KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1865
- Karar No
- 2026/186
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2026
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ... - ...
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/10/2024
- Numarası
- ... Esas - ... Karar
- İstinaf eden davacı
- ......
- Vekilleri
- Av... Av...
- İstinaf eden davalı
- ......
- Vekilleri
- Av...Av...
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 05/02/2026
- Yazım tarihi
- 06/02/2026
Karar Metni
1.805 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 18/10/2024 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 23/10/2020 tarihinde karşı taraftan çektiği bir kredi olmadığından kredi evrakları imzalanırken boş olarak alınan bono senedinin, müvekkilinin kredi borcu doğumundan çok önce 11/09/2021 tarihinde ......'a satışını yaptığı Konya ili Akşehir ilçesi ...... Mah. ... Ada ...
Parsel C Blok Zemin Kat 2 Nolu ve 9 nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmaz satışını bozma amaçlı kredi çektiği tarihten çok önce bir tanzim tarihi yazılarak icra takibine konu edildiğini, davalı bankanın Akşehir .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya ile yaptığı icra takip dosyası akabinde müvekkili ile ...... ve ...... aleyhinde davalı borçlu müvekkili ......'nın maliki olduğu Konya ili Akşehir ilçesi ...... Mah. ...... Mevkii, ... Ada ...
Parsel C Blok Zemin Kat 2 Bağımsız Bölüm Numaralı mesken nitelikli taşınmaz ile Konya ili Akşehir ilçesi, ...... Mah. ...... mevki, ... Ada ...
Parsel C blok Bodrum Kat 9 Bağımsız Bölüm Numaralı garaj nitelikli taşınmazın davalılar lehine yapılan tasarrufun İİK madde 277 ve devamı maddeleri gereğince iptali talebi ile tasarrufun iptali davası açıldığını, müvekkilinin borcun doğumu olarak belirtilen tarih itibari ile davalı bankaya hiç bir borcu ve kredi ilişki olmadığını, bu hususun araştırılması gerektiğini, müvekkilinden boş olarak alınan senedin müvekkilinin rızası bilgisi dışında gerçeğe aykırı şekilde doldurulduğunu ve icra takibine konu edildiğini, Konya ....
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının ve takibe konu senedin celbi halinde senedin zorunlu kısımlarının kalemle doldurulduğunun görüleceğini beyan ederek Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasında takip dayanağı 23/10/2020 tanzim, 25/03/2022 vade tarihli, 600.000,00-TL bedelli bono senedin borcun doğum gününe ilişkin müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; menfi tespit davalarının kısmi dava olarak açılamadığını, davacı tarafa süre verilerek eksik harcın tamamlanması gerektiğini, davacı ile müvekkili banka arasında imzalanan kredi sözleşmelerine binaen kredi kullandırıldığını ayrıca davacı tarafından dava konusu senedin imzalanarak müvekkili bankaya teslim edildiğini, dava konusu senedin ödenmemesi üzerine Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, söz konusu takip 11/04/2022 tarihinde başlatıldığını ve 17/05/2022 tarihinde kesinleştiğini, borçlu davacı ......'nın borcunu karşılayacak miktarda mallarının bulunmaması üzerine taraflarınca yapılan araştırma sonucunda davacı borçlu adına kayıtlı bulunan Konya ili, Akşehir ilçesi, ...... Mh., ...... Mevkii, ... Ada ... Parsel, ...
Blok Zemin Kat 2 Bağımsız Bölüm Numaralı mesken nitelikli taşınmazın borcun doğumundan sonraki tarihte 135.000,00-TL bedelle diğer davalı ......'a, ......'da 01.11.2021 tarih ve ...... yevmiye numarası ile 136.000,00-TL bedelle borçlunun abisi olan ......'a Konya ili, Akşehir ilçesi, ...... Mh., ...... Mevkii, ... Ada ...
Parsel, C Blok Bodrum kat 9 Bağımsız Bölüm numaralı garaj nitelikli taşınmazı borcun doğumundan sonraki tarihte 13.000,00 TL bedelle diğer davalı ......'a, ......'ın da 01.11.2021 tarih ve ...... yevmiye numarası ile 21.000,00-TL bedelle borçlunun abisi olan ......'a muvazaalı olarak devrinin sağlandığını, böylelikle de borçlu aktif malvarlığını azaltarak müvekkilinin dosya alacağının tahsil kabiliyetini ortadan kaldırdığını, Akşehir .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...
Esas Sayılı dosyasında görülmekte olan tasarrufun iptali davasında davacı borçlunun müvekkili bankadan mal kaçırma kastı ile hareket ettiğini, davacının ''satışın iptalini sağlamak için boş senedin bu şekilde düzenlendiği'' şeklindeki iddiasının dayanağı olmadığını, zira senetten önce dahi sözleşme ile borcun doğduğunun kabul edildiğini, davacı tarafın borca değil borcun doğum tarihine itiraz ettiğini, bu durumun menfi tespit davasının amacı ile bağdaşmadığını, davacı tarafın borçlu olduğunu inkar etmediğini, icra takibine konu bononun tüm şekil şartlarına haiz olduğunu ve davacının imzasının bulunduğunu,
senet üzerindeki imzaya davacı tarafça itirazda bulunulmadığını beyan ederek davanın reddi ile davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Davalı vekilinin 27/04/2023 tarihli cevap dilekçesinde "Davacı ile müvekkil banka arasında imzalanan kredi sözleşmelerine binaen kredi kullandırılmış ayrıca davacı tarafından dava konusu senet imzalanarak müvekkil bankaya teslim edilmiştir..." şeklindeki beyan nazara alınarak davalının takibe konu bonoyu kredi sözleşmesi ilişkisi kapsamında aldığı yani mezkur bononun davacının kullandığı kredilere teminat olarak alınan senet niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
Aldırılan bilirkişi raporunda davacının tespit edilen borcu dışındaki tutar bakımından davalı tarafa borçlu olmadığı anlaşılmakla aşağıda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne ayrıca borcun üzerindeki takip tutarı bakımından da takibin iptaline karar vermek gerekmiştir.
Kabul edilen tutar kapsamında davacının tazminat talebi bakımından davalının kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davacının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Reddedilen tutar kapsamında davalının tazminat talebi bakımından takip durmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının davaya konu keşidecisi ......, lehtarı ...... A.Ş. olan, 23/10/2020 keşide tarihli 25/03/2022 vade tarihli 600.000,00 TL bedelli bono nedeniyle ve takip tarihi olan 11/04/2022 tarihi itibariyle davalıya 281.346,47 TL tutarında borçlu olmadığının tespiti ile Konya .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takibinin 3.746,47 TL asıl alacak üzerinden iptaline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, tarafların tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarını kabul etmediklerini, müvekkilinin borcun doğumu olarak belirtilen tarih itibariyle davalı bankaya hiçbir borcunun ve kredi ilişkisinin bulunmadığını, bu hususun yeterince araştırılmadığını, müvekkilinden boş olarak alınan senedin müvekkilinin rızası ve bilgisi dışında gerçeğe aykırı şekilde doldurularak icra takibine konu edildiğini, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra dosyasının ve takibe konu senedin celbi halinde senedin zorunlu kısımlarının kalemle doldurulduğunun görüleceğini, müvekkilinin bu hususta Savcılığa şikayette bulunduğunu, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin tamamının davalıya yükletilmesi gerektiğini, davalının kötüniyetli olduğunu, müvekkili lehine, davalı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, mahkemece delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğünü, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, Tüketici Kanunu gereğince bankanın kredi sözleşmesine yönelik teminat olarak kambiyo senedi almasının yasak olduğunu,
davaya konu bononun boş kısımlarının anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu, bononun tanzim tarihi itibariyle müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, müvekkilinin takibe konu krediyi 12/11/2021 tarihinde çektiğini, banka kayıtları incelendiğinde bu hususun görüleceğini, dava konusu olaya uygun hükme elverişli bilirkişi raporu alınmadığını, itirazlarının değerlendirilmediğini, davalının kesin süreden sonra sunduğu delilleri ve sözleşmeleri kabul etmediklerini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında davacının, takibe konu senet ile ilgili olarak teminat senedi olduğuna dair hiçbir iddiası olmamasına rağmen mahkemece HMK 26. maddesine, taleple bağlılık ilkesine açıkça aykırı olacak şekilde davacının talebine aşar nitelikte teminat senedi olduğu kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının takibe konu senet ile ilgili teminat senedi olduğu yönünde bir iddiasının bulunmadığını, senedin ödeme aracı olmasının, teminat senedi olduğu anlamına gelmeyeceğini,
senet üzerinde teminat senedi yazsa dahi ispata muhtaçken böyle bir gerekçe ileri sürülmesinin kabul edilemeyeceğini, takip konusu bononun, müvekkili bankaya borçlu tarafından, tahsili ve tahsil edildiği oranda kredi risklerinden mahsup edilmesi için teslim edildiğini, netice itibariyle dava konusu senedin ödeme aracı olduğunun beyan edildiğini, mahkemece söz konusu beyanlarının dikkate alınmadığını, neden dikkate alınmadığı hususunun da gerekçede belirtilmediğini, ilk derece mahkemesinin kararının dosya içeriği ile de çeliştiğini,
mahkemece yargılama aşamasında 21.10.2023 tarihinde gönderme kararı üzerine tensip tutanağı ile kurduğu ara kararı yok saydığını, söz konusu ara karar gereği davanın sadece icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti yönünde görülmeye devam etmesine rağmen tüm senet bedeli yönünden bir karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece gerekçeli kararında bu durumdan hiç bahsedilmediğini, davacının takibe konu edilmeyen miktar yönünden dava açmasında hukuki yararının bulunmadığını,
takip konusu senetten borçlu olmadığı yönünde bir iddiasının da olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda davalı tarafından davacı aleyhine 23/10/2020 tanzim,25/03/2022 vade tarihli 600.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak 322.400,00 TL asıl alacak,2.365,00 TL işlemiş faiz,967,20 TL komisyon, 1.140,00 TL vekalet ücreti ve 225,20 TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam 327.097,40 TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığı görülmüş olup, davacı, bu bonoyu davalı bankaya kredi kullanırken boş olarak imzalayarak verdiğini, davalı banka tarafından keşide tarihinin önceki bir tarih yazılarak işleme konduğunu, keşide tarihi itibariyle davalı bankaya hiç bir borcunun olmadığını iddia ettiği,
davalının ise davacı ile imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden davacıya kredi kullandırıldığını, ayrıca davacı tarafından dava konusu senedin imzalanarak davalı bankaya teslim edildiğini, davacının senetten dolayı borçlu olduğunu savunduğu görülmüştür.
Dosya kapsamına göre davalı tarafından fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak bono 600.000,00 TL bedelli bononun asıl alacak olarak 322.400,00 TL'lik kısmı takibe konu edilmiş olup, davalı tarafından fazlaya ilişkin hakları saklı tutulduğu için davacının takibin iptali talebi yanında senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti talebi de bulunduğu anlaşılmakla dava değerinin bono bedeli olan 600.000,00 TL olduğu, kaldı ki mahkemece de bono bedeli olan 600.000,00 TL miktar esas alınarak davacıya eksik harcın tamamlattırıldığı, mahkemece 21/10/2023 tarihli tensip tutanağında davacıya takip nedeniyle mi yok sa bono nedeni ile mi borçlu olmadığını talep ettiği hususunu açıklaması için süre verilmesinin sonuca etkisinin olmadığı anlaşılmaktadır.
İlk derece mahkemesince takibe konu bononun davacının kullandığı kredilere teminat olarak alınan senet niteliğinde olduğu kabul edilerek bankacı bilirkişiden alınan bilirkişi rapor ve ek raporuna göre yazılı şekilde karar verilmiş ise de davalı banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmamış, verilen senedin teminat senedi olup olmadığı, teminat senedi ise hangi kredilere teminat olarak verildiği ve bu kredi borçlarının sona erip ermediği yeterince incelenmemiştir.
Bu itibarla mahkemece daha önce rapor ve ek rapor veren bankacı bilirkişiye banka kayıtları üzerinde inceleme yetkisi verilerek, dava konusu bononun davalı bankadaki muhasebe kayıtları tevdi bordrosu ile davacının kredi dosyaları ve kredi onay belgelerinin incelenmesi ve söz konusu bononun davalı bankaya verildiği tarih itibariyle davacının muaccel hale gelmiş bir borcunun olup olmadığının, davacının kredi borcuna teminat olarak verilip verilmediğinin, verilmiş ise teminat olarak verildiği kredi borçlarının sona erip ermediğinin değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması yerinde değildir.
Bu sebeple tarafların istinaf başvuru taleplerinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması, dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır ...
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1865, K. 2026/186, 5 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama