KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1293
- Karar No
- 2025/383
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2025
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- .....
- Dosya no
- .....
- Karar no
- .....
- Başkan
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Katip
- ..... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/06/2024
- Numarası
- ... Esas- ... Karar
- İstinaf eden davacı
- ........
- Vekilleri
- Av. .....& Av......
- Davalı
- ........
- Vekili
- Av. .....
- Dava
- İtirazın İptali
- İstinaf kararının karar tarihi
- 27/02/2025
- Yazım tarihi
- 28/02/2025
Karar Metni
2.326 kelime·12 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili, davalının, müvekkilinin ........ nolu inşaat abonesi olduğunu, bu aboneliğe istinaden kullanılan 2013-10 ve 11. döneme ait su tüketim bedellerini ödemediğini, bu nedenle aleyhine Konya.....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, dava dilekçesinin ekinde sunulan borç bilgileri dökümünde sözde alacağının dayanağının 31.10.2013 tahakkuk tarihli ve 50,28 TL bedelli fatura ile 29.11.2013 tahakkuk tarihli ve 55.288,13 TL tutarlı faturalar olduğunun belirtildiğini, inşası gerçekleştirilen okul binasının kesin kabulünün 06.09.2013 tarihi itibariyle ilgili idare tarafından gerçekleştirildiğini ayrıca inşaat sahasının müvekkilince kesin olarak 06.10.2013 tarihinde terk edildiğini, dolayısıyla artık inşaat aboneliğinden söz edilmesinin mümkün olmadığını,
bu bakımdan bu tarihlerden sonrasına dair tüketim iddialarının muhatabının anılan okul ve bağlı olduğu kamu kurumu olduğunu savunarak, davanın reddi ile davanın ........
İÖO Müdürlüğü ile Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne ihbarına, davanın zamanaşımından reddine, icra inkar talebinin reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, davanın reddedilmemesi halinde faizin başlangıcının icra takip tarihi ve faiz oranın yasal faiz olmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "...Dava, icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının itirazlarının mesnetten yoksun olduğunu, bu nedenlerle, borçlunun MTS takibine yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri, faizi, MTS takip masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 24 derslikle ilköğretim olduğunun, inşaat yapım işini üstlendiğini ve bu nedenle abonelik kaydının oluşturulduğunu, ilgili inşaatın 06/09/2013 tarihinde kesin kabulünün gerçekleştiği ve 06/10/2013 tarihi itibariyle inşaat sahasının terk edildiği, bu nedenle takibe konu edilen fatura bedellerine karşılık herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu nedenlerle davanın esastan reddi gerektiğini, başlatılan icra takibinin haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle davacının asıl alacağın %20'si oranındaki kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak, müvekkiline verilmesini, davanın reddini talep etmiştir.
Dava konusu icra takibine dayanak işlemin 11/11/2013 vade tarihli 2013 Ekim ayı dönemine ilişkin 53,71 TL tutarlı borç kaydı ile 13/12/2013 vade tarihli 2013 Kasım ayı dönemine ilişkin 59.053,22 TL tutarlı borç kaydı toplamından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Davacı kurumdan borç tahakkukuna dayanak teşkil eden taraflar arasındaki sözleşme ve tüm belgelerin gönderilmesi istenilmesine rağmen 23/09/2021 tarihli yazıda taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinin bulunmadığı, davalının ........ nolu abone olduğu, aboneliğe ait saat markasının KLEPSAN, sayaç numarasının 300513 olduğu, abonelik başlangıcının 04/09/2012 ve abonelik türünün inşaat aboneliği olduğu, 2014 yılı öncesinde inşaatın tamamlandığı ancak aboneliğin sonlandırılmadığı halen devam ettiğinin bildirildiği, borç kayıtlarına ilişkin fatura bulanmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Ereğli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında davalı abonenin inşaat faaliyetlerini sürdürdüğü ........ Ortaokul binasının 25/09/2013 tarihinde geçici kabulünün yapılarak fiili kullanımına başlandığı bildirilmiştir.
Davalı abonenin yapım işini üstlendiği ........ Ortaokul binasının Ereğli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne 25/09/2013 tarihinde teslim edilmesi ve bu tarih itibariyle ilgili okulun fiili kullanımına başlanılmış olması, davalı adına tahakkuk edilen ve faturası bulunmayan borca ilişkin dönemlerin 2013 Ekim, 2013 Kasım aylarına ait olması hususları nazara alınarak dava dışı ........ Ortaokul binasına ait abonelik kayıtları ve kullanılan saat miktarlarının bildirilmesi davacı kurumdan istenilmiş ve 22/02/2022 tarihli cevabı yazıda Ereğli (Konya) ........ Ortaokul Müdürlüğünün su abone numarasının ........ olduğu, abonelik başlangıç tarihinin 04/09/2012 olduğu, aboneye tahsis edilen su sayacının KLEPSAN marka, seri numarasının ..... olduğu bildirilmiştir.
Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde. Davalı adına oluşturulan abone kayıtlarıyla, dava dışı Ereğli (Konya) ........
Ortaokulu adına oluşturulan abone kayıtları, su sayacı markası ve seri numarası aynı olduğundan davacı kurumun başkası adına kayıtlı ve tahsisli saat ve abonelik dolayısıyla davalı adına borç tahakkuk ettiği anlaşılmakla ve ayrıca ilgili borca ilişkin kullanım miktarlarını gösterir herhangi bir fatura sunulamadığından, yine davacının abonelik ve inşaat süresi boyunca kullanım endekslerini gösterir tüketim hesap kartına göre 2013 Ekim ayına kadar normal şekilde gerçekleşen endeks kullanım aralıklarının 2013 Ekim ayından afaki şekilde artış gösterdiği,
inşaat sürecinin devam ettiği abonelik başlangıç tarihinden inşaatın teslim tarihi olan 25/09/2013 tarihine kadarki kullanım endeksleriyle, inşaatın bitim tarihinden sonraki döneme tekabül eden endeks artışının afaki olduğu ve bu afaki oluşumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu takdir ve kanaatine varılarak davalının, davacıya ilgili borç tahakkuk işlemleri nedeniyle borçlu olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tahakkuk tarihi itibariyle başka abone adına kayıtlı ve kullanımına tahsisli saat üzerinden aboneliğin sonlandırılmamış olması hususuna dayanarak haksız ve yersiz şekilde davalı adına borç tahakkuk ettirip, icra takibi başlattığından, itiraz edilen borç miktarının % 20'si oranında hesaplanan kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine...." gerekçesiyle, davanın reddine, 13.437,56 TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, mahkeme gerekçesinde, davalının aboneliğinin bulunmadığını ve başkası adına kayıtlı ve tahsisli saat ve abonelik olmasına rağmen davalı adına borç tahakkuk ettirildiğinin iddia edildiğini ancak, dava konusu tahakkukları davalının halen hukuki sorumluluğunda bulunduğu dönemde tahakkuk eden ve okul inşaatından kaynaklı kullanımlara ilişkin olduğunu, itiraza konu tahakkuk tarihi itibariyle ihaleye ilişkin henüz kesin kabul durumunun söz konusu olmadığını Yapım İşleri Genel Şartnamesi’ne göre, geçici kabul ile kesin kabul arasındaki sürenin en az 12 ay olması gerektiğinden,
25.09.2013 tarihinde yapılan geçici kabul sonrası kesin kabulün 25.09.2014’ten önce yapılamayacağını, bu nedenle de davalının itiraza konu tahakkuklardan sorumlu olduğunu ayrıca, abonelik sözleşmesi ve Tarifeler Yönetmeliği hükümleri gereğince davalı şirketin sorumluluğunun devam ettiğini zira, abonelik kayıtları incelendiğinde, davalı şirketin 04.9.2012 tarihinde kuruma inşaat abonesi olduğu ve halen de aboneliğini feshettirmediğinin görüleceğini, mahkeme kararında, okul inşaatının Milli Eğitim Müdürlüğü'ne teslim edildiği belirtilerek davalarının reddedildiğini ancak icra takibine konu tüketimlerin ........
Ortaokuluna değil, okul inşaatında davalı firma tarafından yapılan kullanımlara ait olduğunu, her iki kullanım sebepleri, abonelikleri ve taraflarının farklı olduğunu, mahkemece kararda davalı adına fatura oluşturulamadığından bahsedildiğini ancak abonelik ve borcun 6360 sayılı Yasa kapsamında devredilerek idareye geldiğini ve borçların tahakkukunun Ereğli Belediyesi tarafından yapılıp, taraflarına sistem üzerinden bor devri yapıldığını, su okuma tarihlerine ilişkin belediyece hazırlanan su okuma bilgileri adlı evrakta davalının ne kadar su kullandığı,
borcunun ne kadar olduğu ve aboneliğin davalı adına olduğunun açık olduğunu, davalının da buna itiraz etmediğini, tek başına fatura olmadığından bahisle davanın reddinin hukuki bir dayanağının bulunmadığını, mahkemece gerekirse mahallinde keşif yapılarak davalının okul yapımı için daha önce ne kadar su faturası ödediği ve bu okul inşaatı için ne kadar su kullanabileceğini tespit etmesi ve bu karşılaştırmaya göre bir karar oluşturması gerektiğini ancak, yeterince inceleme yapılmadan karar verildiğini, mahkemece kötüniyet tazminatına karar verilmesinin de yerinde olmadığı zira,
müvekkilinin doğrudan yaptığı bir tahakkukun söz konusu olmadığını, borcun Ereğli Belediyesi'nden devredildiğini ayrıca, davalının sözleşmesi kendisinin feshetmediğini, idarenin tek taraflı feshetme durumunun da söz konusu olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, abonelikten kaynaklı ve ödenmeyen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Mahkemece daha önce verilen kararın Dairemizin ........ E-.....
K. sayılı ilamı ile ''....Mahkemece, takip konusu borca ilişkin fatura ve belgeler ile taraflar arasında akdedilen abonelik sözleşmesinin ibrazı istenilmiş, davacı tarafça, aboneliğin Yasa kapsamında Belediye'den kurumlarına geçtiği, bu nedenle abonelik sözleşmesi ya da faturanın bulunmadığı bildirilmiş, Milli Eğitim Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta da, davalının yapımını üstlendiği okul binasının 25.09.2013 tarihinde geçici kabulü yapılarak fiili kullanıma başlandığının belirtildiği,
dava ve takip konusu borcun da 2013/10. ve 11. aylara ilişkin olup, 10. aya ilişkin bedelin 50,28, 11. aya ilişkin bedelin ise, 55.288,13 TL olduğu ayrıca, davacı tarafça hem dava dışı okul hem de davalı adına aynı abonelik numarası verilerek aynı saatin kullanıldığının bildirildiği ve yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Ancak, yargılama sırasında davalı tarafça davanın ........ İÖO Müdürlüğü ile Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne ihbarının talep edildiği, mahkemece 23.12.2021 tarihli celsede davalının ihbar taleplerinin masraf yatırıldığında re'sen yerine getirilmesine, 1 haftalık kesin süre içerisinde masraf yatırılmaz ise, ihbar talebinden vazgeçmiş sayılacağına karar verildiği ve anılan kurumlara müzekkere yazılarak, Ereğli ........
Ortaokulu binasının hangi tarihte kesin kabul ile teslim alınarak fiili kullanıma geçildiği hususunun sorulduğu, ihbar talebine ilişkin olarak sonrasında bir işlem yapılmadığı ve bu hususta bir karar da verilmediği anlaşılmakla, öncelikle mahkemece davanın ihbarı sağlanarak sonrasında da, davacı tarafça aboneliğin 6360 sayılı Yasa kapsamında Belediye'den kurumlarına geçtiği,
bu nedenle abonelik sözleşmesi ya da faturanın bulunmadığı ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında da 6360 sayılı Kanun gereği Konya İl Özel İdaresi'nin kapatılarak ihale evraklarının Konya Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı'na devredildiği bildirildiğinden İl Özel İdaresi'ne müzekkere yazılarak devre ilişkin protokol kapsamında evrakların nerede olduğu araştırılıp, dava konusu aboneliğe ilişkin evraklar da getirtildikten sonra sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden,
davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin kötüniyet tazminatına yönelik istinaf istemlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına...'' gerekesiyle, oy çokluğu ile kaldırılmasına ve kaldırma kararı sonrası da yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince Dairemiz kaldırma kararında belirtilen hususlarda inceleme ve araştırma yapılarak yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olmakla, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu nazara alındığında davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekilinin kötüniyet tazminatına yönelik istinaf istemlerinin incelenmesine gelince ise; 2004 sayılı İİK'nın 67/2 maddesinde ''Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Anılan yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için alacaklının takip yapmasında haksız olması yanında kötüniyetli olması da gerekmektedir.
Somut olayda, davacı tarafından yapılan takibin haksız ve kötüniyetli olduğundan bahsedilemeyeceği ve bu itibarla, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini gerektirir şartların oluşmadığı kanaatine varıldığından mahkemece kötüniyet tazminatı talebinin kabulü ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin sair istinaf istemlerinin reddine, kötüniyet tazminatına yönelik istinaf istemlerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıda yazılı şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, abonelikten kaynaklı ve ödenmeyen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince Dairemiz kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Somut olayda, ispat yükü davacı üzerinde olup, davacının davalı ile akdedilen abonelik sözleşmesini ve takip konusu faturayı ibraz edemediği, davalının yapımını üstlendiği okul inşaatını teslim tarihi sonrasına ilişkin olan kullanımların, davalı ile dava dışı okulun aynı abonelik ve saat ile kaydı da nazara alındığında, davalı tarafından gerçekleştirildiği hususunun ispatlanamadığı, bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatinde olduğumdan sayın heyetin davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin çoğunluk görüşüne katılmaktayım.
Ancak, Daire çoğunluk görüşünde de belirtildiği gibi, 2004 sayılı İİK'nın 67/2 maddesinde ''Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Anılan yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için alacaklının takip yapmasında haksız olması yanında kötüniyetli olması da gerekmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa gelindiğinde ise; Davacı tarafça herhangi bir abonelik sözleşmesi ve fatura olmaksızın davalı aleyhine takip başlatıldığı da nazara alındığında, mahkemece davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinde de herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ve bu itibarla, davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın heyetin kötüniyet tazminatı şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi gerektiğine dair aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
Üye ... e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1293, K. 2025/383, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama