İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1881 K.2025/1445

Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki…

Esas2024/1881Karar2025/1445Tarih21 Kasım 2025Okuma11 dk · 2.172 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Esas No
2024/1881
Karar No
2025/1445
Karar tarihi
21 Kasım 2025
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
... - ...
Dosya no
...
Karar no
...
Başkan
..... (...
Üye
..... (...
Üye
..... (...
Katip
..... (...
İncelenen kararın mahkemesi
Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/09/2024
Numarası
... Esas-... Karar
Davacı
........
Vekili
Av.....
İstinaf eden davalı
........
Vekili
Av.....
Dava
Menfi Tespit
İstinaf kararının karar tarihi
21/11/2025
Yazım tarihi
24/11/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.172 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin toptan ayakkabı ticareti yaptığını, daha önce sahte senet düzenlediği iddiası ile suç duyurusunda bulundukları dava dışı ........ adlı kişinin Konya .... Asliye Ceza Mahkemesinde ...

E. sayılı dosyasında yargılandığını, davalı ........'in de bu davaya adının karıştığını ve sanık ........'nin eski işçisi olduğunu, davalının bir A4 kağıdına müvekkilini borçlu göstermek suretiyle senet tanzim ettiğini, içeriğini ise keşidecisi müvekkili, lehdarı kendisi olacak şekilde, 22/05/2015 tanzim ve 15/07/2015 vade tarihli, 240.000,00 TL bedelli senet olarak düzenlediğini, sahte şekilde müvekkilinin kaşesini yaptırmak suretiyle söz konusu senedin düzenlediğini, senedin incelenmesinde sahte olduğunun ortaya çıkacağını, müvekkili şirket yetkilisi ........'ın söz konusu senetteki imzayı kesinlikle kabul etmediğini,

müvekkili şirket ile davalı arasında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını, bu şahsa herhangi bir borcunun da bulunmadığını ileri sürerek, senedin bedelsizliğine, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığına ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacı borçlu şirketin senetteki imzaya itiraz ettiğini ve senedin sahte olduğunu iddia ettiğini ancak buna ilişkin bir delilinin bulunmadığını, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda senetteki borçlu ismi ve imzanın borçlu şirket yetkilisine ait olduğunun tespit edildiğini savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, "...Dava, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.

Yukarıda izah edilenler, ilgili dava ve icra dosyaları, bilirkişi raporu, adli tıp raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf iddiasında davalı ........'in bir A4 kağıdına şirketi borçlu göstermek suretiyle davaya konu keşidecisi müvekkili olan, lehdarı ise kendisi ........ olan, 22/05/2015 tanzim tarihli, 15/07/2015 vade tarihli, 240.000 TL bedelli senedi sahte kaşe kullanmak suretiyle davacı şirket yetkilisi ........'ın imzasını taklit etmek suretiyle düzenlediğini, imzanın kesinlikle davacı şirket yetkilisine ait olmadığını beyan ederek söz konusu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarını iddia ettiği,

ancak davalı taraf ise söz konusu bononun sahte olduğuna dair herhangi bir delilin bulunmadığı, davacının bono bedelini ödememek ve alacaklarını sürüncemede bırakmak için haksız şekilde dava yoluna başvurduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Dava konusu bonodaki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu ve Güzel Sanatlar Fakültesi'nde görevli öğretim görevlileri tarafından rapor aldırıldığı, alınan raporlarda bonodaki imzanın davacı şirket yetkilisi ........'ın kuvvetle muhtemel eli ürünü olduğuna ilişkin rapor düzenlendiği , ancak dava konusu aynı bono nedeniyle Konya .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...

Esas sayılı dava dosyasından aldırılan Bilirkişi ........ tarafından düzenlenen 07/03/2016 tarihli bilirkişi raporunda ise, tetkik konusu 15/07/2015 ödeme tarihli 240.000 TL bedelli bono altında bulunan imzanın mukayese imzaları ile tevdi edilen ........ tarafından atılmadığına ilişkin rapor düzenlendiği,

alınan raporlar arasında çelişkilerin bulunduğu gibi Yargıtay 19. Hukuk Dairesi' nin uygulamalarına göre kuvvetli de olsa ihtimale dayalı sonuç bildiren raporlar borçluyu bağlamayacağından (2018/1294-2019/4362) ve söz konusu bonodaki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfetinin bonoyu elinde bulunduran ve imzanın davacıya ait olduğunu iddia eden davalıda olduğu, aldırılan raporlarda ise bonodaki imzanın davacı şirket yetkilisi eli ürünü olduğuna ilişkin kesin bir tespit içermediğinin anlaşıldığı,

taraf beyanları ve dava dosyasında mevcut evrakların tamamının incelenmesinde dosyada mübrez delillerden de anlaşılacağı üzere taraflar arasında mevcut herhangi bir ticari ilişkinin varlığından da söz edilemeyeceği, bu nedenle de söz konusu bononun davacı şirket yetkilisi tarafından düzenlenerek davalıya verildiğine ilişkin mahkememizde yeterli kanaat oluşmadığından, keşideci imzasının davacı eli ürünü olmadığı kanaati ile davacının davasının kabulü ile davacının 22/05/2015 tanzim tarihli 15/07/2015 vade tarihli 240.000 TL.

Bedelli, keşidecisi ........ Lehtarı ........ olan bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı yönünden takip alacaklısı ile takip borçlusu arasında keşideci lehtar ilişkisi bulunduğundan, davalı takibinde haksız ve kötüniyetli kabul edilerek asıl alacağın %20'si oranında 48.000 TL.

Kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine...." gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının 22/05/2015 tanzim, 15/07/2015 vade tarihli 240.000 TL bedelli, keşidecisi ........ lehtarı ........ olan bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı yönünden talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'si oranında 48.000 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, davacı borçlunun imzaya yönelik itirazlarının hukuka aykırı olduğunu, inkar edilen bu kıymetli evrak üzerindeki keşideci borçlu ........ adı-soyadı yanındaki imzanın üzerinde incelemeler yapan, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi ile Güzel Sanatlar Akademisi’nde görevli üç kişilik bilirkişi kurulunun raporlarında oybirliğiyle, inkar edilen imzaların borçlu ........’ın eli ürünü olduğu tespit edilmesine ve bu raporlara uyulması zorunlu kanıt olarak kabul edilmesi gerektiği halde, taraflarınca kabul edilmeyen ve davacı tarafından temin edilen özel bilirkişi raporuna itibar edilmemesi ayrıca,

uyuşmazlık konusu senede ve müvekkilinin imzasına yönelik bir itiraz veya inceleme söz konusu olmaması, müvekkilinin uyuşmazlıklarda taraf sıfatı ve hukuksal bağlantısı olmamasına rağmen dar yetkili Konya .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... E.ve ... Esas sayılı dosyalarında yaptırılan inceleme, verilen bilirkişi rapor ve kararının genel mahkemede açılan işbu davada dayanılacak delil olarak yeterli/bağlayıcı bir kanıt olarak kabul edilemeyeceğini, bunun yanı sıra Konya C.

Başsavcılığı ... sor. sayılı dosyası ile Konya .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... ve ... Esas sayılı dosyalarındaki senet ile bu imzaları inkar edilen senetlerin ayrı birer kıymetli evrak oldukları ve uyuşmazlıklar arasında herhangi bir bağlantı ve ilişki olmadığından dolayı kanıt olarak göz önünde tutulmamaları gerektiğini, Jandarma Genel K. Kriminal Lab.

Müdürlüğü'nce yapılan bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporda da 1. sıradaki görüş ile 2. sıradaki görüş arasında çelişki olduğunun açıkça görüldüğünü ancak, imzaların ........'ın eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğu bildirildiğine göre Adli Tıp Kurumu ile Güzel Sanatlar kurumlarının raporlarına üstünlük tanınmak suretiyle, bu raporun optik aletler ve incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle ve ne tür teknik cihazlar kullanılarak inceleme yapılıp sonuca varıldığının açıklanmadığı,

yeterli gerekçe ve teknik bilgiler içermediği için bu raporun hüküm kurulmasında göz önünde tutulmaması gerektiğini, ilk bilirkişi olarak Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapora davacı tarafından süresi içinde itiraz edilmediğinden HMK'nın 281/1 m. gereği kesinleştiği ve müvekkili lehine usuli kazanılmış hak doğduğu halde ve ilk derece mahkemesince de yeniden toplanılan kanıtlar ile ayrıca ek olarak yaptırılan imza incelemesine yönelik bilirkişi raporları da kül halinde değerlendirildiğinde,

inkar edilen imzaların davacının eli ürünü olduğu ve müvekkilinin ispat yükünü yerine getirdiğinin anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün yerinde olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Mahkemece daha önce verilen kararın Dairemizin ... E-... K. sayılı ilamı ile ''....Oysa, mahkemece yapılan yargılama sırasında dava konusu senetteki yazıların incelenmediği, senedin kim tarafından doldurulduğu ve davacı tarafça senet üzerindeki şirket kaşesinin de sahte olduğu iddia edildiğinden işbu sahtecilik iddiası üzerinde de durulmadığı, yaptırılan incelemenin yetersiz olduğu kanaatine varıldığından,

senetteki imza, yazılar, senedin kim tarafından doldurulduğu ve kaşenin sahte olup olmadığı hususları ile daha önce düzenlenen bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı'ndan rapor alınması gerektiği gibi, sonrasında da taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmediğinden,

davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına...'' gerekçesiyle, kaldırılmasına karar verilmiştir.

Dairemiz kaldırma ilamında da belirtildiği üzere; Davacı tarafça, dava konusu bonoda yer alan keşideci imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığı, bononun hile ile sahte olarak oluşturulduğu, davalı ile aralarında herhangi bir ticari ilişki de bulunmadığı iddia edilmiş, davalı tarafça, davacının iddiasını ispatlaması gerektiği, davacının şikayeti üzerine başlatılan ceza soruşturmasında alınan bilirkişi raporunda bonodaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunun tespit edildiği savunulmuştur.

Dava konusu bononun sahte olarak düzenlendiği iddiası ile davacı tarafça şikayetçi de olunmuş, soruşturma dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi ile bonodaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunun tespit edildiğinden bahisle takipsizlik kararı verilmiş ve itiraz üzerine de itiraz reddedilerek karar kesinleşmiştir.

Ayrıca, bononun davalı tarafça takibe konulması üzerine davacı tarafça icra hukuk mahkemesinde borca itiraz edilmiş, Konya .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E-... K. sayılı dosyasında yapılan yargılamada; mahkemece alınan 07/03/2016 tarihli bilirkişi raporunda, senette bulunan imzanın borçlu şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği,

Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında alınan Ankara Kriminal Polis Laboratuarı Müdürlüğü'nün 12/11/2015 tarihli raporunun, davalı tarafça, mahkemeye sunulduğu, raporda, dava konusu senetteki imzanın kuvvetle muhtemel şirket yetkilisi ........ eli ürünü olduğunun tespit edildiği,

Bunun üzerine, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor alındığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 29/06/2016 tarihli raporunda, imzanın kuvvetle muhtemel ........ eli ürünü olduğunun bildirildiği,

Raporların kesin kanaat bildirmemesi nedeniyle davacı vekilinin talebi üzerine, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden oluşturulan 3 kişilik bilirkişi heyetinden yeniden rapor alındığı, 18/01/2017 tarihli raporda, senetteki imzanın kuvvetle muhtemel şirket yetkilisine ait olduğunun tespit edildiği,

Daha sonra davacı vekilinin dosyaya, kendi talebi ile oluşturulan, 07/04/2017 tarihli 3 kişilik doküman inceleme uzman heyeti tarafından tanzim edilen raporun sunulduğu, söz konusu raporda senetteki imzanın şirket yetkilisi ........ eli ürünü olmadığının tespit edildiği,

Davalı tarafça işbu dosya için düzenlenen İstanbul Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun 30/05/2018 tarihli raporunun dosyaya sunulduğu, söz konusu raporda yine kesin bir kanaat bildirilmeyerek imzanın kuvvetle muhtemel davacı şirket yetkilisi eli ürünü olduğu tespitinin yapıldığından bahisle, bilirkişi raporlarında imzanın borçluya ait olduğu hususunun kesin bir şekilde tespit edilemediği,

kesin kanaat içermeyen bilirkişi raporuna göre imzanın borçluya ait olduğu saptanamayacağından ve ispat yükü kendisinde olan alacaklı tarafından yeni bir bilirkişi incelemesi de talep edilmediğinden takibe dayanak senetteki imzanın borçluya ait olduğunun alacaklı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle, davacı hakkındaki takibin durdurulmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Konya Bam .... HD. 'nin ... E-...

K. sayılı ilamı ile davalı alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın temyizi üzerine de, Yargıtay 12. HD'nin ... E-... K. sayılı ilamı ile kararın onandığı anlaşılmıştır.

Mahkemece işbu dosya kapsamında, ATK'dan, 29.06.2016 tarihli rapor ile 07.03.2016 tarihli ve 07.04.2017 tarihli bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi hususunda Genel Kurul'da inceleme yapılması talep edilmiş ATK, Fizik İhtisas Dairesi işlerinin Genel Kurul'da incelemeye alınamayacağını, bu dairenin raporu ile diğer bir bilirkişi raporu arasında çelişki varsa ihtisas dairesinin en az yedi uzmanının katılımıyla rapor hazırlanacağı ve inceleme konusu belgenin genişletilmiş uzmanlar kurulunca yapılan incelemesinde imzanın kuvvetle muhtemel ........'ın eli ürünü olduğu hususunun bildirildiği,

Bunun üzerine mahkemece talimat yoluyla Güzel Sanatlar Fakültesi'nde görevli öğretim üyelerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu alındığı ve alınan raporda tetkik konusu belgedeki imzanın kuvvetli bir kanaat oluşturacak şekilde ........'ın eli ürünü olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.

Gerek İcra Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında gerekse de mahkemece alınan raporlarda imzanın borçluya ait olduğuna ilişkin net bir tespit bulunmamaktadır. Ayrıca, sadece İcra Hukuk Mahkemesinde alınan bilirkişi ........ tarafından düzenlenen 07.03.2016 tarihli raporda imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının belirtilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece de, Dairemiz kaldırma kararı sonrası, Ankara Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü'nden 15.12.2023 tarihli rapor alınmış ve davacı şirket defterleri üzerinde de bilirkişi incelemesi yaptırılarak yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bu durum karşısında, Dairemiz kaldırma ilamı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükünün senedi elinde bulunduran ve imzanın davacıya ait olduğunu iddia eden davalıda olduğu, alınan bilirkişi raporlarında senetteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğuna ilişkin kesin bir kanaate varılamadığından ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı ve bu itibarla, davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 16.394,40 TL harçtan, peşin alınan 4.099,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.295,40 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,

3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

4-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,

6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince, taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 21/11/2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ........ e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır (Muhalif)

.....

MUHALEFET ŞERHİ

İlk derece mahkemesinin hükme esas aldığı raporlarda dava konusu senetteki imzanın şirket yetkilisine ait olup olmadığı hususunda kesin kanaat bildirilmediği, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 18/03/2021 tarih 2020/2943 Esas 2021/2617 Karar, 20/01/2021 tarih 2020/3521 Esas 2021/212 Karar ve 25/01/2021 tarih 2020/3628 Esas 2021/341 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği gibi kesin kanaat bildirmeyen raporlara göre karar verilmeyeceği,

bu nedenle üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakültesi Grafoloji Bölümünden seçilecek bilirkişilerden (daha önce görev yapmayan) oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetiyle imzanın incelenerek alınacak rapor tüm delillerle birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalının istinaf başvuru talebinin kabulüne, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,

dosyanın yukarıda belirtilen şekilde değerlendirme yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Üye ........ · e-imzalıdır

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1881, K. 2025/1445, 21 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Muhalefet Şerhi
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1881
Karar No
2025/1445
Tarih
21 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/1881 K.2025/2282
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2024/1895 K.2025/2172
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1901 K.2025/1475
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1910 K.2025/1482
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/1921 K.2025/1613
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2024/1947 K.2025/1977

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.