İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/527 K.2024/1917

: 2- ... - T.C Kimlik No:... VEKİLİ : Av. ... -

Esas2024/527Karar2024/1917Tarih3 Aralık 2024Okuma12 dk · 2.419 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi İstinaf Eden

Esas No
2024/527
Karar No
2024/1917
Karar tarihi
3 Aralık 2024
Dosya no
—
Karar no
—
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
21/12/2022
Numarası
Esas - Karar
Davacılar
1- ... - T.C Kimlik No: ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.419 kelime·12 dk okuma·11 bölüm

: 2- ... - T.C Kimlik No:... VEKİLİ : Av. ... -

DAVALILAR : 1-

VEKİLİ

Av. ... - ... : 2- ... - T.C Kimlik No: ...

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 03/12/2024

YAZIM TARİHİ : 04/12/2024

Davacılar tarafından davalılar aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 21/12/2022 tarihinde tesis edilen karara karşı, davacıların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri karı koca olup oto alım satım işiyle uğraştıklarını, müvekkillerinden ...'ün kendisine ait şahıs şirketi olduğunu, eşinin de şirketinin işlerini vekalet yoluyla takip ettiğini, davalı ... ....'nun Konya Barosu avukatlarından olduğunu, diğer davalı şirketin %99 hissesi ile ortağı olduğunu, müvekkilleri ile davalı şahıs ile davalı şirket arasında bir çok araç alım-satımı ilişkisi olduğunu, müvekkilleri ile davalılar arasında ...... plakalı aracın alımı için yazılı sözleşme yapıldığını, ....... plakalı araç alımı için de sözlü olarak anlaşma sağlandığını,

iki adet araç alımına ilişkin toplamda 875.000,00 TL banka havalesi yoluyla davalı tarafa ödeme yapıldığını, ödemesi yapılan bu iki aracın noter satış devrinin talep edildiğini ancak davalı tarafça çeşitli bahanelerle devir işleminin yapılmadığını, araçların da teslim edilmediğini, davalı şirketin %99 hissesinin diğer davalıya ait olduğunu kalan %1 hissesinin de davalının annesi olan ...'ya ait olduğunu, şirket müdürünün ... olduğunu, davalının müvekkilleri ile birlikte birçok kişiyi dolandırma kastı ile hareket ettiğini,

davalı her ne kadar taraflar arasında düzenlenen sözleşmeleri şirket vekili olarak imzalamış ise de davalı şirketin %99 oranında ortağı olduğunu, konuya ilişkin şikayet üzerine Konya C. Başsavcılığının ..... sor. sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, müvekkillerinin araç alımına ilişkin davalı tarafa göndermiş oldukları bedellerin tahsili için Konya ..

İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi dosyasında davalı tarafın kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, dava öncesi yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, müvekkiller lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... ...cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın beyanlarının iftira mahiyetinde olduğunu, kendilerine atılı dolandırıcılık iddiasının gerçek dışı olduğunu, tedarikçinin usulsüz ve hakkaniyetsiz hareketlerinden dolayı kendilerinin de mağdur olduğunu, tedarikçi firma yetkililerine kendisinin yönetiminde bulunan şirkete ait 24.000.000,00 TL ödeme yapılması nedeniyle davalı şirketin ödeme güçlüğü yaşadığını, şirketin ve şahsının menkul ve gayrimenkullerinin şirket borcunun ödenmesine karşın tedarikçi firma yetkililerince kendilerine iade edilmediğini, davalının icra takibi başlattığı borcun muaccel olmadığını,

alacaklı tarafından usulüne uygun ihtarname çekilmediğini, borç muaccel olmadığından temerrütten bahsedilemeyeceğini, ifa yükümlülüğünün de olamayacağını, müvekkil şirketin icra takibine konu edilen bir borcunun olmadığını, şirketin mevcut borçlarından şirketin kendine ait malvarlığıyla sorumlu olduğunu, şirket borcu için şirket ortağına başvurulamayacağını, bu nedenle kendinin şahıs olarak şirket borcundan sorumlu tutulamayacağını, taraflar arasındaki ticari ilişkide birçok defa araç alım satımı yapıldığını, talep üzerine para iadeleri yapıldığını bu durumun banka hesaplarının incelenmesi ile ortaya çıkacağını,

davacı tarafın sunmuş olduğu tanığın kendisiyle husumeti olduğunu, tanık olarak dinlenmesine muvafakatının olmadığını, şikayetçi oldukları tedarikçi firma hakkındaki soruşturmanın devam ettiğini, tedarikçi firmadan alacaklarına ilişkin arabuluculuk sürecinin tamamlandığını ve dava sürecinin başlatıldığını beyanla şahsına yönelik açılan davanın reddine, davacılar hakkında %40'tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Tic. Ltd.

Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkete yönelik başlatmış olduğu icra takibine konu borcun muaccel olmadığını, borcun ne zaman ödeneceği hususunda herhangi bir tarihin belirlenmediğini, temerrüt ihtarnamesi çekilmediğinden muacceliyet şartının oluşmadığını, Borçlar Kanunu'nun m.118 uyarınca borcun geç ifasının ispat edilemediğini, müvekkili şirket hakkında Konya ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıklarında başlatılan soruşturmalarda müvekkilin herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, henüz vadesi gelmemiş borç hakkında icra takibi yapılamayacağını ve dava açılamayacağını,

davacılardan ...'ün şirket ortağına karşı başlatmış olduğu icra takibinin de usulsüz olduğunu, müvekkili firmanın tedarikçileri tarafından zarara uğratıldığı ve müvekkilinin bu nedenle zor durumda kaldığını beyanla; davanın reddine, alacaklının kötü niyet tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı ... .... hem kendi adına hemde davalı şirket vekili olarak verdiği ıslah dilekçesinde özetle; davacıların davaya konu araçlar yönünden şirketlerine ödemiş oldukları bir bedel olmadığını buna ilişkin hesap hareketlerinin dosyaya sunulabileceğini, davacıların araçların piyasa rayiç bedellerini ödemediğini, kendilerinin alacaklı durumunda olduğunu, defter ibrazına ilişkin olarak limited şirketlerde tacirlik vasfının olup olmadığının araştırılması gerektiğini, bu haliyle defter ibrazı ve hasretme kurumunun dava konusu uyuşmazlıklarda uygulanmasına olanak ve yer olmadığını,

TBK'na göre sözleşmeden dönme haklarının olduğunu davacıların ticari hayatlarını mahvına sebep olduğunu bu nedenle yapılan tüm sözleşmeleri geriye etkili olarak feshettiklerini, davaya konu araçların rayiç bedellerinin tespit edilmesi gerektiğini, taraflar arasında araç alım satımına ilişkin süre gelen bir ticari alış veriş olduğunu, davacıların sunmuş olduğu satış sözleşmelerindeki imzaların da davacılara ait olduğunun şüpheli olduğunu, imzaların tam teşekkül etmediği kanaatinde olduklarını, dosya kapsamında sunulan hesap hareketlerinin incelenmesinde bedellerin eksik ödendiğinin ortaya çıkacağını,

dekontların hukuk sisteminde kesin delil sayılamayacağı, yan delil olarak değerlendirilebileceğini, davacı tarafın satışı yapılan araçlara yönelik kesilen fatura bedellerine süresinde itiraz etmeyerek fatura bedelini kabul etmiş sayılacağını, davacı tarafın kendilerine karşı açmış oldukları davada hukuki yararlarının olmadığını ayrıca kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafın elinde alacaklarına yönelik kesin bir delil bulunmadığını, talepleri doğrultusunda noterlik satış belgelerinin celbine, maliyeden fatura bilgilerinin celbine ve yeniden bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesi talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; "....Dava dilekçesinde, ilk başta davacılar ile davalı ... .... arasında şahsi olarak araç alım satım ilişkisinin başladığı ve bu ilişkinin bir süre devam ettiği ancak sonrasında davalı ... ....'nun hakim ortak olduğu davalı ... Otomotiv Ltd. Şti.'nin kurulması üzerine alım satım ilişkisinin davacılar ve davalı şirket arasında devam ettirildiği ifade edilmiştir.

Kaldı ki dosyaya sunulan taahhütnamede de sözleşmenin tarafının davalı şirket olduğu açıkça görülmektedir. Hal böyle olmakla davacılara taahhütte bulunan davalı şirket olduğundan ve taahhütnameler gereği devir bedelleri davalı şirket yararına gönderildiğinden davacılar alacak talebini yalnızca davalı şirkete yöneltebilir.

Bu sebeple davalı ... .... hakkında takip başlatılması haksız olup davalı ... ....'nun icra takibine itirazının yerinde olduğu tespit edilmekle ... yönünden davanın reddi gerekmiştir.

Dava tarafları arasında uyuşmazlık öncesinde de süre gelen araç alım satım ilişkisinin olduğu, bu ilişkinin başta davalı ... .... ile başladığı, sonrasında ise dava konusu uyuşmazlıkta olduğu gibi araç satım ilişkisinin davacılar ve davalı şirket arasında devam ettiği, devir bedelinin davacılar tarafından davalı ... .... hesabına gönderildiği dosyaya sunulan önceki araç satış sözleşmelerinden ve banka hesap dökümlerinden anlaşılmaktadır.

Her ne kadar davalı şirket tarafından borcun muaccel olmadığına yönelik itirazda bulunulmuş ise de, taraflar arasındaki süre gelen ilişkide devir bedelinin gönderilmesine müteakip en geç bir ay içerisinde araç devirlerinin yapıldığı, araç satış sözleşmelerinde yazan araçların plakaları belirtilmek suretiyle banka havalesinin yapıldığı görüldüğünden muacceliyet itirazları yerinde görülmemiştir.

Mahkememizce, davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı konusunda kesin süreli ihtaratta bulunulmasına rağmen süresinde bildirimde bulunulmaması sebebiyle davalı şirketin ticari defterleri üzerinde bir inceleme yapılamamıştır. Her ne kadar davacı ...'ün ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede defter kayıtlarına göre bir alacak kaydının tespit edilemediği bilirkişi tarafından dosyaya rapor edilmiş ise de, davalının defter ibrazından kaçınması, dosyaya sunulan banka hesap ekstreleri, taraflar arasında uyuşmazlık öncesindeki süre gelen fiili alım satım ilişkisi dikkate alındığında davacının defter kayıtlarının aleyhine delil olamayacağı anlaşılmıştır.

Dosyaya sunulan banka hesap ekstrelerine göre dava dilekçesinde sözü edilen araç devir bedelleri davacılar tarafından davalı şirket yararına olacak şekilde gönderilmesine rağmen araç devirlerinin yapılmaması sebebiyle davacıların ödeme emrinde belirtilen miktar kadar davalı şirketten alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla..." gerekçesiyle davanın davalı ... .... yönünden reddine, davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, davanın davalı ...

Otomotiv .... Ltd. Şti. yönünden kabulü ile; adı geçen davalının Konya .. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın tümden iptali ile takibe aynen devamına, takip bedelinin %20'si olan 175.000,00 TL icra inkar tazminatının davalı ... Otomotiv şirketinden alınarak davacılara verilmesine şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçelerini tekrarla mahkemenin davalı ... .... yönünden vermiş olduğu kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu, davaya konu 2 adet aracın satışı için adi sözleşmesi düzenlendiğini, yapılan sözleşmelerin hem davalı şirket ile ayrıca da davalı ...'un şahsı ile ayrı ayrı yapıldığını, şirket yönünden yapılan sözleşmenin de davalı ...'un, şirket vekili olarak imzaladığını, diğer sözleşmeleri kendine asaleten imzaladığını, davalıların müteselsil olarak araç alıp satımı yaptıklarından müvekkillerin, davalılara müteselsil olarak davaya konu paraları gönderdiğini,

davalıların müvekkilden aldıkları tutarları aracı olarak aldıkları araçların sahiplerine ödediklerine dair iddialarının, davayı ispatlar nitelikte olduğunu, ancak mahkemenin bu hususların hiç birine dikkat etmediğini, ..., müvekkillerin ödedikleri paraları şirket hesabına aktarıldığını ispatlayamadığını, davalıların kötü niyetli olduğunun TMK’nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmesi gerektiğini, dosyada sabit olan banka dekontları, whatsApp yazışmaları, davalıların cevap ve diğer yazılı beyanlarında bulunan ikrarlarından anlaşılacağı üzere davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini,

mahkemenin şirket yönünden verilen karara itirazlarının olmadığını belirterek; murafaa istemlerinin kabulü ile, yerel mahkemenin davalı ... .... yönünden verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Oto. ve Dan. Tic. Ltd.

Şti. vekili ... ...'ya istinaf dilekçesinin 04/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin istinafa cevap süresi geçtikten sonra verdiği 18/09/2023 tarihli istinafa cevap dilekçesinde; alacak borç giriş kaydı olmayan ticari defterlere göre bilirkişi incelemesi yapılmış olup, müvekkil şirketin davacılara borcu bulunmadığını, bilirkişi raporuna itiraz etmelerine rağmen ikinci bir bilirkişiye dosyanın tevdii edilmediğini, bilirkişi raporunda alacak borç giriş kaydı olmayan deftere göre eksik inceleme olduğunu,

davalı tarafın defterleri ibraz edildiğinde inceleme yapabileceğinin beyan edilmesine rağmen müvekkil şirketin ticari defterleri incelemeye alınmadan çelişkili rapora göre ve davacı ...'ün lehe olmayan defteri ile dosyanın karara bağlandığını, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uyulmadığını, ...

Excel tablosu incelendiğinde şirketin davalılara böyle bir borcu olmadığının ortaya çıkacağını, davalı şirketin ticari defterleri incelendiği esnada, defterde bulunan davacıların carisinin incelenmesini, buna göre dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmesini belirterek; dava sonucunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nın 5.maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir.

Bir davanın ticari dava olup olmadığı TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir.

Ticari işletme, TTK'nın 11/1.maddesindeki tanıma göre; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Esnaf işletmesi ile ticari işletme arasındaki sınırın ise Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak kararname ile belirleneceği hükme bağlanmıştır.Kanunda ticari işletme için herhangi bir miktarda gelir değil, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşar düzeyde gelir sağlama amacı aranmıştır.

Türk Ticaret Kanunu'nun 3.maddesinde; "ticari iş" kavramı açıklanmış ve "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." denilmiştir.

Ticaret hayatının temel sujesi olan "tacir" de yine işletme kavramı bağlamında tanımlanmış ve "bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi"ye tacir deneceği TTK'nın 12/1.maddesinde belirtilmiştir.

Türk Ticaret Kanunu tacir kavramını gerçek kişiler ve tüzel kişilerde ayrı ayrı ele almış, gerçek kişilerde tacir sıfatının kazanılması bir ticari işletmenin mevcut olması, bir ticari işletmenin işletilmesi ve ticari işletmenin kısmen de olsa o kişi adına işletilmesi unsurlarına bağlanmıştır. Tüzel kişi tacir kavramının kapsamı ise TTK'nın 16/1. maddesinde düzenlenmiştir.

Buna göre; ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.

Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1.maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.

Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.

TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.

Somut olaya gelince; davacıların davalılar hakkında Konya ..İcra Müdürlüğü'nün ....

Esas sayılı dosyasında yaptıkları takibe davalıların yaptıkları itirazların iptalini talep ettikleri, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre davacıların tacir kaydının bulunmadığı, dosyada mevcut vergi kayıtlarına göre davacı ...'ün potansiyel vergi mükellefi olduğu, davacı ...' ün ise dava tarihinden önce 31/01/2022 tarihinde işi terk ettiğinden davacıların dava tarihinde tacir olmadıkları, bu nedenle eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu,

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 ve 115. maddelerine göre dava şartı olarak görev kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece res'en göz önünde bulundurulması zorunludur ve görev konusunda kazanılmış hak da söz konusu olmayacağından ilk derece mahkemesince görev hususu değerlendirilmeden davanın esası hakkında karar ittihazının usul ve yasaya uygun bulunmadığı anlaşıldığından, davacıların istinaf başvuru taleplerinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,

dosyanın görev hususunda değerlendirme yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacıların istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı ... tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde bu davacıya iadesine,

4-İstinaf başvurusunda bulunan davacı ... tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde bu davacıya iadesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

6-İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/12/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/527, K. 2024/1917, 3 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalılar : 1-
  4. Vekili
  5. Dava
  6. İstinaf Kararının
  7. Karar Tarihi : 03/12/2024
  8. Yazım Tarihi : 04/12/2024
  9. Dava
  10. Cevap
  11. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  12. İstinaf Sebepleri
  13. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/527
Karar No
2024/1917
Tarih
3 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/527 K.2024/978
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/528 K.2024/1918
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/528 K.2024/822
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/528 K.2024/878
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/528 K.2024/1283
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/529 K.2024/847

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.