İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/382 K.2024/1800

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 25/01/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri…

Esas2024/382Karar2024/1800Tarih8 Kasım 2024Okuma20 dk · 3.999 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Esas No
2024/382
Karar No
2024/1800
Karar tarihi
8 Kasım 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
—
Dosya no
—
Karar no
—
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25/01/2024
Numarası
Esas Karar
Davacı
.
Vekilleri
Av.
İstinaf eden davalı
—
Vekilleri
Av.
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
İstinaf kararının karar tarihi
08/11/2024
Yazım tarihi
12/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.999 kelime·20 dk okuma·6 bölüm

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 25/01/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirket ile davalı borçlu şirketin buğday alımı hususunda sözlü olmak üzere anlaşma yaptığını, davalı şirketin kısmi ödemeler yaptığını fakat alınan malın dolar karşılığı ödenecek olmasına rağmen bugüne kadar bakiye alacağı ödemediğini, müvekkili şirketin 13.11.2019 tarihli 942-943-944 numaralı 3 adet faturanın ödenmesi için 27.233,39 USD bakiye alacak Konya ..

Noterliği 27.11.2019 tarih ... yevmiye no ile 26.11.2019 tarihi itibariyle ödenmesi için davalıya ihtar gönderildiğini, Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas , ... Karar no ile ihtiyati haciz alındığını ve Konya ... İcra Müdürlüğü nezdinde ... Esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını ve borçlunun itirazi ile takibin durdurulduğunu beyan ederek Konya ... İcra Müdürlüğü'nün....

Esas sayılı icra dosyasına vaki itirazin iptaline ve takibin devamına, % 20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ile tahsiline, masraf ve ücreti vekaletin davalı yana yükletilmesine, takip konusu miktar dolar bazında olup fiili ödeme günündeki dolar kuru üzerinden karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın 27.233,39 USD lik bakiye alacağı olduğundan söz edilmişse de müvekkilinin borcunun olmadığını, müvekkili aleyhine Konya .. Noterliği aracılığı ile gönderilen ihtarnameye Hatay ..

Noterliği aracılığı ile 09.12.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile, fiyat farkı açıklaması ile düzenlenen 3 adet faturayı kabul etmediklerini ve davacıyı cari hesap mutabakatına davet ettiklerini ancak bu hususu gizlediklerini, davacı yanca takibe dayanak olarak gösterilen 13/11/2019 tarihli ve 942-943-944 numaralı 3 adet fatura, mal veya hizmete dayalı olmayıp davacı yanca tek taraflı olarak düzenlenen ve hiçbir mutabakat içermeyen fiyat farkı faturası olduğunu, cari hesap ilişkilerinin peşin ödeme anlaşması yapıldığına dair iddiasının dayanaksız olduğunu,

davacı yanca tedarik edilen buğday miktarlarına ilişkin olarak keşide editen 3 adet fatura bedeline mahsuben, müvekkili şirket tarafından 2 aylık süre boyunca periyodik ve kısmi ödemeler yapıldığını ve davacı yanca bu hususa itiraz edilmediğini, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin açık hesap usulü olduğunu yazılı bir sözleşme bulunmadığını, fiyat farkı faturalarının kabul edilmesinin mümkün olmadığını ve müvekkili şirket tarafından iade faturası keşide edilmek suretiyle iade edildiğini beyan ederek davanın reddine, davacının % 20 den aşağı olmamak üzere haksız icra tazminatına mahkum edilmesine,

yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 23/06/2022 TARİHLİ KARARI: İlk derece mahkemesince; ""....Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.

Davaya konu Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibinin 26.093,31 USD asıl alacak ve 235,19 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.328,50 USD üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak 16/09/2019 tarihli, 752 numaralı, 32.540,68 USD, 16/09/2019 tarihli, 753 numaralı, 26.037,30 USD, 19/09/2019 tarihli, 764 numaralı 58.297,91 USD, 13/11/2019 tarihli, 942 numaralı 2.769,42 USD bedelli, 13/11/2019 tarihli, 943 numaralı 2.215,94 USD, 13/11/2019 tarihli 944 numaralı 4.961,52 USD bedelli faturaların gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasındaki ticari ilişkinin yabancı para birimi üzerinden yapılıp yapılmadığı, davacının kur farkına dayalı olarak alacak isteminde bulunmasının mümkün olup olmadığı, davaya ve takibe konu faturalar nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı ile varsa alacak tutarının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir.

6100 sayılı HMK'nın 222/2. maddesine göre; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesine göre; İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

Davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 12/04/2021 tarihli bilirkişi raporu ile, ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, defterlerin sahibi lehine delil olma niteliğine haiz olduğu, takibe konu faturalarının tamamının defterlerde kayıtlı olduğu, buna göre toplam 126.822,77 USD (722.449,94 TL) tutarında mal satışı yapıldığı, defter kayıtlarına göre toplam 586.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, ödemenin yapıldığı tarihteki döviz kuru dikkate alındığında USD cinsinden karşılığının 101.327,35 USD olduğu ve takip tarihi itibariyle davacının 25.495,42 USD (136.449,94 TL) tutarında davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

12/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda, 13/11/2019 tarihli 943 numaralı faturanın, 13/11/2019 tarihli 942 numaralı faturanın ve 13/11/2019 tarihli 944 numaralı faturanın diğer faturalardan bağımsız olduğu düşünülerek hesaplama yapılmıştır. Ancak ilgili fatura içerikleri dikkate alındığında, 13/11/2019 tarihli 943 numaralı faturanın 16/09/2019 tarihli 753 numaralı faturaya istinaden düzenlenen fiyat farkı faturası, 13/11/2019 tarihli 942 numaralı faturanın 16/09/2019 tarihli 752 numaralı faturaya istinaden düzenlenen fiyat farkı faturası ve 13/11/2019 tarihli 944 numaralı faturanın 19/09/2019 tarihli 764 numaralı faturaya istinaden düzenlenen fiyat farkı faturası niteliğinde olması karşısında bu faturaların müstakil mal satımına ilişkin faturalar olmadığı kabul edilmiştir.

Bu kapsamda, davacının kendi defter kayıtlarına göre toplam ( 126.822,77 - 2.769,42 - 2.215,94 - 4.961,52 = ) 116.875,89 USD tutarında mal satışı yaptığı, davalının 101.327,35 USD tutarında ödeme yaptığı ve sonuç itibariyle davacının bakiye (116.875,89 - 101.327,35 = ) 15.548,54 USD tutarında alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Hesaplama resen yapıldığından bu konuda ek rapor tanzimine gerek duyulmamış, 12/04/2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmı bu şekilde düzeltilmiştir.

Davalının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 14/07/2021 tarihli bilirkişi raporu ile, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, sahibi lehine delil olma niteliğinde haiz olduğu, takibe konu faturalardan 16/09/2019 tarihli, 752 numaralı, 32.540,68 USD, 16/09/2019 tarihli, 753 numaralı, 26.037,30 USD, 19/09/2019 tarihli, 764 numaralı 58.297,91 USD bedelli faturaların defterlerde kayıtlı olduğu, faturalara istinaden takip tarihine kadar toplam 586.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, ayrıca ..... numaralı çek bedeli olan 20.690,00 TL'nin 18/12/2019 tarihinde ödendiği tespit edilmiştir.

Davaya ve takibe konu faturalarda, fatura bedelinin USD karşılığının gösterilmesi ve davalının fatura içeriğine itiraz etmeyerek faturaları defterlerine kaydetmesi nedeniyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin USD üzerinden yürütüldüğü kabul edilmiştir.

Her iki tarafın defter kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, davacının 116.875,89 USD tutarında davalıya mal satışı yaptığı, davalının da toplam 586.000,00 TL tutarında ödeme yaptığı, bu ödemenin USD cinsinden karşılığının da 101.327,35 USD olduğu, bu kapsamda davacının takip tarihi itibariyle toplam (116.875,89 - 101.327,35 = ) 15.548,54 USD tutarında alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır.

Her ne kadar 18/12/2019 tarihli çek davacı defterlerinde kayıtlı değil ise de; bu çeke istinaden davacıya 18/12/2019 tarihinde 20.690,00 TL tutarında ödeme yapıldığı sabit olduğundan bu ödemenin de dikkate alınması gerekir.

18/12/2019 tarihli ödeme takip tarihinden sonra yapıldığından davacının dava tarihi itibariyle bakiye alacağının olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Her ne kadar taraflar arasındaki ticari ilişki USD para birimi üzerinden yürütülmüş ise de 18/12/2019 tarihli ödeme çekle yapılan ödemeye ilişkindir. Çekle yapılan ödemeler yönünden davacının kur farkı alacağı talep etmesi mümkün değildir. Bu bakımdan bu ödemenin son fatura tarihi olan 19/09/2019 tarihindeki USD karşılığının borçtan mahsubu gerekir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/4821 E 2021/65 K sayılı ilamı da bu yöndedir.

Ayrıca, her ne kadar davaya konu takip dosyasında düzenlenen ödeme emrinde 954,00 TL tutarında alacak kalemi de bulunmakta ise de davacının bu kısım yönünden dava açmadığı kabul edildiğinden yapılan hesaplamalarda bu tutar dikkate alınmamıştır.

Davacının takibe konu borcun ödenmesi için davalıya ihtarname gönderdiği, ihtarnamenin 03/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile davalıya 7 gün süre tanınması karşısında davalının 11/12/2019 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiştir.

Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 26/05/2022 tarihli bilirkişi raporu ile davacının dava tarihi itibariyle halen 14.739,77 USD asıl alacak ve 728,77 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.468,54 USD tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

Her ne kadar davacı vekili tarafından anılan bilirkişi raporuna hesaplama yapılmak suretiyle itiraz edilmiş ise de; rapora itiraz dilekçesindeki hesaplamanın (döviz alacağının dava tarihindeki kur üzerinden TL ye çevrilmesi suretiyle, dava konusu olmayan alacak kaleminin (954,00 TL tutarındaki alacak kalemi) hesaplamaya dahil edilmesi, tahsil harcı oranının yanlış olması, dolayısıyla alacağın ferilerinin fazla hesaplanması) hatalı olduğu sonucuna varıldığından davacı vekilinin itirazları yerinde görülmemiştir.

Anılan nedenlerle, davacının dava tarihi itibariyle 14.739,77 USD asıl alacak ve 728,77 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.468,54 USD tutarında alacaklı olduğu sonucuna varılmış ve davanın bu tutar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacı itirazın iptali istemine ek olarak feri nitelikte icra inkar tazminatı isteminde de bulunmuştur.

Mahkememizce fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle takibe itirazın haksız olduğu ve alacağın likit nitelikte olduğu kabul edildiğinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş, davalının tazminat isteminin ise takibin kötü niyetli olduğunun kabulü mümkün olmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ...

E sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin dava tarihi olan 21/12/2020 tarihinden itibaren 14.739,77 USD asıl alacak ve 728,77 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.468,54 USD üzerinden devamına, asıl alacağa dava tarihi olan 21/12/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankaları'nca 1 yıl vadeli USD cinsinden açılan hesaplara uygulanan en yüksek faiz oranının işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 119.143,33 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 23.828,67 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

davalının tazminat istemeninin reddine karar verilmiştir.

DAİREMİZİN 24/11/2023 TARİHLİ, ... ESAS, ... KARAR SAYILI KALDIRMA KARARI; İlk derece mahkemesinin 23/06/2022 tarihli kararına karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 24/11/2023 Tarihli, .... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; "Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Dosya kapsamına göre davacı tarafından davalı aleyhine 13/12/2019 tarihinde Konya ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile faturalara dayalı olarak 26.093,31 USD asıl alacak ve 235,19 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.328,50 USD alacak üzerinden ilamsız icra başlatıldığı ve USD olarak fiili ödeme günündeki kura göre tahsil talep edildiği, takip talebinde takip tarihinde USD kurunun 5.79 TL olduğu belirtilerek 153.396,01 TL üzerinden harç yatırıldığı, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğu ve davacının 21/12/2020 tarihinde 153.440,75 TL harca esas değer göstererek eldeki itirazın iptali davasını açtığı, peşin harcı 153.440,75 TL üzerinden yatırdığı anlaşılmıştır.

Harç devletin mahkemeler aracılığı ile yaptığı adli hizmete ondan yararlananların katkısıdır. Ancak yasada belirlenen durumlarda harç alınabilir. Diğer bir deyimle kanunsuz harç alınamaz ve eksik olan harç tamamlanmadan işlem yapılamaz. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi aynen “Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” hükmünü içermektedir.

Anılan yasa hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere, karar ve ilam harcının peşin olarak yatırılması gereken miktar ödenmedikçe, davaya devam edilme olanağı bulunmamaktadır.

YHGK'nın 04/07/2012 tarih 2012/19-260 Esas 2012/432 Karar sayılı ilamında da bu husus"...Şu hale göre; karar ve ilam harcı maktu ise tamamı, nispi ise dörtte biri dava açılırken davacı tarafından peşin olarak ödenmelidir. Peşin olarak dörtte biri ödenecek olan nispi karar harcı, dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden hesaplanacaktır.

Ancak; mahkeme davacının dava dilekçesinde belirlediği hakkın niteliği ve değeri ile bağlı olmadığı gibi hakkın niteliğini ve değerini resen araştırması gereklidir. Bir başka deyişle maktu harca tabi bir iş olduğunu söyleyen davacının bu nitelendirmesi ile mahkeme bağlı değildir.

Mahkemenin dava konusu hakkın mal varlığı hakkı (dava konusunun belirli bir değerle ilgili) olduğu kanısına varması halinde bu hakkın değerini takdir etmesi ve karar ve ilam harcını bu değer üzerinden hesaplayarak, davacıya tamamlattırması gerekir.

Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamayacağına göre, davanın başında alınmış olan karar ve ilam harcının noksan olduğu, sonradan anlaşılırsa noksan karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunup müteakip işlemler yapılamaz.

Yargılama sırasında, dava konusunun değerinin dava dilekçesinde bildirilenden daha fazla olduğu anlaşılır veya mahkemece tespit edilirse, yalnız o oturum için davaya devam edilerek ondan sonraki oturuma kadar noksan değer üzerinden harç tamamlanmadan davaya devam olunamaz. Peşin harcın tamamlanmamasının müeyyidesi ise dosyanın işlemden kaldırılmasıdır..." şeklinde belirtilmiştir.

Bu açıklamalardan sonra tekrar somut olaya dönüldüğünde; dava tarihindeki USD kurunun 7,7023 TL olduğu, davacının itirazın iptalini talep ettiği icra takibindeki 26.328,50 USD'nin dava tarihindeki kura göre TL karşılığının 202.790,00 TL olduğu, davacının bu miktar üzerinden peşin harç yatırması gerekirken 153.440,75 TL üzerinden yatırdığı, mahkemece eksik harç davacıya tamamlattırılmadan karar verildiği görülmüş olup, bu sebeple yukarıda yapılan açıklamalar gereğince eksik harçla davanın görülmesi Harçlar Kanunu 30 vd. uyarınca yerinde olmadığından,

davacıya eksik harç tamamlattırıldıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken kamu düzenine ilişkin ve re'sen nazara alınması gereken bu husus gözetilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşıldığından kamu düzenine aykırılık nedeniyle davalının istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesi" şeklinde karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU 25/01/2024

TARİHLİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; "Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.

Davaya konu Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibinin 26.093,31 USD asıl alacak ve 235,19 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.328,50 USD üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak 16/09/2019 tarihli, 752 numaralı, 32.540,68 USD, 16/09/2019 tarihli, 753 numaralı, 26.037,30 USD, 19/09/2019 tarihli, 764 numaralı 58.297,91 USD, 13/11/2019 tarihli, 942 numaralı 2.769,42 USD bedelli, 13/11/2019 tarihli, 943 numaralı 2.215,94 USD, 13/11/2019 tarihli 944 numaralı 4.961,52 USD bedelli faturaların gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasındaki ticari ilişkinin yabancı para birimi üzerinden yapılıp yapılmadığı, davacının kur farkına dayalı olarak alacak isteminde bulunmasının mümkün olup olmadığı, davaya ve takibe konu faturalar nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı ile varsa alacak tutarının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir.

Açılan dava öncelikle Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E sırasına kaydedilmiş ve yapılan yargılama neticesinde Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E.... K sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara karşı davalı istinaf başvurusunda bulunmuş, davalının istinaf başvurusu üzerine Konya BAM 6. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2023 gün ve .... E ...

K sayılı kararı ile ''... dava tarihindeki USD kurunun 7,7023 TL olduğu, davacının itirazın iptalini talep ettiği icra takibindeki 26.328,50 USD'nin dava tarihindeki kura göre TL karşılığının 202.790,00 TL olduğu, davacının bu miktar üzerinden peşin harç yatırması gerekirken 153.440,75 TL üzerinden yatırdığı, mahkemece eksik harç davacıya tamamlattırılmadan karar verildiği görülmüş olup, bu sebeple yukarıda yapılan açıklamalar gereğince eksik harçla davanın görülmesi Harçlar Kanunu 30 vd. uyarınca yerinde olmadığından,

davacıya eksik harç tamamlattırıldıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken kamu düzenine ilişkin ve re'sen nazara alınması gereken bu husus gözetilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğu ... '' gerekçesiyle Konya. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E ... K sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Konya BAM 6. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2023 gün ve ... E .... K sayılı kaldırma kararı uyarınca dava dosyası Mahkememizin .... Esas sayılı sırasına kaydı yapılmıştır.

Kaldırmak kararı uyarınca davacı tarafça kendisine yapılan ihtar üzerine bakiye 842,75 TL eksik peşin harcın ikmal edildiği anlaşılmıştır.

6100 sayılı HMK'nın 222/2. maddesine göre; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesine göre; İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

Davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 12/04/2021 tarihli bilirkişi raporu ile, ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, defterlerin sahibi lehine delil olma niteliğine haiz olduğu, takibe konu faturalarının tamamının defterlerde kayıtlı olduğu, buna göre toplam 126.822,77 USD (722.449,94 TL) tutarında mal satışı yapıldığı, defter kayıtlarına göre toplam 586.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, ödemenin yapıldığı tarihteki döviz kuru dikkate alındığında USD cinsinden karşılığının 101.327,35 USD olduğu ve takip tarihi itibariyle davacının 25.495,42 USD (136.449,94 TL) tutarında davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

12/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda, 13/11/2019 tarihli 943 numaralı faturanın, 13/11/2019 tarihli 942 numaralı faturanın ve 13/11/2019 tarihli 944 numaralı faturanın diğer faturalardan bağımsız olduğu düşünülerek hesaplama yapılmıştır. Ancak ilgili fatura içerikleri dikkate alındığında, 13/11/2019 tarihli 943 numaralı faturanın 16/09/2019 tarihli 753 numaralı faturaya istinaden düzenlenen fiyat farkı faturası, 13/11/2019 tarihli 942 numaralı faturanın 16/09/2019 tarihli 752 numaralı faturaya istinaden düzenlenen fiyat farkı faturası ve 13/11/2019 tarihli 944 numaralı faturanın 19/09/2019 tarihli 764 numaralı faturaya istinaden düzenlenen fiyat farkı faturası niteliğinde olması karşısında bu faturaların müstakil mal satımına ilişkin faturalar olmadığı kabul edilmiştir.

Bu kapsamda, davacının kendi defter kayıtlarına göre toplam ( 126.822,77 - 2.769,42 - 2.215,94 - 4.961,52 = ) 116.875,89 USD tutarında mal satışı yaptığı, davalının 101.327,35 USD tutarında ödeme yaptığı ve sonuç itibariyle davacının bakiye (116.875,89 - 101.327,35 = ) 15.548,54 USD tutarında alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Hesaplama resen yapıldığından bu konuda ek rapor tanzimine gerek duyulmamış, 12/04/2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmı bu şekilde düzeltilmiştir.

Davalının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 14/07/2021 tarihli bilirkişi raporu ile, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, sahibi lehine delil olma niteliğinde haiz olduğu, takibe konu faturalardan 16/09/2019 tarihli, 752 numaralı, 32.540,68 USD, 16/09/2019 tarihli, 753 numaralı, 26.037,30 USD, 19/09/2019 tarihli, 764 numaralı 58.297,91 USD bedelli faturaların defterlerde kayıtlı olduğu, faturalara istinaden takip tarihine kadar toplam 586.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, ayrıca 27211 numaralı çek bedeli olan 20.690,00 TL'nin 18/12/2019 tarihinde ödendiği tespit edilmiştir.

Davaya ve takibe konu faturalarda, fatura bedelinin USD karşılığının gösterilmesi ve davalının fatura içeriğine itiraz etmeyerek faturaları defterlerine kaydetmesi nedeniyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin USD üzerinden yürütüldüğü kabul edilmiştir.

Her iki tarafın defter kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, davacının 116.875,89 USD tutarında davalıya mal satışı yaptığı, davalının da toplam 586.000,00 TL tutarında ödeme yaptığı, bu ödemenin USD cinsinden karşılığının da 101.327,35 USD olduğu, bu kapsamda davacının takip tarihi itibariyle toplam (116.875,89 - 101.327,35 = ) 15.548,54 USD tutarında alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır.

Her ne kadar 18/12/2019 tarihli çek davacı defterlerinde kayıtlı değil ise de; bu çeke istinaden davacıya 18/12/2019 tarihinde 20.690,00 TL tutarında ödeme yapıldığı sabit olduğundan bu ödemenin de dikkate alınması gerekir.

18/12/2019 tarihli ödeme takip tarihinden sonra yapıldığından davacının dava tarihi itibariyle bakiye alacağının olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Her ne kadar taraflar arasındaki ticari ilişki USD para birimi üzerinden yürütülmüş ise de 18/12/2019 tarihli ödeme çekle yapılan ödemeye ilişkindir. Çekle yapılan ödemeler yönünden davacının kur farkı alacağı talep etmesi mümkün değildir. Bu bakımdan bu ödemenin son fatura tarihi olan 19/09/2019 tarihindeki USD karşılığının borçtan mahsubu gerekir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/4821 E 2021/65 K sayılı ilamı da bu yöndedir.

Ayrıca, her ne kadar davaya konu takip dosyasında düzenlenen ödeme emrinde 954,00 TL tutarında alacak kalemi de bulunmakta ise de davacının bu kısım yönünden dava açmadığı kabul edildiğinden yapılan hesaplamalarda bu tutar dikkate alınmamıştır.

Davacının takibe konu borcun ödenmesi için davalıya ihtarname gönderdiği, ihtarnamenin 03/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile davalıya 7 gün süre tanınması karşısında davalının 11/12/2019 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiştir.

Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 26/05/2022 tarihli bilirkişi raporu ile davacının dava tarihi itibariyle halen 14.739,77 USD asıl alacak ve 728,77 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.468,54 USD tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

Her ne kadar davacı vekili tarafından anılan bilirkişi raporuna hesaplama yapılmak suretiyle itiraz edilmiş ise de; rapora itiraz dilekçesindeki hesaplamanın (döviz alacağının dava tarihindeki kur üzerinden TL ye çevrilmesi suretiyle, dava konusu olmayan alacak kaleminin (954,00 TL tutarındaki alacak kalemi) hesaplamaya dahil edilmesi, tahsil harcı oranının yanlış olması, dolayısıyla alacağın ferilerinin fazla hesaplanması) hatalı olduğu sonucuna varıldığından davacı vekilinin itirazları yerinde görülmemiştir.

Anılan nedenlerle, davacının dava tarihi itibariyle 14.739,77 USD asıl alacak ve 728,77 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.468,54 USD tutarında alacaklı olduğu sonucuna varılmış ve davanın bu tutar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacı itirazın iptali istemine ek olarak feri nitelikte icra inkar tazminatı isteminde de bulunmuştur.

Mahkememizce fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle takibe itirazın haksız olduğu ve alacağın likit nitelikte olduğu kabul edildiğinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş, davalının tazminat isteminin ise takibin kötü niyetli olduğunun kabulü mümkün olmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ....

E sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin dava tarihi olan 21/12/2020 tarihinden itibaren 14.739,77 USD asıl alacak ve 728,77 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.468,54 USD üzerinden devamına, asıl alacağa dava tarihi olan 21/12/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankaları'nca 1 yıl vadeli USD cinsinden açılan hesaplara uygulanan en yüksek faiz oranının işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 119.143,33 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 23.828,67 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

davalının tazminat istemeninin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasındaki hukuki ilişki, belirli vadelerde ödeme yapılmak üzere kurulmadığını, taraflar ticari icaplara göre cari hesap metoduyla çalıştıklarını, müvekkilinin bedel ödeme yükümlülüğü ise türk lirası cinsinden olduğunu, aksine bir anlaşma da bulunmadığını, davacı, müvekkiline düzenlediği faturalarla borç ilişkisi oluşturduğunu, bu faturaların üzerinde herhangi bir döviz kuru veya başka bir para birimiyle ödeme yapılacağına dair bir ibare bulunmamakta ve taraflar arasında yazılı bir sözleşme de olmadığını, toplam borç miktarı ise 664.987,82 TL olarak hesaplandığını,

müvekkili tarafından bu ödeme yapıldığında borç ilişkisinin sona ereceğini, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının muteber ve kesin delil niteliğinde sayılabileceğinin tespit edildiğini, müvekkili takip tarihine kadar borcunun büyük bir kısmını ödediğini, bu haliyle müvekkili kayıtlarına ve bilirkişi raporlarına göre takip tarihindeki borç miktarı 78.987,82 TL kadar olduğunu, davacının kayıtlarını inceleyen bilirkişi raporu, davacının mevcut defter durumunu kendi inisiyatifi ile döviz cinsine çevirerek hesaplama yaptığını,

müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi tarafından incelendiğini ve usulüne uygun tutulduğunun tespit edildiğini, müvekkili, davacı firmaya takip tarihinden önce 586.000,07 TL ödeme yaptığını, bu ödemeler davacının defterlerinde yer almasına rağmen, davacı, müvekkili tarafından yapılan kısmi ödemeleri hesaplarına doğrudan Türk Lirası olarak kaydettiğini, davacı, kısmi ödemeleri ödeme günündeki döviz kuruna endeksleyerek kayıtlarına geçirmediğini, bu kapsamda müvekkilinin kayıtlarına göre davacıya gözüken borç miktarı takip tarihi itibariyle 78.987,82-TL tutarında olduğunu, bilirkişi,

davacının delillerinde olmayan bir döviz kuru hesaplaması yaptığını, döviz endeksli karar verilmesi halinde, faturaya dayalı KDV ödemesinin fatura miktarından hariç tutularak vergi doğum tarihindeki miktar üzerinden hesaba dahil edilmesi gerektiğini, bu hususun mahkeme tarafından göz önüne alınması gerektiğini yine mevcut delil durumu ve uyuşmazlığın başlangıcında yaşanan usul sürecine rağmen davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi,

müvekkili lehine talep edilen kötü niyet tazminatının ise reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, kur farkı alacağından kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Dairemizce yapılan inceleme sonucunda. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı,

toplanan delillere göre davacı tarafça düzenlenip davalıya ait ticari defterlere işlenen faturalar mali mevzuat gereği TL üzerinden düzenlenmiş ise de ve taraflar arasında kur farkı alacağının talep edilebileceğine ilişkin bir sözleşme bulunmasa da taraflar arasındaki alım satım ilişkisinin döviz üzerinden yapıldığı,

faturalarda açıkça döviz karşılığının belirtildiği bu durumda çekle yapılan ödemelerden dolayı kur farkı talep edilemeyecek ise de, havale yada elden yapılan ödemeler yönünden kur farkının istenebileceği, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/3819 Esas, 2021/2489 Karar sayılı kararı) , bu sebeple çekle yapılan ödeme dışındaki ödemeler yönünden kur farkı alacağı nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, davada kabul edilen alacağın likit olduğu, reddedilen kısımla ilgili davacı takip yapmakta haksız ise de kötüniyetli olarak takip yaptığının ispatlanamadığı,

tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabul edilmesinde, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığı, davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 8.138,68 TL harçtan peşin alınan 2.034,67 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.104,01 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

4-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/11/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Katip · e-imzalıdır

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/382, K. 2024/1800, 8 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesinin İstinaf İncelemesine Konu 25/01/2024
  6. Tarihli Kararının Özeti
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/382
Karar No
2024/1800
Tarih
8 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/382 K.2024/588
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/382 K.2024/854
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/383 K.2024/1836
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/383 K.2024/906
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/383 K.2024/943
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/383 K.2024/819

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.