İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1040 K.2025/209

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 30/04/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması…

Esas2024/1040Karar2025/209Tarih11 Şubat 2025Okuma10 dk · 2.077 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Esas No
2024/1040
Karar No
2025/209
Karar tarihi
11 Şubat 2025
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
......
Dosya no
......
Karar no
......
Başkan
...... (.........
Üye
...... (.........
Üye
...... (.........
Katip
...... (.........
İncelenen kararın mahkemesi
Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
30/04/2024
Numarası
......... Esas ......... Karar
İstinaf eden davacı
.........
Vekili
Av. ......
Davalı
.........
Vekili
Av.......
Dava
Menfi Tespit
İstinaf kararının karar tarihi
11/02/2025
Yazım tarihi
14/02/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.077 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 30/04/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirketin enerji sektöründe faaliyet gösteren önemli firmalardan birisi olduğunu, müvekkili şirketin iştigal alanını kurulu güneş elektrik santralleri vasıtasıyla elektrik üretimi yapmak ve bu elektriği daha sonra elektrik dağıtım firmaları (EDAŞ'lar) aracılığıyla devlete satmak olarak özetlemenin mümkün olduğunu, davalı şirketin ise elektrik dağıtım şirketlerinden (EDAŞ'lardan) birisi olduğunu, davacı şirketin ürettiği elektriği davalı şirketin kurulu tesisleri üzerinden geçirerek devlete sattığını,

bu anlamda davacı müvekkilinin davalı şirketin tesislerini kullanması nedeniyle davalıya bir bedel ödediğini, bu bedele kısaca "dağıtım bedeli katkı payı" denildiğini, işbu davanın konusunun son dönemde davalı şirketin müvekkilden talep ettiği fahiş ve haksız dağıtım bedeli katkı payının oluşturduğunu, davalı şirketin son dönemde yaptığı uygulamalarla 2018 yılı öncesinde devreye alınan güneş enerji santrallerinin (GES) dağıtım bedeli katkı payını 5,6882krş/kwh'tan 28,2765krş/kwh'a yükselttiğini, kısacası davalının katkı payında 5 katından fazla bir artış yaptığını,

davalı şirketin önceden haber vermeksizin davacı şirketin finansal hazırlık yapmasına imkan tanımaksızın bu konuda davacıya hiçbir süre vermeksizin yaptığı bu artışın davacı şirketin projelerinin kredilendirilmesinde büyük zorluklara sebep olduğunu, keza davalının bu hareketi kreditör bankaları da olumsuz etkileyeceğini, bu nedenle sektörde faaliyet gösteren pek çok oyuncunun iflasının dahi gündeme gelebileceğini, davalı şirketin bu hamlesinin hukuk devletinin en önemli ilkelerinden birisi olan "öngörülebilirlilik ilkesine" de aykırı olduğunu beyanla fazlaya dair her türlü yasal hakkı saklı kalmak kaydıyla,

davanın kabulü ile davalının davacı müvekkilinden talep ettiği şimdilik 1.000,00TL tutarında dağıtım bedeli katkı payı borcunun olmadığının, davalının dağıtım bedeli katkı payında yaptığı artışın yasalara ve sözleşmeye uygun olup olmadığının, günün ekonomik koşulları ve diğer hususlar dikkate alınarak adil bir dağıtım bedeli katkı payı miktarının ne kadar olması gerektiğinin ve bu hususlarla bağlantılı olarak davacının davalıya (güneş enerji santrallerinin dağıtım bedeli katkı payının 5,6882krş/kwh'tan 28,2765krş/kwh'a yükseltildiği tarihten itibaren) fazla ödeme yapıp yapmadığı ile yapmış ise bunun miktarının ne kadar olduğunun tespitini,

yapılacak bu tespite kadar davacının fazla ödeme yapmasının ve hak kaybı yaşamasının engellenmesi amacıyla davacının yapacağı ödeme işlemlerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep etmiş, 12/05/2022 tarihli dilekçesi ile de, dava dilekçesinde bahsi geçen 1.000,00 TL tutarındaki menfi tespit isteminin ocak/2022 ve Şubat/2022 dönemine ilişkin olduğunu, bu dönemlere ilişkin fatura bedellerinin davalıya ödendiğini, esasen bu döneme ilişkin fatura bedelleri ödendiğinden menfi tespit istemlerinin bulunmadığını,

asıl talebinin dağıtım bedeli katkı payındaki artışın yasalara ve sözleşmeye uygun olup olmadığının tespiti ile adil bir katkı payı miktarının ne kadar olması gerektiğinin tespitine ilişkin olduğunu, fazla ödeme tutarının tespitine ilişkin talebin de asli talep niteliğinde olmadığını beyan etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın idari yargının görevinde olduğunu, davanın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ve bir miktar paranın ödenmesiyle ilgili olduğunu, davacının asıl maksadı ve hukuki yararı fazla ödediğini iddia ettiği bedellerin geri alınması olmasına karşın davacı dava dilekçesinde sadece arabuluculuktan kaçınmak için davasını menfi tespit davası olarak gösterdiğini, fazla ödeme yaptığını ve bu fazla ödeme miktarının tespitini talep eden davacının fazla ödediğini iddia ettiği bedel yönünden istirdat talebi barındırmayan menfi tespit talebinde hukuki bir yararından söz edilemeyeceğini,

hukuki niteleme mahkemeye ait olup davanın nihai olarak menfi tespiti değil, fazla ödediği iddia edilip katkı paylarınını miktarının tespiti ile istirdadını amaçlamakta olduğunu, davacı tarafından dava şartı sağlanmadan dava açılmış olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi halde davacının istirdat talebi olmadığına ilişkin açık beyanının alınmasını talep ettiklerini, söz konusu işlemin kendilerine bildirim tarihinden itibaren üç işgünü içerisinde itiraz edebileceğini, davacının görevli tedarik şirketine itiraz etmeden doğrudan dava açmasının mümkün olmadığını,

davanın EPDK tarafından onaylanan tarifeye dayalı olarak yapılan faturalandırmalara karşı açılmış bulunduğundan husumetin EPDK'ye yöneltilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde talep sonucunun açık şekilde gösterilmediğini, mahkemenin EPDK'nın yerine geçerek dağıtım bedeli katkı payını belirleyemeyeceğini, davacı taleplerinin zamanaaşımına uğradığını, davacı taraf şayet tarifelere dayalı bir hak iddiasındaysa öncelikle idari yargıda söz konusu idari düzenlemeyi yapan kuruma karşı dava açması,

şayet iptali kararı alabilirse sonra adli yargıda hakkını araması gerektiğini, aksinin kabulünün hukuken mümkün olmayıp hukuk mahkemelerinin, idari mahkemelerinin hatta Anayasa malkemesinin görev ayrımını ortadan kaldırarak her mahkemeye herhangi bir alan sınırlaması olmadan her alanda karar verme yetkisi verilmesinin kabulü anlamına geleceğini, bu durumda hukuki belirsizliğin olacağını, idari yargıda dava açılsa ve tarife iptal edilse bile yine geçmişe dönük talepte bulunulmasının mümkün olamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesinin 05/07/2022 tarihli kararına karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dairemizin 27/10/2023 tarih ......... Esas ...... Karar sayılı kararı ile; davacının, davalı tarafça dağıtım bedeli katkı payı miktarı hususunda muaraza(çekişme) yaratıldığını iddia ederek bu muarazanın giderilmesini talep ettiği, Hukuk Genel Kurulunun 29.09.2004 tarih, .........-......E.-......

K.sayılı ilamında da açıklandığı üzere; muarazanın men'i(çekişmenin önlenmesi) davaları, usul hukuku anlamında tespit değil, eda davası niteliğinde olduğu, bu tür davalarda hem muarazanın(çekişmenin) varlığının tespiti ve hem de onun önlenmesi(men'i)nin talep edileceğini, bu durumda mahkemece davacının talebi hakkında davanın esası hakkında inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmadığından kaldırılıp ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ".....6446 Sayılı Kanunun 17 ve devamı maddelerinde açıkça ifade edildiği üzere MEDAŞ'ın, EPDK tarafından onaylanan tarifeleri uygulamakla yükümlü olduğu, davalının, EPDK tarafından onaylanan tarifelerde belirlenen oranlar/kalemler dışında herhangi bir ücret ya da oran belirleyemeyeceği, bir başka ifade ile lisanslı ya da lisanssız elektrik üreticilerine uygulanacak olan tarifenin belirleyicisinin EPDK olduğu, davalının sadece belirlenen tarifeler çerçevesinde fatura tahakkuk ettirerek tarifelerin uygulayıcısı olduğu,

dolayısıyla davalının lisanslı üreticiler ile lisanssız üreticilerden farklı dağıtım tarifesi uygulanmasına bir dahli olmadığı, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 11/09/2018 tarih ......... Esas-......... Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13/10/2010 tarih ......... Esas-.........

Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere ilgili düzenleyici ve denetleyici kurullarca onaylanan tarife uyarınca alınan ücretlerin/bedellerin yasal olduğu, idari yargıda iptal davasına konu edilmediği sürece tarifede belirlenen miktar üzerinden ücret/bedel alınmasında kanuna aykırı bir husus bulunmadığı, nitekim İdare yargıda EPDK tarafından yayımlanan ve lisanslı üreticiler ile lisanssız üreticiler arasında elektrik üretimi yönüyle herhangi bir fark bulunmamasına rağmen dağıtım bedelinde farklılaştırmaya gidildiği,

lisansı üreticiler ile lisansız üreticiler tarafından aynı dağıtım bedeli ödenirken, sonraki tarifeler ile lisanssız üreticilerin ayrıştırılarak daha yüksek dağıtım bedeli ödemelerinin öngörüldüğü, yapılan tarife değişikliğiyle birlikte lisanssız üreticilerin kazanılmış hakkının ihlâl edildiği, lisanssız üreticiler dağıtım sistemine ek bir maliyet getirmediğinden dağıtım bedelinin artırılmasının hukukî gerekçesinin bulunmadığı, dağıtım sistemine bağlantı için gerekli iletim hattı yatırımının finansmanını lisanssız üreticilerin kendilerinin sağladığı,

lisanslı üreticilerin daha düşük sistem kullanım bedeli ödemelerinin rekabet ortamının bozulmasına neden olduğu iddialarıyla tarifelerin iptali için çeşitli davalar açıldığı lakin yukarıda detayı izah edildiği üzere T.C. Danıştay 13. Dairesinin 23/09/2020 tarih 2017/1318 Esas-2020/2238 Karar sayılı ilamı ve söz konusu kararın temyizi akabinde T.C.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/11/2021 tarih 2021/238 Esas-2021/2219 Karar sayılı ilamı ile temyiz başvurusunun reddine kesin olarak karar verildiği, her ne kadar dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuyla lisanssız elektrik üreticilerinin lisanslı elektrik üreticilerine göre ek maliyet getirmediği rapor edilmiş ise de davalının, İdari Yargıda dava konusu edilen ancak iptal edilmeyen ve 6446 Sayılı Kanunun 17 ve devamı maddeleri gereğince uygulamakla yükümlü olduğu,

dosya içerisinde yer alan 15/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda ifade edildiği üzere davalının EPDK tarifelerine göre fatura tahakkuk ettirerek tahsil ettiği, fazla bir tahakkukunun bulunmadığı anlaşılmakla yukarıda detayı verilen T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 19/01/2024 Tarih ve 2023/292 Esas-2024/177 Karar sayılı ilamı, T.C. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 11/09/2018 Tarih ve ......... Esas-......... Karar sayılı ilamı ile T.C.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13/10/2010 Tarih ve ......... Esas-......... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak davacının davasının reddine karar verilmiştir.

Kanun yolu açısından yapılan değerlendirmede; Her ne kadar davacı tarafından eldeki dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğu anlaşılmakla yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09/01/2017 Tarih ve 2016/796 Esas-2017/108 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak kanun yolu açık olarak hüküm tesis edilmiştir.

Bekletici mesele açısından yapılan değerlendirmede: Her ne kadar davacı tarafından EPDK tarifesinin iptali açısından açılan idari davanın bekletici mesele yapılması talep edilmiş ise de davacı tarafından açılan davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleşmediği lakin davalının tahakkukuna dayanak anılan yönetmeliğin iptaline ilişkin benzer mahiyetteki davanın T.C.

Danıştay 13. Dairesinin 23/09/2020 tarih 2017/1318 Esas-2020/2238 Karar sayılı ilamı ve söz konusu kararın temyizi akabinde T.C.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/11/2021 tarih 2021/238 Esas-2021/2219 Karar sayılı ilamı ile temyiz başvurusunun reddine kesin olarak karar verildiği ve 15/02/2024 tarihli bilirkişi raporunun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle davacı vekilinin bekletici mesele yapılması talebinin usul ekonomisi ve yargıda hedef süre uygulaması nazara alınarak reddine karar verilmiştir...." gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporuna karşı sunulan itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkili şirket yönünden ilgili mevzuat ve tarifelerin yerel mahkemece yanlış yorumlandığını, somut olayda davacı müvekkili ile davalı arasında imzalanan Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması imzalandığını, iş bu davada temel teşkil eden ihtilaf davalı ile anılan sözleşmeden kaynaklanan ticari ilişki devam ederken, davalının dağıtım bedelini,

davacı müvekkilin öngöremeyeceği oranda fahiş ve haksız şekilde artırması sonrasında çıktığını, davalı şirketin EPDK tarifelerini aynen tatbik etmekle yükümlü bir pozisyonda tanımlanmasının hatalı olduğunu, sonuç olarak eldeki davada sayın mahkemece hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olup verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, muarazanın önlenmesi talebine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere göre taraflar arasında imzalanan "Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Kullanım Anlaşması" sözleşmesinde dağıtım sistem kullanım bedeli birim fiyatı ile ilgili bir düzenleme bulunmadığı,

anlaşma ile mevzuat ve mevzuat değişikliklerinin geçerli olduğunun kabul edildiği, Lisanslı ve Lisanssız GES'lerde üretilen enerji bedellerinin EPDK tarafından belirlendiği, davalı şirketin enerji fiyatını belirleme yetkisinin bulunmadığı, sadece EPDK'nın belirlediği birim fiyatlar üzerinden fatura tahakkuk etme yetkisinin bulunduğu, EPDK'nın ilgili kararları gereği Lisanslı ve Lisanssız GES'lerin ürettiği enerji bedellerinin birim fiyatlarının farklı olduğu,

davacının da aralarında bulunduğu lisansız üreticiler tarafından lisansız üreticilerden alınacak dağıtım katkı bedelinin dayanağını oluşturan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 31/12/2021 tarih ve 31706 6. Mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, 30/12/2021 tarih ve 10699 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararıyla değiştirilen Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 16. maddesinin 2. Fıkrasının iptali talebi ile açılan davanın Danıştay 13. Dairesinin 28/12/2022 Tarih ve 2022/1086 esas, 2022/5234 karar sayılı kararıyla reddedildiği,

sözkonusu karara karşı yapılan temyiz başvurulması üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/1670 Esas, 2023/2435 Karar sayılı kararı ile Danıştay 13. Hukuk Dairesi kararının onanmasına karar verildiği, EPDK kararlarını uygulamakla yükümlü olan davalının yapmış olduğu faturalandırma işlemlerinde fazladan yapılmış tahakkukun bulunmadığı, genel işlem koşuluna aykırılığın bulunmadığı, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği,

davanın reddine ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,

2- Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

4- İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,

6- Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 11/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ......... · e-imzalıdır Üye ......... · e-imzalıdır Üye ......... · e-imzalıdır Katip ......... · e-imzalıdır ......

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1040, K. 2025/209, 11 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1040
Karar No
2025/209
Tarih
11 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1040 K.2025/229
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1042 K.2025/159
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1042 K.2025/108
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/1042 K.2025/206
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1042 K.2025/269
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/1043 K.2025/218

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.