KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1820
- Karar No
- 2025/49
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2025
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/09/2024
- Numarası
- Esas Karar
- Davacı
- —
- **** **** davalı
- —
- Dava
- Menfi Tespit
- İstinaf kararının karar tarihi
- 14/01/2025
- Yazım tarihi
- 14/01/2025
Karar Metni
707 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 13/09/2024 tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı, davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı şirket yetkilisi dava dilekçesinde özetle; dava konusu Türkiye Garanti Bankası A.Ş. Diyarbakır Diclekent Şubesine ait keşidecisi davacı şirket, lehtarı davalı olan ... çek nolu, 01/11/2024 keşide tarihli ve 3.000.000 TL bedelli çekin davacı şirket tarafından davalıya teminat olarak verildiğini, aralarındaki anlaşmanın bozulduğunu ve davalının çeki iade etmediğini, bu çeke istinaden herhangi bir ticaret olmadığını, çekip iptali gerektiğinden bahisle çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, davacının dava açmadan önce arabulucuya başvurmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı asil istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararında belirtildiği üzere davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekmekteyse de, yetki ve görev yönünden usuli değerlendirmenin yapılmadığını, davanın bu nedenle de reddi gerektiğini, bunun yanı sıra davacının davası haksız ve hukuka aykırı olup aynı zamanda esastan da reddi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, davalıya vermiş olduğu teminat amacıyla verildiğini, çek davalıya teslim edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmenin bozulduğunu ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunmaktadır.
Kambiyo senetlerinden olan çeke ilişkin yasal düzenlemeler Türk Ticaret Kanunu'nun 776-779. maddelerinde yer almaktadır.
Aynı kanunun 5. Maddesinde Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiş, yine aynı kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrasında ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu belirtilmiştir.
Bu yasal düzenlemeler ışığında dava konusu somut olay değerlendirildiğinde, Davacı, dava konusu çeki teminat olarak verdiğini ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunduğuna göre uyuşmazlığın çekten kaynaklandığının ve mutlak ticari dava niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre mahkemece davacıya Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2 inci fıkrası gereğince arabuluculuk son tutanağını ibraz etmek üzere bir haftalık kesin süre verildiği, davacının kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağını ibraz etmediği anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Davalı, öncelikle yetki ve görev yönünden inceleme yapılması gerektiğini ileri sürmekte ise de yukarıda açıklandığı üzere dava konusu uyuşmazlıkta görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olduğu gibi, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2 inci fıkrasında yer alan, "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" düzenlemesi gereğince dava dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilmesine ve dolayısıyla yetki itirazının değerlendirilmesine gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle davalının yerinde görülmeyen istinaf talebinin HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Katip · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1820, K. 2025/49, 14 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama