KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1775
- Karar No
- 2024/2000
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/11/2024
- Numarası
- Esas Karar
- Davacılar
- 1-
Karar Metni
1.300 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
: 2- VEKİLİ : Av.
DAVA
Ayni Sermaye Tespiti (Hasımsız)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 19/12/2024
YAZIM TARİHİ : 19/12/2024
Davacılar tarafından Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....Esas sayılı dosyası ile açılan ayni sermaye tespiti davasında 12/11/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı davacıların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine dava dosyasının dairemize geldiği anlaşılmakla üye hakimin görüşleri alındıktan sonra, dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; her iki davacı ile dava dışı Çumra Organize Sanayi Bölgesi arasında Parsel Tahsis Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeler ile Konya İli, Çumra ilçesi, İçeri .... Mahallesi, ... ada, .. parsel sayılı taşınmazın davacılardan ......'a, aynı yer 9 parsel sayılı taşınmazın ise davacılardan ..... Sulama Sistemleri Makine Tarım Hayvancılık Hafriyat İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye tahsis edildiğini, davacıların yeni kurulacak anonim şirkete bu tahsisleri sermaye olarak koymak istediklerini beyan ederek, her iki parsele ilişkin tahsis değerinin 6102 sayılı TTK'nın 343. maddesine göre mahkeme aracılığıyla tespitini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava dışı Çumra Organize Sanayi Bölgesi ile her iki davacı arasında ayrı ayrı düzenlenen parsel tahsis sözleşmesinin 8. maddesinde, söz konusu parsellerin borcun tamamı ödenmeden ve iş yeri açma çalışma ruhsatı alınmadan kiraya verilemeyeceği, satılamayacağı, devredilemeyeceği ve temlik edilemeyeceği kararlaştırıldığı gibi, ilgili taşınmazların tapu kayıtlarında da 4562 s. Organize Sanayi Bölgesi Kanununun 18. maddesi uyarınca devir ve temlik edilemeyeceğine dair şerhler bulunduğu görüldüğünden, davacılara tahsis edilen taşınmazların tahsis haklarının 6102 s. TTK'nin 342. maddesi gereğince başka bir şirkete ayni sermaye olarak konulamayacağı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile Çumra Organize Sanayii Bölgesi arasında imzalanan arsa tahsis sözleşmelerinin 13. maddesinde "Bu sözleşmenin taraflarca imzalandığı tarihte yürürlükte olan veya daha sonra yürürlüğe girecek meri mevzuat (Kanun, KHK, Yönetmelik, Genelge vb.) hükümleri kendiliğinden bu sözleşmedeki hükümler yerine geçer.
Bunu FİRMA ve ÇOSB şimdiden kabul ve taahhüt eder." denildiğini, 05.09.2024 tarih ve 32653 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 30'uncu maddesiyle Aynı Yönetmeliğin 61'inci maddesinin; "(1) Katılımcılara tahsis veya satışı yapılan arsalar hiçbir şekilde amacı dışında kullanılamaz.
(2) Katılımcılara tapuda devri yapılan parseller, katılımcılar veya mirasçıları tarafından borcun tamamı ödenmeden ve işyeri açma çalışma ruhsatı almadan satılamaz, devredilemez ve temlik edilemez. Bu husus tapuya şerh edilir.
Arsa tahsis ve satışının şirket statüsündeki katılımcılara yapılması halinde, borcu ödenmeden ve işyeri açma çalışma ruhsatı almadan arsanın satışını ve spekülatif amaçlı işlemlerle mülkiyet hakkının devrini önlemeye yönelik tedbirleri almakta Bakanlık yetkilidir. (3) Parsel tahsisi devredilemez.
Ancak parsel tahsis hakkı; a) Tahsis yapılan gerçek kişinin veya şirketin ortaklık paylarının tamamı kendine ait olan şirketine veya tahsis yapılan şirket ile ortakları ve ortaklık payları aynı olan şirkete, b) Tahsis yapılan gerçek kişinin ölümü halinde varislerine, c) Tahsis yapılan şirketin tasfiyesi halinde şirketin ortaklarına, ç) Tahsis yapılan şirketin, 6102 sayılı Kanun kapsamında devralma şeklinde veya yeni kuruluş şeklinde birleşmesi ya da tam veya kısmi bölünmesi halinde;
bölünmenin veya birleşmenin ticaret siciline tescilini müteakip devralan şirkete, d) Tahsis yapılan şirketin, tür değişikliği halinde yeni türe dönüştürülen şirkete, devredilebilir. (4) Kısmi bölünmede, devralan şirketin ortaklık paylarının tamamının bölünen şirkete ya da bu şirketin ortaklarına ait olması zorunludur. Bu konudaki işlemlerin muvazaalı olup olmadığının tetkikiyle sonucuna göre gerekli tedbirleri almakta Bakanlık yetkilidir.
(5) Arsa ön tahsis ve tahsis sözleşmelerinde, parsel tahsisi yapılan şirketin paylarının spekülatif amaçlı işlemlerin önlenmesi için Bakanlık onayı alınmadan toplam %49’unu aşan ortaklık payı değişikliği yapması halinde tahsisin iptal edileceği hususuna yer verilir. OSB, parsele ilişkin yapı ruhsatı, yapı kullanma izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı aşamasında şirketin ortaklık paylarını inceler.
Bu incelemede, onay alınmadan şirket ortaklık paylarında, şirket paylarının %49’unu aşan değişiklik yapıldığı tespit edilirse spekülatif işlem olarak değerlendirilir ve parsel tahsisi iptal edilir. Tahsisi iptal edilen şirkete tahsis için ödediği bedel mahsup edilerek güncel bedelden yeniden parsel tahsisi yapılabilir.
Bu durumda arsa tahsis sözleşmesine ve bu Yönetmelik hükümlerine aykırı işlem yapan şirket, herhangi bir ad altında tazminat veya yeniden değerleme talebinde bulunamaz. (6) Tevhit ve ifraz sonucu oluşacak parsellerde ve tahsis hakkının devrinde, Yönetmeliğin 60 ıncı maddesinde belirtilen sürelerin hesaplanmasında ilk parsel tahsis tarihi esas alınır.
Tevhit ve ifraz sonucu oluşacak parsellerde ve tahsis hakkının devrinde tahsis sözleşmesi Yönetmelik hükümlerine göre güncellenir. (7) Katılımcının mülkiyetindeki taşınmazlar yatırım finansmanı sağlanması amacıyla kredi alacaklısı kuruluşa, gayrimenkul yatırım fonuna, gayrimenkul yatırım ortaklığına, varlık yönetim şirketine ve varlık kiralama şirketine devredilebilir.
(8) OSB’ce teminat olarak gösterilen ve bu nedenle satışına karar verilen veya katılımcıların borcundan dolayı satışına karar verilen gayrimenkullerin icra yoluyla satışı halinde. Bakanlık ve OSB alacaklarının öncelikle ödenmesi koşuluyla, OSB’nin kuruluş protokolünde öngörülen niteliklere sahip alıcılara, gayrimenkul yatırım fonu, gayrimenkul yatırım ortaklığı, varlık yönetim şirketi ve varlık kiralama şirketine veya kredi alacaklısı kuruluşa satış yapılabilir.
Satış ilanlarında kuruluş protokolünde yer alan katılımcı niteliklerine de yer verilir. (9) Kredi alacaklısı kuruluş veya gayrimenkul yatırım fonu, gayrimenkul yatırım ortaklığı, varlık yönetim şirketi ve varlık kiralama şirketi satın aldığı taşınmazı sadece bölgenin kuruluş protokolünde öngörülen niteliklere sahip gerçek veya tüzel kişilere en geç iki yıl içerisinde satmak veya aynı nitelikteki gerçek veya tüzel kişilere kiraya vermek zorundadır.
(10) Yukarıdaki hususlara aykırılığın mahkemelerce tespiti halinde, arsa kimin tasarrufunda olursa olsun, tahsis veya satış tarihindeki bedeliyle geri alınarak bir başka katılımcıya tahsis ve satışı yapılır. (11) Alıcı tapusunu aldıktan ve tesisini ikmal ettikten sonra devir ya da satış söz konusu olması halinde.
OSB’nin ve yeni alıcıdan alacağı taahhütnamede ve yapacağı sözleşmede, ilk alıcının taahhütnamesi ile sözleşmesinde bulunan hükümleri çıkarma veya yeni hükümler koyma hakkı vardır.
" şeklinde değiştirildiğini, bu değişikliğin tahsis sözleşmelerinin 13'üncü maddesi uyarınca kendiliğinden sözleşme hükümlerinin yerine geçtiğini, yönetmelik değişikliği gereğince parsel tahsisinin devredilebilir hale geldiğini, yönetmelik değişikliği gereğince tapu kaydında yer alan şerhlerin mevcut yasal düzenlemeler karşısında en azından mevcut haliyle yolsuz tescil olduğunun kabulü gerektiğini, bu sorunun uygulama tapu müdürlüğünün, ÇOSB'den devrin mümkün olup olmadığını sormasıyla çözüldüğünü, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; anonim şirkete ayni sermaye olarak konulmak istenilen parsel tahsis değerinin tespiti istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 342. maddesinde. "Üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz ve tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikrî mülkiyet hakları ile sanal ortamlar da dâhil, malvarlığı unsurları ayni sermaye olarak konulabilir. Hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olamaz" düzenlemesi bulunmaktadır.
Bu kanuni düzenleme gereğince tapu tahsis hakkının anonim şirkete sermaye olarak konulabilmesi için üzerinde sınırlı ayni bir hak, haciz ve tedbir bulunmaması ve, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen nitelikte olması gerekir.
Dava konusu somut olayda davacıların değerinin tespitini talep ettikleri taşınmazların tapu kayıtlarında taşınmazların 4562 Sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 18. Maddesi uyarınca devir ve temlik edilemez" şeklinde şerh bulunduğu görülmektedir. Buna göre taşınmazların anonim şirkete sermaye olarak konulması mümkün değildir.
Her ne kadar davacı, Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nde yapılan değişiklik nedeniyle devredilemez şerhinin yolsuz tescil haline geldiğini ileri sürmekte ise de kanun hükmü, yönetmelikle değiştirilemeyeceğinden taşınmazların tapu kayıtlarındaki şerhin yolsuz tescil haline geldiğinin kabulü mümkün değildir. Buna göre mahkemece davacıların taleplerinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Bu nedenle davacılar vekilinin istinaf başvuru taleplerinin HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Katip · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1775, K. 2024/2000, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama