KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1819
- Karar No
- 2025/1357
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ... - ...
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Katip
- ..... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/10/2024
- Numarası
- ... Esas - ... Karar
- İstinaf eden davacı
- .....
- Vekilleri
- Av......Av.....
- Davalılar
- 1- ........
Karar Metni
1.588 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
2- ........ VEKİLİ : Av......
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 06/11/2025
YAZIM TARİHİ : 06/11/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 02/10/2024 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı şirket arasında akdedilen kredi sözleşmeleri uyarınca müvekkili bankanın davalı şirkete kredi kullandırdığını, diğer davalı ........'nin ise 30/01/2023 tarihli sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, yine müvekkili banka ile davalı şirket arasında akdedilen bussiness kart (ticari kart) sözleşmesi uyarınca müvekkili banka tarafından davalı şirkete kredi kullandırıldığını,
sözleşmelerden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine davalılara Ankara.....Noterliği’nin 05/01/2024 tarih ... yevmiye numarası ile kat ihtarnamesi keşide edildiğini ve kendilerine usulüne uygun bir mehil verildiğini, yine ticari kart sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine Konya.....Noterliğinin 04/01/2024 tarih ... yevmiye numarası ile kat ihtarnamesinin keşide edildiğini ve kendilerine usulüne uygun bir mehil verildiğini, ihtarname ile muaccel hale gelen müvekkili banka alacağının tahsili amacıyla Konya ....
İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine takip başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, müvekkili banka tarafından, ödenmeyen krediler için başlatılan icra takiplerinde söz konusu mevzuata uygun şekilde işlem tesis edildiğini, borçlular tarafından imzalanan maddelerde, Kredi Çerçeve Sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olduğu açıkça belirtilen, kapsamının tamamen okunarak ve anlamış olarak imzalandığına ve sözleşmenin tüm hükümlerinin haklarında geçerli olacağına dair taahhütler içeren müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefalet şerhi bölümü,
kredi kullandırılması aşamasında davalılarca kendi iradeleri ile imzalandığını, davalılar itirazlarında hiçbir gerekçe göstermediğini, takibi durdurmaya ve zaman kazanmaya çalıştıklarını beyan ederek itirazın iptali ile 4.712.775,60 TL nakdi alacakları için takibin kaldığı yerden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek %82,50 temerrüt faizi ve temerrüt faizinin BSMV’si ve alacağın tüm ferileri ile birlikte tahsiline, haksız ve kötüniyetli itirazları nedeniyle davalılar aleyhine %20’den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
masraf ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde de belirttiği ihtarın süresi içerisinde gönderilmediğini, bu nedenle ihtarın geçerliliğinin bulunmadığını, davaya konu icra dosyasına dayanak kefalet sözleşmesinin müvekkili ........ açısından geçerliliğinin bulunmadığını, söz konusu kefalet sözleşmesinin geçerli şekilde kurulmadığını, müvekkilinin kefalet sözleşmesinin yapıldığı tarihte ve hali hazırda evli olduğunu, müvekkilinin eşinin rızasının alınmadığını, müvekkili ........ açısından geçerli bir kefalet sözleşmesinin olmadığı da kabul edildiğinde müvekkilinin eldeki davada taraf sıfatının bulunmadığını,
kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu halde dahi kefaletin tali bir borç olduğunu ve alacaklı bankanın öncelikle asıl borçludan alacağı tahsil etmesi; edememesi halinde müvekkiline başvurması gerekirken alacaklı olduğunu iddia eden banka tarafından her iki müvekkiline de aynı gün ihtar gönderildiğini, kredi sözleşmelerinin bankalar ile müşterileri arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile kurulması gerektiğini, davaya konu borca dayanak kredi sözleşmeleri davacı tarafından tek tip olarak düzenlenerek bütün müşterilere aynı sözleşme türü sunulduğunu,
bu hali ile taraflar arasında ortak ve birbirine uygun irade beyanından söz etmenin mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddi ile tarafları lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce yeniden yapılan yargılama ve değerlendirmede; davacı vekilince davalılar aleyhine açılan bu dava ile, davalı borçluların Konya .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın iptali, takibin devamı ve %20 icra inkar tazminatı talep edilmiştir. Davalılar tarafından icra dosyasına sunulan dilekçe ile böyle bir borçlarının olmadığını, bu nedenle yetkiye, takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize itiraz ederek takibin iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
Esasen celbedilip incelenen Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre davalı ........' in asıl borçlu olan ........ Şirketi' nin yöneticisi olduğu anlaşıldığından kefalet sözleşmesinin geçerliliği yönünden TBK 584. Maddesinde belirtilen eş rızasının aranmayacağı açıktır.
Davalı kefilin sorumluluğu kefalet sözleşmesinde belirtilen 5.000.000,00 TL ile sınırlıdır.
Davacı vekilince dosyaya ibraz edilen 27.09.2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde 2 adet noter makbuzunun ibraz edildiği, ibraz edilen makbuzlarla icra takibindeki masraf kaleminin uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
Bankaca bilirkişi raporunda her ne kadar davalı ........ yönünden temerrüt faizinin %5 BSMV'si olarak 13.859,14 TL hesaplama yapılmış ise de; davacı banka vekilinin icra takibindeki talebi 4.435,61 TL olduğundan HMK 26.maddesi gereğince bu alacak kalemi yönünden talep ile bağlı kalınarak hüküm kurmak gerekmiştir.
Neticeten mahkememizce toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre davacı bankanın. GKS ve diğer sözleşmelerin asıl borçlusu olan ........
Şirketi'nden takip tarihi itibariyle talep edebileceği miktarın 4.248.269,81 TL asıl alacak, 271.781,32 TL işlemiş temerrüt faizi, 18.194,92 TL faizin %5 BSMV si ve 4.243,83 TL ihtarname masraf olmak üzere TOPLAM 4.542.489,88 TL olduğu, GKS ve diğer sözleşmelerin kefili olan ........' nin 3.251.862,46 TL asıl alacak, 224.432,05 TL işlemiş temerrüt faizi, 4.435,61 TL faizin %5 BSMV si ve 4.243,83 TL ihtarname masraf olmak üzere TOPLAM 3.484.973,95 TL olduğu,
takip tarihinden itibaren asıl alacaklara yıllık %70,47 ve değişen oranlarda işleyecek temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV si ile devam edilmesi kanaatine varıldığından davacının davasının kısmen kabulü ile kabul edilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan sorumlulukları oranında tahsiline dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, davacının nakdi alacaklara ilişkin davasının icra dosyasındaki talepleri de nazara alınarak kısmen kabulü ile; davalı borçluların Konya ....
İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin, davalı şirket yönünden. 4.248.269,81 TL asıl alacak, 271.781,32 TL işlemiş temerrüt faizi, 18.194,92 TL faizin %5 BSMV'si, 4.243,83 TL ihtarname masraf olmak üzere toplam 4.542.489,88 TL üzerinden, davalı ........ yönünden.
3.251.862,46 TL asıl alacak, 224.432,05 TL işlemiş temerrüt faizi, 4.435,61 TL faizin %5 BSMV'si, 4.243,83 TL ihtarname masraf olmak üzere toplam 3.484.973,95 TL üzerinden, takip tarihinden itibaren asıl alacaklara yıllık %70,47 ve değişen oranlarda işleyecek temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV'si ile devamına. fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmedilen alacaklar üzerinden %20 oranında hesaplanan 908.497,98 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine (Davalı ........'nin 696.994,79 TL'den sorumlu tutulmasına), davacının gayri nakdi alacak talebinin kabulü ile.
İade edilmeyen 15 adet çek yaprak bedeli olan 116.160,00 TL nin davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, gayrinakdi alacağın nakde dönüşmesi halinde bedelinin nakde dönüştükten itibaren işleyecek yıllık %70,47 oranında ve değişen oranlarda işleyecek temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV si ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hatalar bulunduğunu, müvekkili banka ile borçlu firma/kefiller arasında akdedilen kredi sözleşmelerinin 4.2. maddesi " Müşteri ... .... her ne suretle olursa olsun borçlarının sözleşme kapsamında muaccel kılınması halinde, alacağın muaccel hale geldiği tarihten müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye T.C Merkez Bankasına bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranı uygulanacağını kabul ve taahhüt eder." şeklinde olduğunu,
müvekkili bankanın 16.02.2012 tarih ve 992–59/963–137/904–128/987–134/996–127/978-110 sayılı “Kredi Faiz Oranları” konulu Genel Mektup hükümleri uyarınca.
Temerrüt faiz oranı tüm TL krediler için T.C.Merkez Bankasına bildirilen en yüksek ticari kredi faiz oranının %100 fazlasıyla uygulanacağının hükme bağlandığını, müvekkili banka tarafından, ödenmeyen krediler için başlatılan icra takiplerinde söz konusu mevzuata uygun şekilde işlem tesis edildiğini, bilirkişi tarafından ana para alacaklarının eksik hesaplanması nedeniyle bağlantılı olarak işlemiş faiz ile BSMV'lerin de eksik hesaplandığını, ek rapor talepleri bulunmasına rağmen mahkemece eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, borçlular tarafından imzalanan sözleşme maddelerinde,
Kredi Çerçeve Sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olduğu açıkça belirtilen, kapsamının tamamen okunarak ve anlamış olarak imzalandığına ve sözleşmenin tüm hükümlerinin haklarında geçerli olacağına dair taahhütler içeren müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefalet şerhi bölümünün, kredi kullandırılması aşamasında davalılarca kendi iradeleri ile imzalandığını, Yargıtay'ın çeşitli kararlarında ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceğinin hüküm altına alındığını, takip tarihi sonrasında da yasal olarak işlemeye devam edecek olan temerrüt faizi oranının %82,50 olması gerekeceğini,
bilirkişi raporunda temerrüt faizinin eksik oran üzerinden hesaplandığını, temerrüde düşen borçlular için %82,50 oranında temerrüt faizi işletilmesi gerekirken bilirkişi tarafından hatalı olarak daha düşük faiz oranı hesaplandığını ve mahkemece işbu hatalı hesaplamanın hükme alındığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının reddedilen kısımlar açısından kaldırılarak icra takibinin takip talebindeki tutar ve faiz oranı üzerinden devamına, masraf ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; kredi ve kredi kartı borçlarının tahsili ve gayri nakdi alacağın depo edilmesi amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, mahkemece hükme esas alınan ve dairemizce de usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporunda temerrüt tarihlerinin, alacak tutarlarının ve uygulanması gereken faiz oranlarının mevzuata ve sözleşme hükümlerine uygun olarak belirlendiği, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu,
davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır .....
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1819, K. 2025/1357, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama