KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Asıl Dava İstinaf Eden
- Esas No
- 2023/683
- Karar No
- 2024/1230
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/03/2023
- Numarası
- —
- Davacı
- ... - (T.C Kimlik No: ...
- Vekilleri
- Av. ... & Av. ...
- Davalılar
- 1-... -(T.C Kimlik No: ...
Karar Metni
5.878 kelime·29 dk okuma·19 bölüm
: 2- VEKİLİ : Av. ...
BİRLEŞEN KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
ESAS SAYILI DOSYASINDA
DAVACI
... - (T.C Kimlik No: ... )
VEKİLLERİ
Av. ... & Av. ...
İSTİNAF EDEN DAVALI
VEKİLİ : Av. ... -
ASIL VE BİRLEŞEN DAVA
Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 01/07/2024
YAZIM TARİHİ : 02/07/2024
Davacı tarafından, davalılar aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 08/03/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı davalıların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
ASIL DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile dava dışı .....' ın borçlular ... ile .... Ltd. Şti. ve ... aleyhine Konya .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibine giriştiklerini, borçluların mevcut mal varlıklarının borcu karşılamaya yetmediğinin anlaşılması üzerine ...'ın da aralarında olduğu borçluların devretmiş oldukları taşınmazlarla ilgili olarak Konya .. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...
Esas sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası açıldığını, bunun üzerine borçlular ile müvekkili ve dava dışı ..... arasında 21/08/2019 tarihli protokol akdedildiğini, sözleşme gereğince keşidecisi davalı şirket olan toplam tutarı 2.500.000,00 TL bedelli her biri 125.000,00 TL bedelli 20 adet sıralı çeki diğer davalı ...' ın avalist sıfatıyla imzalayarak müvekkili ...' a teslim ettiklerini, davalı ...' ın protokolü kendi adına ve yetkilisi olduğu şirket adına imzaladığını, protokolde ayrıntıları belirtili olan 30/09/2019 ve 30/10/2019 tarihli iki adet çekin ödendiğini ancak üçüncü çekin ödeme gününde ödenmediğini,
şirketin 12/11/2019 tarihli genel kurulunda alınan karar gereğince davalının şirket yetkilisi olan sıfatının kaldırıldığını, şirketi temsile ...'ın da imzası ile müşterek yetkili hale getirildiğini, ticaret sicilinde yayınlanmasının ardından bu kararın hemen bankaya bildirilmesi sonucunda çekin karşılıksız işlemine tabi tutulmamasını talep ettiklerini, bu nedenle banka tarafından çeke ilişkin olarak ödeme yapılmadığını, ...'ın protokol imzalandığı tarihte de gayri resmi şirket ortağı olduğunu ve protokol şartlarını bildiğini, müvekkilinin yaptığı görüşmelerin sonuçsuz kalması üzerine çek ile ilgili Konya ..
Asliye Ticaret Mahkemesinin... D. İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alınarak Konya .. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası üzerinden esas takibe geçildiğini, davalılar tarafından Konya .. İcra Hukuk Mahkemesinin ....
Esas sayılı dosyası üzerinden takibin durdurulması istemli dava açıldığını, mahkemece dar yetki kapsamında inceleme yapılarak takibin durdurulmasına karar verildiğini, sözü geçen dosyaya davalı ... vekilinin sunduğu beyan dilekçesinde belirttiği üzere protokolün mevcut olduğunun sabit olduğunu, davalının yetkili olduğu tarihte yapılan protokolde çeklerin verildiği bilgisine davalı şirketin haiz olduğunun özellikle vurgulandığını, literatürde ileri tarihli çeklerin tanziminin mümkün olduğu hususunun tartışma konusu dahi olmadığını, üstelik ileri tarihli çeklerin üzerinde yazılı tarihten önce ibraz edilmelerinin mümkün olmadığını,
şirket yetkilisi ...' ın ileri tarihli çek keşide ettiğinin protokol ve icra dosyasından feragatle sabit olduğunu, ayrıca ... tarafından cebri icra tehdidi altında kendisinden çek alındığına ilişkin suç duyurusunda bulunulduğunu, suç duyurusundan da anlaşıldığı üzere çeklerin gerçek düzenleme tarihini açıkça itiraf edildiğini, davalıların gelinen aşamada birtakım hukuki manevralarla çeklerin tahsilinin önüne geçmeye çalıştıklarını, henüz vadesi gelmemiş 17 adet çek için Konya ..
Asliye Ticaret Mahkemesinin .... D. İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, davalıların itirazının sözü geçen mahkemece reddedildiğini, muaccel hale gelen çeklerin Konya .. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığından bahisle öncelikle Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin.... D. İş sayılı dosyası ile verilen ihtiyati haciz kararının devamına, bu hususun Konya ..
İcra Müdürlüğüne bildirilmesine, icra takip dosyasının devamına, Konya ..
İcra Hukuk Mahkemesince verilmiş olan durdurma kararının tazminat ve para cezasına ilişkin ferileriyle birlikte iptaline, davalarının kabulü ile müvekkilinin davalılardan dava konusu çek nedeniyle alacaklı olduğunun tespitine ve devamla alacaklı oldukları miktarın 30/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, çekin karşılığının bulunmaması nedeniyle %10 çek tazminatının davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava dilekçesinin ve talebin somutlaştırılması gerektiğini, davacının yapacağı açıklamaya karşı beyan haklarını saklı tuttuklarını, davacı tarafın icra mahkemeleri ve dosyaları ile ilgili olan taleplerinin tefrik edilerek ayrı bir esastan yargılamaya devam edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacı tarafın çekleri gerçek kişi tarafından verildiğini kabul ettiğini bu nedenle müvekkili şirketin bağlayıcılığını ispatlayan somut ve kesin bir delil ortaya koyması gerektiğini, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu,
davaya konu belgenin kambiyo vasfı taşımadığı gibi müvekkili şirketin de evrakta borçlu olmadığını, müvekkili şirketin müşterek imza ile yönetilen bir tüzel kişilik olduğunu, takibe konu evrakta şirketin yetkilisi olan ...'ın imzasının bulunmadığını, bu nedenle ortada yasal anlamda geçerli bir kambiyo senedinin bulunmadığını, mahkemece çeklerin ibraz tarihinde geçerli bulunan yetkililerinin araştırılması sonucu anlatılanların doğru olduğunun ortaya çıkacağını, davacı tarafın sunduğu delillerin temel borç ilişkisini kanıtlar nitelikte olmadığını, müvekkili şirketin davacı ile ticari ilişkinin bulunmadığını,
davacı tarafın delil olarak bildirdiği dava ve takip dosyasının tarafının müvekkili şirket olmadığını, bu nedenle açılan davanın müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde sözünü ettiği muacceliyet sözleşmesi incelendiğinde müvekkili şirket ile yapılmadığının anlaşılacağını, bu nedenle muacceliyetin ve protokolün müvekkili şirketi bağlamayacağını, çek vasfının kazanılması için belgenin yetkili tarafından imzalanması gerektiğini, müvekkili şirketin borç altına girmediğini, kefalet sözleşmesindeki borcun fer' i bir borç olduğunu,
asıl borçlunun borcunun varlığı halinde kefilin de borçlu sayılabileceğini, mevcut durumda çek ve çeke bağlı borcun hiç doğmadığını, doğmamış bir borçtan dolayı müvekkili şirketten çeke dayalı olarak herhangi bir alacak talep edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili yönünden takibin durdurulmasına karar veren Konya .. İcra Hukuk Mahkemesinin ...
Esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, tüm tarafların ticari defter ve belgelerin incelenmesi sonucunda sözü geçen belgelerin kayıtlı olmaması halinin davada olan haklılıkların kanıtı olacağını, davacı asıl taraf ile aralarında çeklerin verilmesine yönelik temel bir hukuki ilişkilerinin bulunmadığını, bu çeklerin verilmesine yönelik bir neden bulunmadığını, davacının bu yönlerden isticvabının gerektiğinden bahisle öncelikle dava dilekçesinin somutlaştırılmasına, devamında tefrik ve bekletici mesele hususlarının resen mahkemece değerlendirilmesine,
yasal dayanaktan yoksun davanın müvekkili şirket yönünden reddine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile dava dışı....' ın borçlular ... ile ... Ltd. Şti. ve ... aleyhine Konya .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibine giriştiklerini, borçluların mevcut mal varlıklarının borcu karşılamaya yetmediğinin anlaşılması üzerine ...' ın da aralarında olduğu borçluların devretmiş oldukları taşınmazlarla ilgili olarak Konya .. Asliye Hukuk Mahkemesinin...
Esas sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası açıldığını, bunun üzerine borçlular ile müvekkili ve dava dışı ... arasında 21/08/2019 tarihli protokol akdedildiğini, sözleşme gereğince keşidecisi davalı şirket olan toplam tutarı 2.500.000,00 TL bedelli her biri 125.000,00 TL bedelli 20 adet sıralı çeki diğer davalı ...' ın avalist sıfatıyla imzalayarak müvekkili ...' a teslim ettiklerini, davalı ...' ın protokolü kendi adına ve yetkilisi olduğu şirket adına imzaladığını, protokolde ayrıntıları belirtili olan 30/09/2019 ve 30/10/2019 tarihli iki adet çekin ödendiğini ancak üçüncü çekin ödeme gününde ödenmediğini,
şirketin 12/11/2019 tarihli genel kurulunda alınan karar gereğince davalının şirket yetkilisi olan sıfatının kaldırıldığını, şirketi temsile ...' ın da imzası ile müşterek yetkili hale getirildiğini, ticaret sicilinde yayınlanmasının ardından bu kararın hemen bankaya bildirilmesi sonucunda çekin karşılıksız işlemine tabi tutulmamasını talep ettiklerini, bu nedenle banka tarafından çeke ilişkin olarak ödeme yapılmadığını, ...' ın protokol imzalandığı tarihte de gayri resmi şirket ortağı olduğunu ve protokol şartlarını bildiğini,
müvekkilinin yaptığı görüşmelerin sonuçsuz kalması üzerine dilekçede ayrıntıları belirtilen 3. sıradaki 30/11/2019 keşide tarihli 125.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak Konya .. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası üzerinden esas takibe geçildiğini, davalılar tarafından Konya .. İcra Hukuk Mahkemesinin ....
Esas sayılı dosyası üzerinden takibin durdurulması istemli dava açıldığını, mahkemece dar yetki kapsamında inceleme yapılarak takibin durdurulmasına karar verildiğini, kararın hemen ardından söz konusu çeke dayalı olarak taraflarında mahkememizin ...
Esas sayılı dosyası ile alacak davası ikame edildiğini, sözü geçen davanın halen derdest olduğunu, protokolde belirtilen 2 adet çekin ödendiğini, 3. sırada kayıtlı çekle ilgili ise anlatılan olayların gerçekleştiğini, geriye kalan 17 adet çek ile ilgili olarak ise Konya.. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin Konya .. İcra Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası ile dava ikame ederek Konya ..
İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin iptalini talep ettiğini, sözü geçen mahkemece takipte yer alan protokolün 4. sırasında kayıtlı 30/12/2019 keşide tarihle 125.000,00 TL bedelli çek dışında kalan davacı borçlu hakkındaki diğer çekler yönünden başlatılan takibin davacı borçlu şirket yönünden iptaline karar verildiğini, söz konusu kararın Yargıtayca onandığını, 125.000,00 TL bedelli 30/12/2019 keşide tarihli çekin davalı şirket tarafından ilgili icra dairesine ödendiğini, böylelikle halen ödenmeyen 16 adet çek kaldığını, bahsi geçen çeklerle ilgili olarak başlattıkları Konya ..
İcra Müdürlüğünün ....
Esas sayılı takip dosyasının diğer borçlu ... yönünden halen devam ettiğini, işbu dava 16 çeke ilişkin olarak borçlu konumundaki şirket aleyhine ikame edildiğini, sözü geçen çeklerin protokol esnasında düzenlendiğinin sunulan delillerle sabit olduğunu, çeklerden şirketin de bilgisini haiz olduğunun özellikle vurgulandığını, bu hususun protokolün 3/I maddesinde belirtildiğini, protokolün ve çeklerin düzenlendiği 21/08/2019 tarihinde davalı şirketin münferiden yetkilisi olan ...' ın soruşturma, kovuşturma ve dava dosyalarında sunmuş olduğu beyanlarının da iddialarını ispatlar nitelikte olduğunu,
davaya konu olaylar nedeniyle müvekkilinin Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2.... Soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduğunu, davalı ... dosyaya verdiği ifadede ....r' e çekleri verdiğim sırada şirketin temsile yetkilisi kendisi olduğunu, daha sonra ortaklık gereği ...' ı da temsile yetkili kişi yaparak şirketi çift imza yetkisine geçirdiklerini beyan ettiğini, davalı ... ve dava dışı ... hakkında Konya ..
Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldığını, açılan davada dava konusu olayların hukuki ihtilafla çözülebilecek olması nedeniyle beraatlerine karar verildiğini, davalı ... ceza dosyasında verdiği ifadesinde çeklerin yeni yapılandırma sözleşmesi gereğince müştekiye....Mühendislik adına çekler verdiğini, bu çeklerin bir kısmının ödendiğini, çeklerin tamamını kendinin düzenlendiğini ve çeklerin düzenlendiği tarihte şirketin yetkilisi olduğunu beyan ettiğini, dava dışı ...' a aynı dosyaya verdiği ifadesinde çeklerin verildiği tarihte ...t' in tek başına yetkili olduğunu ve mecbur kaldığından dolayı ....' in çekleri kullandığını beyan ettiğini,
bu nedenlerle taraflar arasında akdedilen protokol tarihinde ...' ın şahsı ve tek yetkilisi olduğu şirketi adına hareket ettiğini, söz konusu çekleri protokol tarihinde keşide ederek müvekkiline teslim ettiğini, çeklerin keşide tarihinden sonra şirketin imza yetkisinin müşterek hale getirildiğini, bu suretle 3. Çekin ödemesinin önüne geçildiğini, müvekkilinin alacağını tahsil etmesini engellemek amacıyla bu yolun seçildiğini, huzurdaki davada davalıların davaya konu çeki ödememek için imza yetkisini değiştirdiklerinin açık olduğunu,
yeni imza sahibinin de öncesinde gayriresmi ortak olması nedeniyle sözü geçen protokolü çekleri bildiğinden bahisle davaya konu asıl alacak miktarı olan 2.000.000,00 TL tutarında davalı borçlunun taşınır ve taşınmaz malvarlıkları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına, yargılama neticesinde davalarının kabulü ile dava konusu edilen çek tutarlarının keşide tarihlerinden itibaren işleyecek ticari işlere uygulanan reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine,
çekklerin karşılıklarının bulunmaması nedeniyle %10 tutarında çek tazminatının davalıdan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava konusu çeklerle ilgili ilk davanın mahkememizin .... Esas sayılı dosyasında açıldığını ve dosyanın derdest olduğunu, sözü geçen dosyaya yaptıkları savunmaları aynen tekrar ettiklerini, birleştirme kararına bir diyeceklerinin bulunmadığını, dava dilekçesinde bildirilmiş olan Konya .. Ağır Ceza Mahkemesinin .... E.-2....K.
Sayılı dosyasında suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle esastan beraat kararı verildiğini, verilen kararın şu an istinaf incelemesinde olduğunu, ceza mahkemesinde oluşan ve kesinleşen vakıaların hukuk mahkemesini bağlayacağını, bu nedenle mahkemece uygun görülmesi halinde ilgili ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, ispat yükünün davacı taraf üzerinde bulunduğunu, davacı tarafın somut ve yazılı bir belge ileri süremediğini ve dosyaya sunamadığını, davacı tarafın tüm beyanlarında dava konusu çeklerin diğer davalı gerçek kişi tarafından verildiğini kabul ettiğini,
ancak müvekkili şirketi bağlayıcılığı ispatlayan somut ve kesin bir delil ortaya koyamadığını, alacak davasına konu geçerli bir kambiyo senedinin bulunmadığını, müvekkili şirketin müşterek imza ile yönetilen bir tüzel kişilik olduğunu, takibe konu evrakta diğer yetkili olan ...' ın imzasının bulunmadığını, bu nedenle ortada geçerli bir kambiyo evrakının bulunmadığını, söz konusu çeklerin müvekkili şirketi hukuken bağlamadığını, davacı tarafın tacir olduğunu, bu nedenle basiretli bir tacir gibi hareket etmemesinin sorumluluğunun müvekkili şirketi bağlamayacağını,
davacı tarafın sunmuş olduğu delillerin hiçbirinin temel borç ilişkisini kanıtlar nitelikte olmadığını, davacı tarafın temel ilişki olarak Konya .. İcra Müdürlüğünün ... Esas ve Konya .. Asliye Hukuk Mahkemesinin ....
Esas sayılı dosyalarını gösterdiğini, ancak bu dosyalar incelendiğinde müvekkili şirketin taraf olarak bulunmadığının görüleceğini, müvekkili şirketin davacı ile hiçbir ticari faaliyetinin bulunmadığını, muacceliyet sözleşmesinin müvekkili şirket ile yapılmadığını, dava dilekçesi ekindeki muacceliyet sözleşmesi incelendiğinde müvekkili şirketin imzasının bulunmadığının görüleceğini, davalı ... tarafından imzalanmış olan protokolün ve muacceliyet sözleşmesinin müvekkili şirketi bağlamayacağını, vadesi gelmemiş sözde çeklere ihtiyati haciz kararı verilmesinin İİK' nun 257. maddesine açıkça aykırı olduğunu,
davacı tarafça dosyaya sunulan Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.
İş sayılı ihtiyati haciz kararının ve ihtiyati hacze itiraz kararının henüz kesinleşmemiş bir karar olduğunu, bu nedenle bu dosyanın delil olma özelliği bulunmadığını, zorunlu unsurlardan olan imzanın eksik olması durumunda belgenin yasal anlamda çek niteliği kazanmayacağını, kaldı ki şirketin borç altına dahi girmediğini, kefalet sözleşmesinde kefilin borcu fer' i bir borç olduğunu, kefilin borcunun varlığı asıl borçlunun borcunun varlığına bağlı olduğunu, mevcut durumda çek ve çeke bağlı borcun hiç doğmadığını, Konya ..
İcra Hukuk Mahkemesinin 2...Esas sayılı dosyası ile icra takibinin müvekkili şirket yönünden durdurulmasına ve iptaline karar verildiğini, sözü geçen dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, sözü geçen kararın kesinleşmesi durumunda taraflar arasında kesin hüküm olacağını, bu nedenle icra hukuk mahkemesi davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, ayrıca davacı tarafça yapıldığı iddia edilen Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma nolu dosyasının da bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini,
tüm tarafların ticari defter ve belgelerin incelenmesi sonucunda sözü geçen belgelerin kayıtlı olmaması halinin davada olan haklılıkların kanıtı olacağını, davacı asıl taraf ile aralarında çeklerin verilmesine yönelik temel bir hukuki ilişkilerinin bulunmadığını, bu çeklerin verilmesine yönelik bir neden bulunmadığını, davacının bu yönlerden isticvabının gerektiğini, ihtiyati haczin koşullarının somut olayımızda bulunmadığını bu nedenle davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğinden bahisle yasal dayanaktan yoksun taleplerin ve davanın müvekkil şirket yönünden reddine,
tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....davacı vekilince davalılar aleyhine açılan ana davada; davacının Konya .. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasına konu 30.11.2019 vade tarihli .... seri nolu 125.000,00 TL bedelli çekten dolayı alacaklı olduğunun tespiti ve çek bedelinin davalılardan tahsili, birleşen Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2.... Esas sayılı dosyasında ise yine davacının Konya .. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı takip dosyasındaki takibe konan 16 sıralı çekten kaynaklı 2.000.000,00 TL'nin davalıdan tahsili talep edilmiş olup; esasen davacı ve dava dışı .... vekilince 05.01.2018 keşide tarihli 25.07.2019 vade tarihli 7.000.000,00 TL bedelli bonoya dayanılarak Konya .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasından borçlular ..., ... İnş. Gayrimenkul Otom. San. ve Tic. Ltd.
Şti. ve ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe geçildiği ve bu takip sonrasında takip alacaklıları ..., .... ile takip borçlusu ... arasında 21.08.2019 tarihli protokol düzenlendiği ve protokol kapsamında ana davaya konu edilen 30.11.2019 keşide tarihli ve birleşen davaya konu edilen 30.01.2020 keşide tarihli çekten başlamak üzere 30.04.2021 keşide tarihli 16 adet çekin de dahil olduğu her biri 125.000,00 TL bedelli olan toplam 2.500.000,00 TL bedelli 20 adet sıralı çekin davalı ... tarafından protokolün tarafı davacı ... ve dava dışı ....'e teslim edildiği hususlarında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık protokolde bahsi geçen 20 adet toplam 2.500.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı davalı.... Nak. Ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti.nin sorumlu olup olmadığı ve davacının ana davada konu edilen 30.11.2019 vade tarihli çek bedelini davalılar ... ve davalı şirketten, birleşen dava dosyasına konu edilen 16 adet sıralı çek bedelini davalı şirketten talep edip edemeyeceği hususlarında toplanmaktadır.
Mahkememizce celp edilen davalı şirketin Ticaret Sicil kayıtlarına göre; davalı şirketin 02.02.2010 yılında alınan ortaklar kurulu kararı ile 20 yıl müddetle münferiden yetkilisinin şirket müdürü davalı ... olduğu, protokol tarihi olan 21.08.2019 tarihinde davalı şirketin münferiden tek yetkilisinin davalı ... iken; davalı şirketin ortaklar kurulunca alınan 13.11.2019 tarihli kararı ile davalı şirketin ortakları ... ve ...'ın müşterek olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafça dosyaya sunulan ve imzası davalı ... tarafından itiraza uğramayan 21.08.2019 tarihli protokolün çeklere ilişkin 2.1. maddesinde davaya ilişkin çeklerle ilgili olarak "çekler ...'ın yetkilisi olduğu .... Mühendislik Ltd. Şti.ne ait hesaptan keşide edilecek ve ... tarafından aval veren sıfatı ile imzalanacaktır." hükmü mevcut olduğundan davalı ...'ın söz konusu çekleri şirketin yetkilisi sıfatıyla imzalandığının kabulü gerekmektedir.
Uygulamada ileri tarihli çek düzenleme imkanı mevcuttur. Özellikle çekin keşide tarihinden önce ibrazının yasaklayan kanuni düzenlemeler yapıldıktan sonra pek çok şahıs ve şirket tarafından yapılan sözleşmeler çerçevesinde sıralı çek verilebilmektedir. Her ne kadar protokole ve Konya .. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyada 30.12.2019 keşide tarihli çek dışında kalan çekler yönünden Konya .. İcra Hukuk Mahkemesinin 2.... Esas, .... Karar sayıl ilamı ile davalı ...
Nak. ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti. yönünden takibin iptaline karar verilmiş ve bu karar aleyhine yapılan istinaf talebi Konya BAM 7. Hukuk Dairesinin 14.10.2010 tarihli ... Esas,.... Karar sayılı ilamı ile esastan red edilmiş ise de.
İcra Hukuk Mahkemesinin verdiği kararlar maddi hukuk açısından kesin hüküm teşkil etmeyeceğinden ve özellikle Konya BAM 7. Hukuk Dairesinin kararının gerekçesinde ifade edildiği gibi protokolde bahsi geçen çeklerin dava tarihinde muaccel oldukları anlaşıldığından bu ilamdaki iptal gerekçeleri nazara alınmamıştır.
Yine mahkememiz ana davada davacının ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen 27.08.2021 tarihli ara kararının davacı vekilince istinafı üzerine Konya BAM 6. Hukuk Dairesinin 18.04.2022 tarih ve .... Esas, ... Karar sayılı ilamında ana dava ve birleşen davaya konu edilen çekler yönünden ".. Somut olayda davacı tarafından sunulan 21/08/2019 tarihli protokolde çeklerin davalı ....
Mühendislik Ltd.Şti.'ne ait hesaptan keşide edileceğinin yazılı olduğu, keşide edilecek çeklerin ileri tarihli olacaklarının da protokolden anlaşıldığı, dosya kapsamına göre davalı ...'ın protokol tanzim tarihinde davalı şirketi tek başına temsile yetkili olduğu, bu durumda davalı şirket açısından da yaklaşık ispatın yerine geldiği, İİK'nın 257/1.maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının somut olayda gerçekleştiği bu sebeple davacının ihtiyati haciz talebinin davalı şirket yönünen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşıldığından,
davacının istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin davalı şirket yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince davacının davalı şirket yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne ilişkin yeniden hüküm kurulmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklinde karar verilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ve ana dava ve birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmeye göre; davalı ...'ın ana davaya konu edilen 30.11.2019 keşide tarihli 125.000,00 TL bedelli çek ile, birleşen davaya konu edilen her biri 125.000,00 TL bedelli toplam 2.000.000,00 TL bedelli 16 adet sıralı çeki protokol tarihindeki şirketin tek yetkilisi olarak şirket adına ve avalist sıfatıyla kendi adına imzaladığı, davalıların bu çek bedellerinden dolayı sorumlu oldukları, davalı tarafça çek bedellerinin adı geçen davalılarca ödendiğine ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediği,
dava tarihi itibariyle herhangi bir tahsilde tekerrür durumu mevcut olmadığı kanaatine varıldığından, davacının ana ve birleşen davalarının kabulüne ancak şartları bulunmayan çek tazminatı talebinin ise reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle Mahkemenin işbu ... esas sayılı dosyası ile ilgili olarak. Davacının ana davadaki dosyaya sunmuş olduğu 21/10/2021 tarihli talep açıklama dilekçesi nazara alınarak davasının kabulü ile, Konya ..
İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasındaki takip ile tahsilde tekerrür oluşturmamak kayıt ve şartı ile dava konusu edilen 125.000,00 TL çek bedelinin 30/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının şartları oluşmayan çek tazminatı talebinin reddine, mahkemenin işbu dosyası ile birleşen Konya ..
Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile ilgili olarak; davacının dosyayla birleşen Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasında açılan davanın kabulü ile, Konya .. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından tahsilde tekerrür oluşturmamak kayıt ve şartı ile dava konusu edilen.
30.01.2020 tarih 125.000 TL bedelli ... nolu, 28.02.2020 tarih 125.000 TL bedelli .... nolu, 30.03.2020 tarih 125.000 TL bedelli ... nolu, 30.04.2020 tarih 125.000 TL bedelli ... nolu, 30.05.2020 tarih 125.000 TL bedelli .... nolu, 30.06.2020 tarih 125.000 TL bedelli .... nolu, 30.07.2020 tarih 125.000 TL bedelli ... nolu, 30.08.2020 tarih 125.000 TL bedelli.... nolu, 30.09.2020 tarih 125.000 TL bedelli... nolu, 30.10.2020 tarih 125.000 TL bedelli .... nolu, 30.11.2020 tarih 125.000 TL bedelli... nolu 30.12.2020 tarih 125.000 TL bedelli ... nolu, 30.01.2021 tarih 125.000 TL bedelli ... nolu, 28.02.2021 tarih 125.000 TL bedelli .... nolu,
30.03.2021 tarih 125.000 TL bedelli.... nolu, 30.04.2021 tarih 125.000 TL bedelli ... nolu toplamda 16 adet çekten kaynaklı olarak 2.000.000,00 TL alacağın her bir çek yönünden çek keşide tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine. Davacının şartları oluşmayan çek tazminatı talebinin reddine. karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; usule ilişkin; her iki davanın birleşmesi mümkün olmayıp usuli hata yapıldığını ve tefrik taleplerinin olumlu karşılanmadığını, mahkemece verilen hüküm fıkrası bu haliyle çelişki ve infaza elverişli olmadığını çünkü mahkemece özellikle birleşen dosyada verilen hüküm infaza elverişli olmadığını, kısmı kabul ve ret yapılması ve lehlerine vekalet ücreti verilmesi gerektiğini, özellikle birleşen dosyanın dayanağı olan Konya .. İCM ....
Esas sayılı dosyasında ciddi bir resmi ödeme yapıldığını, zaten bu durum yerel mahkemenin kabulünde olduğunu, icra dosyasından da anlaşılacağı üzere 1 milyonun üzerinde bir ödeme olduğunu ancak mahkeme doğrudan doğruya alacak olarak açılan işbu 2.000.000,00 TL'lik dava üzerinden karar vermesi gerekirken sanki itirazın iptali davası açılmış gibi tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve itirazın iptali gibi karar verdiğini, Konya .. İcra Hukuk Mahkemesi’nin ...
Esas Sayılı dosyasından 06/02/2020 tarihli kararı ile borçlu şirket yönünden takibin durdurulmasına karar verildiğini, durdurma kararına dayanak mahkeme gerekçesi işbu savunmalarını aynen doğrular nitelikte olduğunu, ispat yükü davacı taraf üzerinde bulunduğunu, esasa yönelik;
ceza dosyasından beraat edilmiş olup kesinleşmiş bu kararın mahkemece dikkate alınması gerektiğini, alacak davasına konu geçerli bir kambiyo senedi somut olayda bulunmadığını, işbu davadaki temel itiraz noktalarının, davalı müvekkili şirketin çift imzalı biçimde temsil ve imzaya yetkili olması nedeniyle, davaya dayanak çeklerinde tek imzalı olarak atılmış olması nedeniyle borçlu olmadıklarına ilişkin olduğunu, bir başka deyişle söz konusu çeklerin, davacı şirketi hukuken bağlamadığını alacak davasına konu olacak şekilde bir temel ilişki bulunmadığını,
kambiyo evrakının geçersiz olması halinde dahi açılacak alacak davasının temel ilişkisi bulunmayan davalıya karşı bir hak iddia etmesinin olanaksız olduğunu, davacı tarafın sunmuş olduğu delillerin hiçbirinin temel borç ilişkisini kanıtlar nitelikte olmadığını, muacceliyet sözleşmesinin davalı müvekkili şirket ile yapılmadığını, davaya dayanak çekte keşideci olarak yer alan ...‘nin imzası bulunmadığını, doğmamış bir borca kefil olunmasının hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın bu şekilde yüksek meblağlı bir kambiyo evrakının ticari defter ve belgelerine işlemesi gerektiğini,
aksi takdirde vergi usul hukuku açısından da sorun teşkil ettiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava ve birleşen dava; kıymetli evraktan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda, alacaklıları davacı ile dava dışı ..., borçluları ise davalı ... ile dava dışı ... ve ... Otomotiv San.Tic.Ltd.Şti. olan 7.000.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak başlatılan Konya ..İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasına konu borcun tasfiyesi amacıyla davacı ile davalı ... arasında düzenlenen 21/08/2019 tarihli protokol kapsamında toplam 20 adet her biri 125.000,00 TL bedelli olan çeklerin davalı şirket hesabından keşide edilerek davacıya verildiği, çeklerin düzenlendiği tarihte davalı şirket yetkilisinin davalı ... olduğu, davaya konu çeklerde şeklen bir eksiklik bulunmamakta olup çeklerin 21/08/2019 tarihinde ileri tarihli olarak düzenlendiği, düzenleme tarihi itibariyle şirket müdürü sıfatıyla ve şirket adına şirket ortağı ve yetkili temsilcisi davalı ... tarafından imzalandığı, yine ...'ın dava konusu çeklere aval verdiği,
davacı tarafından asıl davaya konu 30/11/2019 keşide tarihli 125.000,00 TL bedelli çek için davalılar hakkında Konya ..İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığı, davalı şirket yönünden Konya ..İcra Hukuk Mahkemesi'nin 06/02/2020 tarih, ...
Esas-...Karar sayılı kararı ile takibin durdurulmasına karar verildiği, davalı ... yönünden ise itirazın reddine karar verildiği, yine birleşen davaya konu 16 adet ve dava konusu edilmeyen 1 adet olmak üzere toplam 17 adet her biri 125.000,00 TL bedelli olan çeklerle ilgili davacı tarafından davalılar aleyhine Konya ..İcra Müdürlüğü'nün....
Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığı, davalı şirket yönünden Konya ..İcra Hukuk Mahkemesi'nin 25/06/2020 tarih, .... Esas-.... Karar sayılı kararı ile 30/12/2019 keşide tarihli 125.000,00 TL bedelli çek dışında kalan diğer çekler yönünden takibin iptaline karar verildiği, davacının asıl ve birleşen davada çeklerden dolayı alacak talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Öncelikle asıl davada davacı davalı ...'a karşı da dava açmış ise de asıl davada dava konusu edilen 30/11/2019 keşide tarihli 125.000,00 TL bedelli çek için davacının davalı ... hakkında Konya ..İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlattığı, bu davalı yönünden takibin devam ettiği, davacının bu davalı hakkında ayrıca alacak davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek asıl davada davalı ... yönünden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu davalı yönünden de esastan karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Davalı şirket açısından ise. 6102 sayılı Kanun'un 629 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca. Müdürlerin temsil yetkilerinin kapsamına, yetkinin sınırlandırılmasına, imzaya yetkili olanların belirlenmesine, imza şekli ile bunların tescil ve ilanına bu Kanunun anonim şirketlere ilişkin ilgili hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.
Aynı Kanun'un anonim şirketlere ilişkin 371 inci maddesi uyarınca; şirketi temsile yetkili kişiler, şirketin amacına ve işletme konusuna giren her tür işleri ve hukuki işlemleri, şirket adına yapabilir ve bunun için şirket unvanını kullanabilirler. Kanuna ve esas sözleşmeye aykırı işlemler dolayısıyla şirketin temsilciye karşı rücu hakkı saklıdır.
Temsilcilerin üçüncü kişilerle, işletme konusu dışında yaptığı işlemler de şirketi bağlar; meğerki, üçüncü kişinin, işlemin işletme konusu dışında bulunduğunu bildiği veya durumun gereğinden, bilebilecek durumda bulunduğu ispat edilsin. Şirket esas sözleşmesinin ilan edilmiş olması, bu hususun ispatı açısından, tek başına yeterli delil değildir.
Temsil yetkisinin sınırlandırılması, iyiniyet sahibi üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmeyeceği gibi, tescil ve ilan edilmek koşuluyla, bir temsilcinin temsil yetkisi sadece merkezin veya bir şubenin işleri yönünden bölgesel olarak veya birlikte temsil yetkisi kullanılması yönünden sınırlandırılabilir. Kısıtlama yapılmış olsa bile bu karar iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Şirketi temsilen yapılan iş ve işlemler her halükarda geçerli olup, iç ilişkide temsil yetkisinin sınırlandırılmış olması üçüncü kişilerin şirkete müracaat etmelerine engel değildir. Bu bağlamda, limited şirketi temsile yetkili olanlar şirketi üçüncü kişilere karşı borçlandırabilirler.
Ancak, 6102 sayılı Kanun'un 626 ncı ve 629 uncu maddeleri gereğince müdürün şirkete özen ve bağlılık yükümlülüğü bulunmakta olup özenli bir temsilci, iyiniyet ve sadakat borcu gereği, temsil ettiği şirketin çıkarına aykırı olarak bir işlem yaparsa bu işlem kural olarak temsil görevinin dışında kalır. Bir başka deyişle, işlem için temsil edilenin yetki vermediğinin ve bu işlemin kural olarak temsil edileni bağlamayacağının kabulü gerekir. Bunun istisnası temsil edilenin temsilciye açıkça kendisiyle işlem yapma izni vermesi veya yapılan işleme sonradan icazet vermesi halidir ki, bu hallerde işlem geçerli olur. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 08/06/2023 tarih, 2022/737 Esas- 2023/3635 Karar ve 06/06/2023 tarih, 2021/9053 Esas-2023/3534 Karar sayılı ilamları)
Somut olayda, davalı ..., davalı şirket adına çekleri keşide ettiği protokol tarihinde şirket müdürü olarak davalı şirketi tek başına temsile yetkili olup, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı ...'ın kendisinin borçlu olduğu icra dosyasındaki borcun tasfiyesi amacıyla yapılan protokol ve protokole dayalı olarak davalı şirket hesabından keşide ettiği dava konusu çeklerle müdürü olduğu davalı şirketi borçlandırması kural olarak müdürün şirkete özen ve bağlılık yükümlülüğü ile bağdaşmamaktadır.
Davalı şirketin yapılan işleme sonradan icazet verdiğine dair bir delil de bulunmamaktadır. Bu sebeple kural olarak davalı şirket yönünden asıl ve birleşen davanın reddi gerekir. Ancak birleşen davaya konu 16 adet çek ve dava konusu edilmeyen 1 adet çekle ilgili Konya ..İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile yapılan takipte dava tarihinden önce icra dosyasına taşınmazı satışından borç ödemesi olarak 739.200,00 TL para girişi olduğu ve bu paranın icra müdürlüğünce davacı tarafa ödendiği anlaşılmıştır. Davacı dava açarken 16 adet çek bedeli olan 2.000.000,00 TL talep etmiş olup, dava konusu edilmeyen 1 adet 125.000,00 TL bedelli çekle ilgili talepte bulunmamıştır.
Dava konusu 16 adet çek bedeli olan 2.000.000,00 TL için icra dosyasına dava tarihinden önce borç ödemesi olarak giren 739.200,00 TL için davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.
Bu sebeplerle asıl davanın davalı ... yönünden hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı şirket yönünden ise esastan reddine karar verilmesi, birleşen davanın ise dava konusu 16 adet çek bedeli olan 2.000.000,00 TL için icra dosyasına dava tarihinden önce borç ödemesi olarak giren 739.200,00 TL yönünden hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, kalan kısım yönünden ise esastan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmadığından davalıların istinaf başvuru taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
ASIL DAVA YÖNÜNDEN
1-Davanın davalı ... yönünden hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Davanın davalı şirket yönünden ESASTAN REDDİNE,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 2.134,69 TL peşin harçtan karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 1.707,09 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T 7/2 maddesi gereğince 17.900,00 TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
6-Davalı şirket davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 20.000,00 TL nispi ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,
7-Arabuluculuk dosyası için mevcut suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
8-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gider avansını yatıran tarafa iadesine,
C)BİRLEŞEN KONYA.. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN .... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN,
1-Davanın dava konusu 16 adet çek bedeli olan 2.000.000,00 TL için icra dosyasına dava tarihinden önce borç ödemesi olarak giren 739.200,00 TL yönünden hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Davanın kalan kısım yönünden ESASTAN REDDİNE,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 34.155,00 TL peşin harçtan karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 33.727,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, usulden reddedilen kısım için A.A.Ü.T'nin 7/2 maddesi gereğince 17.900,00 TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden esastan reddedilen kısım için A.A.Ü.T gereğince 168.688,00 TL nispi ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk dosyası için mevcut suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
8-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gider avansını yatıran tarafa iadesine,
D)Konya .. İcra Dairesi'nin ... Esas ve 2... Esas sayılı icra dosyaları üzerinden tehiri icra talebi ile ilgili İİK'nın 36/5 maddesi gereğince yatırılan teminatın yatırana iadesine,
E)İlk derece mahkemesince yazılan 17/05/2023 tarihli harç tahsil müzekkerelerinin bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
F)Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına,
G)Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde; dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile birleşen dava yönünden temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine, asıl dava yönünden ise kararın kesin olduğuna 01/07/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
A.Ç
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır (muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ
Dava ve birleşen dava, taraflar arasında düzenlenen 21.08.2019 tarihli protokol kapsamında düzenlenerek davacıya verilen her biri 125.000,00 TL bedelli, 30.11.2019 - 30.01.2020 - 28.02.2020 - 30.03.2020 - 30.04.2020 - 30.05.2020 - 30.06.2020 - 30.07.2020 - 30.08.2020 - 30.09.2020 - 30.10.2020 - 30.11.2020-30.12.2020 -30.01.2021 -28.02.2021 - 30.03.2021 - 30.04.2021 düzenleme tarihli toplam 2.125.000,00 TL bedelli çeklerden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkindir.
Davacı taraf, dava konusu çeklerin 21.08.2019 tarihinde ileri tarihli çek olarak düzenlendiğini, çeklerin düzenlendiği tarihten sonra şirket yetkilisi olan davalı şirket ortağı ...'ın da çeklerin müvekkiline verildiğini bildiğini ileri sürerek çeklerden kaynaklanan alacağın davalılardan tahsilini talep etmekte, davalı şirket ise davalı şirketin şirket adına imza yetkisi olan temsilcilerden ikisinin müşterek imzası ile borçlanabileceğini, çeklerin tek imza ile tanzim edildiğini, bu nedenle davacı şirketi bağlamayacağını savunarak davanın reddini talep etmektedir.
Dosyada mevcut belgelere göre dava konusu çeklerin davacı ile dava dışı ....'in Konya ..İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu ettiği borçluları davalı ... .... ve dava dışı ... Ltd.Şti. olan 25.07.2019 vade tarihli 7.000.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklanan alacağın tasfiyesi amacıyla davacı ile davalı ... arasında düzenlenen 21.08.2019 tarihli protokol kapsamında düzenlenerek davacıya verildiği, çeklerin düzenlendiği tarihte şirket yetkilisinin davalı ... olduğu, davaya konu çeklerde şeklen bir eksiklik bulunmamakta olup çeklerin 21.08.2019 tarihinde ileri tarihli olarak düzenlendiği, düzenleme tarihi itibariyle şirket müdürü sıfatıyla ve şirket adına şirket ortağı ve yetkili temsilcisi ... tarafından imzalandığı, yine ...'ın dava konusu çeklere aval verdiği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 629/1. maddesi yollamasıyla TTK’nın 371. maddesinde yer alan “(2) Temsile yetkili olanların, üçüncü kişilerle, işletme konusu dışında yaptığı işlemler de şirketi bağlar; meğerki, üçüncü kişinin, işlemin işletme konusu dışında bulunduğunu bildiği veya durumun gereğinden, bilebilecek durumda bulunduğu ispat edilsin. Şirket esas sözleşmesinin ilan edilmiş olması, bu hususun ispatı açısından, tek başına yeterli delil değildir.
(3) Temsil yetkisinin sınırlandırılması, iyiniyet sahibi üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmez; ancak, temsil yetkisinin sadece merkezin veya bir şubenin işlerine özgülendiğine veya birlikte kullanılmasına ilişkin tescil ve ilan edilen sınırlamalar geçerlidir” düzenlemeden de açıkça anlaşılacağı üzere, şirketi temsile yetkili olan kişilerin temsil yetkisinin sınırı sadece merkez/şube yerel çevresi ile birlikte/tek başına temsil ile sınırlandırılabilecek olup,
şirket müdürünün şirketin ticari ilişkileri çerçevesinde temsile yetkili olduğu şirket adına çek düzenleyerek üçüncü kişilere vermesini veya üçüncü kişiler lehine şirket adına aval vermesini kısıtlayan herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu konuda şirket müdürüne temsil yetkisi verilmesi gerekmediği gibi, TTK 371 çerçevesinde bu konuda temsil yetkisinin sınırlandırılmış olmasının iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi de mümkün değildir.
Türk Medeni Kanunu'nun 3. Maddesi uyarınca kanunun iyi niyete sonuç bağladığı hallerde aslolan iyi niyetin varlığıdır. Şirketi tek başına temsile yetkili kişinin, şirket adına çek keşide etmesinde hukuki bir engel bulunmadığı gibi, çek lehtarının çeki düzenleyen temsilci ile şirket arasındaki iç ilişkiyi bilmesi gerekmez ve tek başına bu olgu o kişilerin kötü niyetli olduğunu göstermez.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin şirket yetkilisinin kendi lehine şirket adına aval vermesi halinde TTK 395. Maddesinde temsilcinin kendisiyle işlem yapma yasağı çerçevesinde avalin geçersiz olduğu yönünde kararları var ise de dava konusu somut olayda şirket yetkilisinin kendi lehine şirket adına aval vermesi, yani şirketle kendisi adına işlem yapması sözkonusu olmayıp tam tersine şirket yetkilisinin şirket lehine aval vermesi sözkonusudur.
Bu nedenle sözkonusu kararların dava konusu somut uyuşmazlığa uygulanması mümkün değildir. Şirket adına kambiyo senedi düzenleyen şirket temsilcisinin şirketin çıkarına aykırı hareket edip etmediğinin kambiyo senedi lehtarı tarafından araştırılması gerektiği yönündeki kabulün TTK 371. Maddesinde düzenlenen temsile yetkili olanların, üçüncü kişilerle, işletme konusu dışında yaptığı işlemler de şirketi bağlayacağı kuralına, TTK 780.
Maddesinde düzenlenen çekin illetten mücerretliği ilkesine ve TMK 3. Maddesinde düzenlenen iyiniyetin varlığının asıl olduğu kuralına aykırılık teşkil edeceği açıktır.
Ayrıca, Ticaret Sicil kayıtlarına göre çekleri düzenleyen ...'ın 12.02.2010 tarihinden 09.08.2019 tarihine kadar şirketin 510/1000 payına sahip olduğu, 09.08.2019 tarihinde 510 adet payının 500 adetini ...'a devrettiği, bu tarihte şirketin tek yetkilisinin ... olduğu, 19.11.2019 tarihinde şirketin ... ve ...'ın müşterek imzası ile temsil etmesinin kararlaştırıldığı,
daha sonra 03.02.2020 tarihinde ...'ın 998/1000 payını davalı ...'ın oğlu olan ...'a devrettiği, aynı tarihte şirketin ... ve ...'ın müşterek imzaları ile temsil edilmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmakta olup davalı taraf, ...'ın şirketi temsil yetkisini kötüye kullandığı yönünde herhangi bir savunma ileri sürmemiş, sadece davalı şirket ile davacılar arasında temel ilişki bulunmadığını ve çekler üzerinde yer alan düzenleme tarihleri itibariyle şirketin çift imza ile temsil edildiğini savunmuştur.
Davalı şirketin bu savunmasının davalı ...'ın temsil yetkisini kötüye kullandığı savunmasını da kapsadığı şeklinde yorumlanması mümkün değildir. Davalı tarafça ileri sürülmeyen bir savunmanın resen nazara alınması HMK 25. Maddesinde düzenlenen taraflarca getirilme ilkesine aykırıdır. Aynı şekilde davalı taraf, istinaf dilekçesinde de davalı ...'ın şirketi temsil yetkisini kötüye kullandığı yönünde bir istinaf nedeni belirtmemiştir. HMK 355.
Maddesi gereğince istinaf incelemesinin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılması gerekmekte olup istinaf dilekçesinde belirtilmeyen bir istinaf nedeninin kamu düzenine aykırılık halleri haricinde resen nazara alınması mümkün değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece davalı şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı şirketin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki görüşüne katılmıyorum.
Üye ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/683, K. 2024/1230, 1 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama