KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/383
- Karar No
- 2024/1836
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/11/2023
- Numarası
- Esas - Karar
- Davacılar
- 1-...
- 2-... - (T.C Kimlik No
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - (T.C Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 14/11/2024
- Yazım tarihi
- 19/11/2024
Karar Metni
1.470 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile açılan Menfi Tespit davasında 14/11/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas ve .... sayılı takip dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, tüm bonolardaki imzanın müvekkili ...'a ait olmadığını, bono borçlusunun davacı şirket olduğunu, bonoya davacı asilin isminin sonradan yazıldığını, bonolardan kaynaklı olarak davacı şirkete herhangi bir mal tesliminin gerçekleştirilmediğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını belirterek, bonolardan dolayı davacıların borçlu olmadıklarının tespiti ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi tebligatının usulsüz olarak yapıldığını, davalının 09/12/2021 tarihinde e-devlet üzerinden tesadüfen iş bu davadan haberdar olduğunu, davacıların davasının haksız, yersiz ve mesnetsiz olup, borçtan kurtulmak amacıyla kötüniyetli olarak iddialar ileri sürdüklerini, müvekkilinin alacaklarının tahsili için, davacılar aleyhinde Konya .. İcra Müdürlüğü ....
E. dosyası ile 29.09.2017 tanzim ve 30.11.2017 vadeli 12.500 TL senede istinaden, ve .... E. sayılı dosyası ile 20.10.2017 tanzim tarihli 30.01.2018 vadeli 12.500 TL senet ile 20.10.2017 tanzim tarihli 28.02.2018 vadeli 12.500 TL senede istinaden kambiyo takibi başlattığını, davacı tarafın, dava dilekçesinin ilk paragrafında.
"Senet Borçlusu müvekkil şirkettir." diyerek senetleri ve borcu kabul ve ikrar ettiklerini, ...'ın davacı şirketin yetkilisi olduğunu, senetlerde 2 adet imza olduğunu, imzalardan bir tanesi şirketi sorumlu kılarken, diğer imzanın şahsi sorumluluk taşıdığını, imzaların kim tarafından atıldığını davalının bilmediğini, senetlerin davalının gıyabında tanzim edildiğini, takip konusu senetlerden 30.11.2017 vadeli 12.500 TL miktarlı senedin müvekkiline ciro ile geçtiğini, senet lehdarının ....Metal Orman Ürün.
Ltd. Şti. olduğunu, senet arkasında cirosu bulunduğunu, müvekkilinin senette yetkili hamil olduğunu, Ciro silsilesinde bir sorun ve bozukluk bulunmadığını, bu senette bulunan "malen" kaydının davacılar ile lehdar arasındaki bir mesele olduğunu, davacıların mal alıp almadığını müvekkilinin bilemeyeceğini, müvekkilinin iyi niyetli 3. şahıs olduğunu, davacılara karşı Konya .. İcra Müdürlüğü ...
E. numaralı dosyası ile ayrı bir takip daha bulunduğunu, davacıların bu takibe herhangi bir itirazları olmayıp, müvekkiline borçlu olduklarını kabul ettiklerini, belirterek, davanın reddine, asıl alacak senet miktarlarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "... Somut olayda. Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ....
Esas ve .... sayılı takip dosyaları ile yapılan takibe bağlı; davaya konu 3 adet bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine yönelik mahkememizde menfi tespit davası açıldığı, davacı ... tarafından; bonolar üzerindeki imzaların kendisine ait olmadığı iddiası nedeniyle mahkememizce İstanbul Adil Tıp Kurumu Fizik İncelemeleri İhtisas Dairesinden rapor alındığı, alınan rapora göre; borçlu imzaları ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğine yönelik tespitte bulunulduğu,
alınan rapor neticesinde davacı ...'ın davalıya borçlu olmadığına ilişkin kanaat oluştuğu, 30.11.2017 vade tarihli bonoda, davalının iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğu, 30.01.2018 ve 28.02.2018 tarihli bonoların ise, davacı ... Mak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenerek davalıya verildiği yönünde mahkememizde kanaat oluştuğu, bononun illetten mücerret olması nedeniyle, borçlu olunmadığının, davacı ... Mak. San. Ve Tic. Ltd.
Şti. tarafından ispatlanması gerektiği, davacı şirket vekilinin dava dilekçesindeki beyanları, dosyamıza sunulan deliller incelendiğinde, davaya konu bonolar nedeniyle; davacı .... Mak. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalıya borçlu olmadığına ilişkin yeterli delil bulunmadığı değerlendirilerek, davacı .... Mak. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin davasının reddine, davacı ...'ın davasının kabulüne..." gerekçesiyle;
1-Davacı ...’ın davasının kabulü ile; Konya .. İcra Müdürlüğü'nün... esas nolu dosyasında takibi yapılan 12.500 TL'lik 30/11/2017 ödeme tarihli bono nedeniyle ve Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .... esas nolu dosyasında takibi yapılan 12.500 TL'lik 30/01/2018 ödeme tarihli bono ile 12.500 TL'lik 28/02/2018 ödeme tarihli bonolar nedeniyle davalının davacıya borçlu olmadığının tespitine, 2- Davacı .... Makinaları San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin davasının reddine, 3- Şartları oluşmadığından tazminat taleplerinin reddine, şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrar etmekle, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun usule uygun olmadığını, dava konusu bononun düzenleme tarihinin 20/10/2017 olduğunu ancak mukayeseye konu imzaların tarihlerinin bononun imza tarihinden çok sonra olduğunu, sağlıklı bir inceleme yapılabilmesi için inceleme konusu belgenin tanzim tarihine en yakın ve tanzim tarihinden önce başka amaçlarla atmış olduğu bol miktarda samimi imzaların temin edilmesi gerektiğini, mukayese imza örneklerin tarihine bakıldığında senet düzenleme tarihinden çok sonra veya çok eski tarihli imzalar olduğunu,
bu nedenle yapılan incelemenin usulüne uygun yapılmadığını, raporda imzanın davacının eli ürünü olmadığına ilişkin ibare geçmediğini, raporun hükme esas alınabilmesi için imzanın davacının eli ürünü olmadığına ilişkin kesin kanaat içeren rapor olması gerektiğini, rapordaki ifadenin kesin kanaat içermediğini, rapora itiraz dilekçesinde davacının imza incelemesinin yaptırılması için dosyanın Adli Tıp dışında başka bir kuruma gönderilmesini talep ettiklerini ancak bu talebin mahkemece reddedildiğini,
mahkemece davacı şirket yönünden yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup mahkeme kararı ve gerekçesinin doğru olduğunu ancak davacı şirket yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini, mahkeme kararının bu yönüyle hatalı olup, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; menfi tespit talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı taraf, 20/10/2017 tanzim, 30/01/2018 vade tarihli, 12.500 TL bedelli, 20/10/2017 tanzim, 28/02/2018 vade tarihli, 12.500 TL bedelli ve 29/10/2017 tanzim, 30/11/2017 vade tarihli, 12.500 TL bedelli bonoların keşidecisinin davacı .... Makineleri Ltd.Şti olduğunu, diğer davacı ...'ın isminin senetlere sonradan yazıldığını, bu nedenle davacı ...'ın borçlu olmadığını ileri sürerek menfi tespit talep etmekte, davalı taraf ise senetlerde iki adet imza olduğunu, imzalardan birinin şirketi, diğerinin de davacı ...'ı sorumlu kıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir.
Mahkemece alınan ve Dairemizce de usul ve yasaya uygun görülen 23/08/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile dava konusu senetlerde "Ödeyecek" bölümünde mevcut borçlu imzaları ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat bulunmadığı tespit edilmiştir. Buna göre davacı ...'ın dava konusu bonolardan sorumlu tutulması mümkün olmadığından mahkemece davacı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Ancak, davacı .... Ltd.Şti yönünden davanın reddine karar verilmesine rağmen anılan davacı yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır.
Bu nedenle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerektiği, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince davanın esası hakkında yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda yeniden karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/383, K. 2024/1836, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama