KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/293
- Karar No
- 2024/173
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2024
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/12/2022
- Numarası
- Esas Karar
- Davacılar
- 1-
Karar Metni
1.376 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
2-) VEKİLLERİ : Av.
DAVALILAR : 1-
VEKİLLERİ : Av.
2- VEKİLİ : Av.
DAVA
Menfi Tespit (Banka Düzenlemelerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 19/01/2024
YAZIM TARİHİ : 23/01/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 13/12/2022 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacıların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı bankadan 07.12.2005 tarihinde 11.000,00 TL kredi kullandıklarını, kredinin ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından Konya .. icra Müdürlüğünün ..... E. sayılı dosyasından müvekkile takip başlatıldığını, müvekkilleri borçlarını ödemek istemişlerse de davalı bankanın yüksek faiz miktarı hesap ederek tahsilat yapmaya çalıştığını, daha sonra davalı bankanın alacağını .....
A.Ş şirketine devrettiğini, müvekkilleri bu şirket ile de irtibat kurmuş iseler de yine karşılarına yüksek miktarlı faiz alacağı çıktığını, davaya konu icra dosyasından müvekkil ,........... ait Konya İli Çumra İlçesi ...Mahallesi ..Mevkiin de bulunan ..
Parselde Tapuya kayıtla tarla vasıflı gayrimenkulü satışa çıkardıklarını, bu satışın olması halinde müvekkillerin telafisi imkansız zarar edeceklerini, dava süresince gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak borcun kanuni olarak miktarının tespit edileceğini belirterek. Konya.. icra Müdürlüğünün ..... E. sayılı dosyasından müvekkillerin borçlu olmadığının tespitine, borçlu olmadıkların miktar üzerinden davalının %20 oranında inkar tazminatına mahkum edilmesine,
icra dosyasından yapılacak olan gayrimenkul satışının dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar ile müvekkil banka arasında 07.12.2005 tarihli 20.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, 28.11.2006 tarihinde bu tutarın 30.000,00 TL daha artırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine 17.10.2008 tarihinde müvekkili banka tarafından hesap kat edilerek 21.10.2008 tarihinde Beyoğlu ..
Noterliği aracılığıyla... yevmiye numarası ile borcun yedi gün içinde ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, buna rağmen davacıların herhangi bir ödeme yapmadıklarını, bu sebeple haklarında icra takibine geçildiğini, müvekkili bankanın alacaklarını ...
A.Ş’ye temlik ettiğini ve artık dosya alacaklısı konumunda olmadıklarını, bu sebeple davalı taraf sıfatına haiz olmadıklarını, faiz miktarının yüksek hesap edilmediğini, ispat yükünün davacıya düştüğünü, davacı ..... adına tapuda kayıtlı bulunan parselin, davacıların borcu ödememesi sebebiyle satışa çıkarılıp ihalesi yapıldığını, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarının satışı durdurmadığını, davacının takibin üzerinden 10 yıl geçtikten sonra bu davayı açmasının hakkın kötüye kullanılması ve TMK m.2/2’ye aykırılık oluşturacağını belirterek; davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ..... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar ile alacağı temlik eden banka arasında 07.12.2005 tarihli 20.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, 28.11.2006 tarihinde ise taahhütnamede belirtilen tutarın 30.000,00 TL daha artırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine 17.10.2008 tarihinde temlik eden banka tarafından hesap kat edilerek 21.10.2008 tarihinde Beyoğlu...
Noterliği aracılığıyla ..yevmiye numarası ile borcun yedi gün içinde ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, buna rağmen davacıların herhangi bir ödeme yapmadıklarını, bu sebeple haklarında Konya ..
İcra Müdürlüğü .... sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini, faiz miktarının yüksek hesap edilmediğini, genel kredi sözleşmesi ve takip talebine bakıldığında asıl alacak ve faiz oranlarının gösterildiğini, ispat yükünün davacıya düştüğünü, davacı ..... adına tapuda kayıtlı bulunan parselin, davacıların borcu ödememesi sebebiyle satışa çıkarılıp ihalesi yapıldığını, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarının satışı durdurmadığını, davacının takipten 11 yıl geçtikten sonra davayı açmasının hakkın kötüye kullanılması ve TMK m.2/2’ye aykırılık oluşturacağını belirterek; davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "...mahkememizce tüm dosya kapsamı, davacı ve davalı vekillerinin dava ve cevap dilekçelerine ekledikleri belgeler ve icra dosyası içeriğine göre takibe konu alacağın diğer davalı ..... Anonim Şirketi' ne devredildiği ve artık ....A.Ş nin alacaklı sıfatı kalmadığından, davalı ..... Şirketinin pasif dava ehliyetinin olmadığı anlaşıldığından, dava şartının eksik olduğu ve davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar verilmesi gerekmiştir.
Diğer davalı .....A.Ş yönünden yapılan değerlendirmede ise; yukarıda detaylı olarak özetlenen kök ve ek bankacı bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere, raporların açıklamalı, gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli oldukları görüldüğünden, icra takip ve dava tarihi itibariyle davacıların yukarıda belirtilen miktarlarda davalı temlik alan şirkete borcunun bulunduğunun sabit olduğu anlaşıldığından..." gerekçesiyle davacıların davalı ....A.Ş.'ye yönelik davasında davalının pasif husumet ehliyeti olmadığından dava şartı yokluğundan davanın usülden reddine, davacıların .....A.Ş. yönünden davanın reddine şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ....A.Ş.'nin mahkemece verilen kesin süre içerisinde Genel Kredi Sözleşmesini sunmadığını, buna rağmen ....A.Ş.'nin sunmadığı delillerden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan Genel Kredi Sözleşmesi suretlerinde temerrüt faizine yönelik hükümlerin yer aldığı kısmın sunulmaması sebebiyle 03/01/2022 tarihli bilirkişi incelemesinde temerrüte yönelik bir inceleme yapılamadığını ve borcun tam manasıyla hesaplanamadığını,
kredi sözleşmesinin temerrüte yönelik hükümlerinin kesin sürelerde dosyaya sunulmaması sebebiyle davanın kabulü ile alternatifli hesaplamanın yapıldığı 04/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda da hesaplandığı üzere TBK.
Md.120 hükmü gereği 101.005,24 TL alacak bakiyelerinin bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, mahkemece aksi kanaatte olunsa dahi davalı .....'nin 23/02/2009 tarihinde başlatılan İlamsız Takiplerde Ödeme Emri ile müvekkillerden 27.489,94 TL alacak talep edildiği belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece sonradan sunulan delil dikkate alınarak yaptırılan bilirkişi incelemesinde dahi müvekkilin 23/02/2009 İcra tarihi itibariyle 24.059,61 TL borç bakiyesi bulunduğuna yönelik hesaplama yapıldığını, bu durumda yine davanın kısmen kabulüne yönelik karar verilmesi gerektiğini,
icra takip tarihi itibariyle alacaklının davalı ....A.Ş. olduğundan davalı ....A.Ş.'ye husumet yöneltilebileceğini, müvekkiller tarafından dava konusu edilen bakiye borcun alacaklıya ödendiğini, Konya .. İcra Dairesi ....
Esas sayılı takip dosyasının 02/01/2023 tarihi itibariyle haricen tahsil bildirimiyle kapatıldığını, bu sebeple işbu dava dosyasının istirdat davasına dönüştürülmesini talep ettiklerini belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava menfi tespit talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davalı ....tarafından davacılara karşı Konya .. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile 24.517,85 TL asıl alacak, 2.574,37 TL işlemiş faiz, 128,72 TL BSMV, 65,30 TL ihtarname masrafı, 43,70 TL ihtiyati haciz masrafı ve 160,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 27.489,94 TL'nin tahsili için ilamsız takip yapıldığı ve takibin kesinleştiği, davalı ....tarafından dosyadaki alacağın diğer davalıya temlik edildiği, davacıların icra takibine konu borçlarının bulunmadığı, talep edilen faiz alacağının fazla olduğu iddiası ile eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
1-Davalı ....hakkında pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken usulden reddine karar verilmesi hatalı ise de davalı ....tarafından istinaf başvurusu yapılmadığından bu hususun te'kidiyle yetinilmiş ve davalı ....yönünden verilen karar kaldırma nedeni yapılmamıştır.
2-Davacı ..... ile davalı ....arasında kredi sözleşmesi düzenlendiği, davacı .....'ın kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı bankaca davacı borçluların kredi sözleşmesinde bildirilen adreslerine 21/10/2008 tarihli kat ihtarnamesi gönderildiği, ihtarnameye ilişkin tebligatın 05/11/2008 tarihinde davalıların adreste tanınmadığından bahisle iade edildiği,
dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davacı/borçlular yönünden kat ihtarnamesinin tebliğ edilememesi nedeniyle takip tarihi olan 23/02/2009 tarihinde temerrüdün gerçekleştirildiği kabulüyle hesaplama yapılmış ise de, asıl borçlu ....yönünden kat ihtarı tebliğinin kredi sözleşmesinde bildirdiği adrese tebliğe çıkartıldığı, bu davalı yönünden 05/11/2008 tarihinde temerrüdün gerçekleştiği, kefil ..... yönünden ise takip tarihi itibariyle temerrüdün gerçekmiş sayılacağı, Mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verildiği belirtilmiş ise de bilirkişi raporunun usule uygun olarak düzenlenmediği,
mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğu;
3-Dava devam ederken davacı/borçlu .....'a ait taşınmazın cebri satışının yapıldığı, satış bedeli olan 202.900,00 TL'nin (tahsil ve cezaevi harcının mahsubu ile net 199.221,84 TL'nin) davalı alacaklıya ödendiği, davacıların davaya istirdat davası olarak devam edilmesini talep ettikleri ve davanın istirdat davasına dönüştüğü, davacıların istinaf dilekçelerinde dosyasının 02/01/2023 tarihi itibariyle haricen tahsil bildirimiyle kapatıldığını bildirdikleri, mahkemece davalı alacaklıya fazladan ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda hesap bilirkişi raporu aldırılmadığı anlaşılmakla.
Açıklanan nedenlerle davacıların istinaf başvuru taleplerinin kabulü ile HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, mahkemece yeni bir bilirkişiden hesap raporu aldırılarak ve eksiklikler giderilerek karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/293, K. 2024/173, 19 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama