaylı olarak sözleşmenin eki olan Proforma Fatura/Teklif formunu feshettiklerini, hem malların tamamının teslim edilmemesi hem de sözleşmenin feshedilmiş olması göz önüne alındığında çeklerin tamamen bedelsiz kaldığının aşikar olduğunu,
müvekkilin uğraması muhtemel telafisi imkansız zararların önüne geçmek adına öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise uygun teminat bedeli karşılığında; ...
Bankasının ... tarih ve 240.000 TL bedelli ... seri numaralı çekin bankalarca 3. kişilere ödenmemesi ( ödeme yasağı ), İ.İ.K 72/2 fıkrasına göre bu çek ile ilgili olarak icra takibi yapılmaması ve ihtiyati haciz kararı verilmemesine; icra takibi ile ihtiyati hacizlerin durdurulması yönünde verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesine,
davalarının kabulü ile davaya konu çek dolayısı ile davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, davaya konu çekin iptali ile taraflarına teslimine, tedbir kararı verilinceye kadar müvekkil aleyhinde icra takibine geçilmesi halinde alacak miktarının %20 sinden aşağı olmamak üzere davalı tarafın tazminata mahkum edilmesine, davanın istirdat davasına dönüşmesi halinde, ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava itmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...her ne kadar 24/11/2022 tarihli ''SÖZLEŞME FESHİ EVRAKI'' başlıklı belge ibraz edilerek, davaya konu çek hakkında tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise de, sözleşmenin geçmişe etkili olarak feshedilmesi karşısında tarafların karşılıklı iade yükümlülüğü altına gidikleri, feshedilen sözleşmenin 21/05/2022 tarihinde imzalandığı, aradan geçen süre zarfında tarafların edim yükümlülüklerini yerine getirip getirmediklerinin belirsiz olduğu,
her ne kadar 24/11/2022 tarihli belge ile tarafların karşılıklı tazminat istemlerinin bulunmadığı hüküm altına alınmış ise de bu belgede edimlerin iadesi konusunda herhangi bir hüküm bulunmadığı, dava dilekçesine ekli belgelerin davacının iade yükümlülüğünü yerine getirdiğinin ve çekin bedelsiz kaldığı iddialarının yaklaşık ispatına elverişli olmadığı sonucuna varılığından..." gerekçesiyle davacının dava dilekçesindeki ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar yerel mahkeme gerekçesinde ilgili fesih sözleşmesinde edimlerin iadesi konusunda herhangi bir hüküm bulunmadığı, müvekkilin iade yükümlülüğünü yerine getirdiğinin ve çekin bedelsiz kaldığı iddialarının yaklaşık ispatına elverişli olmadığı sonucuna varıldığı belirtilerek ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar vermişse de, davaya konu çekin davalı tarafa avans olarak verildiğini, müvekkile teslimi gerçekleştirilmeyen, müvekkilin uhdesinde bulunmayan ürünlerin müvekkil tarafından davalıya iadesinin beklenemeyeceğini,
malların teslimini davalı tarafın yazılı delille ispatlaması gerektiğini, bu hususun Yargıtay kararları ile de sabit olduğunu, davaya konu çeki avans olarak davalı tarafa teslim ettiğini, söz konusu malların müvekkile teslim edilmediğini belirterek. Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyasının ... tarihli ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasını, ...
Bankasının ... tarih ve 240.000TL bedelli ... seri numaralı çekin bankalarca 3. kişilere ödenmemesi ( ödeme yasağı ), İ.İ.K 72/2 fıkrasına göre bu çek ile ilgili olarak icra takibi yapılmaması ve ihtiyati haciz kararı verilmemesine; icra takibi ile ihtiyati hacizlerin durdurulması yönünde verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı, davalıya verdiği çekin bedelsiz kaldığı iddiasıyla açtığı menfi tespit davasında çekin ödenmesinin önlenmesi hususunda ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1. maddesinde; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, düzenlemesi yer almaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 390/3.maddesi gereğince, tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 394/3.maddesinde; ihtiyati tedbir kararı sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişilerin de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilecekleri düzenlenmiştir.
Somut olayda mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar 6102 Sayılı TTK'nın ilgili hükümleri gereğince çek ödeme aracı olup sebepten mücerret ve bankaya ibrazı anında karşılığının bulunması gerekmekte ise de, davacının dosyaya taraflar arasında düzenlendiği bildirilen bayilik sözleşmesi, proforma fatura ve sözleşme fesih belgesi başlıklı belgeleri sunduğu, 21/05/2021 tarihli proforma faturada davaya konu 240.000 TL bedelli çekin "30/12/2022 vadeli çek" olarak yer aldığı,
davacının sunduğu belgelerin yaklaşık ispat niteliğinde olduğu anlaşılmakla, mahkemece uygun bir teminat karşılığında çekin ödenmesinin önlenmesi ve takibe konulması halinde takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin uygun teminat karşılığında kabulü gerekirken, talebin reddine karar verilmesi hukuka uygun olmadığından ve davacı talebi ile ilgi delillerin değerlendirilmesi hususunun yeniden yargılama ve araştırma yapılması gerekmediğinden; davacının istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü doğrultusunda HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...Ç
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/197, K. 2023/528, 10 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama